Mektup 19 AĞUSTOS 2013 / 08:25

Merhaba,

Sıcak yaz günlerinden selamlıyorum seni. Bu hafta Akbank Sanat tarafından düzenlenen Uluslararası Küratör Yarışması’nın başvuruları devam ediyormuş diyerek başlıyorum mektubuma. 40 yaş altındaki küratörlerin katılımına açık yarışmaya bireysel olarak katılabilineceği gibi grup olarak da (veya küratör kollektifleri olarak) katılabileceklermiş. Yarışmaya katılım için son başvuru tarihi 10 Eylül olduğunu da hatırlatayım. Kazanan küratörün sergisini Akbank Sanat Merkezi’nde gerçekleştirme fırsatı verilecekmiş ve tüm masrafları Akbank Sanat tarafından karşılanacakmış. Daha fazla ayrıntı istiyorum diyorsan ayrıntıya www.akbanksanat.com/icc web sitesinden ulaşılabilirsin.
Bir başka yarışmaya geçelim şimdi. Amatör ve profesyonel tüm fotoğraf sanatçıları, bu yıl “Kentsel Yaşam” temasıyla düzenlenen 20. Geleneksel Türkiye Fotoğraf Yarışması’na davet ediliyor. Aktiffelsefe Derneği, kentlerde yaşamın, sokaklarda, meydanlarda, mekanlarda nasıl iç içe geçtiğini, zıtlıklardan uyumun nasıl yakalandığını sergilemek amacıyla yarışma temasını “Kentsel Yaşam” olarak belirlemiş. Kentlerde, her toplum katmanına ait kültürün, birbirinden güç alarak, birbirini besleyerek yaşadığını göstermeyi de hedefleyen yarışmaya hem siyah-beyaz hem de renkli fotoğraf dallarında katılabiliyormuşsun. Son katılım tarihinin 13 Ocak 2014 Pazartesi olarak belirlendiği yarışmayla ilgili detaylı bilgiye www.gelenekselturkiye.org veya www.aktiffelsefe.org adreslerinden ulaşılabilirsin.
Toroslar’dan çıkıp dünyayı gezen çılgın kadın Ümmiye teyzeyi anlatmak istiyorum.
Bir televizyon kanalında Çılgın Teyzeler diye bir yarışma varmış, ben hiç rastgelmedim açıkçası. Ama anlatıldığı kadarıyla ben de sana anlatacağım. Mersinli Ümmiye teyze yarışmanın en çılgın yarışmacılarından birisiymiş. Ümmiye Teyze, tipik bir Anadolu kadını olmasının yanı sıra Sheakespeare’in ünlü eseri Hamlet’i oynayan, kurduğu tiyatroda yazdığı ve yönettiği eserlerle Mersinli ev kadınlarının hayatını değiştiren birisiymiş. Bu yarışma projesini duyunca sevinçten çığlık attığını söyleyen teyze tiyatroya nasıl başladığını şu sözlerle anlatmış: “Ben tiyatroya, tiyatronun ne olduğunu bilmeden başladım. Tarsus’tan gelen öğrenciler okulda gösteri yapmıştı. Ben bundan çok etkilendim. Kadınların sesini duyurabilmek, dertlerini, sıkıntılarını anlatabilmek için farklı karakterlerle tiyatro yapalım istedim. Sonrasında tiyatroyu çok sevdim ve Mersin Arslanköy’de okumamış ev kadınlarından bir tiyatro grubu kurdum. Biz provalarımızı, çalışırken, bağda, bahçede yaptık. Kadınlara ilham verdiğimi düşünüyorum. 2009’da da kendi oyunlarımı yazmaya ve yönetmeye başladım. Hiç tiyatro görmemişken, tiyatrocuların sahne tozu yutmak dedikleri deneyimi farkında olmadan yaşadım. Sonrasında Sheakespeare’in ünlü eseri Hamlet’i oynamaya karar verdim. Eserdeki gözlemlerin geçerliliğini hala koruması beni çok etkilemişti.” Bu teyzeyi ve bu yarışmayı çok merak ettim. En kısa zamanda izlemek istiyorum.
Son olarak Vodafone Grubu çalışanlarının dahil olduğu bir sosyal sorumluluk projesini aktaracağım. Dünyaca ünlü bisiklet turu GBI (Global Biking Initiative-Küresel Bisiklet Girişimi), Paris’ten Düsseldorf’a bisikletle giderek; engellilerin düşlerini gerçekleştirmesi için bağış topluyormuş. Türkiye adına tura katılan 10 kişilik takım, 7 gün boyunca 750 kilometre pedal çevirerek topladığı 3 bin avroluk fonu, Türkiye Vodafone Vakfı’nın engelli bireylerin hayallerini gerçekleştirmesi için hayata geçirdiği Düşler Akademisi’ne bağışlamış. Tura 21 ülkeden 400 bisikletçi katılmış. Bu tür sosyal sorumluluk projeleri çoğaldıkça güzel bir dünya için umudum çoğalıyor açıkçası.
Bu haftalık bu kadar, haftaya yeniden yazacağım, hoşçakal.
ETİKETLER : Sayı:934