Dosya SAAS: Faydayı Gören Kiralıyor 26 KASIM 2012 / 16:26

Ağır ama emin adımlarla gelişen ilgi

SaaS pazarının önünün Türkiye’de çok açık olduğu, tüm sektör temsilcilerinin de hemfikir olduğu bir saptama. Netsis Teknoloji ve Ar-Ge’den Sorumlu Başkan Yardımcısı Yalçın Tarkan’a göre, dünyadaki gelişime bakıldığında ilk evrelerde yaşanan yavaş gelişim sebeplerinin başında o dönemde sunulan uygulamaların özelleştirilebilirlik yeteneklerinin düşük kalması geliyor. Yani şirketler doğal olarak süreçlerini karşılamayan, kullandığı diğer sistemlerle bütünleşik olamayan katı yazılımlar kullanmak istemiyor. Diğer yanda, yazılımları hizmet olarak kullanırken verim alabilmek için sağlıklı internet altyapısı da önemli gereklilik. “Ülkemiz bu sıkıntıları tamamen aşmış durumda, ancak telekomünikasyon altyapısı yeterince gelişmemiş bazı çevre ülkelerde bu konu bir engel olarak önümüze çıkıyor” analizini yapan Tarkan, karşılaşılan bir başka önemli sorunun genelde bilinç eksikliği ya da yanlış bilgilendirme olabildiğine işaret etti. Yani bulut hizmetlerinden ilk defa faydalanacak şirketlerin bilgi yetersizliği nedeniyle birtakım endişeleri olabiliyor, ama Tarkan’a göre, hizmetleri kullandıkça ve getirilerinden faydalandıkça bu kaygılar ortadan kalkıyor. “Benzer şekilde, bazen geleneksel çözüm sunan sektör oyuncuları müşterilerini elde tutabilmek için yanlış yönlendirmelerde bulunarak teknolojik dönüşümü yavaşlatmaya çalışabiliyorlar” eleştirisini de yapan Tarkan’a göre, gelişimin sürmesi için bilinçlendirme görevi SaaS hizmet sağlayıcı şirketlere düşüyor. SAS Pazarlama Çözümü Lideri Nuri Çelikboy, SaaS’taki potansiyeli şöyle anlattı:


“Yapılan araştırmalar 2015 yılı itibariyle kurumların yüzde 50’sinin stratejilerini belirlerken SaaS uygulamalarını kullanacaklarını öngörüyor. Bu çok büyük bir oran ve Türk şirketlerinin de bu duruma kayıtsız kalmayacağını düşünüyoruz. Bu yüzden ürünlerimizin SaaS olarak kullanabilecekleri sürümlerini geliştirme konusunda ciddi yatırım yapıyoruz. Konu engeller olduğunda, en önde gelen konu güvenlik ile ilgili çekinceler ya da kurallar. Kurumlar güvenlik ile ilgili ihtiyaçlarını net bir şekilde adreslemeli. Gizlilik kuralları, temel metrikler ve resmi kısıtlar baştan belirlenirse, SaaS uygulamalarının bu sıkıntıları çözmesi konusunda bir engel görmüyorum. Zira uluslararası standartlar bu uygulamalar tarafından desteklenmekte. Bir diğer konu; kurum kültürü. Organizasyonların iş süreçlerini daha teknolojik, mobil ortamlar üzerinden yürütme konusundaki isteklerini, taleplerini artırdıkça SaaS uygulamalarına yapılan yatırım daha da artacaktır.”
KOBİ’lerde teknoloji farkındalığı artıyor
E-ticaretin, internet bankacılığının, çevrimiçi devlet uygulamalarının gelişmesi ile beraber önce son kullanıcılarda önyargıların yıkılmaya başladığını belirterek, bireylerde yaşanan bu değişimin artık kurumsal düzeyde de izlenebilir durumda olduğunu vurgulayıp, Türkiye’nin teknoloji dönüşümü için bunu çok önemli bir adım olarak değerlendiren Workcube Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Açıkel Turhan da, şu detayları paylaştı:
“SaaS ve diğer bulut hizmetler yalnızca Türkiye’de değil, dünyada da gelecek vaat ediyor. Gartner’a göre “İşletme Öncelikleri” konusunda 2009 yılında 16’ncı sırada yer alırken, 2012 yılında 3 numaraya tırmanıyor. Uzmanlar 2014 yılında işletmelerin BT bütçelerinin en az 3’te 1’ini bulut servislere harcayacağı öngörüsünde bulunuyor. Türkiye’de ise SaaS modelinin yaygınlaşması özellikle bilişim sektöründe çok fazla alt kırılım ve bu alt sektörlerde uzmanlaşmış veya uzmanlaşmak isteyen çok sayıda şirketin önünü açmakta. Bu bilişim sektörünün gelişmesi ve Türkiye menşeili daha çok teknolojinin gelişmesine olanak sağlamak anlamına geliyor. SaaS ve diğer bulut hizmetler, işletmelere yüksek teknolojiye daha düşük maliyetler ile sahip olma imkanı tanıyor. Türk şirketlerinde teknoloji farkındalığı arttıkça SaaS ürünlere talebin de artacağını düşünüyorum.”


