Dosya Veri depolama 03 MART 2014 / 08:26

Veri arttıkça veri depolamada öncelikler değişiyor

Artan veri miktarı, depolama çözümleri konusunda kurumların alması gereken tedbirlerin de aynı oranda artmasına sebep oluyor.

Şirket ve kamu kurumlarının veri depolama konusunda neler yapması gerektiği konusunda sektör temsilcilerinden farklı görüşler dinlemek mümkün. Ölçekleri ya da faaliyet gösterdikleri sektör fark etmeksizin tüm sektörler için veri depolama kullanımındaki ana önceliğin iş sürekliliği olduğunu belirten Anadolu Bilişim Veri Merkezi Müdürü Yakup Kadri Ünal, “Veri depolama, iş sürekliliğinin engellenmesi ya da kesintiye uğramasının mali boyutlarındaki zararı ortadan kaldıran bir unsur olduğu için şirketler veri depolama çözümlerine artık daha çok önem gösteriyor” dedi. Ünal’a göre, yapılması gerekenler ise şu şekilde sıralandı:
• Kesintilerden etkilenecek kritik iş süreçlerini iş etki analizi yoluyla doğru şekilde analiz etmek,
• Bunlarla ilgili operasyonel riskleri belirlemek,
• Acil durum senaryolarını düşünmek,
• Belirlenen senaryolar özelinde gerekli aksiyon planlarını oluşturmak,
• Doğru iş sürekliliği stratejisini kurarak yukarıdan aşağıya tüm kurum içinde yaygınlaştırmak,
• Farkındalık eğitimleri ve tatbikatlar yoluyla güncellik sağlanmalı.
Veriler birden çok yere yedeklenmeli
Geçmiş dönemlerde veri güvenliğinin çok fazla dikkate alınan bir konu olmadığını belirten Kavi Bilgisayar Veri Depolama Teknolojileri Ürün Müdürü Ethem Ceylan, her şirketin bir felaket senaryosu oluşturması gerektiği, verilerini birden çok yere yedeklemesi gerektiğini dile getirdi.
Büyük veri çözümlerini kullanmaya başlayacak şirketlerin, BT sistemlerini, iş süreçlerini ve hedeflerini bir bütün olarak hesaplamalarının yanı sıra, tümleşik altyapı mimarilerini de mutlaka değerlendirmeleri gerektiğine değinen NetApp Türkiye Teknik Müdürü Lütfi Yunusoğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Veri güvenliği endişesi yaşayan işletmeler ve kullanıcılar da, kendileri için en uygun bulut bilişim çözümlerini araştırırken, sunucusundan bilgisayar ağına ve veri depolamasına kadar uçtan uca güvenlik seviyelerinin bütünleştirildiği tümleşik (converged) altyapıları kullanmayı düşünmeli. Çünkü birbirinden bağımsız sanal altyapıların oluşturulması, güvenlik açıklarını ortadan kaldıracağı gibi doğru zamanda doğru kişinin doğru bilgiye ulaşmasını sağlayacaktır.” Kurumların gelecek yıllardaki büyümeleri de hesaba katarak (ortalama 3 yıllık) bu boyutlara ulaşabilecekleri veri depolama ünitelerini tercih etmeleri gerektiğini söyleyen Bilgi Birikim Sistemleri Sunucu ve Depolama, İş Geliştirme Yöneticisi Selim Selveroğlu, “Ürün tercihinde bulunurken mevcut sistemlerinin performans isteklerini de göz önünde bulundurup veri depolama ünitesinin disk dizaynını bu şekilde yapmaları gereklidir” şeklinde konuştu.
Öncelikle hedefler belirlenmeli
Şirketlerin öncelikle hedeflerini belirlemesi gerektiğini vurgulayan WD Türkiye Dahili Sürücülerden Sorumlu Ülke Müdürü Arkın Balıkçıoğlu, “Daha sonra da günlük operasyonu ile ilgili bütünsel bir çalışma yapmalıdır.

