Dosya Rekonomi Başlıyor! 02 ARALIK 2017 / 16:46

YENİLİKLERİN DEMİRBAŞLARI VE SORUMLULARINA DUYURULUR

Bilişim Zirvesi ‘17’de ikinci gün Beyazıt Salonu’nda “Yıkıcı Yenilikçi Teknolojiler ve Dijital Liderler” başlıklı oturum IBM Bulut Yazılımları Türkiye, Orta Doğu ve Afrika Satış Direktörü Onur Buçukoğlu'nun konuşmasıyla başladı. “Değişime zorlanacağız, birileri gelir yaptığımız işi daha iyi yapıp daha yeni fikirlerle ortaya çıkacak ve bizleri oyun alanının dışına çıkartacak” tespitini küresel örneklerle destekleyen Buçukoğlu, şöyle devam etti
“Yıllar evvel bütün firmaların bilişim altyapılarını kendi veri merkezlerinde tuttuğu, ciddi yatırımlar yaptıkları modelden, sanallaştırmanın hayatımıza renk kattığı, mevcut kaynaklarımızın paylaşılarak kullanıldığı, maliyetlerimizin azaltıldığı, esnek, maliyetlerin görülebilir, tamamen ihtiyaca ve talebe bağlı olarak kullanıldığı bir gelişim içindeyiz. Bulut teknolojisini kendi veri merkezinde kurmanızı sağlayacak bir teknolojiyi duyurduk. Buluta sadece altyapı olarak bakmayın, bulut altyapısı üzerinde çalışan verileriniz ve üzerinde çalışan uygulamalarınızda esneklik sağlayan bir teknolojiden bahsediyoruz. Her iş yükü bulut için uygun değil. İş yükünüz ne olursa olsun buluttan korkmayın, bugün firmaların çok büyük bir kısmı farkında olsalar veya olmasalar, aslında arka tarafta bulut teknolojisini kullanıyorlar.”
 
Tüm iş alanları dönüşüyor
'Dijital Liderler, Dijital Gelecekler' başlıklı oturumu CDO Turkey İcra Kurulu Başkanı Bülent Kutlu yönetirken, konuşmacılar ise Kale Endüstri Holding CMO'su Billur Kaymak Burkutoğlu, Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Cebrail Taşkın, ETİD Başkanı ve Hepsiburada CCO'su Emre Ekmekçi ile Denizbank Dijital Kuşak Bankacılığı Grubu Genel Müdür Yardımcısı Murat Çelik oldu. Dijitalleşme ile dijital dönüşümün farkına işaret eden, “Dijital dönüşüm operasyon değil, müşteri odaklı” yorumunu yapan Bülent Kutlu, sözü Billur Kaymak Burkutoğlu’na bıraktı ve Burkutoğlu, dijital dönüşüm konusunda şu yorumları yaptı:
“Amacımız yaşam alanlarını kale gibi güvenli hale getirmek. Bunun için farklı güvenlik alanlarında faaliyet gösteriyoruz ve hepsi bir dönüşüm içerisinde. Bizim en önemli işimiz olan mekanik kilitler elektronik kilitlere dönüşüyor. Bir diğer işimiz, alarm ve burası da akıllı evlere eviriliyor. Çelik kasalarımız, kapılarımız dijitalleşiyor. Dolayısıyla bütün iş alanlarımızın dönüştüğünü söyleyebiliriz. Şirketimizde pazarlamadan iki önemli alanda dönüştürücü liderlik bekleniyor. İlki; yeni ürün ve inovasyonların, ikincisi de müşteri yolculuğunun dijital dönüşümünü sağlamak. Müşteri deneyiminde dijital dönüşümün en önemli etkilerinden biri, kişiselleştirilmiş deneyim yaratmak olacak. Mobilde müşterilerin online araştırma ve satın alma opsiyonları limitsiz ve bunu 7/24 yapabiliyorlar.”
 
