Dosya Sanallaştırma 15 EYLÜL 2014 / 10:13

Sunucu sanallaştırma EMEA’da büyümeye devam ediyor

Araştırmalara göre bölgede sunucu sanallaştırma oranları artarken, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bölgenin yıldızı EMEA içinde parlıyor.

Sanallaştırma lisans dağıtımında yıllık büyüme çeyrek başına yüzde 12 olarak gerçekleşti. EMEA sanallaştırma yazılımları gelirlerinin yüzde 14,2 oranında artarak 456,3 milyon dolara çıktığı görüldü. EMEA sunucu sanallaştırma pazarındaki ücretli sanallaştırma yazılımları tüm sunucu satışlarının yüzde 83’ünde görüldü. Bu rakam önceki yıla göre az da olsa yükseklik kaydetti.

Türkiye’nin de aralarında bulunduğu Orta ve Doğur Avrupa, Orta Doğu ve Afrika sanal sunucu satışı her yıl yüzde 10.3 oranında artış gösteriyor. Daha az sunucuyla daha fazla sanal makine kullanmak isteyen piyasanın donanım kapasitesini de zorlaması bekleniyor.

“Bizim gözlemlerimiz fiziksel sunucu yaygınlığının durağan, hatta azalma eğiliminde olduğunu gösteriyor” diyerek sözlerine başlayan Microsoft Türkiye Bulut ve Kurumsal Çözümler İş Grubu Müdürü Mehmet Üner, şunları söyledi:

“Bu da sanallaştırma oranının hızla yükselmesinin bir sonucu. Bu eğilim devam ettikçe sanallaştırma çözümleri ve beraberindeki ekosistem büyümeye devam edecek. Sanallaştırma, birçok şirketin hibrit bulut çözümlerini kurgulaması için ihtiyacı olan altyapıyı oluşturuyor. Bulut bilişim büyümeye devam ediyor ve hibrit bulut günümüzde kurumlar tarafından en çok tercih edilen bulut şeklini oluşturuyor. Dolayısıyla hibrit bulutu mümkün hale getiren sanallaştırma yazılımları pazarı da büyümeye devam ediyor. Biz Microsoft olarak kendimizi hibrit bulut çözümlerinin tamamını destekleyen ender şirketlerden biri olarak konumlandırıyoruz.”

Depolama sistemlerinin sanallaştırması öne çıkıyor

Eskiden sadece sunucu sanallaştırması akla gelirken şu anda gündemdeki bir diğer teknolojinin depolama sistemleri sanallaştırması olduğuna değinen IBM Türk Teknoloji Lideri Kıvanç Uslu, “Mevcut depolama cihazlarına yapılan yatırımları koruyarak, sanallaştırma teknolojisinin avantajlarından yararlanılmasını sağlıyor. Bu dönemde depolama altyapılarının sanallaştırılması üzerindeki çözümler oldukça popüler. Artık uygulama altyapısı sanallaştırması, masaüstü cihazların sanallaştırılması, ağ yapılarında sanallaştırma gibi tüm platformlarda sanallaştırma kullanıyor. Sanal BT altyapıları hiçbir zaman ertelenmemesi gereken bir ihtiyaç haline gelmiştir. Ne yaparsak yapalım, hangi altyapıyı hangi platformda çalıştırmak istersek isteyelim, sanallaştırılmış bir altyapı tasarlamak ve hayata geçirmek zorunludur” dedi.

“EUC tarafında daha hızlı büyüme öngörüyoruz”

Özellikle sunucu ve depolama konularında sanallaştırma çözümlerinin belli bir doyuma ulaşmış durumda olduğunu belirten Proline Satış Müdürü Bilginç Işık, “Verinin her geçen gün artması ve yeni uygulama gereksinimleri rutin de olsa buradaki genişleme ihtiyaçlarını belli bir seviyede devam ettirecektir. Ancak özellikle platformların bulut mimarisine kayması ve buradaki sanallaştırma yazılımlarındaki teknolojik yenilikler fırsatları da beraberinde getirmektedir” dedi.

Ayrıca masaüstü kullanıcılarının ve burada kullanılan uygulamaların sanallaştırılması da yeni fırsatları karşımıza çıkarttığını ifade eden Işık, “Özellikle firmalardaki ‘son kullanıcı bilişimi’ (end user computing) sayıları düşünüldüğünde buradaki pazarın ne kadar büyük olduğunu görebiliriz. Gelecekte, her geçen gün operasyonların merkezileştirilmesi prensibinin benimsenmesi ile bulut ve EUC tarafında daha da hızlı bir yükselişin gerçekleşeceğini öngörmekteyiz” şeklinde konuştu.

Türkiye’de proje hacmi 215 milyon dolar

Business Software Alliance (BSA) tarafından 2012 yılında sunulan Global Bulut Bilişim Karnesi, Türkiye’nin incelenen 24 ülke arasında 17’nci sırada geldiğini ortaya koymuştu. Yine Accenture’un bu alanda 2013 sonunda sonuçlarını yayınladığı araştırmaya göre ise Türkiye’de KOBİ’lerin yalnızca yüzde 8’i bulut bilişime sıcak bakıyor.

