Dosya Veri depolama 04 KASIM 2013 / 08:26

Maliyet avantajı ve etkin veri yönetimi akıllı çözümlerde buluşuyor

Verimlilik ve maliyet açısından bulut bilişim üzerinden sağlanan çözümler avantaj sağlıyor. Bu yapının Türkiye’de daha da yaygınlık kazanması beklenirken, sunucu sanallaştırma ile atılan adımlar artan ihtiyaçlarla gelişecek gibi görünüyor.

Sürekli artan veri, kurumsal ihtiyaçlara göre kurgulanan iş zekâsı çözümleri, bir tarafta sektör ve düzenlemelere bağlı olarak uyulan yükümlülükler veri depolamada klasik çözümlerin sektöre, şirkete, bilgi bazlı önceliklerine göre değişim göstermesini sağlıyor. Veri depolama teknolojilerinde işleyiş sürekli değişirken, yeni nesil teknolojiler ve sanallaştırma ile birlikte veri depolama tarafındaki beklentiler de sürekli artıyor. Etkin, her türlü duruma hazır, kontrol ve erişim kolaylığı sunan, çevresel etkilere duyarlı ve kurumsal bütçeye minimum yükü oluşturan yapılar işte bu nedenle sürekli ön planda.
“Veri depolama, şirketlerdeki bilginin değerini artırır. Bilgi ve BT kaynakları daha verimli kullanılırken daha esnek, ölçeklenebilir ve hızlı veri yönetimi sağlanır.” Bu yorumu yapan Teknoser Kurumsal Sistem Çözümleri Uzmanı Yavuz Yıldız, veri depolama konusunda tekilleştirme, klonlama, sıkıştırma ve katmanlandırma gibi birçok çözümün yanında, bulut bilişimin sağladığı olanaklardan da faydalanmanın mümkün olduğuna işaret etti. Artan kapasite ihtiyaçlarına karşı tekilleştirme ve sıkıştırma gibi çözümlerin geliştirilmesiyle sistemlerin verimliliği artıyor. Verimlilik ve maliyet açısından bulut bilişim üzerinden sağlanan çözümler avantajlar sağlıyor. “Veri depolama sistemlerinde birincil ihtiyaç; veriye kesintisiz olarak erişilebilmesi ve veri depolama ünitesi katmanında bu verilerin değişime çok çabuk uyum sağlaması” diyen Yıldız, eklemeden geçmedi: “Kurumlar, sanallaştırmaya sunucu sanallaştırma teknolojisiyle başlamış olup, depolama ve ağ altyapısında bu teknolojiyi gerçekleştirmek istemekte. Bu istek ile veri depolamada da sanallaştırma uygulamaları kullanılmaya başlandı. Burada sanallaştırma büyük öneme sahip oluyor.”
Kurumsal BT, performansı yitirmek istemiyor
Veri depolama sistemlerindeki en büyük değişimler, bulut bilişimle gelen fırsatlar çevresinde şekilleniyor. Bugün karma bulut bilişim modellerinin geleceğin temelini oluşturacağı konuşulurken, bulut bilişimin avantajlarından yararlanan karma depolama çözümlerinin da buna paralel önem kazanacağı öngörülüyor. Microsoft Türkiye Sunucu ve Bulut Platformu Yöneticisi Kadir Şener, burada net tahminleri ortaya koyuyor. Buna göre, bir tarafta IDC, kurumların veri depolama ihtiyaçlarının her yıl yüzde 50-60 civarında arttığını öngörüyor. Bu da kurumlara ciddi bir maliyet getiriyor. Forrester’in araştırmasına göre ise kurum içi bir SAN çözümünde yıllık GB başına veri maliyeti 95 dolar olarak hesaplanırken, aynı veri bulutta depolanırsa GB başına yıllık maliyet bunun dörtte biri civarına denk geliyor. “Kurumların bu durumu değerlendirmesinde fayda var” yorumunu yapan Şener, Microsoft’un Bulut İşletim Sistemi vizyonunun bir parçası olarak Ekim 2012’de StorSimple’ı satın aldığını, ürünlerinin Eylül 2013’ten itibaren Türkiye’de de satışına başlandığı bilgisini paylaştı.
Veri depolamada yeni teknolojiler olarak kapasite ve performansın eşit oranda ölçeklendiği mimariler ile, farklı veri tiplerinde yüksek performans sergileyebilen akıllı veri depolama sistemleri yerini alıyor. Artı ve Artı Teknoloji Hizmetleri Proje Müdürü Zafer Cin’in dikkat çektiği gibi, burada geleneksel yapıların yerini yönetilebilir, verimli, yüksek performans sağlayabilen akıllı veri depolama ürünleri alıyor. Özellikle farklı disk tiplerinin (SATA, SAS, SSD) kullanıldığı Tiering teknolojilerini kullanabilen, performans kaybı olmadan yazılan, verinin tekilleştirmesini sağlayabilen depolama çözümleri, Cin’e göre ön plana çıkıyor. Son yıllarda veri depolama üniteleri üzerinde sanallaştırma teknolojileri de yaygın biçimde kullanılmaya başlandı. Cin, “Bu kapsamda donanım üreticileri farklı çözümler ile kendilerini ayrıştırmakta. Veri depolama üniteleri üzerindeki disklerin sanallaştırmasından veri depolama ünitelerinin sanallaştırılmasına kadar farklı çözümler sunulmakta” bilgisini verdi.
Bilgileri güncelliklerine göre ayrıştırmalı
Veri depolamada ihtiyaca uygun ürün seçilirken, sadece mevcut durumdaki ihtiyaç değil, kurumsal eğilime göre gelecekte yapının nasıl büyütülebileceği de planlanmalı. Ayrıca kurumlar veri depolama ürünlerini doğru ve amaca yönelik kullanabilmeli, yönetebilmeli. Bilginin yaşam döngüsü (Information Lifecycle Managemet) işte bu yüzden önemli. Güncel olamayan bir verinin SSD, fiber gibi disklerde durması yerine, ihtiyaç durumunda çağrılmak üzere daha maliyetsiz diskler üzerinde kalmasının sağlanması bunun ilk akla gelen örneği. Yeni teknolojiler olarak incelediğimizde, veri depolama platformu üzerinde hızlı okuma ve yazma gerektiren ihtiyaçları karşılamak amaçlı flash teknolojilerden yararlanılıyor.