Bu yapının önündeki sorunlar söz konusu olduğunda Turhan, “Öncelikli problem, Türkiye’de üretilen ve SaaS modeli ile işletmelere sunulan yazılım sayısının az olması” eleştirisini yaptı. Turhan’a göre, aşılması gereken diğer bir engel ise işletmelerin kurum içi yazılım ve teknoloji kullanımının artırılması. Elbette büyük kurumlar Türkiye ve dünyada bilişim alanında yapılan gelişmeleri yakından takip edip, kurum içinde kullanmaya gayret ediyorlar. Fakat Turhan’a göre, özellikle KOBİ’ler mevcut yenilikleri takip edip işletme içinde benimsemekte zorluk çekiyorlar. Turhan, bu sorunun en büyük sebeplerinden yüksek maliyet probleminin SaaS ve diğer bulut teknolojiler ile büyük oranda aşılabileceğini düşündüğünü belirtti.
Turcom Teknoloji Yazılım Satış Müdürü Serkan Esen’e göre, SaaS, Türkiye’de teknolojik olarak olmasa da psikolojik ve politik olarak, bununla birlikte geleneksel alışkanlıklar sebebiyle dünya ortalamasının altında. Her geçen gün SaaS kullanımı artsa da, Esen, Türkiye’nin asıl dinamosu olan KOBİ’lerin henüz tabularını yıkamadığına dikkat çekti, ama KOBİ yöneticilerinin bulut bilişim ve ona bağlı olarak SaaS uygulamalarını kullanmasının kaçınılmaz bir gereklilik olduğunun da altını çizdi. Konu SaaS’ın geleceği olduğunda, “Her yıl yüzde 20 civarında artan bir pay ile büyüme eğilimi belli” yorumunu yapan Esen, şunları söyledi:
“Düzenlemeler sebebiyle SaaS’ı en azından şimdilik tercih edemeyecek şirketleri bir yana bırakırsak, SaaS’da en zayıf halkayı SaaS tedarikçileri olarak görüyorum. Bilişim devleri milyonlarca dolarlık altyapı yatırımları yapıp yüzde 99 erişim garantisi ile hizmet verirken, çok daha mütevazi olarak kendi özel bulutlarını kurup SaaS uygulamaları sağlayan tedarikçi şirketlerin çoğu, artan rekabetten ötürü yedekleme, bant genişliği, süreklilik, felaket kurtarma,  internet optimizasyonu gibi altyapısal gereklilikleri hakkıyla yapamayıp, eskiden bir projede maksimum bir şirketi mağdur etme potansiyeline sahip iken, SaaS ile birlikte tek bir seferde hizmet verdiği tüm şirketleri mağdur edebilecekler. Bu sebeple SaaS uygulamaları için çalışılacak şirket iyi seçilmeli.”
Kalite, güvenlik ve uygulama çeşitliliği
Eczacıbaşı Bilişim Satış Yöneticisi Şenol Vatansever’e göre, İK, idari işler, bilgi teknolojileri, satış ve pazarlama gibi bölümlerinin iş akışları ihtiyaçlarını SaaS modeliyle tedarik etme noktasında çokuluslu ve yerli şirketlerden talepler aldıkça, katma değeri görüldükçe SaaS iş modeli yaygınlaşacak ve Türk kültüründen gelen ‘sahip olma isteği’ ikinci plana atılabilecek. SaaS ve bulut bilişime yönelik artan ilginin sebebini; şirketlerin kendi ana işlerine odaklanıp, diğer konuları da dışkaynak yönetimine aktarmaya sıcak bakmaları olarak tanımlayan HP Türkiye Yazılım Ülke Müdürü Nil Bağdan, bu hizmeti veren şirketlerin de maliyet ve yönetim avantajı sağlarken, diğer yandan da kalite, güvenlik ve uygulama çeşitliliği konusunda daha ileri noktalara gelmeleri gerektiğine işaret etti. Bağdan şu yorumu da ekledi: “SaaS avantajlı, ama şirketler doğru SaaS paketini seçmez, SaaS’ı doğru kullanmazsa dezavantajlar ortaya çıkabilir. Dolayısıyla burada bizim yapabileceğimiz, yanlış kullanımda ortaya çıkabilecek riskleri sıralamak.”


