Dosya Network ve Sistem Yönetimi Özel Dosyası 09 EKİM 2016 / 09:00

SDN’in yaygınlaşması, ağ yönetim sistemlerini olumlu etkileyecek

Günümüzde kullandığımız cihazların çeşidi ve sayısı artıyor. Bu doğrultuda cihazların bağlandığı ağların kapasitesi ve yönetimi de kritik hale geliyor. Bu değişime ayak uydurulabilmek adına her ölçekte şirketin atması gereken bazı adımlar var. Zyxel Türkiye Kurumsal Çözümler Ürün ve İş Geliştirme Müdürü Ömer Faruk Erünsal, bunları şöyle sıraladı:
İşletmeler, öncelikle UTM Firewall kullanarak yerel ağlarını ve kablosuz iletişim trafiğini koruma altına almalılar Mobil araçlar, bilginin istemeyerek de olsa paylaşılmasına neden olabilir. Mobil kaynaklı virüsler ve kötü yazılım içeren uygulamalar, şirket ağlarını etkileyebilir ve kişisel ya da kurumsal bilginin çalınmasına veya ifşa edilmesine olanak tanır. Çalışanların akıllı telefonlarını kullanarak şirket ağlarına bağlanmaları, tedbir alınmadığında, bilgi güvenliğini tehdit etmekte. Bir UTM Firewall ile gerçek zamanlı olarak iş ile alakalı akıllı telefon trafiği kapsamlı bir şekilde optimize edilebilir. Kurumlar, akıllı telefonların kullandığı birleşik ses ve veri iletişim uygulamalarını da kontrol altına almak zorundadır. UTM güvenlik ürünlerinin sunduğu uygulama tabanlı bant genişliği yönetimiyle sistemdeki “throughput” yoğunluğu ve gecikmeye duyarlı uygulamalar da kontrol altına alınabilmekte.”
Ağ ve sistem yönetimi;  telekomünikasyon, bilişim, yazılım, kamu, enerji sanayi, otomotiv sanayi, küçük ve orta ölçekli işletmeler, bankacılık ve finans sektörlerinin BT departmanlarında çalışanların kullandığı ve yakında takip ettiği bir dünya. Bu dünya da tüm teknoloji dünyası gibi yeniliklerle gelişiyor. “Yazılım Tabanlı Ağ (Software Defined Network/SDN) olarak adlandırılan bir teknoloji yeni olmasa da, bu alandaki değişimin ana oyuncusu” yorumunu yapan Ömer Faruk Erünsal, şu eklemeyi de yaptı:
“Sürekli mobil hale geçen ve sahadan yönetilmeye başlanan işlerde de özellikle hızlı, stabil ve güvenli erişim teknolojileri ön plana çıkıyor. Bu da bize Zyxel gibi en uygun teknolojileri müşterilerine sunan şirketlerin bir adım öne çıkacağının müjdesini veriyor. Standartları belirleyen kurumların, uygulama sanallaştırma ve ağ şirketi topluluklarının bu sorunu çözmeye yönelik olarak önerdiği birçok yaklaşım için, Yazılım Tabanlı Ağ (Software Defined Network/SDN) terimi kullanılıyor. Bu teknolojiler geliştikçe ve iş hayatına tam olarak dahil olduğunda ağ yönetim sistemleri de olumlu olarak etkilenecek.”
Çalışanların şirket içinde kendilerine ait cihazları kullanmaları,  yeni bir çalışma alışkanlığı oluşturuyor. İyi bir BYOD politikası, çalışan verimliliğini önemli ölçüde artırdığı gibi, mobilitenin sağladığı avantajlarla işyerinin verimini de yükseltiyor. Ancak Ömer Faruk Erünsal, dikkat edilmesi gereken başlıkları da şöyle sıraladı:
“BYOD politikalarının iyi belirlenmediği ortamlarda, işletmeler BT ekipmanı üzerindeki kontrolünü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir ve bu durum, hassas veri ve şirket kaynaklarının güvenliğini tehlikeye atma sorununu beraberinde getirebilir. Örneğin, tablet veya akıllı telefonu üzerinden şirket verilerine ulaşan bir çalışanın, cihazını kaybetmesi durumunda güvenilmeyen, üçüncü parti kişilerin eline geçebilir ve şirket gizli verileri ifşa edilebilir. Ayrıca yine şirketin BT politikaları çerçevesi dışına çıkan çalışanlar, istenmeyen, illegal ve kopya yazılımları kendi cihazlarında çalıştırabilirler ve bağlı bulunduğu şirketi sıkıntıya sokabilirler. İşletmeler, ölçeklerine ve ihtiyaçlarına uygun BYOD kuralları geliştirmeli ve BYOD politikalarını uygulamak için güçlü, çok yönlü WLAN (kablosuz yerel alan ağı) kurmaları gerekir. Benzer sorunları aşmanın tek yolu ise Zyxel gibi bu konudaki en güvenli ürün ve çözümleri sunan üreticileri iş ortağı olarak seçmek olacak.”