Dosya Uydu Teknolojileri 27 MART 2016 / 14:56

Hedef, 2023’e kadar 10 uydu

Türkiye’de “uydu” dendiği zaman elbette ki akla ilk olarak Türksat geliyor. Milli uydularımızı hazırlayıp yörüngeye gönderen Türksat’ın Genel Müdürü Prof. Dr. Ensar Gül, uydu teknolojileriyle ilgili bizlerle şu bilgileri paylaştı:
“Uyduların en çok bilinen kullanım alanı TV yayıncılığıdır. Bunun yanı sıra, veri haberleşmesi için karasal altyapının yeterli olmadığı yerlerde uydu, tek çözümdür. Gözlem uyduları ise, bilimsel ve çevreyi koruma amaçlı kullanımın yanı sıra, ulusal güvenlik için de stratejik öneme sahiptir. Uyduların diğer yaygın kullanım alanı ise, cep telefonu dâhil birçok cihazın içinde yer aldığı GPS alıcıları ile konumlama sistemleridir.
Uydu kapasitemizin yaklaşık yüzde 80’i TV yayıncılığı için kullanılmaktadır. Hâlihazırda 550’ye yakın TV yayını Türksat uyduları üzerinden yayın yapmaktadır. Veri haberleşme tarafında ise karasal altyapının olmadığı yerlerde uydu üzerinden haberleşme hizmeti sunuyoruz. Bu hizmetimize örnek olarak, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okulları, Kızılay, AFAD, inşaat şantiyeleri, TİKA’nın yurtdışı ofislerinin bağlantısı, yurtdışı büyükelçiliklerimiz ve askeri haberleşme sayılabilir.
Günümüzde askeri operasyonlar, ülke sınırlarının dışında da yaygın olarak gerçekleşmekte. Bu tür durumlarda uydular, haberleşme ihtiyacı için tek çözüm. Türksat, TSK’nın askeri haberleşme ihtiyaçlarını karşılamakta. Askeri gemilerimizin haberleşme ihtiyacı, yurtiçinde karasal altyapının olamadığı yerlerde ve yurtdışında askeri birliklerimizin haberleşmesi Türksat üzerinden sağlanmakta.
Gözlem uyduları da savunma açısından stratejik öneme sahip. Göktürk-2 uydumuz, TSK tarafından işletilmekte. Göktürk-1 uydumuz ise uzaya fırlatılmayı beklemekte. Göktürk-1 uydumuzun görüntülerinin ticarileştirilmesi de Türksat tarafından yapılacak.
Türksat, 4K yayıncılıkta Türkiye’deki yayıncı kuruluşlara öncülük yapıyor. Türkiye’deki ilk H265 (HEVC) kodlamalı 4K yayını, 26 Kasım 2014 tarihinde uydu üzerinden Türksat tarafından başlatıldı. 19 Şubat 2015’te TRT ile yapılan işbirliği kapsamında, Türksat’ın altyapı ve uydu,  TRT’nin ise  4K içerik katkısıyla, TRT 4K-Türksat test yayını başladı. Fenerbahçe-Ajax arasında 22 Ekim 2015 tarihinde oynanan UEFA Avrupa ligi maçına ait Ultra HD 4K canlı yayını, Türksat’ın teknik desteğiyle TRT 4K kanalından gerçekleştirildi. Söz konusu yayın, UEFA Avrupa liginde, Türkiye ve Avrupa’da, şifresiz olarak, HEVC (H265) kodlama ile Ultra HD 4K olarak gerçekleştirilen ilk canlı maç yayınıdır. Galatasaray-Astana arasında Şampiyonlar Liginde 8 Aralık 2015 tarihinde oynanan maça ait Ultra HD 4K canlı yayını da, Türksat’ın teknik desteğiyle TRT 4K kanalından gerçekleştirildi. Bu yayın, Şampiyonlar  Liginde, Türkiye ve Avrupa’da, şifresiz olarak HEVC (H265) kodlama ile Ultra HD 4K olarak gerçekleştirilen ilk canlı maç yayınıdır. Tivibu ile de Türksat uyduları üzerinden şifreli olarak Fenerbahçe-Celtic maçı 4K olarak canlı yayınlandı.  
Dünyadaki ilk şifresiz 4 noktalı Ultra HD 4K telekonferansını ise 11 Aralık 2015 tarihinde Uydu Uzay ve Teknoloji Günleri’nde Türksat gerçekleştirdi. Dünyada Ultra HD 4K ‘encoder üretici firma sayısı, sınırlıdır. Türksat, yerli bir firmanın Ultra HD 4K encoder üretmesi için laboratuvar ve test ortamı desteği sağlandı. Böylece, söz konusu firmanın ürün geliştirmesine Türksat katkı sağladı. Dünyada henüz tasarım aşamasında olan profesyonel HEVC (H265) 4K decoder’ın tasarım ve üretim çalışmaları da yine söz konusu yerli firmayla birlikte başladı. Bu “decoder”ın üretilmesi noktasında Türksat, ilgili firmaya laboratuvar ve test ortamı sağlayacaktır. Türksat, en son teknoloji 4K “encoder” ve 4K “decoder” ürünlerinin yerli firma tarafından üretimine destek oluyor.  
Yayıncılık ve kodlama teknolojilerindeki gelişmeler dikkate alındığında, önümüzdeki yıllarda SD TV yayınlarının hızlı bir şekilde HD TV yayınlarına dönüşmeye devam edeceğini ve uydudaki HD TV kanal sayısının artacağını söyleyebiliriz. Ayrıca, uydu üzerindeki platformlar da dâhil olmak üzere, Ultra HD 4K TV kanal sayısının gelecekte daha da artacağını öngörebiliriz. Entegre uydu alıcılı HD ve Ultra HD 4K TV’lerin, evlerde daha da yaygınlaşmasıyla birlikte SD yayın yapan TV kanallarının HD TV kanallarına dönüşmesinin önü açılacak.
Kodlama cihazları ve tekniklerinin gelişmesiyle birlikte yerel TV kanalları da artık, daha düşük bant genişliğiyle yayınlarını uyduya çıkarak seslerini Dünya’ya duyurabilmektedir. Uydularımız üzerinden yayın yapan yerel ve bölgesel kanalların daha da artacağını söyleyebiliriz.
Şirketimizin uluslararası uydu operatörü olma hedefi doğrultusunda, önümüzdeki yıllarda Türksat uyduları üzerinde daha çok yabancı TV kanalının yayın yapması sağlanacak ve Türksat uydularının kapsama alanı dâhilinde, Türksat’ın yurtdışındaki teleport sayısı ve hizmeti de arttırılacaktır. 
Gelecekte HD ve Ultra HD yayın sayısının artacağı öngörüsüne katılmakla birlikte, ciddi bir artışın biraz daha uzun vadede gerçekleşeceğini söyleyebiliriz. Ayrıca, regülatif değişiklikler ve DVB-T’nin hayata geçmesi durumunda, birçok yerel kanalın da uydu yayınına ihtiyaç duyacağı düşünülebilir. Bununla birlikte, IP üzerindeki bant aralığının kısıtlı olması nedeniyle, Tivibu, Turkcell gibi oyuncuların artarak devam edecek uydu kapasite ihtiyaç duyacağını öngörmekteyiz. Buna paralel olarak, her ne kadar yayıncılık hizmetleri için uydu kapasite ihtiyacının artacağı tahmin edilse de, izleyici açısından, mobil TV kullanımının ciddi anlamda yaygınlaşabileceği söylenebilir. Hem risk dağılımı anlamında, hem uydularımız üzerinden yayın yapan yabancı TV kanalı sayısının artırılması, bir tür zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Hâlihazırda yeteri kadar dil çeşitliği bulunmamakla birlikte, Türkiye’deki talep yoğunluğu, kısıtlı kapasite ve yurtdışı TV kanallarına ait kaynaklardaki belirsizliklere rağmen, genişleyen kapsama alanı ve yeni uydularımız üzerindeki kapasite artışı beklentisiyle birlikte kısa vadede mevcut eksikliklerin üstesinden gelebileceğimizi düşünüyoruz.”
 
