Dosya Sağlık Sektöründe Bilişim 08 EYLÜL 2014 / 13:54

e-Sağlık sosyal eşitliğe destek oluyor

BT’nin etkin şekilde kullanılmasıyla daha iyi tedavi yöntemlerinin önü açılabilir, sağlık sektöründeki hizmet kalitesi yükselir ve ülkemiz bu alanda çok daha ileri bir noktaya taşınabilir.

Sağlık sektöründe teknolojinin kullanımı; hizmet kalitesinin artması, hizmet dağılımının verimli hale gelmesi ve maliyetlerin düşürülmesi için başvurulacak ilk adreslerden biri. Proline e-ID ve Biyometrik Çözümler Yöneticisi Serdal Karakaş, “Sosyal devlet anlayışının benimsendiği tüm ülkelerde, hükümetler vatandaşlarının olabilecek en yüksek kalitede sağlık hizmetini, en düşük maliyetle alabilmelerini sağlama sorumluluğunu üstlenmekte. Teknoloji de bu noktada devreye girerek hem vatandaşların aldığı hizmeti hem de devletin sunduğu imkânları geliştiriyor. Bunun yanı sıra, doğru kişinin sunulan hizmeti daha hızlı alması da sağlanıyor. Ülkemizde de bu adımların atılmaya başlandığını memnuniyetle gözlemlemekteyiz” dedi.

Bulut bilişim, mobil internet ve M2M ile tüm sektörler hızla değişiyor; sağlık ise bu dönüşümü en fazla yaşadığımız alan. Sağlıkta mobil teknolojilerin getirilerinden söz eden Turkcell Kurumsal Pazarlama ve Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş, “Sağlık konusunun temeli elbette hekim ve hekim yorumudur; biz de bu ilkeye uygun teknoloji ve çözümler geliştiriyoruz. Bu teknolojiler sayesinde hasta kendisini çok daha iyi ve analitik olarak takip edebiliyor. Düzenli ve sürekli ölçümler ve bunların hastaya/doktora raporlanması, değişimlerin görsel olarak ortaya çıkartılmasını sağlıyor ve hastanın hastalığı konusunda farkındalığını artırıyor. Diğer bir getirisi ise, doktor ile hasta arasında etkin ve kesintisiz bir iletişim imkânı yaratması. Böylelikle doktor, hastasını sürekli takip altında tutabiliyor” dedi.

Koruyucu hizmetler e-Sağlık sistemleriyle uyarlanmalı

Sağlık sistemleri bir değişim sürecinde. Artan maliyetler ve kaynak ihtiyacı nedeniyle, tasarlanmış birçok sistemin düzeltilmesi veya yeniden tasarlanması gerekiyor. Oracle Türkiye Satış Direktörü Cem Şatana, “Böyle bir projede karşılaşılan zorluklar aslında birçok faydayı da içeriyor. Transformatif çözümler yıkıcı yeniliklerin yeni teknolojilerin yardımıyla daha kolay benimseniyor. Veri, sağlık hizmeti sağlayıcıya anlamlı sağlık verisi elde etmesini sağlayacak, vatandaşla etkileşimlerini arttıracak ve böylece sağlık çözümleri hastalığın çözümünden çok, hastalığı önleyici politikalara odaklanabilecek. e-Sağlık uygulamalarının stratejik ve ülke menfaati açısından, yaşam kalitemizi artırmasını beklediğimiz en önemli husus, öncelikle koruyucu hizmetlerin e-sağlık sistemleri ile uyarlanmasıdır” şeklinde konuştu.

Kalitesi ve koordinasyonu yüksek sağlık hizmetleri sunmak isteyen kuruluşlar, son dönemde teknolojik gelişmelerden olabildiğince faydalanmaya başladılar. Bu konuda öne çıkan özellikle birkaç eğilim var. Bunlardan ilki veriyi anlamlandırmaya dayalı teknolojiler. Microsoft Türkiye İş Geliştirme Yöneticisi Cenk Tuna, “Günümüzde veriyi elde etmenin ötesinde veriyi yönetmek, veriye anlam kazandırarak stratejiye ve aksiyona yansıtmak önemli bir konu haline geldi. Çünkü sağlık sektöründe veri çok hızlı eskiyor. Çoğu sağlık verisi üzerinden bir hafta bile geçmeden geçersiz hale geliyor. Sağlık kuruluşları, inanılmaz veri patlaması yaşıyor. Üstelik bu verinin belli standartlara uygun olarak güvenliğini sağlamak ve saklamak zorundalar. İşte bu noktada ilginç bir gerçeklerle karşılaşıyoruz. Sağlık kurumları, çoğu hasta ve hastalık hakkında çok geniş bir bilgi birikimine sahip. Dolayısıyla tedavide veya sunulan sağlık hizmetlerinde yaşanan olumsuzluklar çoğu zaman hasta veya hastalık hakkında yeterince bilgi sahibi olmamaktan değil, sahip olunan bilgiyi doğru şekilde yorumlayamamaktan kaynaklanıyor. Bunun günümüz teknolojisinin çözebileceği bir problem olduğuna inanıyoruz” yorumunu yaptı.

