Dosya Veri depolama 04 KASIM 2013 / 08:25

Veri değişiyor, kurum gelişiyor, depolama alışkanlıkları yenileniyor

Veri depolama çözümlerinde kurumlun ölçeğine, veri yapısına uygun bir yapıyı kurma ilgisi her ölçekte şirkette var. Profesyonel veri depolama farkındalığının geliştiğini gösteren bu yapıya rağmen, güvenlik başlığındaki duyarlılık ise emekleme döneminde.

Anadolu Bilişim Veri Merkezi Müdürü Yakup Kadri Ünal’ın da dikkat çektiği gibi, ölçek ya da sektör fark etmeksizin, tüm sektörler için veri depolama kullanımındaki ana öncelik iş sürekliliği. İş sürekliliği konusunda dikkat edilmesi gereken en önemli husus, Ünal’a göre, hedeflerin ve önceliklerin derin tahlili. Bunun için de kesintilerden etkilenecek kritik iş süreçlerini ‘iş etki analizi’ ile doğru analiz etmek, operasyonel riskleri belirlemek, acil durum senaryolarını düşünmek, senaryolar özelinde gerekli aksiyon planlarını oluşturmak yoluyla güncellik sağlamak şart.
Netaş IT Direktörü Bilgehan Çataloğlu’nun belirttiği gibi, günümüzün dinamik iş yaşamında, KOBİ’lerden çok uluslu şirketlere kadar, her ölçekteki şirket, veri depolama çözümlerine odaklanıyor. Zira çetin rekabet ortamında varlığını sürdürmeye çalışan şirketlerin hiçbiri, veri kaybından doğacak iş kayıplarını göze alamıyor. Dolayısıyla, verinin saklanması ve yedeklenmesi için daha nitelikli yatırımların yapılması gerekiyor.
“Sanallaştırmanın da iyice yaygınlaşması ile beraber veri depolama artık hemen hemen her kurumda var” yorumunu yapan Emobil Bilişim Genel Müdürü Erhan Çevik’e göre, kurumlar veri depolamayı ölçeklerine ve iş prosedürlerine bağlı olarak yerel ya da bulut üzerinde yapabiliyorlar. Kavi Bilgisayar Backup ve Veri Depolama Ürün Müdürü Ethem Ceylan’a göre, bu yüzden şirketler önceliği her zaman ‘maddi zararlara yol açabilecek veri kaybını önleme’ olarak belirledi. Bu sayede hem depolanacak verileri azaltabilirler hem de veri kayıplarında oluşabilecek zararların önüne geçebilirler. Ceylan, ‘yedekleme, sanallaştırma, veri tekilleştirme’ gibi başlıkları bu yatırımların temel kısımları olarak tanımladi.
Doğru tercihlerle hatasız ve uçtan uca bir yapı
Proline Sistem Çözümleri Yöneticisi Yasin Çolakoğlu, çerçeveyi şöyle çizdi: “Günümüzde enerji maliyetlerinin yüksek olması ve güç tüketiminin paralelinde soğutma ihtiyaçlarının da yüksek maliyetli olması nedeni ile veri merkezi projelerine yatırım yapan şirketler; daha planlı, ihtiyaçlar paralelinde genişleyebilen, verimli, işlevsel veri merkezleri oluşturabilmeyi amaçlıyor.”
“Güvenlik politikası bir şirketin üst yönetiminin talep ettiği güvenlik seviyesine göre değişiklik gösterebilir” diyen Çolakoğlu’nun da belirttiği gibi, kurumların bu konuda yetkilendirmeyi doğru anlaması gerek. Çünkü şirketlerin kendi bünyelerinde bulundurduğu bilgi ve verilerin değeri, doğal olarak, güvenlik önceliklerini de belirleyen kritik unsurlar.
Bilgi Sistemleri Satış Destek Grubu Yöneticisi Emin Kaplan’ın dikkat çektiği ‘tercih faktörleri’, aslında tüm adımların da temeli: Orta ve büyük ölçekli kurumlarda; depolanan veri miktarının artmasıyla birlikte depolanan veriye özel performans (tiering), farklı profillerde erişim ve sınıflandırma ihtiyaçları da öne çıkmaya başladı. Bunun yanı sıra cihazların yönetim kolaylığı, farklı platformlarla kolay bütünleştirilmesi, performans ve darboğaz analizi, etkin kaynak kullanımı (thin provisioning) gibi özellikler de depolama çözümü seçiminde önemli parametreler haline geldi. Güvenlik konusu ise çoğunlukla depolama sistemleri üzerinde ve bu sistemlere bağlı yedekleme sistemleri ile çözülmeye çalışılıyor. Büyük ölçekli kurumlar dışında, bu ihtiyacı çözmek adına kayda değer yatırım yapan şirket sayısı az. Ancak Kaplan, gelecek birkaç yıl içinde değişim beklentisi içinde olduklarını şu sözlerle anlattı:
“Özellikle bulut mimari üzerinden bu tip hizmetler sunan servis sağlayıcıların artmasıyla ve depolama sanallaştırma çözümleriyle birlikte pek çok orta ölçekli şirketin de  felaket kurtarma hizmeti alacağını öngörüyoruz. Tabi burada güvenli ve yüksek hızlı bağlantılar için ödenen bedellerin biraz daha düşmesi gerekiyor. “

