Ocak 2013 03 OCAK 2013 / 11:11

Tıp doktorluğundan BT yöneticiliği yolculuğu...

MedicalPark CIO’su Adem Doğruyol: “CIO’ların yeni çıkan teknolojilerle insanların çalışma alışkanlıklarını birleştirip ‘ne yapabilirim’ diye düşünmeleri gerekir”

Sağlık sektöründe 1995’ten beri faaliyet gösteren ve bugün 17 hastane, 2 tıp merkezi ve 9 bini aşkın çalışanla hizmet veren Medical Park, sağlık sektörünün önemli oyuncularından biri. Kendi BT ekibi tarafından hayata geçirilen farklı uygulamalara ev sahipliği yapan Medical Park Grubu’nda yaklaşık 100 kişilik bir BT ekibi hizmet veriyor. Ekibin başında ise sağlık sektörünün içinde gelen bir BT profesyoneli var. Kökeninde sağlık sektörü üyesi olmanın ve süreç bilgisinin getirdiği avantajları Medicalpark’ta yapılan projelerde ortaya koyan bu isim; Medical Park CIO’su Adem Doğruyol. Biz de Doğruyol ile hem sağlık sektöründe teknoloji yatırımlarını, Medical Park’ta geliştirdikleri projelerini, sağlık sektöründe CIO olmayı ve meslektaşlarına tavsiyelerini içeren bir söyleşi gerçekleştirdik.

Öncelikle biraz kendinizden bahseder misiniz? Siz aslında bir tıp doktorusunuz, sağlık bilişimi ile kesişmeniz nasıl oldu?
1990 yılında Cerrahpaşa’yı dönem üçüncüsü olarak bitirdim. Ama hekimlik yapmayı düşünmediğim için doktorlukla ilgili bütün her şeyi ilk dört aydan sonra rafa kaldırdım. Haseki Hastanesi’nde önce BT ile ilgili başkan yardımcısı olarak göreve başladım. 2002 yılına kadar da bu görevi orada sürdürdüm. 2003 ve 2007 arasında da İstanbul Sağlık Müdür Yardımcısı olarak görev yaptım. Oradan istifa etim ve Medicalpark’ta göreve başladım. 17 yıllık bir kamu görevim var. Bu sürecin hepsinde BT ile ilgili çalıştım. Benim doktor olarak uzmanlık dalım sağlık bilişimi oldu diyebiliriz.

Yıllardır bu işin içindesiniz. Sağlık sektöründe bir CIO’dan beklenen gereklilikler neler? Size göre neler olmalı?
Eskiden her türlü arızayı çözmesi, bilmesi ve yazılımlardan anlaması beklenilirdi. Özel hastaneler, bilgi işlem yöneticilerini yıllarca raporlama uzmanı olarak kullandılar. Hastanelerin büyük kısmı da bu alışkanlığını sürdürdü. Ben Medicalpark’a geldiğimde de burada bu alışkanlık vardı. Direndim. İş analiz ve raporlama süreci başka bir uzmanlık alanıdır. BT çalışanı buna zaman ayıramaz dedim. Yanlış olan şu idi; bilgiye dokunan herşeyde CIO’yu kullanmak istiyorlardı. İdealinde ise bilgi sistemleri yöneticisinin öncelikle sağlık sektörünü iyi bilmesi, bu sektörün kendine has dinamikleri olduğunu unutmaması gerekiyor. CIO’nun kesintisiz çalışacak altyapıyı kurabilmesi gerekiyor. Diğer yandan sağlık sektörünün sermayedarları, BT’yi az bütçelerle çözülebilir görmeye devam etti bir süre bir kısım bunu aşabildi. Bilgi sistemleri yöneticilerinin de yönetimin üzerinde yatırım çıkaracak etkinlikleri yok. İşin önemini yöneticilere yeterince anlatma sorunu var. Artık bilgi sistemleri yöneticileri farklı projelere imze atacak, veri ambarı projeleri ile veri madenciliği yapabilecek bakış açılarına sahip olması gerekiyor.

