Dosya Tümleşik iletişim 17 ŞUBAT 2014 / 08:23

Mobil dünya da artık tümleşik iletişimin bir parçası

Çalışanların mobil cihazları daha aktif bir şekilde kullanmaya başlaması ve rahatlığını keşfetmesiyle birlikte mobil çözümler de tümleşik iletişime dahil olmaya başladı. Fakat bu beraberinde güvenlik endişelerini de beraberinde getirdi.

Akıllı telefonların yaygınlaşması, tablet bilgisayarların mobil işgüçlerinin en çok kullandıkları cihazlar arasında yer alması, dizüstü bilgisayarların standart hale gelmesi sonucunda mobil cihazların da tümleşik iletişim çözümlerinin bir parçası haline gelmesi ile sonuçlandı. Tümleşik iletişim alanında hizmet veren şirketler mobil cihazları da içeren çözümler geliştirmeye ya da var olan çözümlerine eklemeye başladılar. Elbette bunun en önemli nedenlerinden birisi de şirketlerin mobil cihazları da içeren çözümlere ihtiyaç duymaları oldu.
Avaya Satış Müdürü Selda Parın’a göre mobil telefonların kurumsal iletişimin bir parçası olarak kullanılabilmesinin teknolojik olarak birkaç alternatifi bulunuyor: “Bu alternatiflerden en basit olanı GSM telefonların ses sistemi üzerinde bir dahili numara gibi tanıtılması ve o dahiliye gelen çağrıların GSM numarasına transferine dayanıyor. Yıllardır kullanılmakta olan bu yapı; güncel teknolojiler ile gelen çağrıyı sadece karşılamak değil kurum içi başka bir dahiliye yönlendirme, konferans gibi kurumsal iletişim sistemlerinin temel fonksiyonlarının en özelliksiz GSM telefonlar tarafından bile kullanımına imkan tanıyacak noktaya gelmiştir. Akıllı telefonlar üzerinde sağlanan imkanlar ise bir telefon uygulamasının akıllı telefona yüklenmesi ile tüm kurumsal iletişim bileşenlerinden faydalanma noktasına kadar ulaştı. Bu telefonlar ile kişinin masaüstünde sağlanan tüm fonksiyonlar akıllı telefon üzerinden sağlanabiliyor.”
Tümleşik iletişim platformlarının yaygınlaşması ile mobil cihaz kullanımının da artacağını belirten Sennheiser Telekom Ürünleri Ülke Müdürü Henri Çiprut, “Artık ofisine bağımlı olmayan çalışanlar, eskisinden daha fazla zamanlarını ofis dışında geçirebilecekler, hatta bu durum mobil cihazların yaygınlaşması ile teşvik edilecek. Sunulmakta olan tüm tümleşik iletişim platformları masaüstünün yanı sıra birçok mobil cihazda da kullanılabilir çözümler sağlıyor. Tabii ki ses haberleşmesi tarafında kullanım ihtiyaçlarına uygun bir kulaklık donanımı ile. Görüşmelerimizi yapacağımız yerler ofisimiz kadar sessiz olmayabilecek. Bu durumda da özellikle bu ihtiyaca yönelik tasarlanmış tümleşik İletişim platformları ile uyumlu ses donanımları deveye giriyor. Kullanıcıya tüm gün boyunca otonomi sağlayan, ortam gürültüsünü etkin bir şekilde filtreleyen kulaklıkların tercih edilmesi yeni platformun mobil tarafta kullanımını kolaylaştıracak” dedi.
Karel Tümleşik İletişim Çözümleri Direktörü Hakan Hintoğlu mobil uygulamaların tümleşik iletişimin en önemli bacağı haline geldiğini ve bunun artarak devam ettiğini vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: “Çünkü mobil cihazlar neredeyse her an yanımızda ve yetenekleri sürekli artıyor. Bireysel kullanıcılar farklı farklı mobil uygulamaları da deneyimlediği için beklentileri en iyi özellikleri ve kolaylıkları diğer uygulamalardan da bekliyorlar. Bu da tümleşik iletişim sistemlerinde tüm deneyim döngüsünü gözden geçirmeye ve kullanım basitliği sağlamaya neden oluyor. Mobil cihazların farklı arayüzler ve kullanım şekilleri kazandıkça tümleşik iletişim uygulamaları da bunlardan bir değer sunacak yönde evrilecektir.”
Proline Ağ Çözümleri Yöneticisi Ahmet Eriş tümleşik iletişimde mobil cihazların kullanımı ile ilgili olarak şunları söyledi: “Mobil ticaret kavramı ile başlayan iş dünyasındaki mobilite, mobil ekonominin gelişmesi, kullanılan sistemlerin basitleşmesi, tedarik zinciri içerisindeki süreçlerin uzak noktalardan veri toplamayı hızlandırması ve bununla birlikte gerçek zamanlı etkileşimin hayata geçmesine neden oldu. Bu etkilerin tamamı hem iş alanlarımızı hem de iş yapma yöntemlerimizi farklılaştırdı. Yakın gelecekte ise mobil işletmeler, mobil tüketiciler, mobil müşteriler ve mobil çalışanlar kavramları ile karşı karşıya geleceğiz.”