KoçSistem Teknoloji Çözüm ve Hizmetleri Altyapıdan Sorumlu Grup Yöneticisi Murat Saraçoğlu’nun belirttiği gibi, özellikle bellek içi işleme (In-Memory Computing) çözümleri kullanıcıların ihtiyaçlarına göre seçilebilecek çözümler arasında. Veri depolama platformlarında verinin tekilleştirilerek depolanması; ilgili alanın çok daha verimli kullanılmasına yardımcı oluyor. Saraçoğlu, özellikle arşiv mekanizmalarının adet olarak çok dosyadan meydana gelmesi sebebi ile yedeklenmesi konusunda Nesnel Depolama (Object Storage) çözümlerinden yararlanıldığını da hatırlattı. Günümüzde aktif olarak kullanılan en önemli teknolojik yenilik ise Saraçoğlu’na göre, sanallaştırma. Çünkü bu sayede sanal altyapılara hizmet verebilen, yönetimi daha kolay, esnek yapılar tanımlanabiliyor. Bazı üreticilerin marka bağımsız kendi disk yönetim algoritmaları, diğer veri depolama platformlarında da çalıştırmaya imkan veren çözümler olarak etkin bir şekilde kullanılıyor. Emobil Bilişim Genel Müdürü Erhan Çevik de işin analiz kısmının önemine ve gelişen yapılara şöyle dikkat çekti:

“Özellikle SSD disklerin maliyetlerinin azalması ile beraber, bu diskleri doğrudan canlı ortamlarda IOPS değerlerini çok üst seviyelere çıkartarak ya da veri depolama cihazlarında önbellek (cache) olarak kullanarak ciddi performans artışları elde edilebilmesi sebebi ile, seçilen konfigurasyonlarda SSD disklerin ağırlığının artmasını ve buna bağlı olarak Tearing özelliğinin daha çok kullanılmasını sağlamakta. Gün geçtikçe artan sanallaştırma altyapılarından, performans beklentilerinin yüksek olmasının da bu seçimlerdeki etkisi tabi ki çok büyük. Veri depolamanın temeli ‘doğru analiz’. Gerçek ihtiyacın ne olduğunun analizinin matematiksel olarak, canlı verilere dayalı geriye dönük bir şekilde uygulama bazlı yapılması, veri depolama konusunda doğru karar verilmesinin temelini oluşturur.”
Depolamada yazılımın gücü artıyor
Veri depolama teknolojilerinin gelişimi ile birlikte artık daha ucuz maliyetlere çok daha hızlı bir biçimde gerek iş sürekliliğini gerek felaket kurtarma senaryolarını gerekse yedekleme sorunlarını çözmek geçmişe göre çok daha kolay ve ulaşılabilir. Bu yorumu yapan Treo Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Erhan Panayırcı’ya göre, veri depolama dünyasında son iki yılda ciddi değişiklikler oldu ve bu devam etmekte. “Burada donanım üreticileri kadar, yazılım üreticilerinin de katkısı var” yorumunu yapan Panayırcı’nın da dikkat çektiği gibi, artık veri depolama dediğimizde illa disk kutusu ve disk konuşmuyoruz. Panayırcı, şu bilgileri verdi: “Bu yazılımların birçoğu sanallaştırmanın kazandırdığı nimetlerden faydalanıyor. Sanallaştırma teknolojileri nasıl sunucu tarafında iş sürekliliği ve felaket kurtarma konusunda birçok fayda sağlamışsa, aynı şekilde veri depolamada da fayda sağlamakta ve atıl durumdaki donanımları kullanma imkanının yanında, marka ya da model bağımlılığını da ortadan kaldırıyor. Verileri kasetlerle farklı lokasyonlara taşımadan da farklı lokasyonlara gönderebiliyor, dilersek yine kaset çözümleriyle bütünleştirebiliyoruz. Artık mevcut veri depolama platformumuzu rahatlıkla bu yeni teknolojilerle konuşturabiliyoruz.”
Anlık veri sıkıştırma, tekilleştirme ve thin-provisioning ile veri alanlarının efektif kullanımı sağlanıyor. “Tiering ile yüksek performans isteyen uygulama verilerini SSD disklere taşıyarak hızlı veri ulaşımı mümkün olurken, kapasite isteyen uygulamaları daha ucuz olan SATA disklere taşıyarak düşük maliyetli depolama alanlarının kullanımı sağlanmakta” örneğini paylaşan ComPro Storage Teknik Uzmanı Ramazan Korkut’un da belirttiği gibi, Flash diskler çok yüksek performans isteyen uygulamalara hafıza hızında depolama alanları sağlıyor. Yaşlandırma ile uzun süre kullanılmayan veriler arşive çekilerek yer tasarrufu sağlanırken, sık kullanılan verilerin diskler üzerinde daha performanslı çalışması mümkün oluyor.

SANALLAŞTIRMADA DOĞRU KURGU AVANTAJI

Verilerin sayısallaşmasıyla birlikte, dosya arşivlenmesinin yerini veri depolama dünyası devraldı. SadeceHosting Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Emre Narin, bu dünyanın temel birkaç soru işareti olduğu kanısında. Bunlardan ilki, sürekli büyümekte olan veri boyutu. İkincisi ise bu verinin saklanması, korunması ve yedeklenmesi. “Tüm bu zorluklar sebebiyle şirketlerin ofislerinde bu yapıyı kurmaları ve korumaya çalışmaları gerçekçi olmamakta” yorumunu yapan Narin’e göre, bunun yerine güvenlik, iş sürekliliği ve yatırımlarını bu yönde yapmış olan veri merkezleri ile ilerlemeleri hem bugün hem de gelecekte olmazsa olmazlar arasında yer alacak.