Temel etik değerlerin gelişimi
Uzun yıllar Türk Telekom’da teknoloji üst yöneticisi olarak görev alan, CDO Turkey’de aktif görev alırken, dijital dönüşüm odaklı çalışmalar da yürüten Dr. Cebrail Taşkın sözü aldı ve telekom sektörüne bu dijital dönüşümde düşen görevleri şöyle anlattı:
“Telekom şirketleri de dönüşüyor ve onlar dijital telekom şirketleri olmaya başladı. Mobil internet, sabit internetin yerini alıyor. Önde gelen şirketler stratejilerini artık dijital iş stratejisi olarak belirlemekte. Öte yandan, dijital dönüşümü göz ardı eden şirketler maalesef 2030 yılında var olmayacaklar. O yüzden bizim bütün iş planlarımızda geleceği düşünerek hareket etmemizde fayda var. 2025 yılında her üç işten bir tanesi yazılım, robot ve akıllı cihazlarla yapılacak. Şu anda eğitimi yeniden konuşuyoruz. Bugünden 2030’u düşünerek tanımlamalarını yapsınlar. Bugün ilkokula başlayan öğrencimiz, 12 yıl sonra üniversiteye başlayacak. Öyle bir program koyalım ki önüne, Türkiye dijital dönüşüme geçsin. Çok önemli bir sonuç da etik değerlerde olacak. Akıllı cihazların temel etik değerleri bilmesi, anlaması ve buna göre çalışması, bunun güvenilirliğinin sağlanması çok önemli. Asıl dönüşüm on yıl içinde olacak. Bireysel olarak, millet olarak, devlet olarak hep beraber çalışmamız, dijital dönüşümü fırsata çevirmemiz lazım. Yapmamız gereken en temel şey iyi planlamak.”  
Bülent Kutlu’nun “Sizce 10 yıl içerisinde bankacılıkta ne gibi değişimler olacak?” sorusunu yönelttiği Murat Çelik’in yanıtı ise şöyle oldu:
“Bankacılık faaliyet alanında olan birçok işi startup’lar kapmaya başladı ve bu, gelecekte daha da artacak. Bankaların da başka faaliyet alanlarından birtakım işleri kendisine çekiyor olması lazım. Bugün telekom operatörleri ve bankalar da kendilerini teknoloji şirketi olarak konumlandırıyor. Biz de kendimizi teknoloji şirketi olarak konumlandırıyor, teknolojiyi de hizmet olarak götürüyor, KOBİ’lerimizin birtakım teknolojilerini bulut ortamından sunuyoruz. Dolayısıyla müşteriye ulaşmak ve ihtiyaçlarını karşılayabilmek de önemli. Ama fintech ve startuplarla eşit şekilde rekabet edebilmek için aynı çeviklikte olmamız lazım.”
 
Dönüşüm sorumlusu CDO
E-ticaret konusundaki gelişmeleri ele alan Emre Ekmekçi, “O kadar fazla yeni teknolojiyi üretebilecek akıllı küçük yapılar ortaya çıkıyor ki, bizim gibi büyük yapıların buna nasıl cevap vermesi gerektiği konusunda iç organizasyonunda değişiklik yapması gerekiyor” tespitini paylaştı. Uzun vadeli projeler yerine, daha çevik, daha deneme-yanılma modelinin öne çıktığına işaret eden Emre Ekmekçi, yorumlarına şöyle devam etti:
“Bir yazılım merkezimiz var, ama yazılım dünyasının kendi içinde de dönüşüm gerekiyor. Yepyeni iş dalları ortaya çıkartıyor. Dolayısıyla ben dijital ekonomi nedir dediğimde, biraz hızla değişen bir ekonomiye gidiyoruz. Türkiye'de çok genç bir nüfus geliyor. Geleneksel kanallarda onlara ulaşamıyoruz. Dolayısıyla dijitalleşmenin bir de iletişim tarafı var. Ben CDO’ya ‘dönüşüm sorumlusu’ diyorum. Şirketin dönüşümünden CEO sorumludur, ama bir kişinin de bu dönüşümden sorumlu olması gerekir.”
 
Demokratik erişim sağlanmalı
Verilen iletişim arasının ardından, ‘Dijitalleşme Dijital Liderler İle Başlıyor’ başlıklı oturum düzenlendi. Tüm Fütüristler Derneği Başkanı Eray Yüksek’in yönettiği oturumun konuşmacıları ise Youth Holding’den Fütürist Girişimci Emrah Kaya, Deloitte Dijital Hizmetlerden Sorumlu Şirket Ortağı Hakan Göl ve Fütüristler Derneği Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Murat Şahin oldu. “Yaşam süresi uzayacak, ne yapacağınızı bilmiyorsunuz şu anda, başınız belada” tespitini yapan Eray Yüksek, ilk sözü Emrah Kaya’ya bıraktı. Üç tane ‘G’ye dikkat çekti Emrah Kaya: Gençlik, gelecek ve girişimcilik. “Çünkü 2050’ye gideceksek bu üçünün üzerinde yükselecek bütün dünya” açıklamasını yapan Kaya, şöyle devam etti:
“Çiplerin boyutu küçüldü, telefonlar incelmeye başladı, daha fazla sensörü olan, daha fazla şeyi algılayabilen nesneler var artık. Problem ise biz hiçbir şey yapmıyoruz, hepimiz birer tüketiciye dönüşmüş vaziyetteyiz ve üretici olmak adına gençliği girişimcilik konusunda zorlamalıyız. Talep ettiğiniz zaman elde edeceğiniz bir bilgi dünyası var artık. Kaliteli çipleri satın alabilen, o çiplerin aylık bedelini düzenli ödeyebilenler, o teknolojileri alan insanlarla alamayanlar arasında bilgi uçurumu ortaya çıkacak. Bizim Türkiye'de çözmemiz gereken şey, o farklılaşmanın ekonomik sebeple değil, demokratik bir şekilde herkesle eriştirilebilmesini sağlayacak iş modellerini bulmak olmalı.”
 