Artık mobil cihazların fiili olarak standart haline geldiğinin altını çizen İnnova Teknoloji Çözümleri Grup Yöneticisi Ersel Karşal “Dolayısıyla kullanıcıların mobil cihazları üzerinden kurumsal uygulamalarına ve iletişim araçlarına erişimi yönündeki talepleri de arttı. Yeni tümleşik iletişim çözümleri, mobil cihazları destekleyen arayüzleri ve mobil cihazlar için özelleştirilmiş güvenlik önlemleri ile de geliyorlar. Öyle görünüyor ki mobil, tümleşik iletişimin en hızlı geliştiği alan olmaya devam edecek” dedi.
Güvenlik ön plana çıkıyor
Özellikle kendi cihazını getir gibi kavramların da dahil olmasıyla birlikte tümleşik iletişim çözümlerinde üreticiler güvenliğe ekstra önem gösteriyor.
NetApp Türkiye Genel Müdürü Behçet Yumrukçallı mobil cihazların güvenliği ile ilgili olarak şunları söyledi: “Mobil cihazların işyerlerine hızla yayılması çalışanlara kolaylık sağlıyor ve üretkenliği artırıyor. Fakat veri sızmalarını azaltmak ve mobil cihaz yönetimiyle ilişkili artan işletme maliyetlerini engellemek isteyen BT organizasyonları için önemli zorluklar ortaya çıkarıyor. Kurumsal dosyalar ve belgelere her yerden ve her konumdan erişim ihtiyacıyla hareket eden kullanıcılar, kurumsal verileri ve BT güvenliğini tehlikeye atıyorlar. Checkpoint.com’un araştırma sonuçlarına göre, dikkatsiz çalışanlar, korsanlara oranla yüzde 72 oranında daha büyük bir güvenlik tehdidi oluşturuyor. Güvenlik açıkları, aynı zamanda, yüzde 61 web’de mobil dolaşma, yüzde 59 güvenli olmayan kablosuz internet bağlantısı, yüzde 58 kayıp veya çalıntı cihazlar, yüzde 57 de zararlı mobil uygulama indirme olarak kayıtlara geçmiş durumda.”
4S Bilgi Teknolojileri Sistem Yöneticisi Yiğit Karakayalı’ya göre mobil cihazlar gerek taşıma kolaylığı gerekse işlevselliği ve pratikliği açısından iletişimde vazgeçilmez bir hal aldı, fakat bu da beraberinde bazı güvenlik sorunlarını da getirdi: “Cebimizde taşıdığımız bu küçük bilgisayarlarla ihtiyacımız olan tüm iletişim bileşenlerini son derece basit bir şekilde kullanabiliyoruz. Teknolojinin bu derece ilerlemesi heyecan verici ancak bunun dezavantajları da yok değil. Bütün iletişim teknolojilerinin tek noktada kişisel bir mobil cihaz üzerinde toplanması özel hayatı daraltmasının yanında güvenlik problemlerini de birlikte getiriyor. Birçok mobil aygıtta kurumsal iletişim teknolojilerini özel ihtiyaçlarımız ile birlikte kullanıyoruz. Özel mobil cihazlarımızda oluşabilecek güvenlik zafiyeti, kurumsal bilgi güvenliğimiz için de tehdit oluşturabiliyor. Mobil cihazların bu denli yüksek oranda kullanılması kötü amaçlı yazılımlara da yeni bir hedef oluşturuyor ve ’Mobil cihazlarımızı korumak’ gibi yeni görevler veriyor. “
Akıllı mobil cihazların tümleşik iletişimin çok önemli bir ayağını oluşturduğunu vurgulayan Microsoft Türkiye İş Üretkenliği Çözümleri Ürün Yöneticisi Atalay Aktaş mobilite ve güvenlikle ilgili olarak şu bilgileri verdi: “Akıllı mobil cihazlar, günümüzde tümleşik iletişimin çok önemli bir ayağını oluşturuyor. Mobil cihazların ortaya koyduğu kapsamlı iletişim olanakları ve görüntüleme özellikleri, telekonferanstan birlikte çalışmaya kadar masa başında gerçekleştirebileceğiniz tüm iletişim olanaklarını cebinize, çantanıza taşıyor. Bu durum çalışma ortamlarının verimliliğini artırmanın yanı sıra, pazarın da mobil uygulamalar ekseninde büyümesine yol açıyor.İletişimin her alanında olduğu gibi tümleşik iletişim de güvenliğin kritik olduğu bir başlık. Bu konuda ideal bir sonuca ulaşabilmek için güvenlik kavramının özüne hakim, bu alanda kendini kanıtlamış şirketlerin tercih edilmesi yerinde olacaktır.”

