Dosya Özelleştirme sonrası Enerji Piyasası ve Bilişim Ge 01 ARALIK 2014 / 09:54

Akıllı şebeke ve çözümlere ihtiyaç var

Teknoloji yatırımlarında ilk etapta enerji dağıtımında en önemli unsurlardan birisi olan enerji tüketimi ve şebeke kalitesi ile ilgili verileri elde etmemizi sağlayan, akıllı şebeke çözümleri ile elde edilen veriler sayesinde öngörü hesaplamalarını destekleyen çözümlere ciddi bir ihtiyaç bulunmakta. Proline Strateji ve İş Geliştirme Müdürü Serhan Ünalan, bu konuda şunları kaydetti:

“Bizim düşüncemize göre, elektrik dağıtım şirketleri bu konulardaki yatırımları ön planda tutmalıdırlar. Kayıp ve kaçağın önlenmesinden tutun, tüketim verilerinin öngörülerini gerçekleştiren çözümlere kadar birçok teknoloji, operatif verimliliği sağlayarak, enerji şirketlerinin özellikle operasyon giderlerinin düşürülmesini sağlayacaktır.”

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy da Vodafone Grubu’nun enerji verimliliğinde İngiltere ve Hollanda’da iki başarılı projeyle akıllı şebekeler alanında küresel olarak rüştünü ispatlamış durumda olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Vodafone İngiltere’nin hayata geçirdiği proje 53 milyon elektrik ve doğalgaz sayacını akıllı sayaca dönüştürdü. Vodafone Hollanda’nın Amsterdam Smart City projesi ise sadece akıllı enerji verimliliğini değil karbon emisyonunu yüzde 5 azaltmayı başaran trafik projesini de içinde barındırıyor. Biz de Vodafone Türkiye’de küresel deneyimimizle akıllı şebeke çözümlerini hayata geçiriyoruz. M2M’deki uzmanlığımızla Enerji Veri Yönetimi Çözümleri’ni (EDM) geliştirdik. Yurt dışında uyguladığımız projelerde EDM’in yüzde 40’a varan enerji tasarrufu, yüzde 30’a varan fatura avantajı ve yüzde 25’e varan karbon salımı düşüşü sağladığını gördük. Bu çözümümüzü Türkiye’de enerji verimliliğinin artışı ve daha sürdürülebilir, daha çevreci bir enerji yönetimi için hizmete sunuyoruz. Küresel birikim ve uzmanlığımız, yerel ihtiyaçlara cevap verebilecek çözümleri geliştirmemize ve hem kurumlara hem de son kullanıcılara en iyi hizmeti götürmemize olanak tanıyor. Bu vizyonla EDM projelerimizi de Türkiye’de birçok paydaşımızla başarılı şekilde uygulamaya koyduk. Amacımız, enerji üretimi, dağıtımı ve tüketiminde verimlilik artışı sağlayarak kurumların rekabetçiliğinin yükselmesine katkı sağlamak.”

Mümkün olduğunca bulut tercih edilmeli

“Yeni yatırım yapılırken, çözümlerin lisans, uygulama bakım ve destek, danışmanlık gibi, TCO’larını doğrudan etkileyen parametrelerin çok iyi sorgulanması gerekli. Bu açıdan, mevcut ise mümkün olduğunca bulut çözümleri tercih edilmelidir” diyen KoçSistem Ar- Ge ve İş Uygulamaları Danışmanlık Direktörü Ömer Özgür Çetinoğlu, şu bilgileri verdi:

“Operasyonel devamlılık, yüksek müşteri memnuniyeti ve sadakatinin sağlanabilmesi için güçlü bir Veri Merkezi altyapısı üzerinde, yüksek ve kesintisiz servis seviyeleri hedeflenmelidir. Tabi, tüm sistemlerin birbiri ile rahat bir şekilde entegre çalışabilmesi gözetilmeli, her bir sistem için ayrı ayrı teknolojiler kullanmak yerine mümkün olduğunca homojen bir yapı kurulması tercih edilmelidir.

Üretim ve dağıtım şirketleri için, taleplerin doğru tahmini, doğru zamanda doğru fiyata enerji satın alınabilmesi gibi faktörler, şirketlerin karlılıklarını doğrudan etkileyen faktörlerdir. Bunlar dışında, maliyet hesaplarının doğru yapılabilmesi, doğru müşteriye doğru teklif ile gidilebilmesi gibi konular da rekabet avantajı sağlayacaktır.

Sahada veya müşteri nezdinde ortaya çıkan problemlerin ve taleplerin de hızlıca çözümlenebilmesi de mevcut müşteri portföyünün korunması ve yeni müşteri kazanılması anlamında avantaj sağlayacaktır. Bu teknolojilerin bulut üzerinden SaaS modeli şeklinde alınabilmesi de yüksek seviyede maliyet avantajı sağlayacaktır.”

Kritik başarı faktörleri netleştirilmeli

Yatırım stratejilerini belirlemek için öncelikle kritik başarı faktörlerinin ister üretim ister dağıtımda netleşmiş olması gerektiğinin altını çizen IBM Türkiye, Ortadoğu ve Afrika Teknik Satış Müdürü Server Tanfer, şunları kaydetti:

“Yatırım verimliliğini arttırmak ve/ya da arz talep planlamasını gelişmiş teknolojilerle yapmak, operasyonel verimliliği arttırmak bunların hepbiri olası yatırım alanları. Ancak çoğu zaman herbirini aynı anda yapamıyorsunuz. IBM olarak strateji, dönüşüm ve yatırım önceliklendirilmesi konusunda da  danışmanlık veriyoruz.

Altyapı ağırlıklı yatırım gerektiren sektörlerde genellikle odak hep temel yatırım alanlarına- yani santral, iletim hattı gibi fiziksel altyapılara olur. Bu doğrudur zira; temel yatırımlar tamamlanmadan zaten şirketi işletemezsiniz. Ancak bilgi teknolojilerine olan yatırımlar eşit koşulda rekabet eden şirketleri farklılaştırır. Altyapı yatırımlarının gerçekleşme ve yatırım geri dönüş süreleri yıllar ile ölçülürken, bilgi teknolojilerine ilişkin yatırımların geri dönüş süreleri aylar ile ölçülür. Bu da rekabette öne geçmeyi hızlandıracaktır, rekabetin yoğun olmadığı ancak fiyat düzenlemelerinin kamu ya da sözleşmeler ile denetlendiği ortamlarda ise karlılığı artıracaktır.”

İletişim ve enerji sektörlerinin ortak özellikleri var

Turkcell Kurumsal Pazarlama ve Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş, iletişim sektörü ile enerji sektörü arasında pek çok ortak özelliğin olduğuna inanıyor.  Kocabaş, konuyla ilgili şunları kaydetti:

“Örneğin bir lisans kapsamında abonelerimize hizmet sunuyoruz. Türkiye’nin dört bir yanına ve en ücra köşelerine kadar uzanan en büyük akıllı şebekelerden birini yönetiyoruz ve enerji şirketleri gibi regülasyonlara tabiiyiz. En önemlisi ise rekabet anlamında Türkiye’nin enerji alanında henüz yeni tabana yayılmaya başlayan serbest tüketici deneyimini abonelerimiz; iletişim sektöründe numara taşınabilirliği uygulaması ile uzun yıllardır tanıyor. Turkcell olarak tüm bu alanlarda enerji sektörüne sunacağımız pek çok katkı ve değer bulunuyor.”

 
ETİKETLER : 998