Dosya Sanallaştırma 18 KASIM 2013 / 12:17

Sanallaştırmada kullanım alanları her geçen gün genişliyor

Sunucularda kullanılan sanallaştırma teknolojilerinin zamanla depolama ve ağ bileşenlerine de sıçraması bekleniyor. Masaüstü sanallaştırmanın da yakın geleceğin gündemi olacağı belirtiliyor.

Sanallaştırmanın bundan sonraki süreçteki gelişimi konusunda uzmanlar sanallaştırma alanlarının genişleyeceği konusunda hemfikirler. Sunucu sanallaştırmasından iş kritik sistemlere doğru kayan bu teknolojinin önümüzdeki süreçte depolama, ağ bileşenleri ve masaüstünde de yaygınlaşacağı düşünülüyor. EMC Sistem Mühendisliği Yöneticisi Fırat Öztürk de, sanallaştırmaya olan ilginin gün geçtikçe hızlanarak arttığının görüldüğünü ve bu eğilimin de ileride devam edeceğini düşündüklerini belirterek şöyle konuştu: “Uzun vadede şirketler, BT altyapılarının tamamını sanallaştırmak ve birden çok veri merkezine dağıtımlı olarak uygulamalarını çalıştırmak isteyecekler. Böylece uygulamaları veri merkezinin tümü devre dışı kalsa da kesintisiz olarak çalışmaya devam edebilecek. Masaüstü sanallaştırmanın önündeki en büyük engellerden birisi ise yüksek IO ihtiyacından kaynaklanan yüksek fiyatlı depolama sistemleri olmuştur. 2013 de EMC XtremeIO diye tamamı flaş olan ve tekilleştirme yapabilen, sanallaştırma için optimize edilmiş depolama platformunu duyuracak. XtremeIO ile masaüstü sanallaştırmadaki büyümenin hızlanmasını bekliyoruz. Sanallaştırma konusunda, sunucu sanallaştırması yanında, ağ ve bilgi depolama sistemleri sanallaştırması konusunda ciddi bir hareketlenme bekliyoruz.”
Symantec Kıdemli Teknoloji Danışmanı Koray Alkan’ın da önümüzdeki dönemle ilgili beklentileri benzer. Alkan, önümüzdeki süreçte bu alandaki yeni eğilimleri; iş kritik uygulamaların sanallaştırılması, sanallaştırma katmanının daha çok sanallaştırma katmanında koşan uygulamalardan anlar duruma gelmesi, uygulama ihtiyaçlarını anlayıp kaynakların otomatik olarak sağlanması ve sanallaştırma kümeleme çözümlerinin uygulama bütünleştirmeleri olarak özetliyor.
Sanallaştırma her ortamda kullanılabilir Sanallaştırma teknolojilerinin artık sadece sunucu tarafında değil, veri depolama, uygulama ve masaüstü bilgisayarlarda da sıkça kullanılmaya başlandığını ve bu gelişimin hızlanacağını belirten Proline Sistem Çözümleri Yöneticisi Yasin Çolakoğlu da, “Bundan sonraki süreçte sanallaştırmanın diğer ortamlar için de kullanılabileceğini söylemek mümkün. Bilhassa kurumların masaüstü sanallaştırması üzerinde daha fazla eğileceğini düşünüyoruz. Çünkü masaüstü bilgisayarların yönetimi ve maliyeti gün geçtikçe artıyor. Mobilitenin artması ile beraber artık bilgi işlem departmanları daha dinamik bir yapı oluşturmak zorundalar. Bilgi işlem departmanlarının, kullanıcılar için yeni bir işletim sistemi veya yeni uygulama kurulumunu daha hızlı ve kolay yapmaları gerekiyor. İşte tam bu noktada ise masaüstü sanallaştırma çözümleri bu problemin çözümünü daha da kolaylaştırıyor” şeklinde konuştu.