KoçSistem Ar-Ge ve İş Uygulamaları Danışmanlık Direktörü Ömer Özgür Çetinoğlu da gelecek yıllarda SaaS uygulamaları için mobil platformun daha çok kullanım alanı bulacağına dikkat çekti. Türk şirketlerinin SaaS uygulamalarına olan güveninin artması ve maliyet avantajı sebebiyle orta ölçekli işletmelerin konuya olan ilgisinin artmasının beklendiğini söyleyen Çetinoğlu, “HTML5 ile SaaS uygulamalarında kullanılan arabirimler gelişerek kullanıcı için daha anlaşılabilir ve kolay hale gelecek” dedi. Çetinoğlu’na göre, SaaS kullanımının artması için en önemli adım altyapı yatırımları. Yani çok kiracılı mimarinin performanslı olarak kullanılabilmesi için yeterli işlem gücü ve yüksek hızlı erişim sağlayan internet bağlantı genişliği gerek. “SaaS teknolojileri için bir diğer sorun ise herkesin ortak olarak kullandığı uygulamaların barındırıldığı yerdeki güvenlik sorunu” eklemesini yapan Çetinoğlu, bu hizmeti vereceklerin ilgili hizmet süreçlerini uluslararası standartlarda yönetebilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Inspark Genel Müdürü Serdar Susuz’a göre SaaS konusunda Türkiye ve Avrupa biraz geriden gelmekte. Hem ülkemizde hem de Avrupa’da bu konuda çeşitli teşvikler söz konusu. Susuz’a göre, konu bu yapının gelişiminin önündeki engeller olunca, herkes düzenlemelerden bahsediyor, ama bu aslında varolan BT ekonomisinin transformasyonu ile ilgili bir konu. “Ayrıca ekonomik yapı ve gelir/gider seviyelerine bakıldığında, Türkiye’de ucuz ve kayıt dışı iş gücü çalıştıran şirketler düşünüldüğünde, teknoloji ve BT hizmetlerine yapılan yatırım sınırlı kalmakta” saptamasını yapan Susuz, “Bu sebeple BT şirketleri de yatırımlarını kısıtlı tutmakta. Bu durum, devletin yeni kontrol mekanizmaları ve şirketlere getirdiği yükümlülükler sebebiyle değişmekte olup, orta vadede SaaS gibi etkinliği yüksek iş modelleri daha fazla ön plana çıkacak” yorumunu ekledi.

