Dosya Sanallaştırma 18 KASIM 2013 / 08:32

Başarı, ihtiyacın doğru analizine ve doğru stratejiye bağlı

Uzmanlara göre kurumlarda başarılı sanallaştırma projeleri için bakış açıları ve hazırlık süreci önem taşıyor. Sanallaştırma bir yazılım lisans alımının ötesinde tüm bir yapının işleyişinin evrilmesi olduğundan öncelikle uzun vadeli bakış açılarının olması ve bu konuda politika geliştirilmesi gerekiyor. KoçSistem Teknoloji Çözüm ve Hizmetleri Altyapıdan Sorumlu Grup Yöneticisi Murat Saraçoğlu da şirketlerin sanallaştırmaya geçmeden önce uzun vadeli bir sanallaştırma politikası geliştirmelerinin çok önemli olduğunu vurguladı. Saraçoğlu, kurumların hangi uygulamaları ve sistemleri sanal ortama geçireceklerini detaylı bir şekilde planlamış olmaları gereğine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Bu noktada bu işi bilen ve bu konuda üretici bağımsız çalışabilen sistem bütünleştiricilerden danışmanlık hizmeti almalarının önemi ortaya çıkmakta. Şirketler sanallaştırmaya geçmeden önce ihtiyaçlarını doğru analiz etmeli ve sistemlerini bu ihtiyaçlar doğrultusunda kurmalıdır. Bu kapsamda, ihtiyaçlarını doğru analiz etmeyen şirketler, maliyet artışı ile karşılaşabilirler.”
Avnet Türkiye Sanallaştırma İş Geliştirme Müdürü Harun Öztürk’e göre de başarılı sanallaştırma projeleri için öncelikle kurumların kendi ihtiyaçlarını netleştirmesi, sanallaştırma uygulamalarından hangilerinin yapılarına uygun olduğunu ortaya çıkarmaları gerekiyor. Çalışanların büyük çoğunluğunun ofis dışında olduğu veriye uzaktan erişmesi gereken bir yapıda masaüstü sanallaştırmasını beklemenin doğal olduğunu belirten Öztürk, “Bu aşamada diğer sanallaştırma konuları ikincil sırada gelmelidir. Başarılı bir sanallaştırma yapısını kurmak için öncelikle kurum ihtiyaçlarını net çıkarmalı, bir ile üç yıl arasında kurumun vizyonu ve ihtiyaçlar çerçevesinde atacağı adımları, sanallaştırma için yol haritasını oluşturmalı ve kararlı bir şekilde bu plana uymalıdır.” şeklinde konuştu.
Doğru ihtiyaç tespiti, iyi projelendirme ve ön hazırlık süreci önem taşıyor
İnnova Teknoloji Çözümleri Grup Yöneticisi Ersel Karşal’a göre de başarı için tek bir formül yok. Başarılı bir sanallaştırma projesi için dikkat edilmesi gereken noktalar olduğunu belirten Karşal, bu noktaları da şöyle sıraladı:

