Mektup 11 ŞUBAT 2013 / 08:23

Merhaba,

Bu hafta yine dolu dolu bir mektup yazacağım sana. Umarım beğenirsin. Evimdekiders.com etkileşimli eğitim sitesini oğlumla birlikte inceledik geçen gün. Bize göre müfredatı takip eden güzel bir site olmuş. Canlı yayındaki ders programları ise takip edilebiliyor. Oğlumun yorumu, yakında okula da gitmeyelim, buradan takip edelim, bu sitedeki öğretmenler daha iyi anlatıyor oldu. Sen de bir bak istersen.
Aytaç Mestçi’nin ismini duymuşsundur. Kendisi yeni bir kitap hazırlamış ve Pusula Yayıncılık tarafından yayınlanmış. İnternette Reklamcılık adıl kitap tanıtım ve pazarlamanın yeni rekabet alanı üzerine kavramsal teknik ve pratik bilgileri içeriyormuş. Kitap hakkında daha ayrıntılı bilgi istersen  http://www.internetreklamciligi.net/internet-reklam.zip sitesinden indirmen gerekecek.
Sırada iki tane görme engellilere yönelik uygulama var. Birincisi Boğaziçi Üniversitesi Görme Engelliler Teknoloji ve Eğitim Laboratuvarı için düzenlenen uygulama. Bu laboratuvardaki görme engellilere yönelik internet kütüphanesine SAP Türkiye çalışanları kitap seslendirmesi yaparak destek vermişler. Diğer uygulama ise Milli Kütüphane’nin görme engelliler için Sesli Kitap. Kitap okurken ses ve diksiyon çok önemli olduğu için engelli birisi gönüllülerden gelen demoyu test ediyormuş. Bu tür uygulamaların çoğalması görme engelliler için sevindirici, bu arada her iki kuruluş da gönüllülerin artması için destek istiyor. Tüm sektöre ve tanıdıklarına gönüllü olmaları için telkinde bulunursan iyi olur.
Mustafa Koç ve vahşi doğa fotoğrafçısı Süha Derbent vahşi doğa fotoğraflarından oluşan “Yaşamın Ta Kendisi” isimli fotoğraf sergisini açmışlar. İstanbul Atlıspor Kulubü’ndeki sergi 27 Mart tarihine kadar açık kalacakmış. Hemen programımıza alıp bu sergiye gidelim, biliyorsun vahşi doğaya meraklıyımdır.
Bir başka sergi ise İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi’nde düzenlenen Prix Pictet: Güç başlıklı. Günümüzün en önemli fotoğraf ödüllerinden Prix Pictet’te finale kalan 12 sanatçının resimlerinin yer aldığı bir sergiymiş bu. Sergideki fotoğraflar, insan ve doğa arasındaki hayatta kalma mücadelesi, sebep olduğumuz hasar karşısındaki çaresizliğimiz, toplumsal güç çatışmaları, işgal ve isyanlarla bugün içinde bulunduğumuz dünyadaki iktidarın ikilemlerini ortaya koyuyormuş. Anladığın kadarıyla bu da dikkat çekici bir sergi ve hemen planlarımıza dahil edilmeli.
Son olarak da 13. İstanbul Bienali’nin kamusal programı başlıyormuş. Rezervasyon@iksv.org adresinden hemen rezervasyonunu yaptırabilirsin diyerek mektubumu bitiriyorum. Haftaya yeni bilgileri paylaşmaya devam edeceğim. Hoşçakal.
ETİKETLER : Sayı:908