Değerlendirme yapmayı seviyoruz
Murat Şahin ise Türkiye'den 5 girişimcinin 5 yıl önce Obama’nın davetlisi olarak Beyaz Saray’a gittiğini hatırlattı ve “Yaşadığımız bölgede petrolü dışarıda bıraktığımız zaman Türkiye en büyük ihracatçı” açıklamasını yaptı. İnsanlık tarihinin belki de en büyük değişiminin yaşandığı bu süreçte insanlığın da hiç olmadığı kadar hızlı değiştiğine işaret ederek, “Hayatımıza giren ilginç şeyler var bunlardan biri ‘reytokrasi’. Reytingi sevdik ve her şeyi değerlendirmeyi seviyoruz. Taksiye bindikten sonra şoförü değerlendiriyoruz. İşte orada demokrasi devreye giriyor, taksi şoförü ya da kurye de bize puan veriyor” dedi. Şahin, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu yıl okula başlayan çocukların üçte ikisi çalışma yaşına geldiklerinde ne iş yapacaklar bilmiyoruz. Şöyle bir şeyle karşı karşıyayız: Benim param var ve 10 bin IQ bir çip alacağım, bir sürü insandan daha akıllı olabileceğim. Bugün iş dünyası çok vahşi bir rekabet dünyası ve insan olmaktan çok uzaklaşmış durumda. Ama bir taraftan da etrafımızda parası olmayan, aklı olmayan insan sayısının azlığı da başımıza dert. O yüzden insanlık bir sürü belayla uğraşıyor. Eğitimsiz, cahil insanlar bir sürü sıkıntı getiriyor. Dolayısıyla ben teknolojinin daha fazla demokrasi getirip, bu konuda birçok önemli engeli ortadan kaldıracağına inanıyorum.”
 
Bir hayaliniz olsun!
Her yıl konuştuğumuz önemli konulardan biri bizim geleceğimiz ne olacak konusu” diyen Hakan Göl’e göre, dijital teknolojilerle beraber, dönüp kendimize bakmamamız olmaz. “2022’ye geldiğimizde, mevcut mesleklerin yüzde 57’sinin ortadan kalkacağını, yerini robotlara bırakacağını konuşuyoruz” diyen Hakan Göl, şu bilgileri paylaştı:
“Klasik danışmanlık perspektifinden yazılım mühendislerini aramıza katmaya başladık. Kreatif dijital içerik ve video üreten şirketleri satın almaya başladı Deloitte. Yazılım tarafı da önem arz ediyor. Bu arada, Ar-Ge merkezi de oldu İstanbul’daki ofisimiz, dolayısıyla iyi bir sistem ve ekosistem üzerine de çalışıyor, yazılım geliştirme şirketleriyle birlikte hareket ediyoruz. Çok mülakat yapıyorum işe girişlerle ilgili ve şunu soruyorum: Hayalin ne? Bence hayal kurmakta çok ciddi bir sıkıntımız var genel olarak. Bir de herkes bilgiye ulaşınca eksik olan şey tutku ve tutkusu olan insanların gerçekten fark yaratacağına inanıyorum.”
 
