Bilişim Dünyası 20 MART 2018 / 15:00

Endüstri 4.0, bulut, IoT gibi stratejileriniz hayal olmasın!

Kesintisiz iletişim altyapısına sahip olmayan şirketlerin ayakta kalamayacağı aşikar. 34. yılını geride bırakan Bimel, dağıtımını yaptığı ve servislerini sunduğu ürün ve çözümlerle şirketleri geleceğe hazırlıyor.

Bimel Satış Müdürü Cem Gürel

Türkiye’nin köklü bilişim şirketlerinden Bimel, bu yıl 34’üncü yaşını kutluyor. Bugün yüksek teknolojili ürünlerin dağıtımını yapan Bimel, kesintisiz iletişim ve ağa bağlanabilen her türlü cihazın dağıtımını gerçekleştiriyor. “Günümüzde veriye ulaşmak istiyorsanız, kesintisiz bir iletişim ortamınız olmalı. Eğer sağlıklı bir ağ sisteminiz ve iletişiminiz yoksa, başarılı olmanız da imkansız” diyen Bimel Satış Müdürü Cem Gürel, sorularımızı yanıtladı:



Teknolojinin gelişimini ve bu gelişimin Bimel’e yansımalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bimel, 34 yıl önce faaliyetine başladığı zaman, şu an satılan malzemelerin bir tanesi bile mevcut değildi. Dolayısıyla soket, devre gibi elemanların satışından şu an tamamen çok yüksek teknolojili ürünlerin satışı ve hizmetleri ile ilgili çalışmalar yürütüyoruz. Yapı olarak tamamen değişmiş bir çehremiz var. Teknoloji her sene daha hızlı ilerliyor. Veri alışverişi her geçen gün artıyor, daha hızlı ve yüksek kapasiteli cihazlara ihtiyaç duyuluyor. Biz de bu doğrultuda şirket ve kurumların ihtiyaçlarını karşılayabilecek ürün ve teknolojileri müşterilerimize ulaştırıyoruz. İletişim çağında yaşıyoruz. Şirketlerin iletişim altyapılarını sürekli güncellemesi gerekiyor. Bizim de ürün yelpazemizin önemli bir kısmını veri iletişim ürünleri oluşturuyor.

Ürün satış portföyünüzde neler var?

Şirketlerin ve çalışanların kesintisiz iletişim kurabilmesi için çeşitli ekipmanlara ihtiyaçları var. Ağ cihazlarının yanı sıra bunların bağlantısı için de kablo altyapısının çok iyi bir şekilde kurulması lazım. Kablo altyapısında da çok ciddi faaliyetlerimiz, yatırımlarımız var. Güvenlik tarafında bazı yatırımlar var. Bunların hepsini ortak bir paydada buluşturduğunuz zaman çok uygun maliyetli, sağlıklı bir iletişim çözümü sunabiliyorsunuz.

Kendi portföyümüzde biraz fazla çeşitliliğimiz var. Müşterilerimize ne kadar fazla çeşit sunarsak, o kadar geniş yelpazeye hitap edebiliyoruz. Şu anda bu konuda çalıştığımız 5-6 markamız var. Zaten bu yapıları da Türkiye’de ilk olarak faaliyete sunan bildiğim kadarıyla biziz. Bunun yanında, cihazların da belirli bir kablo altyapısı kullanması gerektiği için kablo çeşitliliğini de bünyemizde fazlaca bulundurmaya çalışıyoruz. Bu şekilde bunların sinerjisini oluşturarak projelerimizde kullanıyoruz. Müşterilerimize fiyat - performans olarak çok iyi bir şekilde çözüm sunmaya çalışıyoruz. Uzun yıllardır bu çalışmalarımızı yapıyoruz ve eğilimimiz biraz daha bu tarafa sarkmaya başladı.

Kanal stratejiniz hakkında bilgi verebilir misiniz? Müşterilerle doğrudan bir ilişkiniz var mı?

Şirketler de belirli şekillerde kimlik değiştirir. Eski yapılarla şimdiki yapılar farklıdır. Kimi şirketler de bunlara adapte olmaya çalışır. Her satış faaliyetinin bir kanal yapısı vardır. Günümüzde bazı değişik kanal yapıları, bazı satış stratejileri oluşmaya başladı. Günün gerektirdiği yapı ne ise biz de ona adapte olmaya çalıştık. Bizim de belirli kimlikleri ayrıştırmamız gerektiğinden, Bimel olarak yurtdışından teknoloji ürünü tedariği tarafında kendimizi konumlandırıyoruz.

Bütün Türkiye genelini kapsayan kanalınız var mı?

34 yıllık köklü bir şirket olduğumuz için piyasada bilinen bir şirketiz. İşin güzel tarafı, pozitif bir şirketiz. Her zaman sorulduğunda güvenilir ürünler sattığımıza dair bilgiler almak bizi her zaman mutlu ediyor. Türkiye’nin dört büyük şehrinde İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa’da toplam beş ofisimiz var. Böylece bizim kitlelere çok fazla ulaşma şansımız oluyor. Türkiye genelinde aktif olarak çalışan 5 - 6 bine yakın iş ortağımız var. Türkiye’nin her yerine bu tarz ürünlerin gönderimini yapıp, desteğini verebiliyoruz. Çeşitli kategorilerde yaklaşık 12 - 13 tane markamız var. Bunların teknik servisten garanti hizmetine kadar hepsini bu beş ofisimizde sürdürüyoruz.