IBM Türk Bulut Entegre Teknoloji Hizmetleri Satış Lideri Baran Erdoğan’a göre ise en önemli eksiklik son kullanıcı tarafındaki SaaS algısının olgunluk seviyesi. Bu eksiklikten dolayı da Erdoğan’a göre, SaaS’a geçişin önündeki en büyük engel “endişe” ortaya çıkıyor. Erdoğan, olgunluk seviyesi en üst düzeydeki SaaS hizmetlerinin bile yeterince iyi anlatılamamasından dolayı, IBM gibi bu hizmeti sağlayan kurumlara bu eksikliği gidermek için büyük görev düştüğünü de ekledi.
Bütünleştirme ve iş zekâsındaki potansiyel
Coretech/Logo Yazılım Genel Müdürü Cahit Güvensoy, SaaS modelinin maliyet, hız ve esneklik açısından önemli avantajlar sunarken, bazı durumlarda şirketleri belirli sınırlar içinde kalmaya zorlayabildiğine de işaret etti. Zira her şirket için, kendisine özel tam bir fonksiyonellikten bahsetmek pek mümkün değil. Diğer taraftan güvenlik, hâlen en büyük çekincelerin başında geliyor. “Servis sağlayıcı şirketin faaliyetlerini durdurması, iflas etmesi durumunda, veriye erişimin garanti altına alınması ve bu anlamda kurumsallaşmış ve güvenilir firmalarla çalışmak şart” diyen Güvensoy, “Birçok şirketteki veri güvenliği endişeleri de dikkate alındığında, SaaS modelini tercih ederken öncelikle beklentileri doğru tespit etmek, buna göre servis sağlayıcı şirketlerle, ihtiyaçları tam ve zamanında karşılayacak doğru hizmet seviyesi anlaşmalarını (SLA) imzalamak gerekiyor. Buna bağlı olarak, sadece yazılım değil, aynı zamanda gerektiğinde yerinde destek ve eğitim faaliyetleri ile yaygın çözüm ağı da oluşturmuş yerleşik şirketler bütünlüklü çözüm konusunda ön plana çıkıyor” yorumunu yaptı. Turkcell Global Bilgi Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı A. Fahri Arkan, finansal modellemedeki kolaylığı, yenileme ve bakım gibi maliyetlerinin olmaması, yüksek güvenlik ve erişim özelliklerinin SaaS’ın önünü daha da açacağı kanısında. Ama  bilgi güvenliği gereksinimleri ve düzenlemelerle ilgili durumlar Arkan’a göre, bulut çözümlerinin gelişimi önündeki en büyük engeller. Ayrıca, SaaS uygulamalarını kullanan firmaların buluttan aldıkları çözümü kendi altyapıları ile bütünleştirmeleri ve çıkan sorunların hızlı bir şekilde çözüme ulaştırılmasında, konuyla ilgili pazarın ve teknolojinin yeni olması da bu yapının gelişimi önündeki bir diğer engel olarak karşımıza çıkıyor.
İnnova Genel Sektör ve Finans İş Geliştirme Grup Yöneticisi Bilgehan Baykal, SaaS modelinin iş zekâsı ürünlerinde de yaygınlaşacağı öngörüsünde bulundu ve “SaaS, nispeten daha küçük işletmelerin iş zekâsı ürünleri ile tanışmaları için fırsat yaratacak” yorumunu yaptı. Baykal, bu yapının gelişiminin önündeki engelleri ise şöyle sıraladı:

“Özellikle orta ve küçük ölçekli işletmeler için avantajlarından söz ettiğimiz SaaS modelinin gelişiminde sektörlere özel yazılım alternatiflerinin artması ve genişbant bağlantının sağlıklı bir şekilde yaygınlaşması önemli. Kurumlar SaaS modelinde gerçekten işlerine büyük oranda katkıda bulunacak çözümlere kavuşarak rağbet etmeli ki, bu alanda SaaS sağlayıcılar artsın, rekabet sektörü iyi bir noktaya getirsin. Ayrıca hizmet modellerindeki çeşitliliğin de artması gerek. Kurumlar sadece yıllık ve aylık değil, gerektiği noktada saatlik, günlük ve haftalık hizmetler de bulabilmeli.”

ÇÖZÜMLER DAHA DA YAYGINLAŞACAK

Baran-Erdoğan“Yazılımın hizmet olarak verilmesi tüm kurumlarda artık alternatif bir model olarak benimsendi” diyen IBM Türk Bulut Entegre Teknoloji Hizmetleri Satış Lideri Baran Erdoğan, çalıştıkları şirketlerden bu tarz talepleri almaya başladıklarını da ifade etti. Bunun, hizmet olarak yazılımın Türkiye’de yükselişe geçtiğini de gösterdiğini belirten Erdoğan, “Daha ileriki yıllarda bazı konularda bunun tek yöntem olacağına inanıyoruz. İnternetin gelişmesiyle özellikle e-posta ve işbirliği tarzı çözümlerin çok daha yaygınlaşacağını düşünüyoruz. En başta kritik olmayan iş yüklerinin ve ardından da kritik iş yüklerinin buluta taşınacağını öngörüyoruz” yorumunu yaptı.

