Dosya Mobil İş ve Tümleşik İletişim 10 HAZİRAN 2013 / 08:25

Mobil dünya çığ gibi büyüyor

Bilişim dünyasında son dönemlerde iyiden iyiye hissedilen eğilimler arasında mobil cihazlar ve mobil uygulamaları temel alan mobil altyapılar bulunuyor.

Sayısal evrenin önümüzdeki yıl yüzde 50 oranında genişleyerek 4 zetabayt olması beklendiğini belirten Anadolu Bilişim Kurumsal Uygulama Hizmetleri Müdürü Atakan Karaman, “Bunda da kuşkusuz çalışanların mobil cihazlarını istedikleri yerden kullanmalarının ve içeriği zaman ile mekândan bağımsız olarak üretebilmelerinin payı çok yüksek. Bu veriyi üreten bireysel ve kurumsal kullanıcıların yanına son dönemde yeni cihaz ve makinelerin de eklenmesiyle üretilen verinin çok büyük boyutlara ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu doğrultuda hem veri depolamaya hem de veriyi anlamlı şekilde analiz edecek iş zekâsı çözümlerine talep artacak” dedi.
Gelişen ve yaygınlaşan mobil altyapıların değişen kullanıcı alışkanlıkları ile birlikte mobil genişbant erişimi ve mobil uygulamaları hayatımızın vazgeçilmez birer parçası haline getirdiğini ifade eden Avea Kurumsal İş Birimi Kıdemli Direktörü Tunç Taşman, “Akıllı telefon ve tabletler yeni teknolojilerin en verimli şekilde kullanılmasına olanak sağlarken, iş yapış biçimlerimizi de değiştirmeye devam ediyor. Her zaman ve her yerde bağlı olmak, bunu olabildiğince hızlı ve kaliteli bir bağlantı ile gerçekleştirebilmek, geldiğimiz noktada artık tüm kullanıcılar için çok önemli” şeklinde görüş belirtti.
Mobil teknolojilerin gelişmesinin yanı sıra kullanıcı bazlı erişim bant genişliğinin yükselmesi ile birlikte mobil kullanıcıların telefon üzerinden katma değer beklentilerinin de arttığının altını çizen Empatiq Genel Müdürü Aykut Sağlam, “Artık mobil telefonlar üzerinden telefon ile görüşmenin yanı sıra en basit internet erişim aracı haline gelmiştir. Biz müşterilerimize ayrıca mobil telefonlarından ofis telefon santralı üzerinden yazılı, sesli ve görüntülü görüşme imkanını sağlıyoruz. Kurumsal kullanımda şirket yöneticileri personelin telefon görüşmelerinin ses kaydını bu platformlar üzerinden tutabilme olanağına da sahip olabiliyorlar” dedi.
IBM Türk Yazılım Grubu Ülke Müdürü Gökhan Nalbantoğlu ise bu konu hakkında şöyle konuştu:
“Veri üreten ve sosyal ortamlarda bilgi paylaşarak fikirlerini açıkça duyuran yeni nesil, mobil cihazlara da aynı düzeyde bağlı olarak yetişiyor ve bu da alışılmış dengeleri bozan bir diğer faktör olarak karşımıza çıkıyor. Her gün dünya genelindeki cep telefonu aboneleri beş petabayt veri üretiyor. 2011’de 2 milyar olan küresel M2M iletişim bağlantıları 2022 sonuna kadar 18 milyara ulaşacak. Dünyada mevcut olan 22 milyar sensörün büyük çoğunluğu, mobil aygıtlarda bulunuyor. IDC’ye göre, mobil kurumsal altyapı yazılım ve hizmetleri pazarı yıllık 16,3 gibi muazzam bir büyüme oranı göstererek 2012’de 14,5 milyar dolara ulaştı. IDC, bu pazarın 2016’da 30,9 milyar dolara ulaşacağını öngörüyor.”
Her yerde iş var
Günümüzde kurumların çalışanlarına sağladıkları akıllı telefonlarla ve tabletlerle işlerin ofis dışındayken de sürmesini sağladığına değinen İnnova Finansal İşlem Çözümleri Direktörü Murat Kayıhan, “En gelişmiş kurumsal sistemlerle bütünleştirilen mobil uygulamalar, kullanım kolaylığını işletme verimliliğinin hizmetine sunuyor. İşletmelerin sadece birbirlerine karşı değil zamana karşı da yarıştığı günümüz iş ortamında mobil çözümler giderek daha yaşamsal rol oynuyor. Müşteri ilişkileri ve satış başta olmak üzere, birçok süreçteki başarının artmasında doğrudan etkili olan mobil çözümlerin, kurumsal sistemlerle bütünleştirmesinin sağlanması gerekiyor” dedi.
KoçSistem İletişim Teknolojileri Grup Yöneticisi Orhan Düz’ün konu hakkındaki görüşleri ise şöyle:
“Mobil altyapılarda özellikle 3G ve 4G gibi teknolojilerin haberleşme süreçlerinde ön plana çıkması,  tablet ve akıllı telefonların kullanımının artması ve sosyal medyanın mobil olarak kullanılması ile birlikte şirketlerin mobil dünyada yer alması ve süreçlerini bu platform üzerine taşıması kaçınılmaz olmuştur. Sahada çalışanların mobil çözümlerle kurumlarına bütünleşik olması, şirketlerin saha güçlerini de daha rekabetçi bir hale getirmektedir.

