Dosya Savunma Teknolojileri ve Bilişim 05 HAZİRAN 2016 / 06:25

ÇÖZÜMLER; İNOVATİF, YERLİ AMA TÜM DÜNYADA TERCİH EDİLİR OLMALI

STM Genel Müdürü Davut Yılmaz

Savunmanın; büyük tedarikçilerin rol aldığı, rekabet şartlarının zorlu olduğu bir sektör olduğunu söyleyebiliriz. Sektörde rekabet edebilmenin ve sürdürülebilirliğin ön koşulu yüksek teknolojiyle geliştirilen özgün ürünlere sahip olmak ve söz konusu ürünleri hem yurt içi hem de yurtdışı pazara sunabilmek. Söz konusu durum, büyük yatırım maliyetleriyle önemli kaynak planlama çalışmaları gerektirmekte. Küresel anlamda savunma pazarında zaman zaman daralmalar olduğunu görüyoruz. Buna bağlı olarak, sektörde şirket birleşmeleri, ortak üretim, Ar-Ge yatırımları ve belirli uzmanlık alanlarına odaklanma ön plana çıkacak en önemli konular. Diğer taraftan maliyet azaltmanın gelecekte önemli bir unsur olacağı dikkate alındığında, teknolojilerin, ürünlerin ve sistemlerin çift amaçlı (sivil ve askeri ) kullanımı önemli. Günümüzde bilginin, bilgi kontrolünün, bilgi güvenliğinin ve iletişimin önemi artıyor. Bilgi savaşları önemli bir kavram olarak ön plana çıkıyor. Biz de STM olarak yatırımlarımız bu doğrultuda gerçekleştiriyoruz. Türk Savunma Sanayi, son yıllarda hızlı bir yükseliş eğilimi yakaladı ve dikkat çeken bir performans sergiledi. Türk savunma sanayi; önce lisans altında üretim, sonrasında ortak üretim ve bugün ise özgün tasarım yerli üretim aşamasına geldi. 12 yıl önce yüzde 80 oranında dış teknolojiye bağımlı olan savunma sanayimizin bağımlılık oranı; ulusal, çok uluslu ve ortak girişim savunma sanayi projeleri sayesinde yüzde 40’ın altına indi. Söz konusu performansın sürdürülebilirliği için, sektörü uluslararası pazara entegre etmek ve rekabetçi bir yapıya kavuşturmak büyük önem taşımakta. Bu noktada en temel adım ihracatı arttırmak. Türkiye savunma sanayi sektörü, hem Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarını yurt içinden sağlamayı hedeflemekte hem de gelişimine uygun olarak yurt dışı pazarlarına yaptığı ihracat ile savunma sanayisinde gelişmiş ülkelerle rekabeti amaçlamakta. 2023 yılında kendi milli tüfeğini, topunu, tankını, helikopterini, uçağını, insansız hava araçlarını, uydularını tasarlayan, üreten ve ihraç eden bir Türkiye ve buna bağlı olarak 2023’te 25 milyar dolar ihracat hedeflenmekte. Bu noktada Türkiye’nin ihraç ettiği ürünlerde en önemli referansı Türk Silahlı Kuvvetleri’dir. Çünkü Türk ordusu gibi güçlü bir ordu tarafından kullanılan ürünlerin dış pazarlarda kabul görmesi çok daha güvenilir şekilde gerçekleşmekte. İhracat alanında söz konusu büyüklüğe ulaşmak için uluslararası pazarlarda firmalarımızın savunma ihracatının desteklenmesi çerçevesinde ihracat kredisi mekanizmasının oluşturulması büyük yararlar sağlayacaktır. Bu anlamda oluşturulacak ihracat teşvikleri, finans kredi modelleri büyük önem taşımakta. Bu noktada uluslararası fuarlar; ülkeler arası savunma sanayi iş birliği faaliyetlerine zemin oluşturan en önemli platformlardan biri. Savunma sanayii alanında geldiğimiz noktayı dost ve müttefik ülkelerle paylaşmamız, ürünlerin sergilenmesi, yerli ve yabancı katılımcılar arasında iş birliği imkânlarının geliştirilmesi açısından önemli bir fırsat doğurmakta. SSM koordinasyonunda gerçekleştirilen ‘Milli Katılım’ fuarları; yurt dışında Türk savunma sanayisinin tanıtımı, dost ve müttefik ülkelerle stratejik iş birliklerinin teşvik edilmesi açısından büyük önem arz etmekte. Biz de STM olarak uluslararası işbbirliği faaliyetlerimizi geliştirmek ve ürünlerimizi yurtbdışında tanıtmak amacıyla, hedef pazarlarımız doğrultusunda SSM tarafından her yıl belirlenen milli katılım fuarlarına ve ayrıca ilgili dost ve müttefik ülkelerin ilgili fuarlarına katılım sağlamaktayız. Bu anlamda şirket olarak geliştirilen ürünleri yurt dışına ihraç etme hedefimiz öncelikli konumuz. Bu anlamda, mevcut kabiliyetlerimizi değişen pazar ihtiyaçlarına göre geliştirerek daha etkin ve katma değerli ürün, hizmet ve yapılar üretmek, yeni pazarların ürün ve hizmet ihtiyaçlarını karşılamak ve müşteri portföyümüzü genişleterek ihracatı artırmak başlıca hedeflerimiz arasında yer almakta.
 