BULUTUN NİMETLERİ

A.-Fahri-ArkanTurkcell Global Bilgi Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı A. Fahri Arkan, altyapı sağlayıcı şirketlerin bulut çözümlerinin nimetlerini kullanıp, müşterilerine ucuz ve güvenilir IaaS, PaaS ve SaaS çözümlerini sunmasıyla birlikte, dünyada ve Türkiye’de bu uygulamanın kullanımının artış göstereceği kanısında. Arkan, SaaS uygulamalarından biri olan Social Sniffer örneğinden yola çıkarak, uygulama ilgisinin artacağı tahmininde bulundu.

SAAS PAZARINDA RANDIMANLI BÜYÜME

Cahit-Güvensoy“SaaS uygulamalarının kurumlara getirdiği avantajlar, dünyada kısa sürede önemli bir pazar oluşturdu ve bilişim sektörünün önde gelen şirketlerinin giderek büyüyen miktarlarda bu alana yatırım yapmasını sağladı” diyen Coretech/Logo Yazılım Genel Müdürü Cahit Güvensoy, Gartner’in yaptığı araştırmaya göre, dünya çapında SaaS pazarının bu yılın sonunda 14.5 milyar doları aşacağına işaret etti. Güvensoy şöyle devam etti:
“Pazarın büyüklüğünün 2015 yılı itibarıyla 22 milyar doların üzerinde olacağı tahmin ediliyor. Türk şirketlerinin bulut bilişime ve SaaS çözümlerine giderek ısındığını, ülkemizdeki iletişim altyapısının güçlenmesi, bilişim ve yazılım sektörüne verilen teşvik ve desteğin artmasıyla, yakın gelecekte çok daha fazla sayıda şirketin bu uygulamalardan yararlanacağını düşünüyoruz.”

BAĞIMSIZ ÇALIŞMA ORTAMLARI TERCİHİ

Yalçın-Tarkan-“Çözümün iş dünyasında yaygınlaşmasıyla, uzaktan çalışma ve e-ticarete dayalı iş modelleri yaygınlaşıyor, her an her yerde bağımsız bir çalışma ortamı oluşturulabiliyor” diyen Netsis Teknoloji ve Ar-Ge’den Sorumlu Başkan Yardımcısı Yalçın Tarkan’a göre, Türkiye için yeni sayılabilecek SaaS kavramına ilgi giderek artıyor. Bu ilginin geleceği konusunda da Tarkan şu yorumu yaptı:
“Günümüzde öncelikle kurumlar tarafından tercih ediliyor olsa da, bireylerin de zamanla bu sistemin farkına varacağına inanıyoruz. Özellikle taşınabilir bilgisayarlar, Android işletim sistemleri ile akıllı telefonlar sayesinde internet tabanlı yazılımlara olan ihtiyaç daha da artıyor. Son yıllarda kullanımı ve ihtiyacı giderek artan bulut bilişimin, bundan sonra da iş hayatımızda gelişerek var olmaya devam edeceğini öngörüyoruz.”

İŞ ZEKÂSIYLA PARALEL BÜYÜME

Gökhan-ArıksoySoftware AG Türkiye Başkan Yardımcısı Gökhan Arıksoy konuya iş zekâsı temelinde yaklaşarak, “İş zekâsı alanında ürün sağlayıcılar penceresinden baktığımızda, yazılım konusunda Türkiye’de yerli oyuncuların neredeyse hiç yer almadığını, daha çok uluslararası yazılım şirketlerinin piyasada yer aldığını görüyoruz” eleştirisini yaptı. Ancak Arıksoy, her şeye rağmen Türkiye’de iş zekâsı alanında hâlâ büyümekte olan bir pazar gözlemlediklerini söyledi ve şu örneği paylaştı: “Yakın zamanda, iş zekâsına yatırım yapan büyük işletmelerin, ellerindeki veri madenciliği fırsatlarını daha katma değerli seçeneklere taşıyacaklarını öngörüyoruz.”
ETİKETLER : Sayı:897
YORUMLAR
ufuk şenol 26 ARALIK 2012 / 12:23 0 0
Güzel haber