Rekabet ortamında mobil teknolojisini takip eden ve yeniliklere iş süreçlerini uygulayan şirketler, her zaman bir adım önde olacaktır.”
Önümüzdeki 10 yılı etkileyecek olan dört mega eğilimi bulut, sosyal ağlar ve büyük veriyle birlikte mobilite olarak işaret eden Microsoft Türkiye Office Grubu ürün Pazarlama Müdürü Atalay Aktaş, “Günümüzde mobil altyapılardaki kapasite artışı ve zengin olanaklar sayesinde iş dünyası, kendi ortamında bulunan ya da bulut üzerinde tuttuğu bilgiye her an her yerden ve her cihazdan erişebilme ve kullanma olanağına kolayca sahip olabiliyor” dedi.
Mobil altyapıların gelişimi hemen her sektördeki saha çalışanlarının iş yapış biçimlerini köklü bir değişime uğrattığını belirten Panasonic Türkiye Kurumsal Mobil Çözümler Ülke Müdürü Ali Oktay Ortakaya, “Akıllı telefonlar ve tablet cihazlar sayesinde artık tüm çalışanlar fiziksel mekânlara bağlı olmaksızın işlerini yapabiliyorlar. Kamu, hızlı tüketim, perakende, otomotiv, lojistik, sağlık, acil servis gibi sektörlerde ise mobil çalışma şekilleri genel olarak iş süreçleri açısından kritik öneme sahip. Şantiyelerde, atölyelerde, madenlerde ve daha birçok fiziksel ortamda söz konusu mobil cihazların tam randımanlı çalışabilmeleri için belirli kriterlere sahip olmaları gerekiyordu. Zira söz konusu fiziksel şartlara dayanıklı olmayan cihazlar kurumların mobil çalışma esaslarından tam olarak gerekli verimi alamamasına neden oluyordu” şeklinde konuştu.
Pozitron Kurucu CEO’su Fatih İşbecer’e göre mobil altyapılar kurumların hem içyapılarında hem de müşterileri ile olan ilişkilerinde önemli değişikliklere neden oldu. Çalışanların mobil teknolojiler sayesinde iş yaşamlarında kritik önem arz eden verilere diledikleri yerden ulaşıp işlerini fiziksel mekânlarla sınırlı kalmadan halledebildiklerini ifade eden Fatih İşbecer, “Müşteriler ise mal ve hizmet alımını mobil platformda yapabilir hale geldiler. Bu da kuşkusuz müşteri ilişkilerini bambaşka bir zemine oturttu. Markalar artık hedef kitlelerine mobil platform üzerinden ulaşmaya başladılar. Ödeme, destek, iade ve benzeri tüm süreçleri mobil uygulamalar ya da mobil siteler üzerinden yürütebilmek mümkün. Bunun sonucunda E-ticaretin mobil ticarete evrildiğini görüyoruz. Türkiye’deki birçok şirketin şimdiden bu dönem için gerekli adımları atmış olmaları gerekiyor” dedi.
Proline Ar-Ge Direktörü Banu Altay ise konu hakkında şöyle konuştu:
“Yaşamlarımız ve iş hayatlarımız aynı paralellikle mobile dönüşmeye başladı. Bilgi kaynaklarına, servislerine istediğimiz zaman ve istediğimiz yerde ulaşma arzusu gelişen mobil altyapılarla birlikte iş alanlarını da geliştirdi. Son günlerde sıkça bahsedilen bulut bilişim, altyapıların gelişmesi ile birlikte hayatımıza girdi. Bilişimden beklentiler artık ihtiyaçlara dönüştü. İstediğimiz anda mesajlaşmak, e-posta gönderebilmek, sesli ve görüntülü görüşmek, sosyal ağlara bağlanmak, fotoğraf, video ve içerik paylaşmak gibi kavramlar artık günlük ihtiyaçların arasında bulunuyor.”
