Dosya Sağlık Sektöründe Bilişim 23 HAZİRAN 2014 / 08:30

Bulut, mobil, otomasyon, iş zekâsı sağlıkta buluşuyor

Türkiye’de sağlık bilişiminde dünya standartlarındaki şaşırtıcı gelişmeler her geçen gün daha büyük umut olurken, diğer yandan sağlık bilişimi yönetiminin daha da güçlendirilmesi amaçladığından merkezi bir yapı aranır hale geliyor.

Acıbadem Mobil Sağlık Genel Müdürü Rasim Topuz, bilişim çalışmaları ve yatırımlarının kuruldukları ilk günden bu yana öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayarak faaliyet gösterdikleri alanın atardamarının mobilleşme olması nedeniyle özellikle teknolojinin bu dalında yatırım yaptıklarını kaydetti. Topuz, “Teletıp adlı hizmetimizin de bu yatırımlarımızın güzel bir örneği olduğuna inanıyorum. Bir uzaktan kronik hastalık takip sistemi olan teletıp hizmetimizde, ağ geçidi destekli bir tansiyon ve şeker ölçüm cihazının yanı sıra telefonda 7/24 Medikal Koçluk Hizmeti ve Acil Sağlık Hizmeti gibi servisler de yer alıyor. Bugün 76 milyonluk Türkiye nüfusunun 22 milyonu diyabet ve tansiyon gibi kronik hastalıklara sahip. Bu kronik hastalıkların ülke ekonomisine ve sağlık sistemine getirdiği yıllık yük ise 580 milyon TL’ye ulaşıyor. Hastanelerde bu hastalıklarla mücadele edenlerin tedavi edilebileceği bir kapasite olmaması, kısacası geleneksel yöntemlerin bu sorunların aşılmasında yetersiz kaldığı gerçeği, teletıpın önemini daha da artırıyor” dedi. Diğer yandan mobil uygulamaların da bu alandaki önemli yatırımları arasında yer aldığına dikkat çeken Topuz,  ‘Mobil Sağlık’ adlı uygulamalarının, Apple App Store ve Google Play’de, tıp kategorisinde en yeni ve en çok indirilen 5 tıp uygulaması arasında bulunduğunun altını çizdi. Topuz, diğer bir mobil uygulama olan diyet uygulamasının ise sağlığı korumanın önemli bir parçası olarak gösterilen diyeti hayata geçirmeyi daha kolay ve eğlenceli hale getirdiğini belirtti. 2C Biyoteknoloji, Sağlık ve Tıbbi Cihazlar Limited Şirketi Genel Müdürü Ceren Can, Ankara’da kurulduklarını, moleküler biyoloji konusunda uzman ekibiyle çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti. Can, “2C, Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu Kararları doğrultusunda ekibini ve kapasitesini geliştirmeye devam ediyor. Ülkemize katkı sağlamak amacıyla öncelikli alanlarda yenilikçi araştırma ve geliştirme hizmeti veriyoruz. Bu bilinç doğrultusunda ilaç ve tarımsal ilaç ile ilgili çalışmaları sürdürüyoruz. Diğer yandan, test ve analiz konusunda da müşterilerimize hizmet veriyoruz” açıklamasını yaptı. Kironna şirketi, sayısal sağlık alanında öncelikle halka ve profesyonele yönelik etkileşimli içerik üretimi sunuyor” dedi.