Yerli katkı oranı artıyor
STM, 25 yıllık birikim ve deneyimiyle; mühendislik, teknoloji ve danışmanlık alanlarında uluslararası standartlarda önemli çözümler sunan bir şirket durumuna geldi. STM olarak hedefimiz sağladığımız danışmanlık, sistem mühendisliği ve proje yönetimi hizmetleriyle Türk Silahlı Kuvvetleri ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın sürdürmekte olduğu projelerde en başarılı şekilde sonuç almalarına yardımcı olmak. Savunma projeleri uzun soluklu, yüksek teknoloji ve bilgi birikimi gerektiren karmaşık sistemleri içermekte. Bu kapsamda, STM olarak Türkiye’ye kazandırdığımız en önemli değer; bilgi birikimimiz ve nitelikli insan kaynağımız. Ülkemizde, konusunda uzman insan kaynağımızla savunma sanayi alanında en geniş portföye sahip danışmanlık şirketiyiz. Şu anda 200'e yakın danışmanımızla, füze sistemlerinden deniz araçlarına, İHA'lardan elektronik harbe kadar pek çok alanda SSM’ye hizmet veriyoruz. Bu açıdan bakıldığında STM’nin, savunma sanayinin arkasındaki önemli bir güç konumunda olduğunu ve Türkiye’de savunma sanayinin gelişimiyle yerli katkı oranının bugünkü seviyelere gelmesinde öncü rolü oynadığını belirtmek isterim. STM olarak savunma sanayi alanında gerek Türk Silahlı Kuvvetleri, gerekse NATO için pek çok önemli projede yazılım tabanlı çözümler geliştirdik. Kara, Deniz ve Hava unsurları tarafından kullanılmakta olan söz konusu STM ürünlerini; komuta kontrol, karar destek, füze savunma planlama, askeri haberleşme, sabit kanatlı uçak, helikopter ve insansız hava araçları için görev planlama, sayısal harita, coğrafi bilgi sistemleri gibi temel uygulama alanlarında gruplandırabiliriz. Geliştirdiğimiz yüksek teknoloji yazılım ürünlerimiz, sadece savunma sanayisi ile de sınırlı değil. İlave olarak, sivil havacılık alanında hem Türkiye’de hem de yurt dışında satışı gerçekleşmiş olan havacılık yazılım çözümlerimiz de mevcut. Tüm bu tecrübelerimiz ışığında, yeni dönemde üzerinde durduğumuz en önemli konu başlıklarımız arasında teknoloji alanında siber güvenlik, büyük veri ve yapay zeka destekli akıllı sistemler; danışmanlık alanında karar destek sistemleriyle beslenen simülasyon çözümleri, mühendislik alanında su altı ve su üstü savaş gemileri tasarımı ve modernizasyonu yer alıyor. STM olarak siber güvenliği bir bütün olarak değerlendiriyor, dünyadaki son teknolojik gelişmelerle birlikte ele alıyor ve farklı disiplinlerle entegre ediyoruz. Bu kapsamda bir ilki gerçekleştirerek, Türkiye’nin ilk ‘Siber Füzyon Merkezi’ni yeni binamızda faaliyete geçirdik. ‘Büyük veri ve veri analitiği’ alanında, ülkemiz için bir ilk olacak çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Şu anda dünyada çok az sayıda büyük şirkette olan, önemli bir altyapı yatırımı yaptığımız büyük veri ve veri analitiği platformu ‘OVERA’nın tanıtımlarını gerçekleştiriyoruz. Bu alanda şimdiye kadar metin madenciliğinden duygu analizine, doğal dil işlemeden farklı sensörlerden gelen verilerin analizine kadar pek çok konuda inovatif ve hemen her biri ülkemiz için ilk sayılabilecek projeler, çalışmalar yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Bu çalışmaların bir kısmını sivil sektördeki Türk Hava Yolları gibi büyük şirketlere, bir kısmını ise savunma ve kamu alanındaki ülkemizin önemli kurumlarına yapıyoruz. Yine büyük veri alanında üzerinde durduğumuz bir diğer konu yapay zeka algoritmalarıyla desteklenen karar destek sistemleri ve risk analizi yönetimi. Burada da ilginç konular üzerinde çalışıyoruz. Mesela şirket olarak bir ürüne ya da alana yatırım yapmak istiyorsunuz, ancak çok fazla risk var, üstelik rakiplerinizin de olacak. Bu alana girmeli misiniz? Ya da bir ürün geliştirmek istiyorsunuz ve bunun inovatif olduğu kadar, fiyat/performans açısından rekabetçi olmasını istiyorsunuz. Bu ürünü nasıl tasarlamalısınız? Bu ve benzeri soruların cevaplarını somut veriye dayalı akademik yöntemlerle tanımlayan çalışmalar yürütüyoruz. Burada en önem verdiğimiz unsur, geliştirdiğimiz çözümlerin inovatif, yerli ama tüm dünyada tercih edilir olması.