Operatörlerin ödevleri yenileniyor
Verilen öğle arası sonrası günün ikinci yarısı 'Dijital İşler - Dijital Kazançlar Dijital Kavramlar ile Evriliyor' oturumu ile başladı. 360+ Media Interactive Kurucusu Zehra Öney'in yönettiği oturumun katılımcıları ise Netaş BT Operasyon Yönetimi Kıdemli Müdürü Baran Korukluoğlu, Vodafone Türkiye Dijital İş Lideri Cenk Eser, Coca-Cola Türkiye Orta Asya ve Kafkaslar CIO'su Doğan Mersin ve Nielsen Medya Araştırma Genel Müdürü Erdem Tolon oldu. Cenk Eser, mobil dönüşümü şöyle tanımladı:
“Tarifeleri ayırt eden şey içindeki veri miktarı. Telekom da bu dönüşümün kilit noktasında. Mobil veri şöyle bir sorumluluk yüklüyor operatörlere: Düşünün sokakta bir mağaza gördünüz ve iyi bir donanımla kolaylıkla o vitrinde bir sanal bir cisim göreceksiniz. Kafanızı oraya çevirip oraya baktığınızı anında buluta söyleyen bir teknolojiye ihtiyaç var. Bu operatörün ödevi. 3D nesne için bant genişliğine ihtiyaç var, bu da operatörün ödevi. Bunun gibi sokakta dolaşan yüzlerce insan, onlarca vitrin olduğunu düşünün, operatörün ne kadar ciddi bir hizmet beklentisiyle karşı karşıya olduğu gözünüzün önünde canlanabilir. Kesinti olmaması, verinin hızlı olması lazım ve 5G bunları mümkün kılar.”
Netaş’ın mobil dönüşüme bakışını ve projelerini anlatan Baran Korukluoğlu, 50 yıldır Ar-Ge yapan bir şirket olarak çalışmalarını şöyle tanımladı:
“Kendi içimizde hem servis odaklı ve Ar-Ge odaklı çalışmalarımızda bunları optimize etmek için kendi uygulamalarımızı kullandık. Servis yönetimi tarafında özellikle bütün servis ağımız, sahada bine yakın personelimiz var ve buradaki servis ağını optimize etmek için uygulama geliştirdik. Dışarıda bunun gibi birçok servis odaklı firma var. Bunu dışarıya açtık, bir ürün haline getirdik ve şu anda da 10’a yakın firmada aktif bir şekilde kullanılıyor. ‘Netaş as a platform’ isimli bir uygulama var. Özellikle startup tarafını desteklemeye başladık ve bunu da bir fon kurarak yaptık. Netaş as a platform aslında bunun altyapısı.” 
Tüketiciyi anlamaya odaklandıklarını belirterek sözlerine başlayan Erdem Tolon, “Artık yeni petrol veri” dedi. 7,5 milyarlık dünya nüfusunun yaklaşık yarısının online olduğunu, mobil internet kullanımının tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de geliştiğini vurgulayan Erdem Tolon, en büyük avantajı genç nüfusun yüksekliği olarak gösterdi ve şöyle devam etti:
“Bu değişim gelecek, her iş kolunu etkileyecek. Cihazların birbiriyle konuşmaya başlaması daha fazla tanımlar haline geliyor. Büyük veri aslında her zaman vardı. Ama her veri büyük veri değil, kullanabildiğiniz sürece büyük veri olarak adlandırılıyor. Biz de bunun yerine ‘smart data’ kavramını konuşmaya başlayacağız.”
 
Doğru iş ortakları inovasyonun kaynağı
130’a yakın yıldır aslında aynı ürünü satarak hayatını devam ettiriyor olmasına rağmen, Coca Cola’nın stratejisini ve buradaki gelişimi de Doğan Mersin şöyle anlattı:
“Yıkıcı teknolojilerdeki gelişmeyi yakından izliyoruz. Bu tür yeni teknolojilere çok büyük firmaların ayak uydurması kolay olmuyor. Çünkü büyük firmaların kendinden gelen doğal bir hiyerarşik yapısı, büyük organizasyonları, karar alma mekanizmalarının bir startup’a göre daha uzun olması gibi doğal gerçekler söz konusu. Bu nedenle Coca Cola, aslında bütün inovasyonu kendi içinde yapmaktansa, ‘bu işi en doğru partnerlerle nasıl yapabiliriz ve bir nasıl ekosistem oluşturup bu ekosistemin en doğru sonuçları üretmesi için liderlik yapabiliriz?’ başlıklarına odaklandı, İsrail’de bir kuluçka programı başlattı. Her sene 8-10 girişimci firmayı seçiyor, bunlara Coca Cola pazarlama, ürün yönetimi, fiyatlandırma ve kurumsal bazı süreçler hakkında destek verirken, onların da yenilikçi fikirlerinden, teknolojilerinden yararlanıp günlük iş problemlerimize çözümler üretmeye çalışıyoruz.”
 