Kironna Dijital Sağlık Çözümleri Yönetici Ortağı Yağmur Selin Gülmüş, Türkçe yayınlanan, doğru kaynaklardan derlenen güvenilir sağlık bilgisinin, interaktif, her an her yerden ulaşılabilecek çevrimiçi içerik haline getirilmesi ve tek bir internet platformu www.saglikveyasam.com altında buluşturulması üzerine projeler geliştirdiklerini söyleyerek, “Türkiye’deki pek çok hasta ve doktor dernekleri ile 1500’ü aşkın kısa video ürettik. Bununla birlikte Amerikan Mayo Clinic sağlık kütüphanesinin Türkiye lisansörüyüz. Bu kütüphanenin Türkçe tercüme ve yerelleştirme çalışmaları yatırımlarımız arasında” diyerek yerelleştirmenin önemine vurgu yaptı. Gülmüş, “Türkiye’de her ay 20 milyon kişi internet üzerinden en az bir kere sağlık konusunda arama gerçekleştiriyor. Bu aramaların sonuçlarında kullanıcıların yönlendirildiği veya bilgi kaynağının güvenilirliği hakkında herhangi bir çalışma yapılmamış olan bu pazarda çevrimiçi sağlık içeriği konusunda lider olmak hedeflerimiz arasında. Halk ve profesyonelleri bir araya getirecek bu platform büyüdükçe Türkiye özelinde halk sağlığı konusunda pek çok veri toplanabilecek, istatistik ve klinik araştırmalara katkıda bulunulacaktır” dedi.
Çözümlerimizle sektöre hareket katıyoruz
KoçSistem Pazarlama ve Satış Genel Müdür Yardımcısı Can Barış Öztok, “Müşterilerimize, BT alanında uçtan uca hizmet sunma yaklaşımımızla, verdiğimiz tüm hizmetlerimizi sağlık sektöründeki müşterilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda modelliyoruz. Farklı sektörlerde edindiğimiz mobil, otomasyon, iş zekâsı, bulut bilişim, danışmanlık gibi alanlardaki tecrübelerimizi sağlık sektörünün de hizmetine sunuyoruz” diyerek şirketin sağlık politikasını aktardı.
Gerek kamu, gerekse özel sektörde altyapı modernizasyonuna yönelik projelerle sağlık sektörünü ileriye taşıyacak işlere imza attıklarını belirten Öztok, “Özellikle ilaç sektöründe üretim ve depo otomasyon sistemleri ile hızlı ve hatasız operasyon, izlenebilirlik, sistem kontrolü, anlık müdahale olanakları ile verimliliği artıracak projelere imza atıyoruz. Sağlık Bakanlığı ile özel sektörün birlikte daha iyi bir sağlık hizmeti için çalışmasını hedefleyen kamu-özel sectör ortaklığı kapsamında kurulmaya başlanan Sağlık Kampüsü projeleri ile yakından ilgileniyor, biz de şirketimizin 70 yıllık tecrübesiyle, daha iyi bir sağlık hizmeti hedefi doğrultusunda, gerçek anlamda uçtan uca çözümler üretmek üzere odaklanıyoruz” açıklamasını yaptı. İlaç mümessillerinin tanıtım ve sipariş verme/takip süreçlerini mobil uygulamalar üzerinden yapabileceği çözümlerle sektöre hareket kattıklarını söyleyen Öztok, “Bilgi gizliliğinin ve kişisel verilerin korunmasının büyük önem taşıdığı sektörde, sosyal ağlar, kişisel cihazların kullanımı vb. sebebiyle kurumların karşı karşıya kaldıkları riskleri ortadan kaldırmaya yönelik projelerimizle de hizmet veriyoruz” ifadesini kullandı. TÜBİTAK destekli ilk ‘Yoğun Bakım Entegre Klinik Bilgi Sistemi’ projesini geliştiren şirket olan BDY Bilişim’in Ar-Ge ve Yazılım Geliştirme Direktörü Özgür Öztürk şunları kaydetti: “Tıp bilişimi alanında yoğun bakım bilgi sistemi projemiz lokomotif bir proje ama bu projenin devamı olarak TÜBİTAK nezdinde hazırladığımız farklı projeler de var.”

