Ürün Teknoloji 09 ŞUBAT 2015 / 07:46

Sağlıklı 4G için fiber şebeke kurumlu şart

Son aylarda Türkiye’nin gündeminde yer tutan 4G teknolojisi, beraberinde ülkemizde 4G için yeterli altyapıya sahip olup, olunmadığı sorusu ortaya çıktı. TELKODER’e göre, sağlıklı bir 4G hizmeti verilebilmesi için fiber şebeke kurulumunun şart olduğunu belirtiyor.

Ülkemizde yurt çapına yayılmış toplam 60 bin civarında baz istasyonu olduğu düşünüldüğünde TELKODER’in  fiber şebekelerin hızla yaygınlaştırılmasının gerekliliği tespiti öne çıkıyor. Son BTK raporuna göre ülkemizdeki fiber şebekelerin toplam uzunluğu 240 bin kilometre olarak verilmiş olup, 60 bin adet baz istasyonunun bağlanabilmesi için ise bu uzunluğun en az 7-8 kat arttırılması gerekiyor. Mevcut uygulamada ise cep telefonu ile baz istasyonu arasındaki iletişim telsiz sinyalleri kapsamında gerçekleşiyor. Baz istasyonundan sonraki adımda ise, 4G ile meydana gelebilecek olan büyük kapasitenin taşınabilmesi için her baz istasyonunun fiber ile birbirine bağlanması gerekiyor.

Fiber varlığının yeterince olmadığının belirilmesine rağmen yapılan yatırımlar da yeterli hızda değil. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden alınan verilere göre, kazı izni verilen fiber optik metrajları 2008’den 2014’e kadar düşmüş gözüküyor. 2008 yılında başlanan fiber optik şebeke yatırımlarında yıllar içinde artış olması beklenirken, İstanbul’da 7 yıl içinde yapılan kazı uzunluğunun tam tersine büyük ölçüde düştüğü gözlemleniyor.

Fiber şebekeler nasıl artırılabilir?

Fiber şebekelerin hızla yaygınlaşabilmesi için iki çözüm gösteriliyor. İlk olarak, bir işletmecinin kendi şebekesini kurabilmesi ve kamu-özel mülkiyet altındaki arazilerden geçebilmesi için kazı yapma izni alması gerekiyor. UDH Bakanlığı’nın ilgilendiği söz konusu “Geçiş Hakkı” iznine rağmen Bakanlık tarafından yapılan düzenlemelerin beklenen sonuçları vermediği ifade ediliyor. Bugüne kadar TELKODER üyesi işletmeciler tarafından geçiş hakkı istemiyle yapılan 55 başvuru içerisinden sadece 9 tanesinin olumlu, 4 tanesinin olumsuz, 42 tanesinin ise bekleyen başvuru olarak nitelendirilmesi sürecin ne denli yavaş işlediğini ortaya koyuyor.

İkincisi yol olarak ise “Tesis Paylaşımı”, adı verilen mevcut milli yeraltı kablo kanallarından isteyen işletmecilerin bir bedel karşılığı faydalanması gözüküyor. Bu yolla her işletmecinin kendi kazısını yapmasının yerine, mevcut kurulmuş fiber şebekesinin herkes tarafından kullanılması sağlanıyor. Bunun sonucunda fiber şebekelerin yaygınlaşması büyük hız kazanabiliyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun ilgilendiği “Tesis Paylaşımı” konusunda da çok gecikmeli olarak yapılan düzenlemeden beklenen sonuç alınamadığı gözlemleniyor. Bugüne kadar TELKODER üyesi işletmeciler tarafından BTK’nın yaptığı düzenlemeye uygun olarak Türk Telekom’a yaptıkları toplam 319 tesis paylaşımı başvurusu içerisinde de sadece 31’inin olumlu, 135’inin olumsuz 153 tanesi ise bekleyen başvuru kapsamında değerlendiriliyor. Ayrıca BTK’nın 2011 yılında aldığı karar ile Türk Telekom’u fiber yatırımı yapması halinde 5 yıl boyunca tüm düzenlemelerden muaf tutmasının da rekabeti önlediği öne sürülüyor. Yatırımların artması için de söz konusu kararın ortadan kaldırılmasının önemi vurgulanıyor.

 
ETİKETLER : 1008