Her şeyin temeli, ‘bütünsel kesintisizlik’
Veri depolama çözümlerinin iş sürekliliği açısından taşıdığı önem, şirketlerin ölçeğine ya da faaliyet gösterdikleri sektöre göre değişen bir olgu değil. Bu konuda farkındalığın arttığı bir gerçek. Bu nedenle uluslararası güvenlik standartlarına sahip, alan ve destek açısından da üst düzeyde hizmet sunan veri merkezleri, kurumların 3’üncü partilerden destek aldığı veri depolama hizmetlerinde aranan kan görevini görüyor. Bu tanımı yapan SadeceHosting Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Emre Narin’e göre, güvenlik ise kurumların, iç iletişim, ortak çalışma, ürün ve sipariş takibi olmak üzere farklı alanlardaki iş sürekliliği gereksinimleri için veri depolama hizmetlerini tercih ederken göz önünde bulundurmaları gereken en önemli husus. Bilişimcim Kıdemli Sistem Mühendisi Burak Üstün de şu detayları paylaştı: “Veri depolamada kurumlar tarafından genellikle IOPS, bant genişliği ve bekleme süresi (latency) değerlerine bakılmakta. Genel itibariyle yüksek performans isteniyor. Kurumlar, klasik SAN/NAS/DAS yaklaşımının artık yetersiz olduğunun farkına varmaya başladı ve Nutanix gibi mimaride olup, ölçeklenebilir teknolojileri araştırmaya başladılar.”

VERİYE HAK ETTİĞİ GÜVENLİK SUNULMALI

Şirketlerin veri depolamaya olan bakış açısının değiştiği görülüyor. Eskiden şirketlere merkezi veri depolamanın faydalarını anlatırken oldukça zorlandıklarını hatırlayan Treo Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Erhan Panayırcı, artık müşterilerin kendilerinin veri depolama cihazına ihtiyaçları olduğunu bildiğine, bunun kendilerinin talep ettiğine işaret etti. Öyle ki bugün her sektörde her şirketin irili ufaklı bir ya da birden fazla veri depolama cihazı var. Bu gelişime karşılık, Panayırcı’ya göre, şirketlerin veri güvenliğine bakış açısı yeterli seviyede değil. “Bugün finans sektörü gibi denetim gören şirketler dışında kalan şirketlere hala mali değer açısından bir şirket için en değerli şeyin ‘oluşturdukları veri’ olduğunu anlatmaya çalışıyoruz” eleştirisinin ardından, Panayırcı şu yorumu yaptı:
“Genelde felaket kurtarmada maliyetlerin yüksek olduğu düşüncesi ile şirketler, felaket kurtarma projelerini hep ötelemekte. Aslında bunda, felaket kurtarma konusunda biraz da bizlerin yaklaşımı etkili oluyor. Çünkü sunumlarımızda hep bir deprem, kasırga gibi büyük doğa olaylarından bahsediyoruz. Ama sistem odası için felaketin, sadece bu tip büyük doğa olayları olmadığını bilmemiz gerek. Basit bir elektrik çalışmasında yapılan hata ya da yangının depremden daha fazla zarar verebileceğini düşünmek gerek.”

AKILLI DEPOLAMA SİSTEMLERİ TERCİH EDİLİYOR

Sürekli artan veri gerçeğini ‘veri bütünlüğü’ olarak ele aldığımızda küçük, orta ve büyük ölçek işletmelerde maliyet ve performans ön plana çıkıyor. Bu kapsamda ihtiyaca yönelik çözümler sundukları bilgisini veren Artı ve Artı Teknoloji Hizmetleri Proje Müdürü Zafer Cin’e göre, temelde farklı veri tiplerinde yüksek performans sergileyebilen akıllı veri depolama sistemlerine eğilim olduğu görülüyor. Sektörel bazda farklılıklara rağmen, müşterilerinin temel beklentilerini ‘yüksek erişilebilirlik, yönetilebilirlik’ olarak sıralayan Cin’e göre, veri güvenliğinde, özellikle KOBİ’ler maliyetlere göre hareket ediyor. Büyük ölçekli işletmelerde ise merkezi yapılar ve verilerin yedekliliği daha ön planda.”