e-İmza hastane içi idari işleyişte de hayatı kolaylaştırıyor

KoçSistem Pazarlama ve Satış Genel Müdür Yardımcısı Can Barış Öztok, e-sağlık hizmetlerinin gerek sağlık çalışanlarının gerek hastaların hayatlarını kolaylaştırmakla birlikte sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine de yardımcı olduğunu belirterek şunları paylaştı:

“e-Sağlık uygulamaları sayesinde elde edilen veriler sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi ve iyileştirmesi için önemli bilgiler içerir. Sağlık hizmetlerinin maliyetlerini düşürür, ilgili kurum tarafından yapılması gereken yatırım planlarına baz teşkil eder, hasta hareketlerinin izlenmesine olanak sağlar ve alışanların performanslarını artırmaya da yardımcı olur. Sağlık sektöründeki artan maliyetler, uzun Ar-Ge süreçleri, teşhislerde hatalar gibi sorunlar, tüm bilgi kaynaklarının tek çatı altında toplanarak, birbirleriyle bağlantılı hale getirilmesi ve sistematik bir yapıya kavuşturulmasıyla çözülebileceği görüşündeyiz. BT’nin etkin şekilde kullanılması ile daha iyi tedavi yöntemlerinin önü açılabilir, sağlık sektöründeki hizmet kalitesi yükselir ve ülkemiz bu alanda çok daha ileri bir noktaya taşınabilir. KoçSistem olarak biz de sektörün tüm bu talep ve ihtiyaçlarına yanıt veren hizmet, çözüm ve teknolojiler geliştirmeye devam edeceğiz” diyerek hedeflerini aktardı.

e-İmza ile devletler tüm işlemlerinde vatandaşlara, şirketler de müşteri ve çalışanlarına daha iyi hizmet veriyor. e-Reçete, e-Tebligat ve elektronik kimlik projeleri ve Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) sisteminin yaygınlaşmasıyla da herkes bu avantajlardan yararlanmaya başladı. E-Güven Genel Müdürü Can Orhun, “e-Devlet uygulaması üzerinden e-imza aracılığıyla alınan sabıka kaydı ve askerlik durum belgesi, öğrenci belgesi gibi belgeler hem devlet kurumları hem de vatandaşlar için zaman tasarrufu sağlıyor. Sağlık sektöründe de e-imza sadece hastalarla ilgili resmi prosedürlerde değil, hastane içi idari işleyişte de hayatı kolaylaştırıyor. Islak imza gerektiren izin, sipariş, satın alma, performans değerlendirme ve benzeri formlar da elektronik ortamda hazırlanıp e-imzalı olarak saklanabiliyor. Hasta epikrizleri ve raporlarda, ilaç siparişlerinde, laboratuvar raporlarının imzalanmasında, medikal muhasebe işlemlerinde, doktor hak edişlerindeki mutabakatlarda, protokol defterlerinde ve bankacılık işlemlerinde e-İmza kullanılabiliyor” değerlendirmesini yaptı.

