BThaber Ekler e-devlet Sayı:37 01 OCAK 2013 / 13:28

‘Adli Olaylar’ çok ses getirecek bir proje

Emniyet Genel Müdürlüğü Bilgi İşlem Dairesi, imza attığı Polis Bilgisayar Ağı (PolNET), ASBİS 2. El Araç Satış ve Devir Projesi ‘nden sonra şimdi de teşkilatın adli olaylarını tek bir veritabanı üzerinde toparlayacak olan UYAP’la MERNİS’le bütünleşik ‘Adli Olaylar Projesi’ üzerinde çalışıyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü, Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Erkan Güler ile PolNET’Ten başlayarak yeni projeleri ve hedefleri üzerine kapsamlı bir sohbet gerçekleştirdik…

• Bilgi İşlem Daire Başkanlığı olarak çok geniş kadronuz var, Türkiye çapında nasıl bir yapılaşmanız bulunuyor?
Tüm Türkiye’ye daha iyi hizmet edecek, işleri daha profesyonelce yapacak projelerimiz var. Dokuz adet şube müdürlüğümüz mevcut. Yapı olarak; bütün illerde bir bilgi işlem şubemiz bulunuyor. Yaptığımız işlerin büyük çoğunluğunu sadece Ankara’da yapmıyoruz; daire başkanlıklarında büro amirlikleri olarak her daire içinde bizim personelimiz yer alıyor. Sadece Ankara olarak anlaşılmaması lazım. Bilgi işleme bağlı iller dahilinde 1100 çalışanımız bulunuyor.

• PolNET projenizden bahsedebilir misiniz?
1988 yılında Polis Bilgisayar Ağı olarak kurulan altyapı, 2000 yılında yeni teknolojiler ve teşkilatımızın artan ihtiyaçları doğrultusunda PolNET ismiyle 2674 yerleşkede Emniyet teşkilatına hizmet sunan bir bilgi sistemi haline geldi. Bu kapsamda verilen hizmetlerin tümünün kontrol mekanizması Bilgi İşlem Daire Başkanlığı bünyesinde yürütülüyor. 20’den fazla dairenin birden fazla projesi mevcut; aslında bunların hepsi PolNET altyapısı altında işleyen birer uygulama. PolNET projesi 2003 yılında eTr ödülüne layık görüldü. Metro-Pol Projesi, Metro Ethernet Projesi olarak ortaya çıktı, bütün illerde fiber hatlarla bağlandı. Metro Ethernet; fiber optik kablo üzerinden, 5 Mbps ile 10 Gbps arasında, ölçeklenebilir, esnek, düşük maliyetli ve her türlü veri akışına imkân veren bir teknoloji. Metro Ethernet teknolojisinin PolNET iletişim altyapısında kullanılmasıyla beraber, teşkilatımızın bütün birimleri ihtiyaç duydukları hızlarda PolNET uygulamalarına erişebilecek ve yüksek bant genişliklerine ihtiyaç duyan; uzaktan eğitim, telekonferans, görüntü ve video transferi gibi uygulamalar hızlı, kesintisiz ve güvenli olarak çalışabilecek.
İkinci eTr ödülünü ASBİS 2. El Araç Satış ve Devir Projesi aldı. Bu projeyle vatandaşın ilk başvurduğu yer olan noterlerde tüm işlemlerinin tamamlanması ve verilerin tek bir merkezde; Emniyet Genel Müdürlüğü veritabanında tutularak yönetimin sağlanması, vatandaşın zaman kaybının, maddi ve manevi kaybının giderilmesi ve memnuniyetin artırılması amaçlanıyordu. Ayrıca ASBİS Yeni Araç Satış Projesi ve ASBİS Sürücü Belgesi Projesi de bulunuyor. ASBİS Trafik Denetim Projesi ile de trafik denetimleri sırasında yapılan tüm işlemler kayıt altına alınmakta ve bu işlemlerin düzenli olarak analizleri yapılarak denetimlerin daha verimli olması sağlanıyor. ASBİS Yeni Araç projesiyle ülkedeki tüm araç kayıtlarının tek elde ve düzenli tutulması ve vatandaşlarımızın araç işlemlerini bayilerden yapabilmeleri amaçlanıyor. Ankara’da pilot uygulamaya geçildi ve sisteme kaydedilen bayiler projeyi kullanıyorlar.

ASBİS projesinin teknik altyapısını biz yaptık. Yaklaşık 12 kurumun entegrasyonunu sağlayarak vatandaşa bu hizmet verildi. Daire Başkanlığı olarak yapmış olduğumuz işlemlerde reklam kaygısı gütmediğimiz için projelerimiz çok göz önünde değil. Ancak şunu belirteyim ASBİS gibi PolNET Sistemi üzerinde çalışan onlarca projemiz mevcut. Bu projeler kendi personelimiz tarafından gerçekleştirilmekte.

