Mektup 29 TEMMUZ 2013 / 10:46

Merhaba,

Tatile Oğuzkan Bölükbaşı’nın bir şiiri ile gitmiştim, dönüşümü de yine bir şiirle yapmak isterim. Yine şehirdeyiz madem, bu dörtlük yakışırdı kaçınılmaz dönüşe:
Vermeme olanak yok bana verdiklerini
Ama ayrılırken bir hesaplaşma da gerekli
Geçmiş bunca güzellikten bir anı olarak
Ben seni alayım istersen sen de beni
Onat Kutlar
“Anne, ben barbar mıyım?” başlığıyla politik bir forum olarak kamusal alan fikrine odaklanacak 13. İstanbul Bienali, bu yıla özel olarak ücretsiz ziyaret edilebilecek. Fulya Erdemci küratörlüğünde gerçekleştirilen bienalin kapanış tarihinde de değişiklik yapılmış. Açılış 14 Eylül, ki şimdiden sabırsızlanıyorum. Koç Holding’in sponsorluğunda düzenlenecek bienali kapanışa, yani 20 Ekim’e kadar da doya doya gezmeye hazırım. Bienal sergi mekanları ve sanatçı listesini 13b.iksv.org adresinden takip edebilirsin.
Bienal dedik sonbahara geçtik madem, Eylül takviminde gözüme ilişen bir konseri de belirtmeden geçemeyeceğim: 13 Eylül’de Lenka, Maçka’da Küçükçiftlik Park’ta olacak. 1 yıl önce muhtemelen şimdikine kıyasla çok daha az insan tanırdı Lenka’yı. Ama özellikle Windows 8 reklamlarında çalan melodiyi, geometrik şekillerle dolu arka planlı siyah-beyaz klipteki ufak tefek kızı artık çok daha fazla insan biliyor. Orada çalınan şarkı ‘Everything At Once’, ama bu şarkıdan öncesine dayanan bir parçayı ‘Trouble’ı da sana tavsiye etmeden geçemeyeceğim. Üçüncü albümün tanıtımı için İstanbul’a geliyor Lenka, ama önceki albümlerden parçaları da dinleyicilerden esirgemeyecektir sanırım.
Şimdi de bir kitap: ‘Fahrenheit 451’ kitabıyla, yangın söndürmekle değil ama kitap yakmakla görevli bir itfaiyeci, tanıştığı bir kız, bu kızın kitap sevgisiyle itfaiyecinin de kitaba bakışının değişmesini ele alan Ray Bradbury, 2012 Haziran’ında hayata veda etmişti. Bu hikaye de onu bilenlerin aklına ilk ve belki de tek gelen eser oluyordu. Onun ölümü ile, bu büyük eserinin arkasında aynı etkide farklı öykülerinin de kitap kitap Türkçe olarak raflarda yerini aldığını gördük, Bradbury’nin yaratıcılığını ne kadar benzersiz olduğunu bir kez daha anladık. Bu konuda İthaki Yayınları da hızlı hareket ediyor, hakkını vermem lazım. İthaki Yayınları’nın bu konudaki çalışmasının son örneği ise ‘Gölge Oyunu’. Bradbury bu kitabın yazarı değil, ama esin kaynağı desek yalan olmaz. ‘Sandman’ çizgi roman serisinin yaratıcısı Neil Gaiman, Margaret Atwood gibi birçok yaratıcı yazar, bu sefer Bradbury anısına hayal gücünü çalıştırmış. Bradbury’nin ‘Resimli Adam’ kitabını ikinci kez okuyup, hikayelerdeki kurgu ustalığına hayranlığı hala üstümden atamamışken, bu haber çok iyi oldu.
Etkinliğiyle, konseri ile, kitabı ile yine zengin bir öneri listesini sana sunmuş oldum. Dilerim hepsinden sen de benim gibi keyif alırsın, hoşçakal.
ETİKETLER : Sayı:932