Tabii bir de CIO’ların kendilerini geliştirme konusunda neler yapabileceği konusu var. Sektörünüzdeki CIO’lar sizce bu anlamda neler yapmalı?
Sağlık yönetimi konusunda bir yüksek lisans yapabilirler. Süreçleri daha iyi kavramak açısından. Şu anda başarılı dediğiniz BT yöneticilerine bakın süreçlere hakimiyet ve sektöre özel dinamiklere olan yakınlık vardır. Hekim ve hemşire iki temel unsur. Bu sağlık kurumlarını yönetecek deneyimli yönetici açığı da var. Sektörün gelişmelerini takip etmeleri gerekiyor. Sahada da bulunsunlar süreçleri yerinde incelesinler. Son kullanıcıyı kendileri gibi sistemi iyi bilen insanlar olarak düşünmesinler, yeni çıkan teknolojilerle insanların çalışma alışkanlıklarını birleştirip ne yapabilirim diye düşünmeleri gerekir.

Biraz da Medical Park’ın BT yaklaşımı ve stratejisinden söz eder misiniz?
Medical Park’ın Türkiye’deki sağlık grupları içinde BT’ye en fazla yatırım yapan ve değer veren gruplardan biri olduğunu düşünüyorum. Gerek bütçe gerekse BT departmanına verdiği üst yönetim desteği olarak bunu çok net görmek mümkün. Sağlık sektörü hizmet biçimi olarak 7/24 olması itibariyle maalesef ekstra bazı zorulukları da içinde barındırıyor. Sağlıkta 7/24 bir operasyon olması nedeniyle yatırımların hem yedeklilik hem kesintisiz çalışma anlamında doğru planlaması lazım. Biz Medical Park’ta inovatif farklı projelere yönelebiliyoruz.

Medical Park grup hastanelerinde BT altyapısı nasıl, hangi sistemler devrede?
Medical Park’ta iki temel sistem çalışıyor diyebiliriz. Bir tanesi HBYS (Hastane Bilgi Yönetim Sistemi) dediğimiz hastane ERP’si olarak tanımlayabileceğimiz ön büro hizmetleri ve hastayı karşılayan yüzümüz. Mülkiyeti Medical Park’a ait olmayan bir ürünün içerde ‘ınhouse’ geliştirme haklarını satın aldık. Kendi ihtiyaçlarımıza göre içerdeki yazılım ekibimiz tarafından geliştiriliyor. HBYS ekibimiz 7 kişilik biri yönetici ve 6 tane de kodlayıcı yazılım uzmanı olmak üzere. Merkez destek ekibi de 6 kişi. İkinci sistem ise ERP paketi olarak kullandığımız Oracle ERP’nin insan kaynakları, finans, bütçe, satın alma, lojistik ana modüllerini içine alan yapı. Bu ERP projesine 2010 Temmuz’unda karar verildi ve birinci fazın hayata geçişi 1 Ocak 2011’de oldu. Bu kadar kısa zamanda hayata geçmiş olması önemli bir başarı oldu. İkinci fazı 2011’in Haziran’ı gibi başlattık. Bu yılın sonuna da bütün modüller ile projemiz canlıya geçmiş oluyor. Çalışma mantığı itibariyle de Oracle ERP ve HBYS birebir bütünleşik çalışıyor. Ayrıca kullandığımız özel yazılımlarımız var. Bunlardan biri; çevrimiçi ilaç sorgulama sistemimiz. Doktor ilaç yazarken o ilacın yazdığı diğer ilaçlarla etkileşimi doktorun çalıştığı ekrana geliyor.

Yıllardır bu işin içindesiniz. Sağlık sektöründe bir CIO’dan beklenen gereklilikler neler? Size göre neler olmalı?
Eskiden her türlü arızayı çözmesi, bilmesi ve yazılımlardan anlaması beklenilirdi. Özel hastaneler, bilgi işlem yöneticilerini yıllarca raporlama uzmanı olarak kullandılar. Hastanelerin büyük kısmı da bu alışkanlığını sürdürdü. Ben Medicalpark’a geldiğimde de burada bu alışkanlık vardı. Direndim. İş analiz ve raporlama süreci başka bir uzmanlık alanıdır. BT çalışanı buna zaman ayıramaz dedim. Yanlış olan şu idi; bilgiye dokunan herşeyde CIO’yu kullanmak istiyorlardı. İdealinde ise bilgi sistemleri yöneticisinin öncelikle sağlık sektörünü iyi bilmesi, bu sektörün kendine has dinamikleri olduğunu unutmaması gerekiyor. CIO’nun kesintisiz çalışacak altyapıyı kurabilmesi gerekiyor. Diğer yandan sağlık sektörünün sermayedarları, BT’yi az bütçelerle çözülebilir görmeye devam etti bir süre bir kısım bunu aşabildi. Bilgi sistemleri yöneticilerinin de yönetimin üzerinde yatırım çıkaracak etkinlikleri yok. İşin önemini yöneticilere yeterince anlatma sorunu var. Artık bilgi sistemleri yöneticileri farklı projelere imze atacak, veri ambarı projeleri ile veri madenciliği yapabilecek bakış açılarına sahip olması gerekiyor.