Masaüstü sanallaştırma çözümleri toplam sahip olma maliyetini azaltacak
KoçSistem Teknoloji Çözüm ve Hizmetleri Altyapıdan Sorumlu Grup Yöneticisi Murat Saraçoğlu da, masaüstü sanallaştırma çözümlerinin, şirketlerin toplam sahip olma maliyetlerini azaltmasına yardımcı olduğunu, işletme çevikliğini ve devamlılığını artırdığını ve yer bağımsız erişim olanağı sunarak güvenliği ve uyumluluğu iyileştirdiğini belirtti. Bu sayede kurumsal kritik verilerin dağınık olmasından kaynaklanan risklerin de ortadan kalktığını ifade eden Saraçoğlu, kritik verilerin depolanması, yedeklenmesi, güvenliğinin de merkezileştirildiğini dile getirdi.
Netaş Kıdemli Çözüm Mimarı Ekim Engin de, sunucu sanallaştırmasının yanı sıra veri deposu sanallaştırması, güvenlik sanallaştırması, ağ sanallaştırması teknolojisi ve bununla gelen SDN yapıları BT yapılarında hızlıca kendilerine yer edindiğini dile getirdi. Bu teknolojiler altyapılarda yer edindikçe daha esnek yapıları mümkün kıldığını belirten Engin şunları söyledi:
“Bu esneklikten daha fazla verim almak için yönetimsel yazılımlar ve bulut yönetim yazılımlarının gittikçe önem kazandığını görüyoruz. Sadece mimariyi değil aynı zamanda kullanıcılar ve operatörlerin de yenilenen sanal ortamlara uyum sağlama sürecinde danışmanlık ve sistem bütünleştirme şirketlerine de ciddi iş düşmektedir. Köklü değişiklikler bir günden diğerine oluşturulamaz ve bu nedenle uzun vadeli planlama ve sanallaştırma uzmanlığına çok daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Hadoop tarzı kümeleme mimarileri, SDN gibi yeni nesil ağ teknolojileriyle beraber artık sanallaştırma mevcut atıl kaynakları kullanılır kılmaktan tüm BT altyapısını ortak bir amaç için birleştirici olma yönünde ilerliyor.”

Sanallaştırmanın kapsamı genişleyecek 

StorageCraft Teknik Müdürü Can Erginkurban’a göre sanallaştırmanın önümüzdeki yıllardaki gelişim sürecinde beklenen sunucularda kullanılan sanallaştırma teknolojilerinin zamanla depolama ve ağ bileşenlerine doğru kayması. Bu sayede yakın gelecekte veri merkezlerindeki tüm sistemlerin yazılımlar tarafından önceden düzenlenebilen ilkeler ile yönetilmeye başlandığının görülebileceğini ifade eden Erginkurban, şu değerlendirmelerde bulundu: ”Bunun son kullanıcıya getireceği yeniliklerin başında da hemen her ihtiyacın ‘software as a service’ yazılımın servis olarak sunulabilir olması olacak. Masaüstü sanallaştırma ise şu an için bir geçiş süreci gibi görünüyor. Kritik sistemlerin ve altyapıların tamamen sanallaşması sonrasında özellikle iş dünyasında veri merkezleri tarafından sunulan hizmetlerden faydalanmak ve işlerini sürdürebilmek için kimsenin sanal veya fiziksel masaüstü cihazlara ihtiyacı kalacağını sanmıyorum. Tabi ki oyuncular için fiziksel PC’ler ve konsollar daha uzun yıllar vazgeçilmez olacak.”