Bürokrasi bu devirde engel
Bu panelin ardından ‘Disrupt Your Company | Kendi Şirketinizi Yıkın’ sunumuyla Bosch IoT & Sanayi 4.0 Koordinatörü Mustafa Ayhan sahnede yerini aldı. “Geleceğe bakmak güzel, gelecekle ilgili planlar yapmak çok daha güzel. Ama biraz da bugüne bakıp bugün neler yapmamız gerektiğini düşünmemiz gerek” yorumunu yapan Mustafa Ayhan, küresel köklü şirketlerin artı ve tamamlamaları gereken eksikleri şöyle anlattı:
“Strateji oluşturmada ya da geleceği öngörmede sorun var. Büyük şirketlerde bürokrasi var, kendi önümüze engeller koyuyor, çevikliği kaybediyoruz. Burada teknoloji de işe yaramıyor maalesef, önce süreci değiştirmeniz gerek. Bu insanla ilgili bir durum. Organizasyonun şeffaf olması gerek ve şeffaflığı dijital teknolojilerle sağlayabiliriz. Bir de hata yapmaktan korkuyor, hata yapanları cezalandırıyoruz. Startup’lar ise en sonunda en doğrusunu bulana kadar deneme yapıyorlar. Dönüşüm; C seviyesinden başlayarak bütün organizasyonda içselleştirilmesi gereken bir konu. Sürekli öğrenmeyi hem kendimiz hem organizasyonumuz için dile getirmek önemli.”
 
Yapay zekaya hazır olun
Bir iletişim arası sonrasında bu başlıtaki etkinliğin son oturumu ‘ALPHA Beklentileri’ başlığında gerçekleştirildi. Tüm Fütüristler Derneği Başkanı Eray Yüksek bir kez daha moderasyonu üstlenirken, katılımcılar ise Vappy Kurucusu Cihan Baltepe, Genç Fütüristler Eş Başkanı Hasan Can Volaka, Stajyer Avukat Oğuz Kartoz ve Psikolog & Profesyonel Koç Vivi Soryano oldu. Hasan Can Volaka, “Alfa kuşağı dediğimiz kuşak, şu anda tamamıyla dijital ilişkiler üzerine yaşamakta” dedi ve “Genç fütüristler ya da bütün insanlar olarak, bu sene ilk defa bu kadar multidisipliner bir ortam buluyorum. Farklı fikirler çok önemli. 30 yıl içerisinde yapay zekayla yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor” yorumunu yaptı. Cihan Baltepe ise “Amacımız 2100’de insanların nasıl yaşadığını, ne yaptığını araştırmak” diyerek, “Bugün doğmuş bir insan, 100 sene daha yaşayacağını öngördüğümüz zaman ne yapacak? Her şey çok hızlı değişecek, işin içine yapay zekâ girecek” dedi. Oğuz Kartoz ise şunları söyledi:
“Facebook, Google gibi şirketlerin ürünlerini ücretsiz kullanabiliyoruz, çünkü musluklarımızdan akan verilerle onları besliyoruz. Gelecekteki gelişmelerin bizi de korkutması gerekiyor. Hayatımıza giren bir şey eğer hayatımızı daha hızlandırıyor ve kolaylaştırıyorsa, arkasındaki felsefeyi çok sorgulamadan onu direkt hayatımıza entegre ediyoruz. Türkiye'de de Kişisel Verilerin Korunması Kanunu devreye girdi. Bunun hakkında çalışıyorum. Çünkü şirketler, özel yaşamınızın gizliliği hakkınızı ihlal edip, sizi bir meta haline getirebiliyorlar. Geleceğin ölçülü miktarıyla bizi korkutması gerektiğini her gün düşünüyorum. Üç ay verseler Python’da orta düzeyde kodlama öğrenecek yeteneğe sahip misiniz, benim için değerli olan bu.”
“Burada bir şey yaptığında dünyanın öbür tarafında da bir etkisi var. Sadece bir davranış değil, bir bütüne katkımız var ve bu anlayış daha çok benimsenecek” yorumunu yapan Vivi Soryano, “Motivasyonumuzu bulabilmek için farkındalığımıza dönmemiz lazım. Bunu bugün kurumlar yapıyor. İlerde bununla ilgili daha fazla alanlar bulunacak, farklı bilinçte olan insanlar bir araya gelip o bilinci yükseltmek için farklı birliktelikler oluşturulacak. Kendinizi, kendi farkındalığınızı anlamaya zaman ayırmanızı öneriyorum. Çünkü oradan aslında kendi cevaplarımız gelecek” yorumunu yaptı. 

22 Yıl Önce Bu Hafta

 
 
 
 
  Web Analytics