Dosya Özelleştirme sonrası Enerji Piyasası ve Bilişim Ge 01 ARALIK 2014 / 09:55

Enerji sektörünün gelişimi bilişime bağlı

Özelleştirmeler sonrası yeniden yapılanmaya başlayan enerji sektörünün en büyük destekçisi BT olacak.

Enerji perakendeciliği konusunda birçok şirket lisans almış durumda. Bu lisansları alan şirketlerden bazıları faaliyete geçti, bazıları ise hazırlık aşamasında veya pasif bir şekilde beklemekteler. Beklendiği şekilde, perakende tarafında rekabet arttıkça bu şirketlerden bazılarının gerekli altyapı yatırımlarının maliyetlerini taşıyamayabileceklerini ve rekabette devre dışı kalabileceklerini öngören KoçSistem Ar-Ge ve İş Uygulamaları Danışmanlık Direktörün Ömer Özgür Çetinoğlu, “Bu sebepten dolayı, doğru TCO ve ROI değerlerinin yakalanabilmesi amacıyla bu şirketlerimizin SaaS dediğimiz, uygulama kiralama temelli bulut çözümlere ihtiyaç duyacaklarının öngörüyor ve de bu çözümleri tavsiye ediyoruz. Şirketlerin uygulama çözümü altyapısının SOA dediğimiz servis tabanlı mimariye uygun olması durumunda, bulut çözümlerini daha da rahat bir şekilde yapılarına adapte edebileceklerini söyleyebilirim” dedi.

Enerji sektörü M2M ile gelişiyor

Bugün enerji ve su yönetimi konusu sadece Türkiye’nin değil, yerkürenin en önemli gündem maddelerinden biri.  Enerji şebekeleri, M2M çözümlerinin kullanıldığı alanların başında geliyor. Başta sayaç ve trafo merkezleri olmak üzere, enerji dağıtımı, iletim ve üretim bileşenlerinin tümünde anlık veri iletimi M2M hatları üzerinden sağlanıyor. Turkcell olarak geliştirdikleri Akıllı Enerji ürünleri ile tüketim (sayaç) ve iletim noktalarının uzaktan izlenmesini ve yönetilmesini sağlayarak şebekeleri akıllı hale getirdiklerin kaydeden Turkcell Kurumsal Pazarlama ve Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş, şunları kaydetti:

“Bu sayede, enerjide kayıp kaçak önleniyor, tasarruf oranları çok ciddi ölçüde artıyor. Üstelik çevre koruma anlamında da önemli bir katkı söz konusu. Şebeke elemanlarının fiziki güvenliği ve saha kontrolü ile verimlik artışı da elde edilen yan faydalardan bazıları.

Türkiye’deki çalışmalar henüz başlangıç seviyesinde. Bunları belirli bir program dahilinde orta ve uzun vadeli olarak planlayarak hedefler konulmalı ve bir yol haritası çizilerek bu hedefler gerçekleştirilmeli. Hem çok büyük ölçekli ve ilk yatırım maliyetleri yüksek projeler olduğundan hem de tüm toplumu ve ülke ekonomisini ilgilendirdiğinden, yurt dışında Akıllı Şebeke dönüşüm projelerini devletlerin uzun sureli programlar eşliğinde yönettikleri görülüyor. Örneğin GSM ve M2M teknolojisinin bizdeki gibi gelişmiş olduğu İskandinav ülkelerinde, akıllı şebekenin en uç noktaları olan sayaçlarda dönüşüm nerdeyse tamamlandı ve sayaçlar iletişim yapabilir hale getirildi. Bu konuda dünyanın önemli enerji ithalatçısı konumunda bulunan ABD ve Çin’de de akıllı şebekenin oluşumu için yol haritaları çiziliyor ve devletin bu dönüşüm gerçekleştirmesi için fonlar tahsis ediliyor. İngiltere’de, sadece enerji verimliliği konularıyla ilgilenen ve akıllı şebeke dönüşümü gibi büyük kapsamlı programları yöneten özel bir bakanlık bulunuyor. Özellikle küresel ısınmaya ilişkin hassasiyetin arttığı ve enerji maliyetlerin ülkelerin cari dengesine zarar verdiği bu dönemde, ülkemizde de akıllı şebekeler konusunda yıllara yayılmış bir dönüşüm planı, yıllık bütçe ve bu bütçenin nasıl karşılanacağına dair bir çalışma gerekiyor.

Enerjinin verimli kullanılabilmesi ve akıllı şebeke dönüşümü sadece bugünü değil yarının dünyasını da şekillendiriyor.

Enerji sistemlerinin akıllı hale getirilmesi, ülkelerin en önemli sorunlarından cari açığa olumlu katkısı nedeniyle önem taşıyor. Türkiye, hem vatandaşa hem de kamuya çok büyük faydalar sağlayacak olan akıllı şebekeler projesi için 2012 içinde önemli bir adım attı ve Otomatik Sayaç Okuma Projesi’ni hayata geçirdi. 150 bine yakın iletişim yapabilir akıllı sayacın takılması ile sürdürülen çalışmalar, yüzde 15 olan kayıp kaçak oranını azaltmayı ve kaynaklarımızın etkin bir şekilde yönetilmesini amaçlıyor.”