VİDEO TEKNOLOJİLERİ BÜYÜK KATKI SAĞLIYOR

Günümüzde sağlık alanındaki verimsizliklerin birçoğu bilgi ve verilerin yığılmasından kaynaklanıyor. Tedavi anında mevcut bilgilere ulaşmak zorlaşıyor. Sağlık alanı, kendi içindeki unsurları birbirine daha iyi bağlanabilen bir çevre sayesinde gelişebilir. Cisco Türkiye İşbirliği Çözümleri Bölge Satış Direktörü Vedat Tüfekçi, “Diğer pazarlar gibi Türkiye’de de genişleyen ve yaş ortalaması yükselen bir nüfus var. Bu nedenle sağlık sektörü yalnızca akın eden hasta sayısına değil, ayrıca verimliliği artırarak maliyet azaltma yönündeki baskılara da uyum sağlama yarışında. Hem kentsel hem de kırsal kesimde, özellikle uzmanlık gerektiren alanlarda ya da kronik hastalıklarda, ihtiyaçları olan hastaların sağlık hizmetlerine erişimleri kısıtlı. Sağlık çalışanları da verinin ulaşılabilirliği, güvenilir erişim, sağlık kurumları arasında iş birliği, yetileri gibi konularda benzer baskılar yaşıyorlar. Video teknolojilerinin ve sağladığı nefes kesen uygulama potansiyelinin, özellikle iş birliği faydaları açısından sağlık gibi alanlarda sunabileceği katkı her açıdan büyük önem taşıyor” değerlendirmesini yaparak ‘Her Şeyin İnterneti’nin (IoE) yaşayış, çalışma, oyun oynama ve öğrenme şeklimizi değiştirdiğini belirtti.

 

MOBİLİTENİN AVANTAJLARI HAYATIN BİR PARÇASI

Teknolojiyi temel alan yenilikçi sağlık hizmetlerinin insanların yaşam kalitelerini artırdığı artık somut örneklerle görülüyor. Acıbadem Mobil Sağlık Genel Müdürü Rasim Topuz, “Mobilitenin sağladığı kolaylık ve avantajlar yüzde yüze yakın diyebileceğimiz çok geniş bir kesim tarafından benimsenmiş ve hayatın bir parçası haline gelmiş durumda. Aynı paralelde, geleneksel sağlık sistemi de teknoloji temelli dinamik bir sisteme, mobil sağlığa dönüşüyor. Teknolojiye yatırım yapanların kendilerini gösterebileceği bir dönemden geçiyoruz” yorumunu yaptı ve Acıbadem Mobil Sağlık olarak en temel hedeflerinin üyelerinin hayatını kolaylaştıracak teknolojilere yatırım yapmayı sürdürmek olarak açıkladı. Topuz, “Şu an önemli bir virajı almış durumdayız. Teknolojik gelişmelerin de yardımıyla sağlık kuruluşlarının misyonlarında önemli değişimler yaşanıyor. Yakın bir geçmişe dek sadece ‘iyileştirmek’ olan bu misyon, ‘korumak ve önlemek’ şeklinde bir dönüşüm yaşıyor. Bu misyonun ülkemizdeki önemli temsilcilerinden biri olarak faaliyetlerimizi sürdüreceğiz” dedi.

 

 

 

E-SAĞLIK, SORUNLARA KALICI ÇÖZÜMLER ÜRETİYOR

e-Sağlık, sektör yöneticilerinin ve sağlık personelinin sıklıkla karşılaştığı sorunlara kalıcı çözümler üretiyor. Tiga Genel Müdürü Adem Ali Yılmaz, küresel gelişmelerle birlikte değişen hasta beklentilerini, nüfusun yaşlanmasını ve bakıma muhtaç birey sayısının yükselmesini, sağlık alanındaki maliyetleri artırdığı gibi kaynak ve bilgi yönetimininin zorlaştığına dikkat çekerek “e-Sağlık, mevcut sorunların çözümünde aktif rol oynuyor. e-Sağlık uygulamalarıyla birlikte etkin bilgi yönetiminin yapılmasına, sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılmasına ve hastaların bakım kalitesinin artırılmasına olanak tanındı. Tiga olarak hedeflerimiz insanlığa katkı sağlayacak işler yapmak ve dünya çapında ses getirecek, Türkiye’yi markalaştıracak projelere imza atmak” ifadesini kullandı.

 

 

 

 

GİYİLEBİLİR TEKNOLOJİ ÜRÜNLERİ YATIRIMLARIMIZ DEVAM EDECEK

Rotal Digital Genel Müdürü Dr. Dilek Bağdatlıoğlu, sağlık sektörünün tüm paydaşlarını kapsayacak geniş katılımlı bir iş birliğiyle, BT’ye dayalı inovatif, yüksek katma değerli çözümler geliştirerek, insanların yaşam kalitelerini iyileştirmek,  bölgede sürdürülebilir sağlık hizmetleri sunarak sektörün ve bölgenin küresel rekabet gücünün arttırılmasını temel amaçları olarak saptadıklarını ifade etti.

