Mektup 28 OCAK 2013 / 08:25

Merhaba,

Bu hafta sanatsal yönü ağırlıklı bir mektupla karşındayım. Umarım bu yazdıklarımı dikkate alır ve bu etkinliklere katılabilirsin. Bu arada, sen de duyduğun, gördüğün etkinlikleri benimle paylaşırsan sevinirim.
Gittiği her ülkede protesto edilen dünyaca ünlü sanatçı Damien Hirst, Türkiye’deki ilk sergi açılışında da “Bağımsız Hayvan Özgürlüğü Aktivistleri” tarafından protesto edilmiş. Çalışmalarında kullandığı hayvan cesetleriyle tanınan, “Bir hayvan simetrikse ne yaparsınız? Ortasından kesersiniz ve aynı anda içini ve dışını görebilirsiniz. Güzeldir. Tek sorun ölmüş olmasıdır” gibi söylemleri bulunan Hirst’ün sanat anlayışını eleştiren hayvan hakları savunucuları, Bedri Baykam, Mustafa Sarıgül ve serginin sahipliğini yapan Raffi Portakal ile görüşmüş. Mustafa Sarıgül, “Çok üzüldüm, bilseydim katılmazdım” derken, pek çok konuk akademisyen da sanatın geldiği noktayı ‘cinayet’ olarak adlandırmış. ‘Sanat günümüzde öldürmeyi meşrulaştırabilecek bir duruma mı geldi? Hayvan öldürülerek sanat yapılabilir mi?’ diye sorular sorarak, senin hayalgücüne bırakıyorum bunların cevaplarını.
http://hayvanozgurlugu.blogspot.com/2013/01/damien-hirst-sergisine-ziyaret.html bloguna girerek, kendi fikirlerini de aktarabilirsin bu arada.
Emre Zeytinoğlu’nun ‘Aydınlanma / Enlightenment’ başlıklı sergisi Teşvikiye Galeri/MİZ’de sanatseverlerle buluşuyormuş. Sanatçı, British Museum - Aydınlanma Galerisi’nde yer alan nesnelerin sergilenme biçimini taklit etmiş ve buna bir yorum getirmiş. Emre Zeytinoğlu ‘aydınlanma’ sözcüğünü, Sanayi Devrimi ile Fransız Devrimi arasında, “rasyonalite” felsefesinin doğduğu dönemin adı olarak tanımlıyormuş ve bu felsefenin temelini de kişinin evrensel bilgiye yönelmesi sürecinde edindiği deneyimler ile akıl arasında bir bağ kurması şeklinde açıklıyormuş. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden 1980 yılında mezun olan ve birçok sergiye ve kitaba imza atan Zeytinoğlu’nun bu kendine özgü sergisini izleyebilirsin.
Bir başka sergi de Türk figür resminin ustalarından Kemal İskender’in “Barbarların Seyir Defteri” adlı  9’uncu kişisel resim sergisi. Sergi 15 Şubat - 15 Mart 2013 tarihleri arasında, Beyoğlu’ndaki Akademililer Sanat Merkezi’nde ziyarete açık olacakmış. İnsan figürünün “anıtsal” boyutlarda işlenmesine öncelik tanıyan Kemal İskender, “Barbarlar” metaforunu, uygarlığın temel belirleyicisi olarak tanımlıyor ve değerlendiriyormuş.
Kadıköy’de yeni bir konser mekanı açılmış. Adı KadıköySahne olan mekan ile ilgili ayrıntıları www.kadikoysahne.com, www.facebook.com/kadikoysahne, www.twitter.com/kadikoysahne adreslerinden alabilirsin.
Şimdi de ilginç bir kitap tanıtımı var. Dr. Neşe Erdinç ve Brigitta Edler, Ay’ın dönemsel hareketlerinin yaşamdaki etkileri üzerine yaptıkları çalışmayı, bir kitapta toplamışlar. İki yıl süren araştırma sonucunda yıllık takvim şeklinde hazırlanmış bu kitap ve her gün ayın hareketleri ve gezegen döngüleriyle senkronize biçimde insan ve doğa programını irdeliyormuş. Saatli Maarif Takvimi’nin 21. Yüzyıl “uyanış”ına uyarlanmış hali olan Ay Takvimi kitabı, 365 gün sağlıklı ve kaliteli bir yaşam için her gün yapılması gereken işlerden yenilmesi gereken gıdalar gibi pratik bilgilere, tarla-bahçe ekim ve dikim zamanlarından ev temizliğine, kozmetik ve estetiğe yönelik pratik bilgileri barındıran birçok başlık içeriyormuş. Bu kitap ilgini çekiyorsa evrim.ermanis@tanitimevi.com adresine bir e-posta göndererek bilgi alabilirsin.
Son olarak da Uludağ pistlerini UludağLive ile cepten ve internetten canlı olarak izleyebildiğini söylemek istiyorum. Benim gibi sömestr tatili için karlı dağlara çıkmak ve kaymak hoşuna gitmiyorsa, www.tatilsepeti.com adresine girerek bu uygulamayı indirebilirsin ve oturduğun yerde manzarayı seyredebilirsin.
Bu haftalık da bu kadar, haftaya yeniden yazacağım. Hoşçakal.
ETİKETLER : Sayı:906