BThaber Ekler e-devlet Sayı:37 01 OCAK 2013 / 10:48

Adalet Bakanlığı yeni projelere imza atmaya hazırlanıyor

e-Devlet Dergisi tarafından gerçekleştirilen “Adalet Bakanlığı Teknoloji Yaklaşımları ve Projeleri” konulu Yuvarlak Masa Toplantısı, bakanlığın teknoloji vizyonunu ortaya koydu. Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı, hem kurumsal verimliliği artıracak hem de vatandaşa sunulan hizmetleri hızlandıracak birçok yeni projeyi hayata geçirmeye hazırlanıyor. e-Devlet Yuvarlak Masa Toplantısı’na bakanlık ile hem veri alışverişinde hem bulunan hem de bakanlığın teknoloji altyapısını kullanan; Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay, HSYK, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Komutanlığı, Sahil Güvenlik gibi kurumlardan yöneticiler de katıldılar.

İnterpromedya tarafından yayınlanan e-Devlet Dergisi tarafından düzenlenen e-Devlet Yuvarlak Masa Toplantısı; ‘Adalet Bakanlığı Teknoloji Yaklaşımları ve Projeleri’ başlığı altında 8 Kasım’da Ankara’da gerçekleştirildi. ‘Adalet Bakanlığı Teknoloji Yaklaşımları ve Projeleri’ e-Devlet Yuvarlak Masa Toplantısı’na; Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı yetkililerinin yanı sıra Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay, HSYK, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik TÜBİTAK ve TÜTED yetkilileri ile destekleyici şirketler Cisco, HP, IBM, Netapp, Netaş, McAfee, Microsoft’un yöneticileri katıldılar.
Toplantının moderatörlüğünü yapan İnterpromedya Yayın Koordinatörü Ayhan Sevgi, İnterpromedya’nın gelişen teknolojilerin aktarılması konusunda köprü görevi gördüğünü vurgularken, İnterpromedya Genel Müdürü Güldane Taşdemir de “İnterpromedya olarak; STK’lar, bilişim şirketleri, farklı kamu kurumları ile beş yıldır Ankara’da e-Devlet Yuvarlak Masa Toplantıları’nı gerçekleştiriyoruz. Yayınlarımızla, etkinlik hizmetlerimizle, Ankara’da gerçekleştirdiğimiz bu toplantılarımızla, aynı zamanda sektörel araştırmalarımızla pazarımızın büyümesi konusunda çalışmalarımızı devam ettiriyoruz ve artık geleceğe uluslararası boyutta bakıyoruz” açıklamasını yaptı.

Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Mesut Orta ise konuşmasında, UYAP Projesi’nde gelinen noktayı, hedeflerini, yaklaşımlarını, yeni projelerini, misyon ve vizyonlarını açıkladı.

Mesut Orta, “ Biz de bunları yargıda kullanarak; yargının daha az hatalı, usul yönünden daha az sıkıntılı kararlara ulaşmasını amaçlıyoruz. Bunları zaman içerisinde; maliyetleri uygun hale geldiğinde ama öncesinden Ar-Ge’leri yapılarak yargı teşkilatının hizmetine sunmak istiyoruz” açıklamasını yaptı.

Başkanlık olarak kapımız herkese açık
Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı olarak, işlerine yarayacak bir ürünle, yazılımla, bir fikirle gelen herkese yer gösterdiklerini, ilgili kişilerle irtibatlandırdıklarını kaydeden Mesut Orta, “Bizim kapımız herkese açık” dedi. Orta, “Burada, bizim ihtiyacımız olan çözüme en uygun ve en iyi fiyatla gelene bu fırsatları sunuyoruz, yarıştırıyoruz ve ondan sonra da yargı teşkilatına bunu nasıl uygulayabiliriz diye planlıyoruz. Bu fırsatları sonuna kadar sunduğumuzu bir kere daha belirtmek istiyorum. Türkiye’de e-dönüşüm için pek çok çalışma yapılıyor, pek çok hizmet var; şu anda e-devlet projeleri içinde en ileride olanlardan birisinin UYAP olduğu herkesin malumu. Dünyayla kıyasladığında da böyle. Bütüncül yaklaşımla; hem iç, hem dış anlamda bütünleştirmeyi sağlamış, bu kadar komplike, bu kadar çözümleri net başka bir proje görmedim. Bunu övünüyor gibi değil, burada salonda bulunan ya da bulunamayan herkesin aynı hedefe doğru katkılarıyla oluşmuş bir yapı, bir proje olduğu için söylüyorum. Bu bizi şımarıklığa sevketmemeli, bu bizi yapacağımız, yapmakta olduğumuz işlerden geriye alıkoymamalı. Bilakis demek ki katkı verildiğinde bu yöne gayret sebebi olmalı. Varmaya çalıştığımız hedeflere, misyonumuza, vizyonumuza uygun şekilde daha hızlı tamamlanmalı, daha hızlı gerçekleştirilmeli” yorumunu yaptı.