Mobil cihazlar öne çıkıyor

Alfacom Genel Müdürü Yener Ürün

Masaüstü yetenekli IP cihazların gelişimi, VoIP uygulamasında erişilen hızlar bu konudaki teknolojiyi belirli bir seviyeye getirmişti. Mobil cihazlar önceleri sadece şirket görüşmelerini yapmak için kullanılan basit bir telefon iken zamanla akıllı telefona dönüşmesi, uygulamalardaki gelişmeler tümleşik iletişim kullanımına ciddi ivme kazandırmış aynı zamanda neredeyse kurumsal ve bireysel iletişimi gerçek anlamda tümleşik hale getirdi.
BYOD (Bring Your Own Device – Kendi Cihazını Getir) kapsamında çalışanlar kullandıkları mobil cihazlara yüklenen özel uygulamalar ile tümleşik iletişimin özellikleri mobil cihazlarca tüm fonksiyonlarıyla kullanılır hale gelmiş durumda, bu da personellere mekan bağımsız çalışma olanakları sağladı.
Tümleşik iletişimin şirketlerin kendi şebekeleri dahilinde kullanımının sınırlı olduğu uygulamalarda şirketler güvenlik önlemelerini almış durumdalar, ancak çalışanlara ait mobil cihazların işin içine girmesiyle güvenlik tehditleri giderek artmaya başladı. Bugün çok önemli veri olarak sakladığınız kurumsal bilgilerin güvendiğiniz çalışanların mobil cihazlarına kopyalanması oradan bireyin sosyal ağ paylaşımları ile tüm dünyaya servis edilmesi her an yaşanabilecek bir risk olarak karşımıza çıkıyor.
Her sorun beraberinde çözümü de getiriyor, mobil cihaz kullanıcılarının şirket bilgilerine erişimin sınırlanması, şifrelenmesi, uygulamaların denetlenmesi gibi şirketlerin alacağı birçok önlem halen kullanılıyor. Sürekli olarak yeni güvenlik yazılımları da bu amaçla piyasaya sürülüyor. Burada asıl kritik olan saldırının şirket içerisinden gelebileceği düşüncesiyle özellikle yeni iş başı yapmış çalışanların bu illegal kullanımlar konusunda sorumluluklarını ve yaptırımların detaylandırıldığı sözleşmelerle bilgilendirilmelerine dikkat edilmeli.

Mobil cihazlar alışkanlıklarımızı değiştiriyor

Erhan Güçdemir
IBM Türk Tümleşik İletişim Çözümleri Satış Müdürü

Artık daha fazla kişi mobil cihazlarını internet üzerinden bilgi alma aracı olarak kullanmayı tercih ediyor. Son kullanıcının davranışındaki bu önemli değişim ise kurumları mevcut iş uygulamaları için mobil kanalları geliştirmeye ve piyasadaki yeni mobil cihazların benzersiz özelliklerine cevap verecek yeni uygulamalar geliştirmeye yöneltiyor. Tüm bu eğilimler yakın dönemde de gündemimizi etkilemeye devam edecek.
Akıllı telefonlar, tabletler, “kendi cihazını getir” ve bulut bilişimin yükselişi gibi eğilimler güvenlik risklerini artırırken mobil güvenlik programlarının uygulanmasına yönelik çabaları da ön plana taşıdı. Bu trendi avantaja dönüştürmek isteyen kuruluşlar mobil güvenlik ve yönetim gibi konuları ayrıca ele almalı. IBM X-Force Araştırma ve Geliştirme ekibi siber saldırılardaki davranış eğilimlerini mercek altına alan araştırmalarında öne çıkan tehditleri kategoriler altında sınıflandırıyor ve mobil cihazların hızlı artışı kötü amaçlı yazılımlar (malware) için cezbedici bir alan olarak belirtiliyor. Güvenlik stratejileri devamlı olarak gözden geçirilmesi ve iş süreçleri, ihtiyaçları ve stratejileriyle bütünleştirilmesi gereken bir alandır. Ağ, web ve internet güvenlik çözümlerini seçerken çözümlerin dünya standartlarında araştırma ve geliştirme kapasiteleriyle desteklendiğinden emin olmak gerekiyor. IBM en etkili güvenlik politikası olarak tümleşik iletişim ve çözümlerinin benimsenmesi gerektiğine inanıyor ve bu paralelde bir çözüm portföyü sunuyor.
ETİKETLER : Sayı:959