“Bunların başında da iyi projelendirme ve ön hazırlık süreci, doğru ihtiyaç tespiti ve tanımı, uzman ve işinin ehli çözüm sağlayıcılarla çalışma sayılabilir. Örneğin bir masaüstü sanallaştırma projesinden bahsediyorsak, uygulamaların çalışma süresi, ulaşılabilir host (ana makine) kaynağı yeterliliği, altyapı ve istemci bekleme/gecikme süreleri de teknik başarı kriterleri arasında sayılabilir.”
Her şeyi sanallaştırmak gerekiyor mu?
Sanallaştırma yolunda ilerleyecek şirketlerin karşısına çıkan ilk sorunun “Her şeyin sanallaştırılması gerekiyor mu?” olduğuna dikkat çeken StorageCraft Teknik Müdürü Can Erginkurban da, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bunun kesin bir yanıtı yok. Örneğin tüm işlemlerini tek bir sunucu ile yürüten şirketlerin bu yola girmesi için bir neden yok. Fakat en az üç, dört eski sunucusu olan şirketler hiç düşünmeden sanallaşabilirler. Bir başka dikkat edilmesi gereken nokta ise lisanslama. Hali hazırda sahip olunan yazılımların lisansları kontrol edilmeli ve sanal ortamlara taşınabileceklerinden emin olunmalıdır. Sonuçta yapılacak yatırım sonrasında bazı yazılımlarınız sanal sistemlerde çalışmayı reddedebilir veya üreticinin henüz desteği yoktur. Sanal ortamlarda kaynak aktarımının iyi hesaplanması gerekir.” Double-Take Türkiye Ürün Yöneticisi Ayşenur Ketenci’ye göre de başarılı bir sanallaştırma projesi için en önemli noktalar; sanallaştırma yazılımı seçimi ve belirlenen limitler. Bir diğer konu ise; sunucunuzun sizin için ayrılmış olan limitleri. Microsoft Türkiye Sunucu ve Bulut Platformu Yöneticisi Kadir Şener’e göre de sanallaştırma bulut bilişim yolculuğunda önemli bir adım. Ama bu yolculukta başarının kritik noktaları arasında sanallaştırılmış altyapıların otomasyonu, bu yapıların özel bulut ortamlarına çevrilmesi ve genel bulut yapılarıyla bütünleşerek hibrit bulutun avantajlarından yararlanması gerekiyor.
Kaynak planlaması dikkatli yapılmalı
4S Bilgi Teknolojileri Çözüm Uzmanı Cem Bilgin, mevcut bir yapı sanallaştırılacak ise kaynak planlamasının dikkatli bir şekilde ve konusunda yetkin personel ile yapılmasının çok önemli olduğu görüşünde. Bu senaryoda iki türlü hata yapılabildiğini ifade eden Bilgin, “Belli servislerin belli zamanlardaki kaynak ihtiyaçları göz ardı edilip sadece ortalama kaynak tüketimine göre yapılan konsolidasyonlar sonucunda sanal yapıya atanan fiziksel kaynaklar yetersiz kalabiliyor. Bu durum da iş sürekliliğinin sekteye uğramasına ve verilen hizmetin kalitesinin düşmesine neden oluyor. Dolayısıyla da sanallaştırma teknolojilerine olan güveni azaltıyor. İkinci bir hata ise ihtiyaçtan çok daha fazla fiziksel kaynağın sanallaştırılması ile fiziksel ortamlardaki “Atıl Kaynak” probleminin sanal yapılara taşınması” diye konuştu.
Emobil Kurumsal Çözümler Danışmanı Ömer Cihan ise sanallaştırmada başarı için kritik noktaları şöyle sıraladı: “Mevcut disk kapasitesi iyi analiz edilerek genişlemeye uygun hesaplama yapılmalı. Kullanılacak yazılım ve istenilen performansa uygun donanım seçilmeli. Performans artırmak için donanım genişleyebilir yapıda olmalı. Lisanslama da yapının büyümesi durumunda maliyet önceden düşünülmeli. Büyüme olduğunda masraf yeni bir donanım masrafı kadar oluyorsa lisans genişlemeye uygun olarak alınmalı.”

“Etkili bir strateji şart”

Sanallaştırmanın bilgi teknolojilerini olumlu bir şekilde dönüştürerek, maliyetleri azaltmayı ve çevikliği artırmayı vaat ettiğini belirten Symantec Kıdemli Teknoloji Danışmanı Koray Alkan, fiziksel ve sanal ortamları adresleyen etkili bir strateji olmazsa sanallaştırmanın faydalarının kaybolup gideceği görüşünde. Bu konuda Alkan’ın değerlendirmeleri şöyle; “Sanallaştırmada fiziksel ve sanal ortamları adresleyen etkili bir strateji olmazsa, veri koruma ve güvenlik gibi hizmet düzeyi süreçlerini etkileyen zorlukların üstesinden gelinmezse, sanallaştırmanın faydaları kaybolup gider. Müşterilerimize sunucu sanallaştırmada ne gibi zorluklarla karşılaştıklarını sorduğumuzda en tepeye şu dört konu yerleşiyor: Performans, yedekleme, güvenlik ve yama yönetimi. Bu cevaplar aslında kurulumdan sonra sanallaştırma ortamının yönetimi ile ilgili kaygıları açıkça ortaya koyuyor. Müşterilerden bu konuda aldığımız diğer kaygılar ise, sistem mimarisi ve tasarımı, yük kapasite ve planlaması olarak karşımıza çıkıyor.”