UYAP bizim çocuğumuz
Mesut Orta, “UYAP’ın bu şekilde geliştirilmesinde üst idarecilerimizden çok fazla destek aldık, motive edildik. UYAP; büyük özverilerle çalışıldığı için böyle bir sonuç gerçekleşti. Bizim arkadaşlarımızın bir çocuğu da UYAP’tır. Bunu yapmak isteyen bazı kamu kuruluşlarından şunu duyuyorum: ‘Ama bizim idarecilerimiz, bize bu kadar destek vermiyor.’ Ben bu cümleyi kabul etmiyorum. Çünkü biz onlara layıkıyla anlattığımızda, onlar da vatanlarını seven insanlar olduğundan kaynaklarını seferber edecektir. Bir şeyi kafaya koyup ben bunu yapacağım diye uğraşırsanız, ilk gördüğünüz engelde geriye dönme niyetiniz yoksa, ben bu dağı aşacağım diyebiliyorsanız, o hedefi bulana kadar yolunuza devam edersiniz. Ben ve arkadaşlarım o kararlılıkla; bu hedeflere ulaşma konusunda azimle davranacağız” diyerek UYAP’ın başarılarla dolu sancılı sürecini resmetti.

Bütünleştirmeye çok önem verdiklerini vurgulayan Orta, “Yargıda günlük 60 bin – 80 bin arasında yeni dava ve icra takibi geliyor ki ülkemiz açısından çok sıkıntılı bir rakam. Bu rakamların azaltılması yönünde çalışmalar var. Tüm bunların eğer bilişim sistemleri altyapısına taşınması gerekiyorsa; bizim hepsini taşımamız, hâkimin karar verme aşamasına çok hızlı gelmesi gerekiyor. Bu proje başlarken, evet yargıdan şikayet vardı; çok uzun yargılama süreleri var deniyordu. Şu anda bizim 28 kurumla bütünleşmemiz var ve daha fazla olmalı. Bütünleştirmeleri bir an önce tamamlamamız gerekiyor. İstatistikle ilgili veri ambarı çalışması var; veri ambarı çalışmasını bu yıl içinde tamamlamak istiyoruz. 2013 yılında cezaevlerinde kaç tane mahkûmun barındırılacağı konusunda sistem üzerinden bir çalışma yaptık. Bu bizim yaptığımız öngörü; veri madenciliği konusunda resmi ilk çalışmamız. Vatandaşlara sunduğumuz; vatandaş portalı var; buradan gerek şifreyle, gerek elektronik imzayla her türlü bilgiye belgeye ulaşılıyor. Bir vatandaş dava açacaksa ne kadar harç yatıracağını hesaplayabiliyor. Avukatlar, duruşmaya katılmak dışında işlemlerini her şeyi yapabiliyorlar. Kurumlara sunduğumuz bir hizmet var: Özellikle bankaların, GSM operatörlerinin, buna benzer büyük kurumların, yargıda çok fazla davası, dosyası var. Yüksek avukat rakamlarıyla temsil ediyorlar; biz şu anda cüzi bir ücret mukabili kurumların bu davalarla ilgili bilgilerine erişmelerine imkân sağlıyoruz” açıklamasıyla projenin geldiği noktayla ilgili de bilgi verdi.

