Mektup 23 OCAK 2011 / 18:00

Merhaba,

Kış mevsiminde güneşi gördüğümüz bir günden seni selamlıyorum. Bu hafta güzel bir yenilenme haberi ile mektubuma başlamak istiyorum.
BTnet.com.tr’nin yeni yüzü nihayet yayına geçti. Yeni tasarımdaki neler var neler… Yepyeni içerik alanları, büyük ve renkli görseller, ilgi çekici içerikler, kolay paylaşım kutusu ve daha neler neler. Sitenin her yerinden bir yenilik fışkırıyor. Ben zaten eski halinin müptelasıydım, yeni hali çok daha güzel olmuş. Mutlaka bak, olur mu?
Bu arada BTnet.com.tr ve ARTronic’in birlikte düzenlediği, gençlere geleceği tasarlama olanağı veren ‘USTA Kampüste - En İyi Gelecek Yarışması’nın ilk kategorisi olan “Enerji” etabı geçtiğimiz hafta sonuçlandı. Gençlerin dünyanın öncelikli konuları arasında yer alan enerjiye yönelik birbirinden ilginç fikirlerle ve projelerle katıldığı yarışmada projeler değerlendiriliyor. Hannover CeBIT Fuar ziyareti, ücretli staj olanağı ve dizüstü bilgisayar gibi cazip hediyelerle süslenen yarışmanın sonuçları birkaç haftaya kadar açıklanacak. Kimbilir ne kadar güzel fikirler vardır, sonuçları paylaşmak için sabırsızlanıyorum. Birilerinin böyle önemli bir konuda çaba göstermesi, proje üretmesi ne kadar güzel bir şey. Öyle değil mi?
Şimdi de çevremizle ilgili birkaç gelişmeden bahsetmek istiyorum. Multinet şirketini bilirsin, güzel bir uygulamaya imza atmışlar. TEMA Vakfı’nın erozyon ve çölleşmeyle mücadele çalışmalarına destek olmak amacıyla müşterilerine fidan hediye etmişler. TEMA Vakfı’nın Karapınar Ağaçlandırma Sahası’nda 2 bin fidan dikmişler. Bugüne kadar toplam 6 bin fidan dikilmiş oldu böylelikle. Doğal zenginliklerimizin tahribini önlemek ve ülkemizi ağaçlandırmak açısından güzel bir çalışma. Bir yandan ağaçlandırmaya çalıştığımız yurdumuzun diğer yandan da doğal yaşamını bitiriyoruz. Avrupa’nın kuşlarıyla ilgili yapılan son değerlendirmelere göre Türkiye’nin kuş türlerini ve doğal yaşam alanlarını Avrupa’da en hızlı kaybeden ülke olduğu anlaşılmış. Hazırlanan rapora göre geçtiğimiz 10 yıl içinde doğal yaşam alanlarının kaybolması nedeniyle Türkiye’deki 465 kuş türünün en az yüzde 55’i ciddi oranda azalmış. Kuşların yok oluş hızında Türkiye’yi, yüzde 46,4’lük bir oranla AB üyesi İsveç takip ediyor. Kuşların en iyi korunduğu ülke ise İngiltere. İngiltere’de son on yılda kuş türlerinin yüzde 37,6’sının nüfusu artmış. Bilimsel çalışmalar ve raporlar, Türkiye’de kuş türlerinin ve doğal alanların yok olmasının ana nedeni HES (hidroelektrik santral) ve barajlar olduğunu ortaya koyuyor. İki binden çok HES ve binlerce baraj ile Türkiye’nin Avrupa’nın en çok HES ve baraj inşaatı yapan ülkesi olduğu biliniyor. HES ve baraj yapımlarında doğanın korunması ile ilgili hiçbir esas dikkate alınmadığı için pek çok akarsu ve sulak alan kuruyor. Türkiye’de kaybedilen sulak alan miktarı Marmara Denizi’nden daha büyük bir alan kaplıyor. Hızla kaybedilen doğal yaşam alanlarının başında akarsular, bozkırlar ve kıyı alanları yer alıyor. Bu bilimsel gerçeklikleri göz önünde bulundurup, bunu bir devlet politikası haline getirip, bizlerin de bu gerçekliğe sahip çıkmamız ve ona göre davranmamız gerekiyor.
Son olarak bir kitap tanıtımı yapmak istiyorum. Genç araştırmacı-yazar Metin Soylu, 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 tarihlerinde meydana gelen ve binlerce insanın hayatını kaybetmesine, evsiz ve sakat kalmasına neden olan Marmara depreminin ardından; Türk halkının doğal afetlerde daha bilinçli olabilmesi için aylardır üzerinde çalıştığı projesini, kaleme aldığı “Afet Okulu” adlı kitap ile okurların karşısına çıkıyor. Afet Okulu 1 Şubat 2011 tarihinde satışa sunuluyormuş. Bu arada aynı adla faaliyet gösteren gönüllü hareketi www.afetokulu.com adresini de ziyaret etmeni öneririm.
Bu haftalık bu kadar, haftaya sana yazmak için sabırsızlanıyorum. Görüşmek üzere, hoşçakal.
ETİKETLER : Sayı:805