Uydular bitmez 
TV yayıncılığı alanında uydular, geniş bir kapsama alanına hizmet vermek bakımdan önemli bir avantaja sahip. Bugün için çok düşük maliyetlerle Türksat uyduları üzerinden yayın yapan bir yerel TV kanalı, Türkiye ile Avrupa’da geniş bir pazara ulaşabilmekte. 
Haberleşme alanında da uydular, karasal altyapının mevcut olmadığı zorlu şartlarda, coğrafi bölgelerde, doğal felaketler gibi karasal altyapının işlemez hâle geldiği durumlarda ve geniş alan askeri haberleşmede yaygın olarak kullanılmakta. Bununla birlikte, haberleşme teknolojileri açısından, uydu ve karasal altyapıları, birbirini tamamlayıcı sistemler olarak görmek gerekir.  
Coğrafi bilgi teknolojileri açısından, küresel planda, dünyanın herhangi bir noktasına ait görüntüye ulaşmak için tek çözüm, gözlem uydularıdır. Kısıtlı ve daha küçük coğrafi alanlara ait görüntü ihtiyaçları ise -etkin bir maliyete katlanarak- uçak veya insansız hava araçları aracılığıyla sağlanabilmekte.
Dolayısıyla, teknolojik gelişmelere paralel olarak, uydu ihtiyaçları ve teknolojileri farklılaşmakla birlikte, uyduya olan ihtiyaç, artarak devam edecektir.
 
Uydu teknolojilerinde Türkiye’nin konumu 
Türkiye’nin ilk uyduları,1994 yılında uzaya gönderilen Türksat 1A ve Türksat 1B haberleşme uydularıdır. Sonraki yıllarda birçok uydu fırlatıldı. Hâlihazırda uzayda 4 uydumuz görev yapıyor. Gözlem uyduları tarafında ise 2003 yılında Bilsat uydusuyla başlayan çalışmalar, sonrasında Rasat, Göktürk-2, İTÜ-pSat ve Türksat-3USAT uydularıyla devam etmiştir. Hâlen devam eden projeler ise Türksat 5A ve Türksat 5B, Göktürk-1 uydularıdır. Türksat, uydu operatörleri arasında ilk 20 arasında yer alırken, 2023 yılına kadar 10 uydu ile ilk 10 içinde yer almayı hedefliyor.