KURUMSAL İHTİYAÇLAR DOĞRU ANALİZ EDİLMELİ

Günümüzün rekabet ortamına ve değişim hızına uyum sağlayabilmek için firmalar artık hızlı, dinamik ve mobil kullanımlara imkân sağlamak zorunda. Bu gereksinimler karşısında şirketlerin bütçeleri aynı oranda büyüme göstermiyor. Bu da şirketleri, ellerindeki mevcut ve yeni alım yaptıkları veri depolama sistemlerini daha etkili kullanmak zorunda bırakıyor. Proline Sistem Çözümleri Yöneticisi Yasin Çolakoğlu, son yıllarda bu ihtiyaçları karşılayabilmek için veri depolama ünitesi sanallaştırması, katmanlandırma, tekilleştirme, sıkıştırma ve Thin Provisioning gibi teknolojilerin sıklıkla kullanıldığına dikkat çekti. Ancak, bu yeni teknolojilerin çoğalması ile, hangisinin hangi ortamlarda kullanılması gerektiği konusu karşımıza yeni bir başlık olarak çıkıyor. “Sanallaştırma projelerinin başarıya ulaşmasındaki en büyük payın, veri depolama sisteminin doğru tasarlanmasında olduğunu söylemek mümkün” diyen Çolakoğlu eklemeden geçmedi: “Geçmişte şirketleri ilgilendiren tüm mali, idari, hukuki kayıtların tutulduğu defterler çok önemliydi. Bunların yerini günümüzde veri depolama üniteleri aldı diyebiliriz. Sanal dünyada çok büyük bir veri akışı gerçekleşmekte. Bilgi ve verinin en verimli şekilde saklanması, istenildiği an ulaşılabilir olması için şirket bütçesini çok etkilemeden ancak yatırım yapmaktan da kaçmadan BT altyapısında veri depolama ünitesi yatırımı yapılması şirketlerin yararına. Veri depolama altyapısını oluştururken ihtiyacın çok iyi analiz edilmesi gerek. Tercih edilecek ünitenin boyutu, kullanılacak disk tiplerinin ve teknolojilerin yapılan analizlerle ortaya çıkacak raporlara göre konumlandırılması önemli.”

BULUT BİLİŞİM ZAMANLA GÜÇ KAZANACAK

Veri depolama, BT teknolojileri arasında teknolojiye çok hızlı bir şekilde uyum sağlayan ve en temel ihtiyaçlar arasında yerini alıyor. Sanal, fiziksel ve bulut dünyasında bulunan verilerin hızlı bir şekilde büyümesi, depolanması ve bunların korunması günümüzün teknolojilerinin en önemli konularından bir tanesi. Kavi Bilgisayar Backup ve Veri Depolama Ürün Müdürü Ethem Ceylan, geleneksel depolama teknolojisi Tape üniteleri karşısında yeni yapıları şöyle anlattı:
“Geleneksel çözümlere nazaran daha hızlı, daha güvenilir ve daha büyük verilerin sığabileceği teknolojiler yaygınlaşmaya başladı. Direct Attached Storage (DAS), Network Attached Storage (NAS), Storage Area Networks (SAN), Redundant Arrays of Independent Disks (RAID) aygıtlarını, USB diskleri yeni nesil depolama teknolojilerine örnek gösterebiliriz. İnternet altyapısının çok daha iyi olduğu ülkelerde ise bulut bilişim tercih edilmeye başlandı. Bu teknoloji ülkemizde henüz yaygınlaşmasa da, ilerleyen zamanlarda veri depolama seçimlerinde hızla yükselecek. Sanallaştırma da, BT dünyasının hayatını kolaylaştıran en önemli teknolojilerden biri ve genel amacı, ölçeklenebilir iş yükünü geliştirirken, yönetimsel görevleri merkezileştirmek. BT’de sanallaştırmanın başlıca kullanıldığı üç alan ağ sanallaştırması, yedekleme sanallaştırması ve sunucu sanallaştırması.”