Öztürk, ayrıca bu projenin mobil ve web ortamındaki bütünleştirmelerini de projelendirdiklerini ve sağlık alanında farklı ve yenilikçi yazılımları üretmeye devam edeceklerini de belirtti. QlikView Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Müjde Işım da diğer tüm sektörlerde olduğu gibi sağlık sektöründe de oluşan verinin raporlanması ve analizi için kurumsal iş zekâsı çözümlerinin büyük önem taşıdığını kaydetti. Şirket olarak, sağlık sektöründe uzman ve bir tek bu sektöre odaklı iş ortaklarıyla sektöre özel çözümler sunduklarını belirterek “Bir çözüm ortağımızın QlikView üzerinde gerçekleştirmiş olduğu ve piyasadaki tüm hastane yönetimi bilgi sistemleri ile bütünleşik çalışabilen raporlama ve analiz çözümü, kamu sektöründe ve özel sektördeki tüm hastanelerin bu alandaki ihtiyacını tam olarak karşılıyor. Ayrıca Sağlık Bakanlığı ve Kamu Hastaneleri Birlikleri’nde de, QlikView ile gerçekleştirilmiş uygulamalar mevcut” ifadesini kullandı.
Sektöre sunulan ilkler
‘Tıp Bilişimi’ şirketi olan Datamed’in asıl ilgi alanı ‘Tıbbi Görüntü Arşivleme’ alanında yazılım ve donanım çözümleri sunmak. Sağlık sektöründe pek çok ilki gerçekleştirmiş olan şirket; ilk BBS ve internet uygulamalarını, ilk profesyonel slayt ve sunum hizmetlerini yıllar önce sektöre sunmuş. DataMed Genel Müdürü Ömer Kayahan Yalçın, “DICOM Uyumlu CD Kayıt ve Arşivleme Sistemi ile MR, CT, PET, anjio, floroskopi, röntgen, ultrasound, echo, endoskop, kolonoskop, laparoskop, artroskop, ameliyat mikroskobu, biomikroskop vb. herhangi bir tıbbi cihazın görüntülerini bilgisayar ortamında uluslararası bir standart olan DICOM (Digital Imaging and Communication in Medicine) biçiminde arşivliyoruz. Bu görüntüleri CD-DVD ROM’lara aktarıyor, hekimlerin sunum ihtiyaçları için yine kendi üretimimiz olan ‘Edit’ yazılımlarıyla düzenliyor ve istenirse bu görüntülerin ağ üzerinden izlenmesini sağlıyoruz. Anjio ürünümüz 50’den fazla hastanede kullanılıyor” diyerek çalışmalarını aktardı. 2006 yılından bu yana ise PACS (Picture Archiving And Communication System) ve Telemedicine (Uzaktan Tıp) çözümlerine ağırlık verildiğinin altını çizen Yalçın, tamamı DataMed tarafından geliştirilen PACS yazılımlarının; üniversite, devlet, eğitim araştırma ve özel, çeşitli illerde bulunan 90 civarında hastanede kurulduğunu ve halen başarıyla çalıştığını kaydetti.
Corlam şirketinin sağlık bilişimi alanında yaptığı çalışmalar; genellikle biyomedikal cihazların akıllı cihazlarla bütünleştirilmesi çerçevesinde değerlendirilebilir. Corlam Kurucu Ortağı Mehmet Doğan Aşık, “Akıllı cihazların yaygınlaşması diğer birçok alan gibi biyomedikal alanı da etkiledi ve gelişen süreçte bu bütünleştirme için birçok yatırım yapılmaya başlandı. Şirketimiz de bu alanda faaliyetlerini sürdürüyor. Geliştirilen uygulamalar ve küçük cihazlarla akıllı cihazların biyomedikal alanında kullanımı, maliyet, kullanım kolaylığı, ulaşılabilirlik ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği anlamında ve elbette ki mobilite düşünüldüğünde inanılmaz faydalar getiriyor” yorumunu yaptı.
Tiga Genel Müdürü Adem Ali Yılmaz, 2007 yılında Bilkent Cyberpark’ta kurulduklarından beri yenilikçi uygulamalarıyla ülkemizi BT alanında dünyayla yarışır kılmayı amaçladıklarının altını çizerek Bilgi Yönetimi ve Karar Destek Sistemleri alanında tamamladıkları başarılı projeler ve edindikleri tecrübeyle Sağlık Bakanlığı tarafından tercih edildiklerini söyledi. Yılmaz, “Sağlık Bakanlığı için şirketimiz tarafından geliştirilen İlaç Takip Sistemi (İTS), dünyada ilk kez Türkiye’de başarılı bir şekilde uygulandı. Bu sistemle Türkiye’de kullanıma sunulan ilaçların üretim/ithalat safhasından başlayıp hastaya ulaşana kadar olan bütün süreçleri takip ve denetim altına alındı” dedi ve sistemle ilgili şu detayları verdi: “İlaç Takip Sistemi, bünyesinde büyük hacimli verileri barındıran ve cevap sürelerinin kritik öneme sahip olduğu Türkiye’nin sayılı projelerinden olup alanında dünyadaki en başarılı örneği. Yüksek performansla hizmet veren İTS her gün yaklaşık 60 milyon ilaç işlemi gerçekleştiriyor ve sistemin cevap süresi 0.5 saniyenin altında. İlaç Takip Sistemi’nde yaklaşık 8 milyar ilaç, 40 bin paydaş ve 7 bin farklı ilaç kayıt altına alınmış durumda.”