Mobil teknolojilerin akıllı telefonlarla birlikte sunulan ‘her zaman bilgiye ulaşabilme özgürlüğü’ ile iş dünyasının kurallarını yeniden yazdıracak kadar şirketleri derinden etkilendiğini belirten Simternet Genel Müdürü Ataol Ay, “Örneğin; hafta sonu bir AVM’den satın alacağınız yüzde 50 kampanyalı ürünü görüp, bu fırsatı kaçırmamam lazım diye düşünmenize gerek kalmıyor. Satın almayı düşündüğünüz ürünün aslında, yandaki bir mağazada indirimsiz fiyatının, yüzde 50 indirimli olduğunu söyleyen mağazanın altında olduğunu birkaç saniye içinde öğrenebiliyor ve bilinçli tüketici olduğunuzu şirket yönetimine iletme şansına sahip oluyorsunuz. Eğer bu haberi sosyal medya üzerinden o anda yayınlayarak arkadaşlarınızla ve onlar da kendi arkadaşlarıyla paylaşarak zincir oluşturulursa, yüzde 50 indirim diye tüketiciyi kandırmaya çalışan o şirkete en güzel dersi birkaç dakika içinde vermiş olmanın huzuru da işin cabası. Tüketiciyi, özellikle marka ürünlerde aldatma dönemi artık son buluyor. Bundan sonra şirketler, çok daha şeffaf fiyat politikaları ile müşteriye gitmek ve hizmet kalitesi farkı ile tercih edilmeyi şirket kültürlerine sokmak zorunda kalacaklar” dedi.
Haberleşme sektörünün, gelişen iletişim teknolojileri ve kullanıcılar arasında artan mobil iletişim ihtiyacı nedeniyle son yıllarda hızlı bir gelişime tanık olduğunu ifade eden SYS Ürün Müdürü Zülfikar Çağlar, “Veri iletiminin de mobil ağlar aracılığıyla temin edilmesiyle mobil haberleşme sistemleri yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Bu gelişme ile birlikte dünyanın dört bir yanına yayılan mobil altyapı şebekeleri günümüzde 2 milyardan fazla abone sayısına ulaşmıştır. 80’li yıllarda araç telefonu olarak da bilinen analog ve yalnız ses iletiminin mümkün olduğu 1. Nesil (1G) sistemlerle başlayan mobil iletişim macerası 90’lı yıllarda 2. nesil olarak da bilinen GSM, TDMA ve CDMA gibi veri iletimini de yapılabildiği sayısal teknolojiler ile yoluna devam etmiştir. Son yirmi yılda 3 kuşak değiştiren mobil iletişim altyapılarının günümüzdeki durağı ise 3G olmuştur. Mobil altyapılar daki bu hızlı gelişim, 3G ile birlikte insanların hayatına mobil internet kavramını sokmuştur. Mobil internetin hayatımıza girmesi ile birlikte yüzlerce mobil servis, internet içeriği ve uygulamada yaşamımızın bir parçası olarak ortaya çıkmıştır” dedi.
Turkcell olarak kurumsal müşterilerinin iş hayatlarını kolaylaştırmak, verimliliklerini artırmak, maliyetlerini azaltmak, rekabette avantaj sağlamak ve iş süreçlerinde etkinliklerini artırmak amacıyla uzun zamandır mobil çözümler sunduklarını belirten Turkcell Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz, “Kurumsal e-posta, sanal sunucu, yedekleme ve veri barındırma servisleri ile birlikte mobil ve sabit servislerini birleştirerek müşterilerimize anahtar teslim çözümler üretiyoruz” şeklinde görüş belirtti.
Mobil altyapılar sayesinde günün her anında istenilen her tür bilgiye erişilebildiğinin altını çizen Zebra Technologies Türkiye Ülke Müdürü Can Tolu, “Neredeyse bütün şirketler mobil ürünler kullanarak işlerini takip ediyorlar. Böylece daha hızlı ve daha verimli çalışarak kazançlarını artırıyorlar. Şu an personel kontrolünden saha satış uygulamalarına kadar birçok işlem mobil gerçekleşebiliyor ve gün geçtikçe bu işlemlerin kontrolü kolaylaşarak daha da artıyor. Gelecekte özellikle akıllı telefon ve tabletlerin kullanımının giderek artmasıyla mobil çalışmanın bütün sektörlerde hakimiyet kuracağı görüşündeyiz” dedi.