KURUMSAL DEVAMLILIĞIN ANAHTARI

Günümüz şartlarında bilgi güvenliğini ve erişilebilirliği en üst seviyede tutmak ve maliyetleri düşürmek, şirketler için büyük önem taşıyor. Netaş IT Direktörü Bilgehan Çataloğlu, “Geçmiş tecrübelere bakarak, bilgi üretemeyen, ürettiği bilgiyi saklayamayan, iletemeyen, işleyemeyen, yorumlayamayan hiçbir kurumun rekabetçi olabilmesi ve sürdürülebilir bir iş modeli yaratması mümkün görünmüyor” analizini yaparken, hatırlatmadan geçmedi: “Bu yüzden orta ve büyük çaplı şirketlerin sanallaştırma ve bulut teknolojileriyle öncelikle tanışmaya başlamaları ve yeni yatırımlarını bu teknolojileri dikkate alarak yapmaları gerek.” Gelişen teknoloji ile birlikte veri tekilleştirme, sıkıştırma ve sanallaştırma yöntemleri de ön plana çıkmaya başladı. Büyük verinin saklanacağı alanların daha verimli kullanılabildiği bu yöntemler, hem maliyet hem de yönetimsel açıdan büyük avantaj sağlıyor. Ayrıca, Çataloğlu’nun belirttiği gibi, veri depolama sistemlerinde gelişen algoritmalar ile katmanlandırma yapılarak, hızlı ama pahalı olan SSD mimarisi ile, ucuz ama yüksek kapasiteli HDD mimarisi bir arada kullanılabiliyor. Böylelikle, maliyet ve performans açısından optimum çözüm sağlanıyor.

MASAÜSTÜ SANALLAŞTIRMA HAYATIMIZIN PARÇASI OLACAK

Sanallaştırma teknolojilerinin şirketlere kattığı esnekliğin ışığında, şirketlerin bir felaket durumunda kesintisiz çalışmalarını destekleyecek Olağanüstü Durum Merkezi hizmetleri ön plana çıkıyor. Bu konuda kapsamlı desteklerini anlatan Anadolu Bilişim Veri Merkezi Müdürü Yakup Kadri Ünal, şu bilgileri veriyor:
“Sanallaştırmanın şirketlere sağladığı en önemli faydalardan biri de sunucu sayıları hızla artan şirketlerde veri merkezleri üzerindeki yüksek maliyet yükünün önünü kesmesi. Bu teknoloji aynı zamanda profesyonellere tek bir konsol üzerinden tüm sanal sunucuları izleme ve denetleme imkanı verir. Sanal sunucular, aynı donanım yapısı üzerinde bulunsa dahi birbirlerinden yalıtılmış çalıştıkları için daha yüksek güvenlikli bir ortam sunarlar. Yakın gelecekte sadece sunucu sanallaştırma değil, masaüstü sanallaştırma da hayatımızın parçası olacak.”

İHTİYACINIZA UYGUN DEPOLAMA YAPABİLİRSİNİZ

Eskiden tüm depolama ihtiyaçları için tek bir sistem kullanımı yönünde eğilim vardı. Ama günümüzde her ihtiyaç için farklı bir depolama çözümü konumlandırılması gerektiğini tüm üreticiler kabul ediyor. Hatta Bilgi Sistemleri Satış Destek Grubu Yöneticisi Emin Kaplan’ın dikkat çektiği gibi, üreticilerin pek çoğu uygulamalara özel çözümler geliştirmeye bile başladı. Artık blok tabanlı ve dosya tabanlı veriler için farklı çözümler tercih ediliyor. Resim ve video gibi büyük verilerle çalışan (file-based data) müşteri profilinin ihtiyacıyla ERP yoğun çalışan (block-based data) müşterinin ihtiyaç profili farklı. “Üzerinde tuttuğu veriyi tanıyan, ihtiyacı olan performansa göre kaynakları paylaştıran, detaylı raporlar sunabilen, kaynaklarını etkin kullanabilen cihazları eskiden yalnızca çok büyük veri merkezlerinde görebilirdik” diyen Kaplan, şimdi bu ürünlerin KOBİ’ler seviyesine kadar indiğine işaret etti. Bir tarafta da, özellikle sanallaştırma ile birlikte depolama sistemlerine ihtiyaç daha da arttı.
ETİKETLER : Sayı:944