spot 28 EKİM 2012 / 14:33

Cisco, Türkiye’yi odaklanma ülkesi yaptı

Cisco Türkiye Genel Müdürü Ümit Cinali, Cisco’nun vizyonunun kuvvetli ve büyük olduğunu belirtiyor.

Cisco Türkiye Genel Müdürü Ümit Cinali, Cisco’nun vizyonunun kuvvetli ve büyük olduğunu belirtiyor.

» Bu yıl Cisco Expo’da ‘Vizyondan Gerçeğe’ temasını kullandınız. Neden vizyondan gerçeğe?
Vizyondan gerçeğe dediğimiz; bunu Cisco söylemiyor, bizi kullananlar, bizi çözümleriyle bütünleştiren kişiler söylüyor. Biz vizyondan gerçeğe geçişteki olanakları, teknolojileri yaratıyoruz.  Görüyoruz ki hızlı büyüyen bir ülkeyiz ve FATİH Projesi’nde büyüyoruz. Adalet Bakanlığı UYAP gibi büyük bir projeyi gerçekleştiriyor. Cisco olarak biz de altyapının içindeyiz. Bu mesajları anlatabilmek için böyle ortamları yaratıyoruz. Nüfusun yüzde 80’i bilgisayar kullanabilecek. Diyoruz ki internet aboneliğimizi 9 milyon haneden 30 milyona çıkaracağız. Bunlar güzel hedefler. Bu vizyonları gerçekleştireceğiz. Biz bunun bir parçasıyız.

» Konuşmanızda “Veri merkezlerinin yükünün yüzde 50’si  bulut merkezlerine taşınacak, M2M (Cihazdan Cihaza) büyük çapta artacak. Bu kadar cihazı nasıl takip edeceğiz?” dediniz. Ben de size bunu sormak istedim, Cisco’nun bu konudaki vizyonu nedir?
Ben de meslektaşlarımı dinledikçe, iş ortaklarımızla konuştukça öğreniyorum. Bu etkinlikler bana Cisco’nun vizyonunun ne kadar kuvvetli ve büyük olduğunu da gösteriyor. Bir sürü parça üzerine çalışıyoruz; ağ teknolojileri, işbirliği teknolojileri, video, veri merkezleri üzerinde çalışıyoruz, sunucular yapıyoruz artık. Bulut sistemlerinin altında da bu var. 2016’da, 2020’de, 50 milyar cihaz olacak diyoruz; genellikle hepimiz sürprizle karşılaşıyoruz çünkü daha da önce oluyor. Buzdolabını düşünün. Artık buzdolabının içindeki her şeyin ne zaman geldiğini, ne zaman çıktığını bileceğiz. OGS yerine HGS çıktı artık; çok ucuz bir teknoloji. Galiba her atoma 100 tane IP adres düşebiliyormuş, her sayabildiğimiz yıldıza 14 trilyon IP adres verebiliyormuşuz, böyle bir IP adres kapasitesi var. Bunları kontrol eden sistemler de gelişiyor. Bizler geliştiriyoruz, başkaları geliştiriyor. Bizim yaptığımız iki türlü şey var. Önce, bulut diyoruz. Bulutlar gelişecek, ne olacak, sanallaştırma artacak, bulutlar artacak, bulutlar büyüyecek, veri merkezleri büyüyecek. Ne olacak? Daha az enerji kullanılacak. Kabloların daha iyi şekilde kurulması gerekiyor. Sanallaştırma ile pek çok olanağa sahibiz. Eskiden bir sunucuyu kurmak haftalar alırdı, şimdi 5-10 dakika içerisinde bunu yapabilme kapasitesine eriştik. Herkes bulut, bulut diyor. Peki buluta nasıl gideceğiz? Ağ önem kazanıyor; ağı olmayan bir yere gidemiyor. Mobil de bir ağ. 1 gigabitlik bir internet altyapısı yatırımı yapıldığı takdirde ki büyük bir yatırımın küçücük bir parçası. O teknoloji yayılacak. Eğer gelecek 5 sene içinde böyle bir yatırım yapıldığı ve hanelerin yüzde 81’ine geçtiğimiz takdirde 1 gigabitle 460 milyar dolarlık ekonomi yaratabiliyoruz. Altyapı yapıldığında da büyük kısmı fiber; bir tane fiber olsun, onu paylaşalım. Gigabit yatırımının en büyük kısmını da inşaat oluşturuyor. İnşaat Türkiye’nin en kuvvetli olduğu alan. Yaratılan istihdam senede 300 bin ile 800 bin arası olabilir. 500 bin bile muazzam bir rakam.