Altyapı analizi doğru yapılmalı

Teknoser Kurumsal Sistem Çözümleri Uzman Yardımcısı Taner Kormanlı, sanallaştırmada da başarıya ulaşabilmek için öncelikle mevcut altyapının analizinin doğru yapılmasının önemine işaret ederek şöyle konuştu: “Var olan yapının topolojisinin çıkarılması, performans problemi olan yapılar ile atıl konumda duran kapasite durumlarının açığa çıkarılması gerekmekte. Bu analizden sonra ihtiyaçların doğru belirlenmesi, daha esnek ve efektif kullanılabilecek, ölçeklenebilen ve kolay yönetilebilen bir yapının kurgulanması da çok önemli. Günümüzde sunucu ve masaüstü sanallaştırma kavramlarının yaygınlaşması ile giderek artan veri miktarları, veri depolama sistemlerini çok daha kritik bir duruma getirdi. Beklentilerin artması ve çeşitlenmesi ile farklı isteklere cevap verebilen veri depolama sistemleri konumlandırılabildiği gibi mevcut ortamda bulunan veri depolama sistemleri ile beraber yeni alınan sistemlerin bir arada çalışabildiği ve katmanlı disk yapılarının oluşturulabildiği veri depolama sanallaştırma kavramına her geçen gün daha fazla kurum ihtiyaç duymaktadır.“

Mevcut ortamın analizi ilk adım olmalı

Proline Sistem Çözümleri Yöneticisi Yasin Çolakoğlu, sanallaştırma yatırımına karar vermeden önceki en önemli adımın mevcut ortamın doğru şekilde analizinin sağlanması olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu analizde ortaya çıkan veriler doğrultusunda bağlantı arayüzü, bellek miktarı, disk tipi, kapasite ve yazılımlar belirlenmeli ve bu şekilde kurulması planlanan ortam için en düşük maliyet ile en yüksek performans alınabilecek sistem tasarlanmalıdır. Bir diğer anahtar süreç ise verinin güvenliğinin sağlanmasıdır. Sanallaştırılan verinin fiziksel güvenliği RAID teknolojisi ile yazılım güvenliği ise sunucu veya veri depolama üniteleri üzerinde çalışan şifreleme yazılımları ile sağlanmaktadır. Bu teknolojilerin yanında verinin güvenliği felaket kurtarma veya veri depolama ünitesi sanallaştırma teknolojileri ile de sağlanabilmekte.”

Tüm öğeler göz önüne alınmalı

Doğru tasarlanmış bir veri merkezi ve şirketin işleyişini uçtan uca kapsayan bir sanallaştırma ortamında hem maliyetler, hem de operasyonel yükün azaldığını belirten Netaş Kıdemli Çözüm Mimarı Ekim Engin, “Sanallaştırma yapılırken tüm öğeler göz önüne alınmalı. Özellikle sunucu sanallaştırması, veri depolama ünitelerinin sanallaştırılması ve ağ yapılarının ve güvenlik ürünlerinin sanallaştırması kritik bir önem taşır. Veri depolama üniteleri geleneksel mimari ve yapı ile işletilirse sunucu sanallaştırmasından verim alma oranı düşer. Oransal ve kesintisiz büyüme sağlayan yedekleme sistemleri sanallaştırması, sunucu sanallaştırmasına eklendiğinde, altyapı ihtiyaç duyulan kaynakları sağlarken, atıl kaynakları da minimize edecek şekilde oluşmuş olur” şeklinde konuştu.

Çok iyi bir planlama gerekiyor

Treo Bilgi Teknolojileri Microsoft Çözümleri Takım Lideri Filiz Babacan da sanallaştırma yaparken öncelikle çok iyi bir planlama yapılmasının önemli olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Sanallaştırılacak sunucunun donanımsal kapasitesi belirlenirken, üzerinde ‘exchange’ sunucu gibi hangi sunucuların çalışacağı ve ihtiyaç duyulacak ram, işlemci ve disk alanı konusunda bir ön çalışma yapılarak fiziksel sunucunun kapasitesinin doğru belirlenmesi gerekir. Aynı zamanda terminal server mimarisi kullanılarak bu sunucular üzerinde masaüstü sanallaştırma yapılıp yapılmayacağı da belirlenmesi gerekir. Sonraki adımda sanallaştırma için kullanılacak platform hakkında doğru kararın verilmesi gerekmektedir. Şu anda mevcut sanallaştırma platformları arasında VMware, Citrix ve HyperV platformlarından bahsederken günümüzde inanılmaz bir ivme kazanmış, hem performans hem de ekonomik olması açısından Microsoft HyperV çözümünün revaçta olduğunu söyleyebiliriz. “
ETİKETLER : Sayı:946