spot 09 EYLÜL 2012 / 14:28

KOSGEB 68 ilde 75 noktadan hizmet veriyor

KOSGEB Başkan Yardımcısı Dr. Metin Şatır, KOSGEB’in yeni dönem vizyonunu ve destek programlarını anlattı.

» KOSGEB’in yeni dönemini ve destek programlarını aktarabilir misiniz?
KOSGEB 2010 yılından itibaren, yepyeni bir sistem uyguluyor; bu süreçte destekleme modelimizde çok kritik değişiklikler yaptık. 2009’da yapılan kanun değişikliği ile hizmet sektöründe yer alan KOBİ’lerde destek kapsamımıza alındı ve biz daha önce 250 bin imalatçı şirketle muhatapken, bir anda 3 milyonu aşan bir hedef kitleyle karşılaştık ve bu da bizi bazı arayışlara itti. Akademik dünya, iş dünyası, bürokrasi gibi değişik çevrelerle bir yıl süren arama konferansları, oturumlar ve çalıştaylarla nasıl bir model olmalı üzerine çalışıldı. 2010 Haziran ayında yeni bir model oluşturuldu; bu modelin temel kelimesi: ‘Proje’; Proje bazlı hibe modeli. Projeyi işin merkezine koyan bir anlayışla biz yeni dönemi kurduk. Arama konferanslarında KOBİ’lerin neye ihtiyacı var diye sorup aldığımız cevapları grupladıktan sonra programlarımızı oluşturduk. Şu an yürüttümüz 7 tane programımız var. Hepsi KOSGEB’e özel; KOBİ’ler ve girişimciler için tasarlanmış programlar. Yeni dönemde destek programlarını; işletmenin kendi problemini kendisinin projelendirdiği, ihtiyaçlarını kendisinin tasarladığı bir hale getirdik. Biz eskiden programlarımızda, desteklediğimiz kalemleri sayardık, şu an desteklemediklerimizi sayıyoruz; destek kalemlerimiz çok çeşitlendi.
KOBİ Proje Destek Programı, KOBİ’lerin fonksiyonlarının geliştirilmesi için tasarlanmış bir program. KOBİ; daha iyi pazarlama, daha iyi insan kaynakları, daha iyi finans muhasebe yönetimi, daha iyi ve kaliteli üretim gibi işletme fonksiyonlarını geliştirmesi gerekirse bu programdan faydalanabilir. Bünyeyi güçlendirici organizasyonlardan bahsediyoruz; KOBİ Proje mantığımız KOBİ’ler için bu anlama geliyor. Her üç yılda bir 150 bin TL veriyoruz.
Ar-Ge İnovasyon ve Endüstriyel Uygulama Destek Programı’nda Türkiye’de hiçbir kurumun yapmadığı yepyeni bir şey yaptık. Ar-Ge sürecini ikiye böldük. Birincisi; Ar-Ge’nin yapıldığı süreç yani prototip ürünün ortaya çıkana kadar olan süreç. Ürün ortaya çıktığında KOBİ’lerin nefesi tükeniyor. Bunu seri imalata, ticarileşme boyutuna  geçirmek için yeni desteklere ihtiyaç var. 2010’da çıkardığımız programda Ar-Ge inovasyonun devamına Endüstriyel Uygulama Programı adında yeni bir program koyduk. Bugün Ar-Ge fikri olan bir girişimciyi alıyoruz, şirketini kurduruyoruz, Ar-Ge’sini yaptırıyoruz, ticarileşme sürecinde altyapısını destekliyoruz. Programın toplam bütçesi 1 milyon TL; toplamda yüzde 50’sinin hibe olduğunu söyleyebiliriz.
Ar-Ge meselesi ülkenin en önemli meselesi. Bugün, KOSGEB 68 ilde, 75 noktada hizmet veren bir kuruluş. Gittikçe yurt sathına yayılan bir anlayışla, esnafın, KOBİ’nin, girişimcinin yanında olmaya çalışıyoruz.