KOBİ’lere ulaşmada bulut teknoloji çok kritik

» Cisco’nun kamu yaklaşımı ve hedeflerinden söz edebilir misiniz?
Şöyle bir gerçek var; çok hızlı yükselmekte olan bir ülkeyiz. Ayrıca bölgemizde liderlik yapan ve onun dışında lider olarak gösterilen bir ülkeyiz. Onun getirdiği bir gelişim var. İkincisi; gelir seviyesi yükselen bir ülkeyiz. Gelir seviyesi yükselince talepler de artmaya başlıyor. Bütün kamu hizmetlerinin hepsi e-devlet kapısından sağlanacak.  Ankara’da farklı ne var? Sadece kamu değil. Ordumuz da burada; onların da ihtiyaçları var. Jeopolitik olarak ilginç bir konumda. Türk Telekom operasyonunun büyük kısmı burada ve elbette daha önce konuştuğumuz gibi kamumuz burada. Bütün kararlar burada alınıyor. Türkiye’nin kalbi Ankara’da diyoruz ama belki de Türkiye’nin beyni burada. Yatırımların daha da artacağına inanıyoruz. Bizim en çok büyüyen sektörlerimiz; kamu ve KOBİ’ler. KOBİ’lere yetişmek her şirket için en büyük zorluk. Direkt satış modeli zor, fakat bulut teknolojiyle gittiğiniz zaman farklı olabiliyor. Türk Telekom’la, Vodafone’la, Turkcell’le gittiğiniz zaman KOBİ’lere ulaşmak daha kolay. Bu konuda bulut teknolojilerin çok kritik olduğuna inanıyorum.

» Cisco Türkiye’nin konumunu dünyayla nasıl kıyaslıyorsunuz?
Bir gerçek var; 5-10 sene önce; bazı ülkeler hızlı büyüdüler; Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika Cumhuriyeti; bunlara BRICS dedik. Sonra Meksika da eklendi. Bu gelişmenin sebebi neydi? Nüfusları çok büyük, bu yüzden büyük ekonomiler. Gelir seviyeleri düşük olsa bile rakamlarda büyük bir ekonomi ortaya çıkıyor. Rakamlardaki ivmeyi gösteren sonraki 5 ülke olan; Türkiye, Endenozya, Polonya, Güney Afrika ve Suudi Arabistan da bu kümelenmede görülüyor. Bizim şirketimiz de bu kümelenmeyi görüyor. Türkiye’nin hem hacmi büyüdü, hem büyüme hızı çok kritik. Ona göre de Cisco bizi odaklanma ülkesi yaptı. Kalkınan Ülkeler Grubu var bizde; Cisco Kıdemli Başkan Yardımcısı Duncan Mitchell’e doğrudan rapor ediyorum. Bu Türkiye’nin konumunu, önemini ve şirketin verdiği desteği gösteriyor.
Niye Cisco Expo’yu Ankara’da yaptık? Çok kıymetli arkadaşlarım var; hem Türk Telekom’da hem kamu sektöründe. Onlar bana teklif ettiler, söyledikleri anda kabul ettim. Bir dakika bile sürmedi teklif ettiklerinde. Bir ülke dönüşümünden geçiyoruz. Ülke dönüşümünün oluştuğu, büyük, köklü kararlarının verildiği verildiği merkez Ankara. Mühim olan, başka ülkelerde neler yaptığımız. Önemli olan, her şeyi bir daha keşfetmek değil, paylaşmak. Cisco Expo’nun da çok başarılı geçtiğini umuyorum.
ETİKETLER : Sayı:893