Yeni avantajlar için sanallaştırma teknolojisinin ötesine geçmeniz gerekiyor

“Kuruluşunuz ister küçük bir şirket, ister resmi bir kurum, barındırma hizmetleri sağlayıcısı veya büyük ölçekli bir kurum olsun, özel bulutun esnekliği ve ölçeklenebilirliğinden yararlanmak istiyorsanız çözümlerinizi sadece sanallaştırılmış bir ortamda oluşturmak yeterli değil” diyerek sözlerine başlayan Microsoft Türkiye Sunucu ve Bulut Platformu Yöneticisi Kadir Şener, şirketlerin sanallaştırma teknolojisinin ötesine geçmesi ve özel buluta yönelik eksiksiz bir platformun temellerini atması gereğine vurgu yaptı. Seçilen bir çözümün bazı sorulara cevap vermesi gerektiğini dile getiren Şener, sözlerini şöyle sürdürdü: “İhtiyaçlarınıza uygun olarak en iyi seviyeye ayarlanabilecek, yüksek yoğunluklu ve yüksek ölçeklenebilirliğe sahip bir ortam sunabiliyor mu? Kuruluşlar arasında güvenli ve güvenilir bağlantı için genel kimlik ve yönetim çerçevesi üzerinden bulut hizmetlerine bağlantı sağlayabiliyor mu? Hizmet düzeyi sözleşmelerini (SLA) garanti edebilecek araçlara sahip, kendi kendine hizmet alımını destekleyen, tamamen izole ve çok kullanıcılı bir ortama hazır mı? Sanallaştırmada geleceğe odaklı tüm çözümlerin bulut ile bütünleşmeyi ve yukarıdaki soruların cevabını dikkate alması gerektiğini düşünüyorum.”

Sanallaştırma artık iş kritik sistemlerde

Sanallaştırmadaki son gelişmelerle birlikte artık sunucu sanallaştırma sadece test ve geliştirme ortamlarında değil, iş kritik diye nitelendirdiğimiz ortamlarda da kullanıldığının altını çizen, Oracle Finans Sektörü Donanım Satış Danışmanı Sercan Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Masaüstü ve uygulama sanallaştırma da aslında teknolojik olarak belli bir seviyeye ulaşmıştır. Tabletlerin ve akıllı telefonların yaygınlaşması da sanallaştırmayı tetikleyen önemli bir etkendir. Teknolojideki son gelişmelerle birlikte sanallaşmaz olarak düşünülen birçok yük sanallaşabilir duruma gelmiştir. Çeşitli ihtiyaçlara değişik çözümlerle cevap verilebilmektedir. İş kritik diye nitelendirdiğimiz sistemler de, artık uygun sanallaştırma çözümleri ile rahatlıkla sanallaştırılabilmektedir. İş kritik sistemler güvenilirlik, yüksek erişilebilirlik ve üst düzey performans gibi özelliklere sahip teknolojik alt yapılarda olmalıdır. Bu teknolojik altyapıyı artık sanallaştırma çözümleri sunabilmektedir. Masaüstü sanallaştırma deyince aslında akla uygulama sanallaştırma da geliyor. Ülkemizde bu konudaki olgunluk ise her geçen gün artmaktadır. Ağ altyapılarındaki gelişmeler ile birlikte bu konudaki eğilimde çok hızlı bir şekilde artacaktır.”

Masaüstü sanallaştırma farklı kullanıcı profilleri arasında daha da yaygınlaşacak

4S Bilgi Teknolojileri Çözüm Uzmanı Cem Bilgin’e göre ülkemizdeki en önemli yeni teknoloji olarak masaüstü sanallaştırma gösterilebilir. Masaüstü sanallaştırmanın farklı kullanıcı profilleri arasında daha da yaygınlaşacağını ifade eden Bilgin, şu değerlendirmelerde bulundu: ”Özellikle yoğun grafik kartı performansı isteyen ve mevcut durumda pahalı işistasyonları ile çözümü mümkün olan belli iş süreçlerinin son dönemdeki gelişmeler sonucunda masaüstü sanallaştırma ile uygulanabilir olduğunu göreceğiz. Halihazırda ülkemizdeki en kritik sistemlerin birçoğu sanal yapılar üzerinde çalışmakta. Bu konuda sanallaştırma teknolojileri şu anda da standart bir çözüm olarak uygulanmakta. Bu aşamada sanallaştırma konusundaki gelişim sürecinin farklılaştığını düşünüyorum. Önceleri sanallaştırma teknolojileri çevresindeki diğer standartlara göre gelişirken artık bu çevresel teknolojiler; sunucu, veri depolama, ağ teknolojileri gibi sanallaştırmanın oluşturduğu standartlara göre gelişiyor.”

