BThaber Ekler e-devlet Sayı:38 15 NİSAN 2013 / 17:19

Bilgi Toplumu Stratejisi kurumsal bir yapı oluşturuyor

Kalkınma Bakanlığı Bilgi Toplumu Daire Başkanı Emin Sadık Aydın, Bilgi Toplumu Stratejisi’nin 2006 yılından bugüne uzanan sürecine açıklık getirirken aynı zamanda stratejinin farklı kesimlerin birbirinden güç aldığına vurgu yaparak, çalışmalara sistematik bir bütünlük kazandırılmasına fayda sağladığını da aktardı. Aydın, “Stratejinin varlığı; ülkemizin bilgi toplumu gündemini izlemeyi, değerlendirmeyi ve bu suretle hesap verebilirliği son derece kolaylaştırıyor” dedi.

2006 yılından bu yana, yaklaşık altı yıl süren uygulama dönemi itibarıyla Bilgi Toplumu Stratejisi’nin izleme ve değerlendirme sürecini canlı tutmaya gayret gösterdiklerini açıklayan Emin Sadık Aydın, “2006 yılı sonrasında özellikle farklı politika alanlarında çok sayıda politika ve strateji dokümanı oluşturulmaya başlandı. Ancak şeffaf bir izleme ve değerlendirme mekanizmasının aynı ölçüde yaygınlaştığını söylemek zor. Biz stratejideki gelişmeleri takip etmek üzere şu ana kadar beş adet ilerleme raporu, üç adet de istatistik yayını hazırladık. Bu yayınları herkesin ulaşabileceği şekilde internet sitemizde de yayımladık. Bugünlerde altıncı ilerleme raporunu tamamladık. Bu son rapor Bilgi Toplumu Stratejisi’nin kapanış raporu olarak hazırlandı. Kapanış raporumuzdaki verilere bakıldığında stratejinin; 2012 yılı Haziran ayı itibarıyla yüzde 60-70 seviyelerinde bir tamamlanma oranına ulaştığını görüyoruz. Bilgi Toplumu Stratejisi gibi farklı alanlarda çok sayıda hedefin belirlendiği bir çalışma için tek bir başarı oranı ortaya koymak oldukça zor. Zira strateji; 7 eksende, 38 kamu kurumunun sorumlu olduğu 111 eylem, gelişmelerin takip edildiği 36’sı temel gösterge olmak üzere 117 göstergeden oluşan bütüncül bir programı ifade ediyor” açıklamasını yaptı.