Bilişim sistemlerinin faydaları
Mesut Orta, “2008’de yola çıktığımız bir uygulama olan UYAP SMS Bilgi Sistemi 4060’ın ulaştığı rakam 870 bin ama bu bizi tatmin etmiyor. Çünkü yıllık açılan dava sayısı 6 milyon civarında, buna icra takiplerini de dahil ederseniz; 12-14 milyon aralığında bir rakam demektir. Toplamda da 40 milyon civarında taraftan bahsediyoruz ama kıyaslandığında da bu kadar abonesi olan böyle bir servis var mıdır, ben bilmiyorum” dedi. Sistemin getirdiği kolaylıklara değinirken bilirkişilerle ilgili olarak da açıklık getiren Orta, “Bilirkişi konusunda coğrafi uzaklığı ortadan kaldırıp; Erzurum’daki, Van’daki, Kars’taki bir mahkeme neden İstanbul’daki, İzmir’deki özel bilgisi olan bir bilirkişiye dosyasını veremesin diye yola çıkmıştık. Şu anda elektronik imza kullanılmak suretiyle dosyalar, hazırlanan rapor, bilirkişi tarafından portal aracılığıyla ilgili mahkemeye ulaştırılabiliyor. Faydasını gösteren şöyle bir istatistik aldık; İstanbul’da bir bilirkişiye yılda 5 bin dosya verilmiş.

Bir bilirkişinin yılda 5 bin dosyaya rapor yazması mümkün değil. Bilişim sistemlerinin faydalarından en basiti bu; böylece yönetmelik değişikliği yapıldı: Şu anda bir bilirkişiye en fazla 300 dosya veriliyor, bunları takip edebiliyoruz; ortalama ne kadar sürede rapor yazdığını görebiliyoruz. Dolayısıyla hâkim bir bilirkişiye dosya verdiğinde; aslında kime ne verdiğini, ne kadar sürede geleceğini şu an çok rahat biliyor. Öngörülebilir bir süre var” açıklamasında bulundu. Adliye Bilgi Sistemi Projesi’yle ilgili de bilgi veren Orta, “Büyük adliyelerde danışmaya sorup tarif alma dönemi geçti. Sadece Çağlayan Adliyesi; kapalı alan olarak 325.500 metre kare alana sahip ve 326 duruşma salonuyla 46 tane yürüyen merdiveni var. Adliye Bilgi Sistemi’yle; yön bulma, bilgilendirme, cep telefonuna bakarak yön bulma, ortak alanlarda duyurularımızı ‘dijital tabela’ bilgilendirme yöntemleriyle vatandaşlarımıza sunma konusunda çalışmalarımız var. Büyük adliyelerde yaygınlaştırma çalışması yapacağız” dedi.

Geleceğin teknolojileri
SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile ilgili gelişmeleri aktaran Mesut Orta, “Yılda 300 bin nakil gerçekleştiriyoruz ve bunların çok büyük maliyetleri var. Güvenlik gerekçesiyle çok konforlu, çok rahat araçlar da değil. Kolluk kuvvetleri de aynı zamanda çok büyük sıkıntı yaşıyor. SEGBİS bizim en öncelikli projelerimizden. Bu yıl içerisinde; 700 duruşma salonuna, cezaevlerine; 476 ünite bu cihazlardan kurulacak. Önümüzdeki yıl içerisinde bunların merkezi kayıt ve merkezden izlenebilmelerine yönelik çalışma olacak. Arkasından, yine önümüzdeki yıl, 5 bin adet toplamda kuracağımızı düşünüyoruz. Bu rakamı yüzde 95 civarına çıkarmayı hedefliyoruz. Bu çalışma şu anda Başbakanlık tarafından da özel olarak takip edilen çok önemli bir proje. Merkezi kayıt, belki bir kısmı yerelde kayıt; bunun güvenli bir şekilde işlemesi için üzerine titrediğimiz, bundan sonraki dönemde de çok ses getireceğini düşündüğümüz bir proje. Bunlar geleceğin teknolojileri olarak görülüyor. Biz bu sistemin sadece yargı birimlerine değil idari birimlere de bir fırsat sunacağını düşünüyoruz. Yargı çalışanlarının eğitimi için, konferanslar için, yarım gün süren, hatta 2 saatte gerçekleştirilen bir bilgilendirmenin, toplantının; en az 3 günümüzü almasını önleyebiliriz. Tüm bunları teknolojinin yardımıyla yargının hizmetine bir an önce sunmamız gerektiğine inanıyorum. Video gerçekten çok hızlı artan bir süreç. Artık kağıttan daha fazla görüntülü sistemler, görüntü işleme; bunlar öne çıkıyor. Dolayısıyla Adalet Bakanlığı da bundan sonraki süreçte duruşmaların kayda alınması, video konferans sitemleriyle katılımı ön plana alacak ama biz bunun temel giriş olduğunu düşünüyoruz. ‘Video processing’ tarzı işlemlere bizim daha fazla ihtiyacımız var. Farklı bir yerden gelmiş bir video kaydından; kişinin kimliğiyle ilgili bilgi elde edebiliriz, dolayısıyla soruşturma yöntemlerine katkı sağlayacak bir argüman olarak karşımıza çıkabilir. Klasik usullerden daha ileriye gidip birtakım imkânlar sunarak; soruşturma ve kovuşturma makamlarına teknolojinin yardımcı olmasını sağlamak istiyoruz. Bundan sonra daha detay çalışmalar gerekiyor. Yine video ile birleşik bir konu; konuşma tanıma sistemleri bizim için önemli. Biz görüntü bazlı bir çalışmanın; fakat bu görüntülerden sesin analiz edilip ihtiyaç duyulduğunda da, sesin, metinlere çevrilmesi kısmının çalışılmaya değer olduğunu, bize çok fazla fayda getireceğini düşünüyoruz. Sistemi daha stabil hale getirmek için yatırımlarımıza devam edeceğiz” diyerek beklentileri de ortaya koydu.

