Dosya Ses ve Görüntü Sistemleri 30 TEMMUZ 2016 / 10:02

Lazer projektörler ve 4K teknolojisi görüntüleme sistemlerinde geleceği şekillendiriyor

Projeksiyon cihazları dünyasında en büyük değişimin klasik lambalı projektörlerden, tamamen lazer ışık kaynaklı projektörlere geçiş olduğunu belirten Panasonic İş Ortakları Yöneticisi Sertaç Polat bu teknolojinin birçok fayda sağladığına dikkat çekiyor. Lazer ışık kaynaklı projektörler sayesinde 7/24 cihaz kullanımı, 360 derece cihaz kurulumu, filtre ve ışık kaynağı değiştirmeye gerek duyulmadan 20 bin saatlere varan bakımsız kullanım süreleri, ısınma ve soğuma sorunlarının ve süreçlerinin ortadan kalkması, cıvalı lambaların kullanılmaması sebebiyle artık daha sağlıklı ürünlerin kullanımı mümkün oluyor.
Henüz birçok marka lazer geçişinde gelişim aşamasında. Hala melez ürünlerle çözüm arayanlar ya da lazer ışık kaynağı olmasına rağmen filtre değişim sürelerinin daha sık olması sebebiyle bakım sürelerini uzatamayanlar da mevcut. Sertaç Polat, bu noktada Panasonic’in tüm lazer ürün segmentleri dikkate alındığında yüzde 43'lük bir pazar payı ile Avrupa'da ilk sırada olduğunu belirtiyor. Ayrıca Panasonic’in aydınlatma ve projeksiyon teknolojisini birleştirerek ortaya çıkardığı lazer ışık kaynaklı "Space Player"’dan bahseden Polat, müzelerden, perakende sektörüne, ofislerden eğlence sektörüne spot ışıklarının kullanıldığı birçok alanda aynı zamanda projeksiyon görüntülerinin verilmesine de olanak sağlanabildiğini ifade etti.
Gün geçtikçe 4K kaynakların, içeriklerin ve altyapıların artmasıyla daha kaliteli ve detaylı görüntüler izleyebiliyoruz. Görüntü teknolojisindeki bir diğer unsur olan 4K teknolojisine değinen Polat, birçok sektörün 4K çözünürlüğe geçişini hala tamamlamadığına dikkat çekti. Bu sebeple ürün çözünürlükleri hem monitör hem de projektör dünyasında 4K'ya doğru yöneldiğini belirtti.
Lazer projeksiyon teknolojisi ve hangi noktalarda tercih edildiğiyle ilgili bilgiler veren Polat, sözlerine şöyle devam etti: “Lazer teknolojisinin tercihi konusunda sektörlerden ziyade kullanım amacı ve bütçe planlaması etkili oluyor. Lazer teknolojisinin, lambalı ürünlere göre ilk yatırım maliyeti daha yüksek. Ancak bakım maliyetleri ve kullanılamadıkları zamanlar da dikkate alındığında uzun vadede daha kazançlı ürünlerdir. Yine de daha çok üniversitelerin, müzelerin, büyük toplantı salonları veya amfi tiyatroları olan kurumların öncelikli olarak bu teknolojiyi tercih ettiğini söyleyebiliriz. Ayrıca kontrol odaları, simülasyon salonları ve ekran aralarında kesinti istenmeyen video duvarı uygulamaları da diğer öncelikli kullanım alanları olarak sıralanabilir”.
Nesnelerin İnterneti, M2M gibi teknolojik eğilimler ve 4,5G gibi yeni ağ teknolojilerinin her alanda olduğu gibi görüntü alanında da kendini gösterdiğini söyleyen Sertaç Polat, bunun en iyi yansımasının cep telefonu kullanımında ve yeni akıllı binalarda görüldüğünü belirtti. Polat,  ”Yayıncılık dünyasında artık canlı yayınlar 4,5G hızıyla mobil ağlar üzerinden yapılabiliyor, hatta son günlerde de tecrübe ettiğimiz gibi sosyal olaylar bu yenilikler sayesinde anında canlı olarak cep telefonları üzerinden paylaşılabiliyor ve izlenebiliyor. Tabii ki görüntü sistemlerine de bu gibi yeni teknolojiler yansımış durumda. Artık cep telefonumuzdaki görüntüleri projeksiyon cihazlarına ya da monitörlere yansıtmak çok daha kolay. Panasonic, monitör ve projeksiyon cihazlarının uzak bir merkezden takip edilmesine ve kontrol edilmesine olanak sağlayan sistemler kullanılıyor. Örneğin birçok kampüsü olan bir üniversite, tek merkezden hangi cihazların açık olduğunu, ısı durumlarını, arıza durumlarını veya ne zaman arıza çıkarma olasılığının olduğunu, bakım ihtiyaçlarını ve cihazlarla ilgili birçok diğer bilgiyi görebiliyor ve cihazların bir takım temel özellikleri bu merkezden yönetilebiliyor” şeklinde konuştu.
Sertaç Polat, ekrandaki görüntülerle ilgili detaylı bilginin kişisel cihazlara aktarımı konusunda oldukça hızlı ve etkin bir çözüm olan "Light ID" adını verdikleri Panasonic patentli bir uygulamayı da kullanıcılarla tanıştıracaklarını belirtti.