Girişimcilik bir kültür meselesi
İşbirliği Güçbirliği programımız; kültür değişimine ihtiyaçtan kaynaklanıyor. KOBİ’lere rehberlik etmeye çalışıyoruz; KOBİ’leri sahaya itiyoruz. KOBİ’lerin güçlerini birleştirmesini öngörüyoruz. Güçbirliği yapsınlar, daha rekabetçi olsunlar, bu arada ihtiyaçlarını ortak yapılar kurarak daha güçlü halde karşılasınlar, daha ucuza halletsinler istiyoruz. 750 bin TL destek veriyoruz; 250 bin TL’si hibe, 500 bin TL’si de faizsiz para.
Ayrıca Tematik diye bir programımız var. Burada asıl yürüttüğümüz meslek kuruluşlarının desteklenmesi. Meslek kuruluşlarının desteklenmesi Türkiye için bir ilk. Bütün KOBİ’lere ulaşmak zor ama meslek kuruluşlarını; odaları, borsaları, iş adamı derneklerini, meslek örgütü hüviyetini taşıyan kuruluşları destekliyoruz.
Girişimcilik Programı en fazla ses getiren programımız; girişimcilik bir kültür meselesi. Küçük yaşlardan itibaren çocuklarımızın kendi işini kurma hevesiyle ve düşüncesiyle büyümesi gerekiyor. MEB’le, üniversitelerle, YÖK’le çok iyi temaslarımız var. Elimizden geldiğince desteklemeye çalışıyoruz ki bu sürece daha çok katkı sağlayalım. Bir fikrim var, iş kurmak istiyorum diyen bir kişiye; 30 bin TL’si hibe, 70 bin TL’si  kredi şeklinde; toplam 100 bin TL’lik fon sağlıyoruz. Öncelikle 70 saatlik eğitim veriyoruz. Bir fikrim var diyene rehberlik etmek anlamında; nasıl iş planı hazırlanır gösteriyoruz, iş planıyla iş yapma kültürünü aşılamaya çalışıyoruz. Eğitim süreci bu algıyı farkındalığı oluşturmak için tasarlanmış bir yapı. Türkiye’de 80 binin üzerinde kişiye eğitim verdik. Bu yılın sonunda bu rakamı 100 bin olarak hedefledik, büyük ihtimalle o hedefi de geçeceğiz.

Bugünün dünyasında işin hızlı olmasının en temel prensibi bilişim altyapısı

» Eğitimlere kimler katılıyor, kimler eğitim veriyor?
Herkes katılabiliyor. Eğitimi KOSGEB versin diye sınırlandırmadık. Eğitim verme işini; üniversitelere, meslek kuruluşlarına, belediyelere, il özel idarelerine, kalkınma ajanslarına, İŞ-KUR’a açtık. Biz denetim tarafını, işin kalitesini sorguluyoruz, belli kurallar çerçevesinde olmasını öngörüyoruz. Eğitim veren kişinin standartlarını koyuyoruz, kontrollerini biz yapıyoruz. Onlarla işbirliği içerisinde bu eğitimleri ve sertifikaları veriyoruz.
Programlara dönersek; 6. programımız Genel Destek Programı. KOSGEB’in eskiden beri yürüttüğü, konfeksiyon tarzı olarak betimlediğimiz, hiç proje gerekmeyen 13 başlıkta yürüyen bu programı devam ettiriyoruz. KOBİ’ler danışmanlık, eğitim, nitelikli eleman istihdamı konularından program kapsamında yararlanıyorlar. İsteyen KOBİ’ler, istedikleri zamanda bu desteklerden faydalanabiliyor.
Son olarak 7. programımız; Gelişen İşletmeler Piyasası KOBİ Destek Programı. Diğer 6 programımızı girişimciler ve KOBİ’ler, işini büyütmek isteyenler için yaptık. Bir de KOBİ’lerin içinde belli bir kurumsallığa ulaşmış, artık finasman alternatifi olarak, ben halka arz yapıp hisse senedi satmak istiyorum diyenler olacaktır. Bu anlamda KOBİ borsalarına açılmalarıyla ilgili program çıkardık. Hazırlık aşamasında desteklerini karşılayan, oradaki maliyetlerini karşılayan bir model aslında bu. KOBİ borsasına, halka açılmak isteyen işletmeleri de bu destek programıyla 100 bin TL’lik fonla destekliyoruz.
Özellikle doğal afetin olduğu yerlerde ayrıca Acil Destek Kredisi’ni yönetiyoruz. Örneğin Van’da herkes orayı boşaltırken KOSGEB oradaki bir prefabrik yapıda hâlâ hizmetini sürdüren bir kurum. Bütün bu süreçleri kredi programıyla o bölgenin ekonomisini ayakta tutmak anlamında KOSGEB Destek Programlarıyla yapmaya devam ediyor. Bilişim altyapımız sayesinde hızlıyız ve çok çabuk yeni bir hizmete başlayabiliyoruz. Bugünün dünyasında işin hızlı olmasının en temel prensibi bilişim altyapısı.
ETİKETLER : Sayı:887