Bu verilere dayanarak bulutun henüz bu kurumların gündeminde öne çıkmadığını dile getiren Cisco Türkiye İş Geliştirme Müdürü Baran Karakurt, “Öte yandan Avrupa ülkeleri ve Amerika bu alanda daha doymuş pazarlar. Türkiye de kurumlar hala konsolidasyon süreçlerini tamamlıyor. Türkiye’de bulutu sistemlerine dahil eden kurumlar arasında kamu, e-ticaret ve finans kurumlarını görüyoruz. Bulut bilişimin beraberinde güvenlikle ilgili bazı düzenlemelere ihtiyaç duyması bu alanda bir direnç oluşturuyor. Türkiye’nin bu alandaki proje hacminin 215 milyon dolar civarında olduğunu öngörüyoruz” dedi.

BYOD ile sanallaştırma mobile kayıyor

Karakurt sözlerine şu şekilde devam etti:

“Mobil açısından baktığımızda, sanallaştırmanın gündeme gelmesinin ‘kendi cihazını getir’ (bring your own device – BYOD) kavramına paralel olarak gerçekleştiğini görüyoruz. Türkiye’de mobil kullanıcıların yüzde 68’i kendi cihazlarını iş için de kullanıyor. Ancak bu kullanıcılar içinde yalnızca yüzde 20’lik bir oran güvenlik bilincine sahip olarak güvenlik önlemlerini alıyor. BYOD uygulaması firma bilgilerinin gizliliği açısından BT yöneticilerinin güvenlik kaygıları yaşamasına sebep oluyor. Türkiye’de ve dünyada mobil sanallaştırma alanında hizmet veren operatörler, kurumların bu kaygılarını ve süreç yönetim yüklerini üzerlerinden atması için yardımcı oluyor. Mobil sanallaştırmanın tüketiciler tarafından kabullenilmesi de zaman alan bir süreç, fakat bu yeni teknolojilerin yavaş yavaş bizim iş akışlarımızda da yer edindiğini söyleyebilirim.

Veri merkezlerinde ise sanallaştırma çözümleri, erişim ve yönetimde süreci kolaylaştırabilir özelliklere sahip ancak hala sanallaştırmanın Büyük Veri sistemlerinde sıkça başvurulan bir çözüm olduğunu gözlemleyemiyoruz. Türkiye’de büyük veri sistemleri genellikle üniversiteler ve araştırma enstitülerinde karşımıza çıkıyor ve henüz sanallaştırmaya kuvvetle ihtiyaç duyduklarını görmüyoruz. Dünyada ise gerçekten çok büyük hacimli veriye ulaşan kurumlar, örneğin bazı sosyal platformlar buna ihtiyaç duyabiliyor. Ancak genelde kurumlar mevcut mimariye bir katman daha ekleyip sanallaştırmaya başvurma gereksinimi duymuyor. Yakın zamanda, Kurumlar, sanallaştırmanın Büyük Veri mimarisinde getirdiği erişim verimliliği ve yönetim kolaylığı gibi avantajlı fonksiyonlarını kullanmaya başlayacağına inanıyoruz.”

Dış kaynak ile sanallaştırma ve bulut gelişiyor

Anadolu Bilişim Teknoloji Çözümleri ve Hizmetler Direktörü Yakup Kadri Ünal’ın verdiği bilgilere göre, tüm dünyada 2012’de kurumların yüzde 10’u veri merkezi hizmetini dış kaynak olarak alıyordu. 2013’te bu oran yüzde 17’ye yükseldi.  Araştırmalara göre 2013 başından 2014 sonuna kadar olan iki yıllık süreçte dünya çapında kurumlar toplam 25 milyar dolarlık veri merkezi satın alması gerçekleşecek. Ünal şunları söyledi:

“Dış kaynağa yönelimin artık bir lüks değil bir rekabetçi piyasa koşulu olduğunu görüyoruz. Dünyanın önde gelen şirketleri veri merkezlerinin yeniliklerinden faydalanırken, Türkiye’nin bu gelişmelerden bağımsız kalması düşünülemez. Türkiye 2011 yılından beri veri merkezi sektör büyümesinde dünya birinciliğine yükselmiş durumda.  Yüzde 60 büyüme kaydeden Türkiye veri merkezi sektörü finansal anlamda da yüzde 74’lük bir büyümeye imza attı. Türkiye’de son yıllarda veri merkezlerinin sayısındaki artış, dış kaynak kullanımındaki yükseliş ve kurumların iş uygulamalarını daha yaygın bir şekilde kullanması bilişim sektöründe özellikle sanallaştırma ve bulut bilişim anlamında önemli bir gelişme olduğuna inanıyoruz.”