Güvenliğin çok önem verdikleri bir alan olduğunu belirten Orta, standartlar üzerinden işlem yapmanın da hedefleri arasında olduğunu kaydetti. UYAP gibi büyük bir sistemde durağanlığa hiçbir şekilde yer olamayacağını vurgulayan Mesut Orta, “Biz, işimizi gören daha uygun maliyetlerle, daha yüksek performanslarla, daha kaliteli hizmet sunan başka bir ürün varsa, bunun sürekli araştırması içerisinde olacağız” açıklamasıyla yaklaşımlarını sergiledi.

Ne yapmalı?
Mesut Orta, UYAP’ın yurtdışına ihracatının yakın tarihli hedefleri olduğunun altını çizerek bu anlamda TÜBİTAK’la bir çalışmaları olduğunu kaydetti. Orta, “Uzun süredir bu işin üzerinde çalışıyoruz fakat kısmi birtakım şeyler yapmamıza rağmen istediğimiz oranda yurtdışı açılımımızı gerçekleştiremedik; bu da bizim karnemizin eksilerinden” dedi.
Öngörülerini ve hedeflerini aktaran Mesut Orta, “Yapay zekâ uygulamaları bundan sonraki çalışmalarımızda önemli bir yer tutacak. Çok fazla bilgi, veri var. Semantik web tarzı uygulamalara gitmemiz gerekiyor. Modelleme bizim için önemli. Bu modellemeyi, çok geniş bir şekilde düşünebilirsiniz. Çok ileri seviyelerde istatistik, veri madenciliği uygulamaları yapmamız gerekiyor ama bunu klasik yaklaşımlardan ziyade bu iş yoğunluğunda ‘iş zekâsı’na yakın, ‘büyük veri’lerle başa çıkma tarzında düşünebilirsiniz. Verileri SEGBİS’te 8 yıl tutmamız gerekiyor. Adalet Bakanlığı olarak, yargı için bunları tutmaya, analiz etmeye, bunlar üzerinden birtakım belgeler üretmeye değer diye düşünüyoruz. Açık kaynak kodlu uygulamalar, yerli ürünler, Adalet Bakanlığı olarak öncelik vermemiz gereken konulardan. İşler doğru olarak yapılmalı, uygulamalara öncelik vermeliyiz. Bizimle çalışmak zor; bunu biliyoruz. Bir artımız var; bütün ekibim olarak, ne istediğimizi çok iyi biliyoruz, çok iyi tarif edebiliyoruz. Şartnamelerde ne yazmışsak sonuna kadar istiyoruz. Bu salonda bulunan herkes, Türkiye’de çok güzel şeyler yapabiliyor. İsveç’ten bir ekip geldi; “Bizden 10 yıl ilerisiniz” dediler, Yargıtay üyemiz de “Bir daha söyler misiniz, kulağa çok hoş geliyor” dedi. Bu anlamda kendimize güvenelim. Katkılarınız, buraya katıldığınız, destekleriniz için çok teşekkür ediyorum. Bundan sonra yapılacak olan, bu sistemin üzerine ilave edilecek olan bölümler, yazılımlar konusunda desteklerinizi esirgemeyeceğinizi biliyorum” şeklinde son değerlendirmelerini de paylaştı.