Mektup 07 EKİM 2012 / 16:42

Merhaba,

Bu hafta mektubuma Savaşa Hayır diyerek başlamak istiyorum. Ve iki yeni kitap tanıtacağım diyerek devam ediyorum. İlk kitap Hasan Tanrıverdi’nin yazarı olduğu Çocuk Yaşadığını Öğrenir. Her anne-baba mutlaka çocuğunu sever. Ancak sevginizi ona hissettirmedikten sonra, sizin içinizde yaşattığınız ve sakladığınız çocuk sevgisinin evladınız için hiçbir önemi olamaz. İçinizdeki sevgiyi yavrunuzla paylaştığınızda, ona değer katarsınız. Sevgiyi öğrenen çocuk mutlu olduğu gibi, etrafına da mutluluk verir. Çünkü insanlık tarihi göstermiştir ki, sevginin herkes için şifalı tedavi edici bir özelliği vardır. Çocuklarımızı savaşlarla dolu bir hayata değil mutluluk ve sevgi dolu bir hayata hazırlayalım ve bu kitabı edinip okuyalım diyorum. www.kariyeryayinlari.com adresinden nereden temin edeceğin konusunda bilgi alabilirsin.
Diğer kitap Yolculuk Dergisi’nin 100. sayısını kutladığı ve bunun anısına çıkardığı “Anlar ve İzler-Türkiye yollarında” isimli kitabı. Metinlerini Berna Çetin Akgün ve Şebnem Türkoğlu’nun kaleme aldığı kitap Türkiye’nin doğasını, sokaklarını, insan portrelerini, mutfağını, tarihi ve mimari yapılarını, zanaatlarını, kültürel değerlerini anlatıyormuş. Yolculuk Dergisi’nin kitap tanıtımına ve Faruk Akbaş’ın rehberliğinde Kaçkarlar, Çoruh Vadisi ve Macahel’deki gezi ve gezi fotoğrafını paylaştığı sergiye giden arkadaşım hem kitabı hem de sergiyi öve öve bitiremiyor. Bu kitabı nereden edinirim diyorsan www.yolculuk.com.tr adresini ziyaret etmen gerekecek.
Şimdi de sırada bir dünya gezgini var. Su kaynaklarına dikkat çekmek için yola çıkan, yeni dünya gezgini Giacomo de Stefano’nun rotasında son durak İstanbul olmuş. Kimi zaman rüzgar eşliğinde, kimi zaman da kürekleri ile Avrupa nehirlerini aşan, su kaynaklarının sesine kulak veren Man on the River / Nehir Gezgini Stefano, son olarak Rahmi M. Koç Müzesi’nde demirlemiş. Çin’de turizm sektörünün yarattığı olumsuz etkileri konu alan belgesel çekimleri Stefano’nun hayata bakışını değiştirmiş. 20 bin km ve 4 ay boyunca süren çekimlerin ardından hayatın sürdürülebilirliği temelinde, doğal kaynaklara zarar vermeden gezmek hakkında düşünmeye başlamış. Londra’dan İstanbul’a başlıklı proje böylece ortaya çıkmış. Stefano, yaptığı nehir gezileri ile tüketim toplumunun dikkatini bu konulara çekmek istiyormuş. Londra’dan İstanbul’a uzanan 6 aylık seyahati boyunca 12 ülkeyi kapsayan bu deneyimi, seyahatin bütün belgeleri ve tabii ki gezginin mütevazı teknesi “Clodia”yı yılsonuna kadar müzede görebilecekmişiz.
Son olarak Seyyarfile.com sitesinin bir yılını geride bıraktığını söyleyeceğim. Bu sitede Ege Bölgesi’nin uzun yaşamıyla ünlü ilçesi Nazilli’deki yerel üreticilerce yetiştirilen mevsimindeki sebze ve meyveler ile Yenipazarlı ev hanımlarının hazırladığı reçel, pekmez, peynir gibi doğal köy ürünlerini şehirlerdeki sofralara taşınıyor.  “Şehirdeki evinizin köydeki bahçesi” sloganıyla geçtiğimiz yıl yayına başlayan site, doğal besinlere hiç zaman kaybetmeden, uzun alışveriş listeleriyle uğraşmadan oturduğunuz yerden, makul fiyatlarla ulaşma olanağı sunuyormuş. Üstelik, tutarı ne olursa olsun tüm siparişlerde kargo ücreti de alınmıyormuş. Ben sipariş vermedim ama sipariş veren arkadaşlarım çok memnunlar bu siteden.
Bu haftalık da bu kadar diyerek bitiriyorum mektubumu. Haftaya daha sevimli haberler yazmak üzere hoşçakal diyorum.
ETİKETLER : Sayı:891