Tabii bir de CIO’ların kendilerini geliştirme konusunda neler yapabileceği konusu var. Sektörünüzdeki CIO’lar sizce bu anlamda neler yapmalı?
Sağlık yönetimi konusunda bir yüksek lisans yapabilirler. Süreçleri daha iyi kavramak açısından. Şu anda başarılı dediğiniz BT yöneticilerine bakın süreçlere hakimiyet ve sektöre özel dinamiklere olan yakınlık vardır. Hekim ve hemşire iki temel unsur. Bu sağlık kurumlarını yönetecek deneyimli yönetici açığı da var. Sektörün gelişmelerini takip etmeleri gerekiyor. Sahada da bulunsunlar süreçleri yerinde incelesinler. Son kullanıcıyı kendileri gibi sistemi iyi bilen insanlar olarak düşünmesinler, yeni çıkan teknolojilerle insanların çalışma alışkanlıklarını birleştirip ne yapabilirim diye düşünmeleri gerekir.

Biraz da Medical Park’ın BT yaklaşımı ve stratejisinden söz eder misiniz?
Medical Park’ın Türkiye’deki sağlık grupları içinde BT’ye en fazla yatırım yapan ve değer veren gruplardan biri olduğunu düşünüyorum. Gerek bütçe gerekse BT departmanına verdiği üst yönetim desteği olarak bunu çok net görmek mümkün. Sağlık sektörü hizmet biçimi olarak 7/24 olması itibariyle maalesef ekstra bazı zorulukları da içinde barındırıyor. Sağlıkta 7/24 bir operasyon olması nedeniyle yatırımların hem yedeklilik hem kesintisiz çalışma anlamında doğru planlaması lazım. Biz Medical Park’ta inovatif farklı projelere yönelebiliyoruz.

Medical Park grup hastanelerinde BT altyapısı nasıl, hangi sistemler devrede?
Medical Park’ta iki temel sistem çalışıyor diyebiliriz. Bir tanesi HBYS (Hastane Bilgi Yönetim Sistemi) dediğimiz hastane ERP’si olarak tanımlayabileceğimiz ön büro hizmetleri ve hastayı karşılayan yüzümüz. Mülkiyeti Medical Park’a ait olmayan bir ürünün içerde ‘ınhouse’ geliştirme haklarını satın aldık. Kendi ihtiyaçlarımıza göre içerdeki yazılım ekibimiz tarafından geliştiriliyor. HBYS ekibimiz 7 kişilik biri yönetici ve 6 tane de kodlayıcı yazılım uzmanı olmak üzere. Merkez destek ekibi de 6 kişi. İkinci sistem ise ERP paketi olarak kullandığımız Oracle ERP’nin insan kaynakları, finans, bütçe, satın alma, lojistik ana modüllerini içine alan yapı. Bu ERP projesine 2010 Temmuz’unda karar verildi ve birinci fazın hayata geçişi 1 Ocak 2011’de oldu. Bu kadar kısa zamanda hayata geçmiş olması önemli bir başarı oldu. İkinci fazı 2011’in Haziran’ı gibi başlattık. Bu yılın sonuna da bütün modüller ile projemiz canlıya geçmiş oluyor. Çalışma mantığı itibariyle de Oracle ERP ve HBYS birebir bütünleşik çalışıyor. Ayrıca kullandığımız özel yazılımlarımız var. Bunlardan biri; çevrimiçi ilaç sorgulama sistemimiz. Doktor ilaç yazarken o ilacın yazdığı diğer ilaçlarla etkileşimi doktorun çalıştığı ekrana geliyor.