Stratejinin makro ve mikro etkileri
Emin Sadık Aydın, Bilgi Toplumu Stratejisi’nin uygulandığı dönem itibarıyla, bilgi toplumu çalışmalarına ilave katkısını şu şekilde dile getirdi: “2003 yılından bu yana bir adet strateji ve üç adet eylem planı hazırlayan ve uygulamasını takip eden birisi olarak rahatlıkla işaret edebileceğim faydalar olduğunu görüyorum. Her şeyden önce konunun taraflarının ortak bir vizyon etrafında bir araya gelmelerine vesile oluyor. Bunlar arasında siyaset kurumu da var, kamu kurumları, özel kesim, üniversiteler ve STK’lar da. Hatta strateji sınırlarımızı aşarak uluslararası arenada bilgi toplumu gündemimizi temsil eden temel referans oluyor. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, OECD gibi yapılar ilk aklıma gelenler. İkincisi ise; strateji, bilgi toplumuna yönelik çalışmaların bir arada gerçekleştirildiği ve görülebildiği bir platform mahiyetine bürünüyor. Bu da farklı kesimlerin birbirinden güç almasına, çalışmalar arasında etkileşimin artmasına imkân sağlıyor. Bir anlamda bir sinerji yaratıldığını ve çalışmalara sistematik bir bütünlük kazandırıldığını ifade edebiliriz. Üçüncü bir etki; normalde birbirinden bağımsız ve dağınık biçimde yürüyen bilgi toplumu çalışmalarının tek başına bir politika alanı olarak ön plana çıkması sağlanıyor. Bu neden önemli. Ülkemiz eğitim, sağlık, adalet, güvenlik, savunma, ulaştırma, enerji, çevre, tarım, sanayi, ticaret, sosyal güvenlik gibi pek çok politika alanını büyük bakanlıklarla ya da büyük kamu kurumları ile yönetiyor. Bilgi toplumu alanında ise böyle bir kurumsal yapı yok. İşte bu eksikliği kapatan yapı ‘Bilgi Toplumu Stratejisi’ oluyor. Strateji etrafında tanımlanan hedeflerin takibi ve çalışmaların yürütülmesi etrafında farklı kurumlar ve toplum kesimleri seferber oluyor. Bir anlamda bu yapı; bilgi toplumu gündemimizin kurumsal yapısını teşkil ediyor. Yani hiyerarşik bir düzen oluşturup bütün çalışmaları bir kurumun inisiyatifine bırakmak yerine belirli bir dönem için yapılacak çalışmalar için çeşitli toplum kesimlerini sevk eden koordinasyona ve işbirliğine dayalı bir işleyiş. Tabii ki mikro düzeydeki etkilerine de değinmek gerekir. Bizim geçmiş deneyimimiz, kurumlarımızın yürüttüğü azımsanmayacak sayıda çalışmanın stratejiden destek bulduğunu, normalde daha yavaş yürüyecek çalışmaların hızlandığını, hiç gündeme gelmeyecek bazı konuların gündeme geldiğini, normal akışına bırakılırsa yanlış yöne gidecek bazı büyük projelerin doğru yöne kanalize edildiğini çok net biçimde ortaya koydu. Sadece bu fayda bile Bilgi Toplumu Stratejisi’nin varlığına bizim açımızdan büyük anlam katıyor.”

Görev; iki aşamalı
Bu nedenlerden ötürü, 2006-2010 döneminden sonra yeni bir Bilgi Toplumu Stratejisi hazırlamanın gerekli olduğunu düşündüklerini vurgulayan Emin Sadık Aydın, “Üstelik bu bizim toplumumuza karşı sorumluluğumuz. Malum, 641 sayılı KHK ile bilgi toplumuna ilişkin politika, hedef ve stratejilerin hazırlanması görev ve sorumluluğu Kalkınma Bakanlığı’nın omuzlarına yüklendi. Biz bu görevimizi iki aşamalı bir süreç izleyerek yerine getirmenin uygun olacağını düşündük. Buna göre ilk aşamada bir danışmanlık hizmeti alıyoruz. İkinci aşamada ise buradan elde edeceğimiz sonuçlardan hareket ederek Bilgi Toplumu Stratejisi’ni ilgili tarafların katılımıyla oluşturacağız. Danışmanlık hizmetini, Ekim ayında düzenlediğimiz ihaleyi kazanan McKinsey şirketinden alıyoruz. Bu hizmet alımı için gerçekten çok kapsamlı bir teknik şartname hazırladık. İsteyenler Bilgi Toplumu Dairemizin internet sitesinden bu şartnameyi görebilirler; temel vurgularımızı eksen dediğimiz başlıklar etrafında toparladık. Bu eksenlerin altında çok kapsamlı tanımlamalar yaptık. Sekiz eksende ana vurgular yaptık. Danışman şirketimiz çalışmalarına 13 Kasım’da başladı. 30 hafta olarak öngördüğümüz hizmet alımının Haziran 2013’te bitmesini bekliyoruz. Danışmanlık hizmeti tamamlandığında stratejinin Bakanlığımızın koordinasyonunda hazırlanması için ihtiyaç duyulabilecek çeşitli araştırmalar ve bulgular elimize geçmiş olacak.Stratejiyi 2013’ün ikinci yarısında hazırlamayı planladık. Buna göre gelecek yıl sonunda Bilgi Toplumu Stratejisi’ni belirlemiş olacağız.