Önümüzdeki 2 yıl içinde farklı sanallaştırma uygulamaları gündeme gelecek

Kritik uygulamaların sanal ortamlarda performanslı çalışması, iş sürekliliğini sağlaması, güvenlik zafiyetlerinin olmaması sayesinde gün geçtikçe daha çok kurumun sanallaştırılmış kritik uygulamaları tercih edilmeye başlandığını belirten Avnet Türkiye Sanallaştırma İş Geliştirme Müdürü Harun Öztürk, sanallaştırmanın gelişimi ile ilgili olarak da şu değerlendirmelerde bulundu: “Özellikle güvenlik söz konusu olunca kurumlar masaüstü sanallaştırma ile verilerini merkezde tutup güvenlik açıklarını minimize etme yolunu seçmektedir. Ayrıca merkezi yönetimle uçta çalışan cihazların akıllı cihaz olma zorunluluğunun ortadan kalkması kurumların donanım yatırım bütçelerinde tasarruf sağladığı gibi BT çalışanlarından daha yüksek performans ve verim alabilmesini sağlamaktadır. Bu da işletme ve operasyonel giderlerde tasarruf olarak kurumlara yansımaktadır. Önümüzdeki 2 yıl içinde en büyük beklentim sunucu sanallaştırmasının büyük ivmeyle büyümesinden ziyade artık masaüstü sanallaştırmasının, sanallaştırılmış cihazların yönetimi çözümlerinin, depolama sanallaştırması çözümlerinin ve ağ katmanında yapılacak sanallaştırma uygulamalarının artması yönündedir.”

Gündemde depolama sistemleri sanallaştırması var

Sanallaştırmanın şu anki evresinin bulut bilişim iş modelini mümkün kılacak ek işlevler içermesi olduğunu belirten IBM Türk Teknoloji Lideri Kıvanç Uslu, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu modelde bütünleştirilen sistem yönetimi, provizyon ve otomasyon işlevlerinin sanal altyapılara uygulanmak üzere tasarlanmıştır. Eskiden sadece sunucu sanallaştırması akla gelirken şu anda gündemdeki bir diğer teknoloji, depolama sistemleri sanallaştırmasıdır. IBM veri depolamanın sanallaştırılması alanındaki geliştirdiği üstün işlevlerle de tanınıyor. Mevcut depolama cihazlarına yapılan yatırımları koruyarak, sanallaştırma teknolojisinin avantajlarından yararlanılmasını sağlıyor. Bu dönemde depolama altyapılarının sanallaştırılması üzerindeki çözümler oldukça popüler. Artık uygulama altyapısı sanallaştırması, masaüstü cihazların sanallaştırılması, ağ yapılarında sanallaştırma gibi tüm platformlarda sanallaştırma kullanıyor. Sanal BT altyapıları hiçbir zaman ertelenmemesi gereken bir ihtiyaç haline gelmiştir. Ne yaparsak yapalım, hangi altyapıyı hangi platformda çalıştırmak istersek isteyelim, sanallaştırılmış bir altyapı tasarlamak ve hayata geçirmek zorunludur.”

İstemci uygulama ve ağ sanallaştırması öncelikli hedeflenen alanlar olacak

Son yıllarda kurumların büyük bir kısmının sunucu sanallaştırma süreçlerini tamamladığını ve veri depolama sanallaştırması konusunda ciddi yol kat ettiklerinin görüldüğünü ifade eden Arena Kurumsal Ürünler EMC Ürün Müdürü Sevan Matatyan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Kurumların kurumsal verimliliklerini artırmak için bundan sonra öncelikli olarak hedefleyecekleri alanların istemci uygulama ve ağ sanallaştırması olacağını düşünüyoruz. Sunucu sanallaştırması ile başlanan geçiş süreci, uygulamaların ve verilen servislerin sanallaştırılması ile devam ediyor. Kurum içi kaynakların sanallaştırılması ile bulut bilişimin kullanılabilirliği arttıkça kurumlarda daha dinamik bir bilişim altyapısı ekosistemi oluşacağına inanıyoruz. Diğer taraftan depolama sanallaştırmasının önemi de aynen sunucularda olduğu gibi özellikle felaket anında ön plana çıkmakta. Sanallaştırılmış depolama yapısı olası felaket durumunda, kuruma sunucu sanallaştırmada olduğu gibi devamlılık sağlayıp kesintileri önlüyor.”
ETİKETLER : Sayı:946