Mektup 28 ŞUBAT 2010 / 18:00

Merhaba,

Geçen hafta gezi notlarımdan bahsedeceğimi söylemiştim. İşte başlıyorum. İlk olarak Dünya Mobil Kongresi (MWC) için Barselona’ya gittim. Yeni ürünleri, fuar alanının boşluğunu ve daha birçok haberi gazetede yayınladık, takip etmişsindir. Benim için yorucu ve bir o kadar da ilginç bir etkinlik oldu. Bu tip etkinliklerin, dünyada sektörün nabzını tutmak adına önemli olduğunu düşünüyorum. Etkinliğin ardından İspanya’dan Hollanda’ya geçtim. Hollanda’da Amsterdam, Rotterdam, Amersfoort ve Almelo gibi şehirleri ziyaret etme şansım oldu. Avrupa’nın çoğu yerinde olduğu gibi ülkede de kış koşulları hala etkisini sürdürüyordu. Hatta gittiğim ilk gün yoğun kar yağışı dolayısıyla trafikte sıkışıp kalmak, kendimi İstanbul’da gibi hissetmemi sağladı. Orada bulunan arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla, bizim aksimize Hollandalılar bu tip olaylara çok alışık değiller. Kar yağışı kış boyunca ülkede en önemli konulardan biri olmuş. Kış boyunca süren kar yağışı dolayısıyla kaya tuzu stoklarını eriten ülke, bu konuda çözümler arıyormuş. Hatta arkadaşlarımın söylediğine göre sofra tuzu kullanımı da çözüm alternatifleri arasındaymış.
Aslında ülkede insan gerçekten kendini çok yabancı hissetmiyor. Sen de çok iyi bilirsin ki Türk nüfus ülkede oldukça yoğun şekilde yer alıyor. Üzerine üç günlük ziyaretimin iki akşamında Türkler’in işlettiği lokantalarda yemek yemek, ‘Gerçekten evimdeyim’ dememi sağladı. Birgün yolun Amsterdam’a düşerse, Türk yemekleri yapan Orontes’e gitmeni tavsiye ederim.
mektup1Bayılıyorum şirketlerin çalışanları ile uyum içinde olup, farklı güzelliklere imza atmalarına. İşte bir örnek daha. Avnet çalışanları “Avnet Mutfak Ekibi” diye bir grup kurarak Mutfak Sanatları Akademisi’nde yemek hazırlamışlar. Nasıl keyifli bir çalışmadır tahmin ederim. Kendilerine özenmedim desem yalan olur. Ekip ayrıca bu tür çalışmaların devamına karar vermiş. Bu yeni etkinlikten bizim de haberim olsa da izlemek için gitsek bari.

mektup2Gitmek deyince bir resim sergisinden bahsedeyim. Can Berk Koç’un Beyoğlu İstasyon Sanat Galerisi’ndeki sergisi. “Yaşamın içinde resim, resmin içinde yaşam” konulu sergi 31 Mart’a kadar devam ediyormuş. Bir program yapalım hemen ve gidelim bu sergiye.

mektup3Geçen hafta o kadar yoğun yurtdışı gezilerinden sonra İstanbul’da bir gösteriye de katıldım. Vodafone’un sponsorluğunda düzenlenen Troya özel gösterisi yeni açılan İstanbul Kongre Merkezi’ndeydi. Anadolu Ateşi tarafından sunulan gösteri 3 bin yıllık Troya destanını müzik ve dansla canlandırdı. Sanatçıların birbirleriyle muhteşem uyumu, görkemi beni büyüledi açıkçası. Seni bulabilseydim birlikte katılabilirdik ama ulaşamadım sana. Daha sonra tekrar birlikte gideriz.
Geçen haftanın yorgunluğundan sonra bu hafta biraz dinlenirim umarım ve tekrar sana yazmaya devam ederim.
Hoşçakal.