e-Devlet’i bilgi toplumu çalışmalarının odağından çıkardık
Aydın, yeni strateji için daha önceki deneyimlerden bazı tespitler yaparak yol haritası oluşturduklarını vurgulayarak, “Tespitlerimiz içerisinde en fazla ön plana çıkanlardan birisi şuydu: Bizim bugüne kadar bilgi toplumu adına yürüttüğümüz çalışmalarda daha ziyade e-devlet ön planda. Bu bir tespit. Olumlu ya da olumsuz bir anlam yüklemeksizin bunu ifade ediyoruz. Yani kendi dönemi itibarıyla bu yaklaşım pekâlâ doğru olduğu gibi ülkemiz için belki de kaçınılmazdı.
Fakat mevcut durumu da değerlendirerek önümüzdeki dönem için e-devlet’i bilgi toplumu çalışmalarının odağından çıkarmamız gerektiğine karar verdik ve buna göre bir tasarım yaptık. Yeni yaklaşımda; bilgi toplumunun ekonomik ve sosyal konularına çok daha fazla eğileceğiz. Büyüme ve istihdama özel önem vereceğiz” açıklamasını yaparak stratejinin yeni aşamalarını aktarmış oldu.

Bütün süreci; doğru bulgularla hareket etme ve tarafları işin içine katma üzerine kurguladık
“Strateji bu işin taraflarının, paydaşlarının üzerinde büyük oranda ittifak ettikleri ortak bir değer olsun, dolayısıyla herkes hem Bilgi Toplumu Stratejisi oluşturulurken hem de uygulanırken bu işin bir ucundan tutsun ve ortaya çıkacak faydadan gurur duyarak nasiplensin istiyoruz” diyen Emin Sadık Aydın, “Bu çerçevede bütün bir süreci doğru bulgularla hareket etme ve tarafları işin içine katma üzerine kurguladığımızı söylersem abartmış olmam. Bununla hem danışmanlık sürecini hem de sonrasında stratejinin yazım sürecini kast ediyorum. Danışman firmamız 30 hafta sürecek çalışmasında kendi birikimini bizimle paylaşmakla sorumlu olduğu gibi tüm tarafların birikimini de çıktılarına yansıtmak durumunda. Şartnamemize çok atıf yapıyorum. Ama bütün bunları açık seçik gösteren bir kaynak olduğu için yine arzu edenlerin oraya bakmaları gerektiğini ifade etmem gerekiyor. Haziran 2013’e kadar anketlerin ve birebir görüşmelerin haricinde 10’ar 15’er kişinin katılacağı 32 ayrı odak grup çalışması yapılacak; 100 civarında kişinin katılımı ile 6 adet atölye çalışması yapılacak. Ayrıca 10 Aralık’tan sonra çalışmaya ilişkin bir portal oluşturuyoruz. Bu portalı hem kamuoyunu ve ilgili tarafları çalışmalar ve çıktılar konusunda bilgilendirmek için kullanacağız hem de ilgi duyan herkesin önerilerini bizimle paylaşabileceği bir katılım platformu olarak değerlendireceğiz. Bunu vurgulamak gerektiğini düşünüyorum: Bahsi geçen hizmet alımı işi çerçevesinde üretilen tüm bilgi ve belgeler, oluşturulacak Katılımcılık Portalı ile kamuoyunun görüş ve önerilerine açık olacak. Ben bu vesileyle ülkemizin bilgi toplumu gündemine katkı sağlamak isteyen herkesi bu portalı takip etmeye davet ediyorum. Bununla ilgili duyuruyu gelecek hafta Bilgi Toplumu Dairemizin internet sitesinden yapacağız” açıklamasını yaptı.

Çalışmaların sonuçlarını dört temel raporda almayı öngördüklerini belirten Aydın; bunları da; Mevcut Durum Raporu, Küresel Eğilimler ve Ülke İncelemeleri Raporu, Makroekonomik Projeksiyonlar ve Fırsatlar Raporu, İhtiyaç Tespiti ve Öneriler Raporu olarak sıraladı. Emin Sadık Aydın, “Sonrasında da bu çalışmaları kullanarak Kalkınma Bakanlığı olarak bizim koordinasyonumuzda kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve özel kesimin katılımı ile Bilgi Toplumu Stratejisi’ni oluşturacağız. Akabinde de, Yüksek Planlama Kurulu kararı ile uygulamaya geçmeyi öngörüyoruz” dedi.
ETİKETLER : Sayı:38