Bulut tarafına gelirsek, artık şirketler donanıma çok fazla yatırım yapmamaya başladılar. Çünkü diğer bir taraftan veri merkezleri ortaya çıkıyor. Dolayısıyla müşteri iklimi de değişiyor. Nitekim veri merkezleri, iletişim cihazları ile tam donanımlı sistemlerdir. Bu konuştuğumuz benzer yapıların hepsi hemen hemen çok yüksek kalitedeki ve üst model grubundaki ürünleri ihtiva ediyor. Bizim veri merkezi tarafından birkaç ürünümüz var. Mevcut sistemlerimizi de buraya entegre etmeye çalışıyoruz.

Teknoloji sürekli kat be kat büyüyen bir yapı olduğu için bizim için hız çok önemli ve bu hızı barındırabilecek, iletebilecek altyapıyı da kullanmamız, bunu devamlı güncellememiz gerekiyor. Teknoloji bu şekilde geliştiği için veri merkezi taraflarında özellikle dünyanın en hızlı iletişimi ne ise ona adapte olacak altyapıları ve cihazları kullanmanız önemli. Biz bu tarz yerlerde en yüksek hızı sağlayabilecek yapıyı müşterimize teslim edebiliyoruz. Aynı zamanda, bunların aktif bağlantıları için de cihazları müşterilerimize sunuyoruz. Tabii bunların hepsinin elektrik altyapı yönetiminin olması gerekiyor. Bu konuda da çözümlerimiz mevcut.

Endüstri 4.0’ı nasıl değerlendiriyorsunuz? Artık makinelerin iletişimini konuşuyoruz. Bu konuda siz kendinizi nasıl konumlandıracaksınız?

Teknoloji çok hızlı değişiyor ve bizim de bu değişime anında adapte olmamız gerekiyor. Artık yüksek teknolojili ürünleri konuşuyoruz. Yeni ürün dallarını bünyemize katmayı hedefliyoruz. Örneğin; profesyonel ses ve video çözümlerini bünyemize kattık. Her konu ağ sistemlerine dahil olduğu için bunun avantajını kullanıyoruz ve bu sistemlerin hepsini ağ sistemleri ile birleştiriyoruz. Tüm cihazlar internete bağlanacak. Artık IoT, Endüstri 4.0 gibi kavramları konuşuyoruz. Bunların hepsinin sonunda bir iletişim ağı var. Buradaki cihazların, sistemlerin, insanların hepsinin iletişim kurması, otomasyon olarak bunun çok daha hızlı bir şekilde ilerlemesi gerekiyor. Bunlar gelecekte tamamen insansız kullanılabilecek cihazlara dönüşecek ve hepsinin bir ağ sisteminde, ortak bir dil kullanması gerekecek.

Örneğin; oteller eskiden bizim için bir konaklama, dinlenme merkeziydi. Ama şimdi bir otele gittiğiniz zaman internet hizmeti alıyoruz ve bunu sorunsuz istiyoruz. Oteller konusunda dünyada en büyük referanslara sahip dokuz marka ile çalışmalar yapıyoruz. Çağ artık o kadar değişti ki, IP buzdolapları, IP TV, IP telefon gibi uygulamalar geldi. Dolayısıyla bir otel odasında internet vermenin ötesinde, dört - beş farklı cihazı da internete bağlıyorsunuz. Otel örneğini diğer sektörlere de uyarladığımızda, internete bağlanabilen cihaz sayısı devasa boyutlara ulaşıyor. Dolayısıyla şirketlerin ağ sistemlerine olan ihtiyaçları büyüyor ve büyümeye de devam edecek.

Fabrikalardaki insan sayısını git gide azalıyor. Bir boya veya kaynak yapılması işlemlerinde artık tamamen insansız makineler kullanılıyor. Bu makineler kendi başlarını faaliyetlerini yürütemiyorlar. Bunların otomasyonu, uzaktan kontrol edilebilir bir yapısının kurulması, kimi yerde kablosuz iletişim, kimi yerde kablolu iletişim kurmanız gerekiyor. Bu altyapıyı dört dörtlük bir şekilde müşteriye teslim etmeniz gerekiyor ki, bu cihazlar 7/24 sorunsuz hizmet verebilsin. “Eğer veriyi istiyorsan, sana kesintisiz bir iletişim ortamı lazım” diyoruz. Eğer sağlıklı bir ağ sistemi ve iletişiminiz yoksa, dünyada başarılı olmanız biraz zor. Dolayısıyla IoT, Endüstri 4.0, bulut da hayal olur. Biz önümüzdeki yıllarda da değişim süreçlerine kendimizi adapte ederek yeni sistemleri, daha iyi hizmetlerle sunmaya devam edeceğiz.
ETİKETLER : endüstri 4.0 bulut iot

22 Yıl Önce Bu Hafta

 
 
 
 
  Web Analytics