Ürün Teknoloji 04 MAYIS 2015 / 10:26

Ek düzenlemeler gerekli bulunuyor

Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun ile birlikte birçok sektörde olduğu gibi çağrı merkezi sektöründe de önemli değişikliklerin yaşanması bekleniyor.

İnternet ve telefon üzerinden satış/pazarlama faaliyeti sunan şirketlere yönelik çeşitli yükümlülükler getiren Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun, 1 Mayıs’ta yürürlüğe giriyor. Kanun her ne kadar ticari iletinin izinsiz gönderimini engelliyor gibi görünse de izin alma, tahsilat, borç hatırlatma, bilgi güncelleme, anket, bilgilendirme gibi amaçlarla yapılacak aramaların önünün kesildiği de bir gerçek.

Yeni kanunla birlikte birçok sektörde olduğu gibi çağrı merkezi sektöründe de önemli değişikliklerin yaşanması bekleniyor. ÇMD Yönetim Kurulu Başkanı Metin Tarakçı, yeni yasayla CRM uygulamalarında, sadakat programlarında ve dijital pazarlama faaliyetlerinde dönüşüm yaşanacağını vurguladı. Bu tip düzenlemelerin, tüketicinin haklarının korunması ve bilgilerinin güvenliğinin sağlanması, sektörlere güvenin artırması ve AB uyumu açısından önemli olduğunu söyleyen Tarakçı, “Ancak sektörlerin ticari faaliyetlerinin de aynı bakış açısı ile korunması gerek” dedi. Tarakçı, şöyle devam etti:

Bu haliyle istihdam olumsuz etkilenir

“Mayıs itibariyle izni olmadan hiçbir tüketiciye kısa mesaj, e-posta gönderilemeyecek, sesli arama yapılamayacak. Opt-in olarak adlandırılan bu yöntem ile kurumlar, müşteri ilişkileri yönetimlerindeki iş yapış biçimlerini değiştirecek. Tüketiciye ulaşmak isteyen kurumlar ya müşterilerinden bu izinleri alacak ya da elinde izinli veri tabanı bulunan kaynak firmalarla işbirliği yaparak profesyonel destek alacaklar. Bu tip yasal düzenlemelere ihtiyaç var. Ancak bu kadar katı ve belirsizliklerle dolu bir düzenleme, ekonomik ve ticari faaliyetlerin önüne kesmekle birlikte, sağlanan on binlerce istihdamın da olumsuz etkilenmesine neden olacak. Kanunun uygulama esaslarını belirleyecek olan yönetmeliklerin, sektörleri de koruyacak şekilde hazırlanması elzem. Dernek olarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü yetkililerini ziyaret ettik ve bazı hususları somut önerilerimizle aktardık. Umuyoruz ki kanun yürürlüğe girmeden evvel bu konudaki çalışmalarımız sonuç verir.”

ÇMD’nin önerileri

-      Kanunda ‘tanımlar’ bölümünde çağrı merkezleri, ‘ticari elektronik ileti’ tanımında yer alıyor. Oysa çağrı merkezleri SMS, e-posta, faks gibi bir ticari ileti türü değil, tüzel kişilikler. Öneri; çağrı merkezlerinin ticari elektronik ileti kapsamı dışına çıkarılması, ‘aracı hizmet sağlayıcı’ olarak ifade edilmesi yönünde.

-      Kanunda izin alma konusunda kullanılacak araçlar, yöntemler ve içerik net değil. Bu nedenle kurumlar izin alma konusunda hala harekete geçemedi. Kanunun Mayıs’ta devreye girecek olması ile firmalara yeterli zaman kalmadı. Öneri; Mayıs ayına kadar geçerli olan izin alma faaliyetinin 2015 sonuna kadar uzatılması, ses kaydının izin alma ve saklama aracı olarak yönetmelikte açıkça ifade edilmesi.

-      İzin durumu geçerlilik süresine dair bilgi bulunmadığından, firmanın izin alamadığı bir müşterisi ile sonsuza dek temas kuramaması durumu ortaya çıkıyor. Bu, kurumun müşterisi ile ilişkisi açısından sıkıntılı bir durum demek. Öneri; izin alma faaliyetinin yılda bir kez tekrar edilebilmesi.

-      Kanunda asıl sorumluluğun hizmet sağlayıcıda olması gerektiği ortada, ama aracı hizmet sağlayıcının bu süreçten sorumlu olmadığına dair bir ifade yok. Öneri; kanun kapsamındaki yükümlülüklerde aracı hizmet sağlayıcının yükümlülüğünün bulunmadığı, bunlardan hizmet sağlayıcının sorumlu olduğunun ifade edilmesi.

-      Aracı hizmet sağlayıcı ile hizmet sağlayıcının yükümlülükleri farklılık göstereceği halde, kanundaki cezai hükümler kapsamında, aynı oranda ve mükerrer olarak hem hizmet sağlayıcıya hem de aracı hizmet sağlayıcıya ceza uygulanabileceği ifade edilirken, herhangi bir ihtar mekanizması bulunmuyor. Öneri; hizmet sağlayıcının dış kaynak çağrı merkezine yaptırdığı aramada iki tarafa da ceza tahakkuk ettirilmemesi, tek ceza uygulanması ve aracı hizmet sağlayıcıya bir ceza uygulanmaması. Cezaların uygulanmasından önce ihtar  verilmesi de gerekli bulunuyor.

 
ETİKETLER : 1020