Bu çalışma yöneticilerin mevcut zorluk ve fırsatları tanımlamasına yardımcı olur ki bu bilgi ile şirket bilgi işlem departmanının veri depolama dahil tüm işlemlerinde nasıl kaldıraç görevi görebileceğini belirleyebilir” dedi. Balıkçıoğlu’na göre, bahsi geçen yöntemle, yatırımlardan net geri dönüş almak hedefiyle bilgi işlem sistemleri ve altyapısı elden geçirilir ya da yenilenir.
“Önümüzdeki yılların veri depolama eğiliminin yükün dağıtık yapıda erişileceği sistemler olması ve bunun bir zorunluluk haline gelmeye başlaması aslında sektör adına beklenen bir gelişme oldu” diyerek sözlerine başlayan KoçSistem Hizmet Entegrasyonu Çözüm ve Hizmetler Grup Yöneticisi Orhan Düz, düğüm şeklinde büyüyen ve Hadoop gibi dosya sistemleri kullanan veri depolama ünitelerine yatırımların artacağını bildirdi.
2015 yılında sayısal olarak depolanması gereken bilgi miktarının 8 zetabayta ulaşacağını hatırlatan IBM Türk Veri Depolama Sistemleri Satış Müdürü Umut Aydemir, “Bu veri patlamasına hazırlıklı olmak adına şirketlerin, banttan katı hale, sanallaştırmadan bulut sistemine en stratejik depolama tekniklerini kullanarak etkinliklerini artıran, riski en aza indiren, maliyetlerini azaltan, erişimini artıran ve güvenliğini güçlendiren şirketler olmaları gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Uzman bir ekipten yardım alınmalı
Şirket ve kamu kurumlarının herhangi bir veri depolama yatırımının öncesinde yapmaları gerekeni “Uzman bir ekipten yardım almak” şeklinde özetleyen GlassHouse Türkiye Teknik Çözümler ve İş Geliştirme Direktörü Türker Dündar, “Herkesin ihtiyacı farklıdır ve en uygun çözümün üretilmesi kapsamlı bir araştırmayı gerektirir. Tecrübeyle sabittir ki veri depolama için yola çıkan kimi kurumlar öncesinde veri merkezlerinin altyapısında birçok değişiklik yapmaları gerektiğinin farkına varırlar” dedi.

Yeni teknolojiler göz ardı edilmemeli

Kurumların bazı kriterleri önemsemesi gerektiğini söyleyen Prolink Satış Öncesi Sistem Mühendisi Uğur Akduman, bu kriterlerin bazılarını şu şekilde sıraladı:
• Kurumların kullandıkları veri tipleri.
• Veri kaynakları.
• Verilerin büyüme oranları.
• Altyapılarının yeni veri depolama teknolojilerine uyumluluğu.
Satın alınacak veri depolama sistemlerinin uzun vadede kurumların teknoloji ihtiyaçlarını ne ölçüde karşılayabildiğinin önemli olduğunu aktaran Akduman, veri depolama üreticilerinin rekabetçi olması kurumlara birçok fırsatı da beraberinde getirdiğini söyledi.

Kapasite arttıkça sorunlar da artıyor

“Öncelikle, veri depolama sistemlerinde temel gereksinimler belirlenirken gelen disk kapasitesi ve ürünle birlikte sunulan yazılım özellikleri ilk değerlendirilen başlıklar oluyor” diyerek sözlerine başlayan İnnova Teknoloji Çözümleri Grup Yöneticisi Ersel Karşal, çoğunlukla sistemlerin ilk kurulduğunda problemsiz çalıştığını vurguladı. Buna rağmen kapasite gereksinimi artıp yeni disk ilavesi yapıldıkça I/O bant genişliği ve işlemci gücü gereksinimleri de otomatik olarak arttığına dikkat çeken Karşal, bu gereksinimler karşılanamadığında yaşanan darboğaza bağlı olarak sunucularda performans sorunlarının başladığını ve verimlilik kaybının ortaya çıktığını aktardı.

Maliyet ve enerji tüketimi öne çıkıyor

Veri merkezi altyapı ve enerji yatırımlarında, toplam sahip olma maliyeti ve düşük PUE (Power Usage Efficiency – Güç Kullanım Verimi) oranının öncelik haline geldiğini belirten Proline Sistem Çözümleri Yöneticisi Yasin Çolakoğlu sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Günümüzde enerji maliyetlerinin yüksek olması ve güç tüketiminin paralelinde soğutma ihtiyaçlarının da yüksek maliyetli olması nedeni ile veri merkezi projelerine yatırım yapan şirketler; daha planlı, ihtiyaçlar paralelinde genişleyebilen, verimli ve işlevsel veri merkezleri oluşturabilmeyi hedeflemektedir.”

Günü kurtarmaya çalışmamalı

Veri depolama sistemi yatırımlarının günü kurtaracak çözümlerden ziyade ölçeklenebilir, kolay yönetilebilir ve Unified/Converged tabir edilen birleştirilmiş/dönüştürülmüş sistemlere yönelik yapılması gerektiğini dile getiren 4S Ürün Teknolojileri Danışmanı Ziya Akkoca, “Günümüzde verinin kontrol edilemez büyüme hızı ve büyümenin yanında artan performans ihtiyacı ancak bu tarz sistemlerle giderilebilir. Modüler yapılar, sanallaştırılmış ve/veya birleştirilmiş sistemler kesinlikle tercih sebebi olmalı” şeklinde konuştu.
ETİKETLER : Sayı:961