• Artık yapılan bu çalışmaların pazarlanmasının konuşulması çok güzel…
Örneğin TÜBİTAK’ın Balistika Projesi. Türkiye’nin herhangi bir yerinde yapılan incelemede kimlerde hangi silah olduğu, ruhsatlı mı olduğu tespit ediliyor. Çekirdek ve kovanlar otomatik olarak karşılaştırılıp aynı silahtan çıkmış kardeş kovan ve çekirdekler yüksek bir başarıyla belirlenebiliyor. Bu proje TÜBİTAK ile ortak proje olarak bitirildi. Şimdi bizden izin istiyorlar; projenin bir modülünün satılmasında 1 milyon dolardan bahsediliyor.
Hudut Kapıları Projesi ise 98 yılından beri var olan bir proje. Adalet Bakanlığı ile bütünleşik projeler. UYAP sisteminden önce GBT (Genel Bilgi Tarama) ile bağlantılı çalışıyordu. Şimdi UYAP’tan aldığımız web servisiyle otomatik olarak pasaportu optik okutucuya okuttuğu zaman veya kişinin TC numarası girildiğinde, 8 bölgedeki 20’den fazla sunucu birbirine aynı anda replike edebiliyor. Bu sayede tüm hudut kapıları tek bir hudut kapısı gibi çalışıyor.

Özel güvenlikçileri içeren yeni projemizde kod yazım aşamasına gelindi. Patlayıcı maddelerin düzenli olarak çevrimiçi sistemden takip edildiği bir yazılım yoktu; bunun için de çalışmamız bulunuyor. Çalıştığımız sahanın genişliği açısından söylüyorum.

Teknoloji sayesinde 10 sene sonra cinayet çözdük

• Türkiye ve yurtdışındaki sistemleri karşılaştırır mısınız?
Ülkelerin belli sahalarda üstün olduğu noktalar var ama yüzde yüz, dört dörtlük bir ülke yok, onlar yerel çalışıyor. Bizdeki projeler kurumlarla sağlanan bağlantılar sayesinde tek bir proje gibi çalışıyor. Örnek olarak UYAP bağlantımız sayesinde ‘Aranan Şahıs’ kayıtları tüm sistemimizde aktif olarak kullanılıyor. Bankalar ve finans kurumları sistemimize ulaşarak araçlara ait işlemleri yapabiliyor. Daha sonra bu hizmetlerimizi ihraç edebiliriz. Diğer yandan, Londra kameralarını örnek alabiliriz; sadece Londra’daki kameralar bizim Mobese kameralarının 10 katı. Moskova polisi her apartman girişine dahi kamera koydu; 60 bin kameradan bahsediliyor. Kameraların ses özelliklerini de aktif hale getirdiler. Pasaport işlemlerini Dubai polisi iris taramasından, parmak izine kadar dört dörtlük uyguluyor. Şanghay polisinin kriz merkezi, mobese merkezi bizde yok; bir kriz merkezi odasına 10 milyon doları bir kalemde dökebilen ülkeler. Bunlar örnek alınacak projeler.

Kararlılık ve güç çok önemli; Çin polisinin gücü var; 3 milyar insanı kontrol altına almaları lazım. Şu anda Çin polisi tamamen yongalı nüfüs cüzdanı veriyor, tüm vatandaşlarımı takip edebileceğim diyor. Ne kadar demokratik, ayrı mesele. Londra polisi açık istihbarat olarak facebook ve twitter’ı kullanıyor. Özel yazılım geliştirmişler; bir olay olduğunda kameralardan henüz memuru bakmadan, twitter’dan düşüyor. Bunlar gönüllü paylaşılan bilgiler. Nereden tweet’lediysen en yakın baz istasyonundan, internet çıkışından senin yerini kaydediyor. Risk oluşturacak grupları da belirliyor; açık istihbaratla eğilimleri bulabiliyorsun. Çin’in kendi İçişleri Bakanlığı’na bağlı Araştırma Enstitüsü var; yeri geliyor şirketlerle ortaklık kuruyor.

Teknoloji sayesinde 10 sene sonra cinayet çözdük. Teknoloji bu; iyi kullanmak lazım. Teknolojik gelişmeler sonucunda yeni delillere ulaşarak suçlar artık daha kolay aydınlatılmakta, failler yakalanmakta.

“Teşkilatın adli olaylarını tek bir veritabanında toparlamak istiyoruz”

“Yeni bir projemiz var; teşkilatın adli olaylarını tek bir veritabanı üzerinde toparlamak istiyoruz; hiçbir yerde böyle bir çalışma yok. Asayiş’in, Güvenlik Daire Başkanlığı’nın vs. hepsi müstakil veritabanları olarak çalışıyordu, birbirinden bağımsızdı. Ekim, Kasım ayı içinde test uygulamaları başlayacak, her türlü verinin buradan gittiği hatta elektronik imza ile Adalet Bakanlığı’na dahi gönderdiğimiz bir süreçten bahsediyoruz. Daha henüz adı yok; Adli Olaylar Projesi diyoruz. UYAP’la MERNİS’le bütünleştirme içinde. Adli Olaylar çok ses getirecek bir proje; bunu başarın, bazı ülkelere ihraç edebilirsiniz deniyor. “