Dosya Mobil Süreklilik 14 OCAK 2013 / 08:21

İş hayatında mobil süreç

Günlük hayatımızla birlikte iş hayatına da giren mobil cihazlar iş süreçlerini değiştirdi. Yeni iş süreçlerine uyum sağlamaya ve BT uygulamalarını mobil cihazlara aktarmaya çalışan şirketler, güvenlik sorunlarına karşı mobil cihaz yönetimi yazılımı gibi çözümlere başvuruyor. Güvenlik sorunlarıyla baş edebilmek ve mobil cihazları etkin kullanabilmek için mobil strateji geliştirmek oldukça büyük önem taşıyor.

Gartner Türkiye Yönetici Ortağı Halil Aksu’nun tanımıyla mobil uygulamalarla ortaya çıkan mobilite kavramı “uygulamaları sahaya yaymak, en uç noktalara kadar götürebilmek” anlamına geliyor. Cep telefonlarından e-posta kontrol etme ile başlayarak hayatımıza giren mobilite kavramı zamanla günlük hayatımızla iş hayatımızı birleştirdi. Pek çok alanda faaliyet gösteren endüstriler, iş uygulamalarının hedef kitlelerinin internet erişiminde ya da bilgi arayışında geleneksel- masaüstü ve dizüstü- kişisel bilgisayar kullanımından, tabletler ve akıllı telefonlara doğru kaymaya başladı. Bu; şirketlerin hem tüketiciyle, hem çalışanıyla hem de iş ortağıyla ilişkisini kısacası tüm hedef kitlesiyle olan iş süreçlerini ve iletişimini değiştirdi.
Mobil cihazlarla birlikte, kurumsal mobil uygulamalar çalışanlar için bilgiyi her zaman, her yerde erişilebilir ve kullanılabilir kıldığından artık her yerden çalışmak mümkün hale geldi. Buna paralel olarak, zaman ve mekan bağımsız olarak şirketin verilerine güvenilir, rahat ve hızlı erişim sağlaması, esnek yapısı nedeniyle mobil uygulamalara olan talep artırmaya başladı.
Kişilerin çalışma şeklindeki önemli değişiklikler, üreticilerin ve kurumların üstündeki baskıyı artırıyor. Değişen bu iş yapma şekillerine ayak uydurmayan mobil strateji geliştiremeyen şirketler mobilitenin avantajlarından faydalanamaması ve rekabet açısından geride kalması kaçınılmaz hale geldi. Maliyetleri düşüren, çalışan verimliliğini artıran mobil uygulamalar birimi gelecekte iş hayatına eklemlenmiş normal bir birim haline gelecek.
Öte yandan, mobil aygıtların iş hayatında kullanımının ivme kazanması, kuruluşlara yeni olanaklar yarattığı gibi yeni güçlükleri de ortaya çıkarıyor. Mobil cihazlar üzerinden merkezi sistemlere sızılıp, güvenlik saldırı ve hırsızlıkların vuku bulması gibi riskler söz konusu. Bu eğilimi avantajına kullanmak isteyen kuruluşların mobil güvenlik ve yönetim gibi konuları ayrıca ele almaları gerekiyor. Bu risklerin ancak bulut, merkezi uygulamalar ve sıkı güvenlik seviyeleri ile önüne geçilebilmek mümkün görünüyor. Gelecekte kendi cihazını getir (bring your own device) yaklaşımı da hem şirketlerin cihaz maliyetini düşürmesi açısından hem de güvenlik açısından başka bir çözüm yolu olacak gibi görünüyor.
ETİKETLER : Sayı:904