Akıllı Enerji vizyonuna giden yol

Son yıllarda enerji politikalarındaki ve teknolojideki değişiklikler ve bunun yanı sıra tüketici odaklı yaklaşımlarla değişen tanımla özellikle tüketiciler sisteme daha fazla dâhil olmasını sağladı. Yeni şebeke senaryosunda enerji üreticileri, dağıtım firmaları, perakendeciler ile birlikte tüketicilerin, yani şebekedeki tüm ilgili tarafların aktif katılımının söz konusu olduğunu kaydeden IBM Türkiye, Ortadoğu ve Afrika Teknik Satış Müdürü Server Tanfer, şu bilgileri verdi:

“Akıllı enerji sistemleri, sensor ve kontrol sistemleriyle zenginleştirilmiş, çift yönlü bir iletişim sayesinde bilgi ve enerji akışını ağ boyunca yönetebilen sistemlerdir. Bu sistemler ağ ve şebeke ile ilgili farklı verileri, otomatik olarak değerli ve eyleme dönüştürülebilecek bilgilere çeviren ve aynı zamanda sınırlı kaynakları daha verimli yönetmeye imkân tanıyan sistemlerdir. Bu konudaki mevcut sıkıntıları; mevzuat sorunları, teşvik ve finansal sorunlar ve şebekenin fiziki durumu ve teknolojik olarak gruplayabiliriz. Özellikle teknik tarafta eskimiş ve iletişime açık olmayan şebeke yapıları ile yenilenebilir kaynakları sisteme entegre etmek kolay olmamaktadır.

Akıllı Enerji vizyonuna giden yol, uçtan uça bir dönüşümle sağlanır. Bu sürece işyerlerinden, evlerden, kısacası tüm tüketim noktalarından başlayarak, dağıtım ve iletim sistemine oradan da üretimin kaynaklarına uzanan ölçeklenebilir ve bütünleşik bir sistemin dahil olması gerekir. Akıllı enerji sistemleri sensor ve kontrol sistemleriyle zenginleştirilmiş, çift yönlü bir iletişim sayesinde bilgi ve enerji akışını ağ boyunca yönetebilen sistemlerdir. Bu sistemler aynı zamanda ağ ve şebeke ile ilgili farklı verileri, otomatik olarak değerli ve eyleme dönüştürülebilecek bilgilere çeviren ve aynı zamanda sınırlı kaynakları daha verimli yönetmeye imkân tanıyor.”

En çağdaş konsept akıllı şehir

Enerji üretimi ve dağıtımı konularında en çağdaş konseptin akıllı şehir konsepti olduğunun altını çizen Proline Strateji ve İş Geliştirme Müdürü Serhan Ünalan, görüşlerini şöyle açıkladı:

“Akıllı şehirler kapsamında enerji çözümlerinin ana bileşenleri ise veri, altyapı ve sensörlerdir. Bu doğrultuda, akıllı şehirlerin, dolayısıyla akıllı şebekelerin, hayata geçirilmesinde mobil iletişim de önemli bir rol oynamaktadır. Özellikle EPDK regülasyonları ve özelleştirme süreçleri de akıllı şebekelerin gelişimini desteklemektedir. 2014 Türkiye’sinde nüfusun yaklaşık yüzde 78’inin şehirlerde yaşadığı düşünüldüğünde çevre kirliliğinin azaltılmasından suçların engellenmesine, vatandaşların bilgilendirilmesinden, ulaşım ve iletişim sorunlarının giderilmesine kadar pek çok alanda akıllı şehir ve enerji yönetim sistemlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Tüm bu sistemlerin nihai hedefi akıllı şehir yaklaşımını tesis edebilmektir. Akıllı ve güvenli şehri oluşturansa entegre bir sensör ağıdır.”

Handikapları aşmanın yolu sürdürülebilir enerji yönetimi

Enerjide bizi bekleyen handikapları aşmanın yolu, sürdürülebilir enerji yönetimi için akıllı şebekeleri benimsemek. Enerji sayaçlarının internet üzerinden iletişime geçmesi, onları birer verimlilik ve tasarruf cihazına dönüştüğünü kaydeden Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy, şu bilgileri verdi: “Akıllı şebekeler, enerji üretimi, iletimi ve dağıtımında otomatik ölçüm sistemleriyle enerji kesintisini önlenmesinde, aşırı yük ve arıza durumlarının kontrol altına alınarak şebeke güvenilirliğinin sağlanmasında, yenilenebilir enerji kaynaklarının sisteme dâhil edilerek, verimliliğin artırılmasında kurumlara ve vatandaşlara yüksek fayda sağlıyorlar. Bu sebeple Türkiye’nin sürdürülebilir enerji politikası kapsamında akıllı şebeke teknolojisinin hızlı bir şekilde özümsenmesi ve yaygınlaşması gerektiğine inanıyoruz. Akıllı şebeke sistemleri bugün birçok gelişmiş pazarda önemli enerji projelerinin altyapısını oluşturuyor. 2012’de dünya çapında 186 milyon aktif akıllı sayaç vardı. 2022’de 1,7 milyar akıllı sayacın kullanılacağı hesaplanıyor. Örnek vermek gerekirse, Amsterdam, Barcelona gibi şehirlerin altyapı çalışmaları veya Fransa’da ERDF’in 35 milyon sayaç için başlattığı SOGRID projesi, İtalya’da 32 milyon sayaçlık Enel projesi, İspanya’da 13 milyon adetlik Enel Endesa sayaç projesi, Amerika’da Güney Kaliforniya’daki Edison elektrik ve gaz sayacı projeleri dünyanın akıllı şebekelere verdiği önemi gözler önüne seriyor.”

 
ETİKETLER : 998