EN YÜKSEK SEVİYEDE ULUSLARARASI BİYOMETRİ SERTİFİKALARINA SAHİBİZ

16 yıldır biyometri konusunda çalışan, bu konuda Ar-Ge çalışmaları yürüten, ürün ve çözümler sunan Ölçsan Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Burak Sondal, “Kişinin yalnızca kendisine özgü özelliklerini kullanarak kimlik doğrulamasını gerçekleştirme işlemi olarak özetleyebileceğimiz biyometri, başta sağlık ve kimlik projeleri olmak üzere havacılık, mobil, bankacılık, geçiş kontrol ve sınır kontrol uygulamalarında kullanılıyor. Ölçsan olarak uzmanlık alanımız olan ve Ar-Ge çalışmaları yaptığımız bir dalda yeni ürünümüz ‘K!M Pozitif’i sağlık sektörünün hizmetine sunduk. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun Biyometrik Kimlik Doğrulama projesi kapsamında 18 ay gibi kısa bir sürede tüm gereklilikleri karşılayarak sunduğumuz ‘K!M Pozitif’, en yüksek seviyede uluslararası biyometri sertifikalarına sahip. Saniyenin yalnızca yüzde 3’ü gibi kısa bir sürede hasta kimliğinin doğrulanabilmesini sağlayan K!M Pozitif sensörü, yakın zamanda tüm vatandaşların kullanacağı elektronik T.C. Kimlik Kartı projesinde de yer alıyor” açıklamasını yaptı. Projenin en önemli getirisini; sağlık hizmetlerinin doğru kişiye ulaştırılması ve haksız hizmet alımının önüne geçilmesi olarak ifade eden Sondal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sağlık hizmet sağlayıcılarından eczanelere kadar geniş bir tabana sahip olan sağlık sektörü, istismarın önlenmesiyle Türkiye ekonomisine ciddi kazanç sağlayacaktır. K!M Pozitif de bu süreçte vatandaş kimliğinin doğrulanması ve güvenlik altına alınması anlamında önemli rol oynayacak. Ürün hâlihazırda projenin ilk pilot şehri olan Konya’daki özel hastanelerin yarısından fazlasında tercih ediliyor.”

TÜRK MÜHENDİSLERİNİN GELİŞTİRDİĞİ ÇÖZÜMLER KULLANILIYOR

Usulsüzlükleri ortadan kaldırabilmek üzere kimlik tespitinin yanı sıra biyometrik yöntemlerle kimlik doğrulaması yapılabilmesini sağlayan SGK Biyometrik Kimlik Doğrulama Projesi için Ar-Ge ekiplerinin ‘BioPOS’ cihazını geliştirdiğini dile getiren Proline e-ID ve Biyometrik Çözümler Departman Yöneticisi Serdal Karakaş, BioPOS sisteminin işleyişi hakkında şu bilgileri verdi:
“Sağlık hizmeti alacak vatandaş, öncelikle hastaneye yapacağı ilk müracaatında, hastanelerin danışma bankolarında kurulan parmak damar izi alımı gerçekleştirebilen BioPOS adını verdiğimiz (Biometric Point of Service) cihaz üzerinden kayıt yaptırıyor. İki parmağına ait damar izleri alınan vatandaşın bu bilgileri özel bir algoritmayla şifreleniyor ve SGK merkezinde bulunan sunucularda yine şifreli bir şekilde saklanmak üzere gönderiliyor. Daha sonra, hastanın sonraki sağlık hizmeti alımı isteklerinde T.C. kimlik numarası ile doğrulama yapılıyor. Başarılı bir şekilde doğrulaması yapılan hasta, gerekli diğer işlemlerinin yapılması için sürecine devam ediyor. Böylelikle hastanın gerçekten o anda hizmet alımı yapacağı yerde olduğu (yerindelik) ve gerçekten iddia ettiğini söylediği kişi olduğu doğrulanmış oluyor. Bu süreçte, damar izi sensörü dışında Türk mühendislerinin geliştirdiği yazılım, cihaz ve çözümler kullanılıyor. Biyometrik Kimlik Doğrulama sistemiyle sahtecilik ve usulsüzlüğün önüne geçilmesi, sağlık hizmetlerinin daha etkin ve daha kaliteli verilmesi hedefleniyor. Böylelikle kayıp ve kaçakların en aza indirgenmesi ve kamu yararının sağlanması da amaçlanıyor.”