Sağlıklı yaşam denilince akla ilk gelenin 'giyilebilir teknoloji' ürünleri olduğunu kaydenen Bağdatlıoğlu, “Biz kişisel sağlık koçu olarak konumlandırdığımız Red Dot ödüllü ‘Misfit Shine’ ürünümüzü Türkiye'de kullanıcıların beğenisine sunduk. Haziran ayından beri satışa sunduğumuz ürünümüzün üretiminde kullanılan uzay teknolojisi, ürünün inanılmaz hafif olmasını sağlıyor. Tüm hareketlerinizi ve uyku düzeninizi dakika dakika izleyebiliyor, cihazınıza yükleyebileceğiniz uygulama sayesinde anında öğrenebiliyorsunuz. Sağlık Platformumuzda konumlandıracağımız giyilebilir teknoloji ürünleriyle yatırımlarımız da devam ediyor” dedi.

TEKNOLOJİNİN SUNDUĞU KALİTE, İNSAN YAŞAMINA DA KALİTE GETİRİYOR

Sağlık dünyadaki istisnasız her insanın yaşamındaki en önemli gereksinimler arasında Ölçsan Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Burak Sondal konuyla ilgili düşüncelerini şu şekilde paylaştı: “Sağlığın, sıhhatin bekası, teknolojinin gelişimiyle birlikte çok daha ileri bir noktaya geldi. Bugün insanların kalp atışlarını hastaneye bağlı olmaksızın ölçebilen giyilebilir teknolojiler tüm dünyada hızla yayılıyor. Sağlığa teknolojinin sunduğu kalite, insan yaşamına ve refahına da kalite getiriyor. Ölçsan olarak geleceğin sağlık teknolojileri için şimdiden hazır olduğumuzu söyleyebiliriz. Zira teknolojiyi gelişimle eşzamanlı olarak takip ediyor ve bilfiil teknolojik gelişim için çalışmalar yapıyoruz.” Sondal, öngörülerini ve hedeflerini şöyle dile getirdi: “Biyometrik Kimlik Doğrulama Sistemi Projesi genişletilerek üniversite hastaneleri, devlet hastaneleri, eczaneler ve optikler gibi tüm sağlık bileşenlerini kapsayacak hale gelecek. Sağlık hizmet sağlayıcılarından eczanelere kadar geniş bir tabana sahip olan sağlık sektörü, proje sayesinde istismarın önlenmesiyle Türkiye ekonomisine ciddi kazanç sağlayacak. K!M Pozitif de bu süreçte vatandaş kimliğinin doğrulanması ve güvenlik altına alınması anlamında önemli rol oynayacak. Projenin genişlemesiyle beraber duyulacak yeni ihtiyaçlara şimdiden hazırlandık. Ürünü dünyanın en gelişmiş biyometrik kimlik doğrulama sistemi olarak değerlendirmek mümkün. 2015 yılında katılacağımız yurt dışı etkinliklerle Türkiye’de geliştirdiğimiz bu çözümümüzü yurt dışı pazarlara da açacağız.”

SAĞLIK BAKANLIĞI’NA TAMAMEN UYUMLU BİR YAPI OLUŞTURULDU

Çalışmalarının çoğunluğunun kamu sektöründe yer aldığının altını çizen Sisoft Genel Müdürü Ömer Siso, hâlihazırda 140'ın üzerinde kamu hastanesinde e-sağlık ve m-sağlık üzerine ürünlerinin yaygın olarak kullanıldığını aktardı. Siso, “Özellikle son dönemde Türkiye'de bir ilki gerçekleştirerek illerde tek bir sunucu ve tek bir merkezi veri tabanında yer alan sistemler kurduk” dedi ve şu değerlendirmeyi yaptı:

“Sonuç olarak sistem eskisiyle kıyaslandığında çok daha hızlı çalışıyor. Kurumlara katkısından bahsedecek olur isek, kurumların faturaları yüzde 10 oranında arttı. Sağlık.NET verileri yüzde 95’in üzerine çıkarak, Sağlık Bakanlığı veri gönderim kurallarına tamamen uyumlu bir yapı oluşturuldu. Sağlık Bakanlığı'nın Merkezi Yapı ile hedeflediğini Çanakkale, Balıkesir, Kütahya, Tokat, Ardahan, Kars ve Erzurum'da da başararak bu ‘Proof of Concept'i yalnızca ülkemize değil, tüm dünyaya kanıtlanmış olduk.”