Veri transferi artıyor

Bilişim ve mobil teknolojileri alanından baktığımızda kablosuz ağların ve baz istasyonlarının kapsama alanlarının çok geniş bir yelpazeye ulaştığını vurgulayan Bizcon Teknoloji Uygulamaları Direktörü Arda Berkman, şöyle devam etti:
“Geçmiş seneler ile karşılaştırdığımızda veri transferi oranının çok yükseldiğini ve yükselmeye de hızla devam ettiğini gözlemliyoruz. Hem mobil hem de BT altyapısına sahip olmak artık günümüz şartlarında rekabetçi güç elde edebilmek için zorunlu bir faktör olarak ortaya çıkıyor. Yazılım, uygulama ve danışmanlık alanlarında yüksek kalitedeki dinamik iş gücü ve profesyonel ekibi ile kurumsal çözümler üreten Bizcon, finansal, lojistik ve iş analitikleri hizmetlerinin yanında bir diğer önemli alan olan mobil hizmetlerde de hem bugün hem de yarın için piyasanın ihtiyaçlarını ve müşterilerin gereksinimlerini belirleyen, çözüm üreten bir konumda”

Daha hızlı işlemci, daha çok mobilite
Gelişen mobil altyapıların genişleyen kablosuz ağ bağlantı genişliği sınırlarını ortadan kaldırdığını ifade eden Avnet Technology Solutions Türkiye Kurumsal Mobilite Ürün Müdürü Duygu Arıoğlu, “Bu durum çalışanların sahada olmalarına olanak tanıyan yeni nesil mobil iş hayatı kavramını ortaya çıkarttı. Geleneksel çalışma yöntemlerini değiştiren bu yeni kavram yeni gereksinimleri de beraberinde getirdi. Bunları daha hızlı işlemciler, yüksek bellek kapasiteleri ve en yeni teknolojiye sahip işletim sistemleri olarak örnekleyebiliriz. Ek olarak; kullanıcıların sahada yerlerinin belirlenmesini ve operasyonun izlenebilirliğini sağlayan GPS teknolojisi, aynı zamanda sahada navigasyon amaçlı olarak da kullanılabilmekte” dedi.

Yeni projelerle pazar büyüyor

Gartner’a göre 2011’in 10 Stratejik Teknolojisi arasında yer alan mobil teknolojilerin beraberinde mobil ticareti de ortaya çıkardığını belirten Treo Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Erhan Panayırcı, “Yeni gelişen mobil altyapıların BYOD kavramını ortaya çıkardığı apaçık bir şekilde ortadadır. Bu teknolojinin gelişmesi ile birlikte iş alanlarında farklı çalışma yöntemleri ortaya çıkmış, FATİH Projesi gibi projeler ortaya çıkarak bu sayede birçok yeni iş alanı oluşmuş ve BT pazarının büyümesi de sağlanmıştır. Mobilitenin getirmiş olduğu iş sürekliliği ve verimliliği de kurumların hizmet kalitelerini artırmalarını sağlamıştır” dedi.

Yeni eğilimler hayatımıza girdi

Mobil cihazların gittikçe daha çok iş amaçlı kullanılmaya başlandığının altını çizen Cisco İşbirliği Çözümleri Bölge Satış Direktörü Vedat Tüfekçi, “Artık BYOD eğilimi bir gerçeklik oldu. BYOD organizasyon kültürleri üzerinde de dikkate değer bir etkiye sahip ve “işte olmak” terimini yeniden tanımlıyor. Cisco’nun gerçekleştirdiği küresel araştırmaya göre beyaz yakalı çalışanların yüzde 60’ı iş amaçlı mobil cihaz kullanıyor. Aynı araştırmaya göre şirketlerin yüzde 63’ü şirket ağına bağlanan çalışan cihazının önümüzdeki iki yıl içinde artmasını bekliyor. İnternet ile büyüyen Y kuşağı iş yerine geldiklerinde yeni bir kültür de getiriyor” şeklinde konuştu.

Mobil iş ve tümleşik iletişim

Günümüz çalışma hayatında insanların çok fazla yer değiştirmesi ve zamanı en verimli şekilde kullanmaya çalışmasının, teknolojinin de bu yönde kurgulanmasına neden olduğunu savunan Karel Ürün Yönetimi Direktörü Hakan Hintoğlu, “Gelişen teknoloji sayesinde kişiler hareket halindeyken bile iletişim kurmakta, bilgiye erişmekte, video izlemekte, e-postalarını kontrol etmekte veya doküman alıp göndermektedir. Mobiliteyi desteklemekte önemli bir paya sahip olan tablet bilgisayar ve akıllı telefonların satış rakamları her yıl katlanarak artmaktadır. Mobil çalışmanın en önemli yararlarından birisi işgücü verimliliğini artırmasıdır. Çalışanların bir karar almak, satış gerçekleştirmek veya bir onay almak için ofislerine veya masalarına dönmek zorunda kalmaları verimli olmalarını engeller. Mobil çalışma prensipleri ile zaman tasarrufu sağlayan ve çalışan verimliliğini artıran daha rekabetçi organizasyonlar planlanabilir” dedi.
ETİKETLER : Sayı:925