SAĞLIK BAKANLIĞI’NA TAMAMEN UYUMLU BİR YAPI OLUŞTURULDU

Son yıllarda sağlıkta standardizasyon ve mobiliteye çok yatırım yaptıklarının altını çizen Sisoft Genel Müdürü Ömer Siso, bu sayede pek çok uluslararası ihaleye girebilme fırsatını yakaladıklarını da vurguladı. Siso, “Şirket olarak Ar-Ge projelerine büyük önem veriyoruz. TÜBİTAK desteğiyle geliştirdiğimiz, ulusal ve uluslararası alanda ödüller almış ‘Sanal Gerçekliğe dayalı 3D PACS’ projemiz ile bu durumu daha da geliştirme gayesindeyiz. Merkezi yapı ve web tabanlı yazılımlara, yatırımlarımıza ve Ar-Ge projelerimize devam ediyoruz. Teknoloji artık mobilite ve web tabanlı olmanın ötesinde bulut bilişimden geçiyor. Küresel sektör devleri bu alanlara yönelik yatırımlarını artırıyor. Bizler de gelişen eğilimlere uygun olarak, 2006 yılından beri Java tabanlı bulut teknoloji ürünleri geliştirdik” dedi. Sisoft, sağlık bilişimi alanında teknolojiyi kullanan şirketlerden biri. Şu an ülkemizdeki sağlıkta başlatılan çalışma; sağlık bilişimi yönetiminin daha da güçlendirilmesini amaçladığından merkezi yapıyı aranır hale getiriyor. Siso, bu noktada düşüncelerini şöyle iletti: “Farklı lokasyonda bulunan her bir ünite için her bir işlem, satın almasından stok durumlarına, gelen hasta sayısından kesilen faturaya kadar tüm işlemleri ayrı ayrı yapmak durumunda kalmakta. Merkezden yönetilen her şey daha kontrollü olur. Odağınızı birkaç farklı alan ya da bölge yerine, tek bir yere verebilir, böylece daha verimli ve elverişli koşullar sağlayabilirsiniz.” Son dönemde Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek, Balıkesir’de 20 hastaneyi ‘Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ çatısı altında birleştirdiklerini söyleyen Siso, “Sonuç olarak; sistem eskisiyle kıyaslandığında çok daha hızlı çalışıyor. Kurumların faturaları yüzde 10 oranında arttı. Sağlık.NET verileri yüzde 95’in üzerine çıkarak, Sağlık Bakanlığı veri gönderim kurallarına tamamen uyumlu bir yapı oluşturuldu. Hastanelere ait web siteleri Genel Sekreterliğin kriterlerine göre webhost.saglik.gov.tr adresinde standart bir yapıda yayımlandı. Sağlık Bakanlığı’nın merkezi yapı ile hedeflediğini, Çanakkale ile başlayarak, Balıkesir’de de başararak bu işin yapılabilir olduğunu yalnızca ülkemize değil tüm dünyaya kanıtlanmış olduk” açıklamasını yaptı.

ÇARESİZCE BEKLEYEN BİRÇOK HASTA İÇİN UMUT KAYNAĞI OLACAĞIZ

3 boyutlu teknolojilerin tıpta ve özellikle cerrahide kullanılması giderek daha yaygınlaşmaya başladı. Ameliyat edilecek alanın 3 boyutlu modeliyle cerrahlar ameliyat sahasını ve çevresini daha iyi anlamaya başladılar. Bu teknoloji sayesinde ameliyat süreleri düşerken, ameliyat başarıları çok ciddi anlamda artıyor. BTech Kurucu Ortağı ve Ar-Ge Yöneticisi Kuntay Aktaş, “Çözümlerimizin, çaresizce bekleyen birçok hasta için bir umut kaynağı olacağına inanıyorum. ‘Anatomik Model’, ‘Kişiye Özel Protezler’, ‘Sanal Cerrahi Simülasyon ve Kılavuz Sistemi’ başlıklarında çalışıyoruz. ‘Anatomik Model’de doktorlar hastalarının anatomisini, tümörün yerini, büyüklüğünü, damarlarla ve organlarla ilişkisini 2 boyutlu röntgenler yerine, 3 boyutlu plastik modellerde inceliyorlar. Yani başka bir deyişle ameliyata girmeden ameliyatta karşısına ne geleceğini görebiliyor, örneğin; beyin tümörlerinde tümöre nereden ulaşabileceğini görüp gerekli önlemleri alabiliyor. Şirketimiz bünyesinde hastanın anatomisiyle birebir uyumlu, fonksiyonunu tam yerine getiren ve hastanın estetik olarak eski haline gelmesini sağlayan özel implantlar; ‘Kişiye Özel Protezler’i tasarlıyoruz. . Bu tür implantlara ülkemizde kanser, trafik kazası, ateşli silah yaralanmaları, terör, doğal afet gibi sebeplerle sıklıkla ihtiyaç duyuluyor ama maalesef bırakın hastaları, cerrahların çoğunun bile bu teknolojiden haberi bulunmuyor. ‘Sanal Cerrahi Simülasyon ve Kılavuz Sistemi’ ile hastanın MR veya tomografi verilerinden 3 boyutlu görüntüler oluşturarak, bu görüntüler üzerinden tüm analiz ve ölçümleri gerçekleştiriyoruz” şeklinde verdikleri hizmetleri özetledi.
ETİKETLER : Sayı:977