SANALLAŞTIRMAYA YÖNELİK İLGİ ARTIYOR

Veri alanında yaşanan patlamayla birlikte birçok şirket, bir yandan sektörlerine özgü mevzuat düzenlemelerine uyum sağlamaya çalışırken, bir yanda da hızla büyüyen bilgi varlıklarını yönetmeye, korumaya, bunlara ilişkin riskleri azaltmaya ve bakımını yapmaya çalışıyor. ComPro Storage Teknik Uzmanı Ramazan Korkut’un da dikkat çektiği gibi, günümüzde müşteri ihtiyaçları depolama alanından ziyade, depolanan verilere hızlı ulaşım, kolay ve esnek yönetim, veri sanallaştırması, depolama alanlarının etkili kullanımı ve verinin kolay taşınması olarak karşımıza çıkıyor. Korkut, “Özellikle büyük şirketler ve devlet kurumları, geçmiş yıllara nazaran veri depolamada sanallaştırma teknolojisine büyük önem veriyor” dedi.

VERİMLİ VE UYGUN MALİYETLİ ÇÖZÜMLER ÖNCELİKLİ

Sayısal ortamdaki bilgi, şirketlerin kritik bileşeni. Saklanması ve yönetilmesi gereken bilginin hacmi de sürekli artıyor. Teknoser Kurumsal Sistem Çözümleri Uzmanı Yavuz Yıldız’a göre, buna paralel olarak bilginin, günün her saatinde erişilebilir olması gerek. “Bilgilerinize herhangi bir sebeple ulaşamamak, göze alınacak bir durum değil” diyerek riske işaret eden Yıldız’ın belirttiği gibi, bilgi teknolojilerine ayrılan bütçelerin azalmasıyla, altyapıya dahil edilen her sistemin verimli ve uygun maliyetli olması kritik önem taşıyor. Bu başlıkta değişimi Yıldız şöyle anlattı:
“Önceleri veri depolama ihtiyaçları her sunucuya bağlı bir sabit disk ya da teyp sürücü içeriyor ve doğrudan bağlantılı veri depolama ya da DAS (Direct Attached Storage) olarak biliniyordu. Günümüzde ise şirketler zorluklarla başa çıkabilmek için daha esnek, akıllı ve kolay yönetilen veri depolama çözümlerine ihtiyaç duyuyorlar. Faaliyet alanlarına göre arz talep durumunda ihtiyaçlarını belirliyorlar. Kurumların ilk veri hızına önem vermeleri durumunda, yeni nesil Solid State Disk’ler (SSD) ile anlık yoğunluğu bertaraf ediyorlar. Son dönemdeki veriyi yaşlandırma politikası da müşterilerimizin başvurduğu diğer bir çözüm.”

BULUTUN ETKİSİ YADSINAMAZ

Büyük veri merkezleri, yüksek oranda erişilebilirliğe ve yüksek kapasiteye ihtiyaç duyuyor. “Biz bu ihtiyacın karşılanmasında genel bulut hizmetlerinin önemli bir yere sahip olduğunu düşünüyoruz” diyen Microsoft Türkiye Sunucu ve Bulut Platformu Yöneticisi Kadir Şener, bu başlıkta Windows Azure genel bulut hizmeti içinde sunulan veri depolama servislerini de, bu talepleri karşılayabilecek şekilde kurguladıklarına dikkat çekti. Buna göre, Windows Azure depolama hizmeti 4 trilyonun üzerinde obje içeriyor, saniyede ortalama 270 bin talebe cevap veriyor ve saniyede cevaplanan talep sayısı yoğun zamanlarda 880 bin adede kadar çıkıyor. Bu rakamlar, veri depolama sistemlerinin ihtiyaç duyduğu hizmet ölçeği konusunda önemli örnekler demek.

HERŞEYİN TEMELİ İŞ SÜREKLİLİĞİ

Veri hacmi sürekli artarken, bununla beraber gelişen büyük veri yapılarına hizmet veren ‘veri depolama ürünleri’, yeni teknolojik faydalar eklenerek kullanıcıların ihtiyacına uygun şekilde pazara sunuluyor. KoçSistem Teknoloji Çözüm ve Hizmetleri Altyapıdan Sorumlu Grup Yöneticisi Murat Saraçoğlu’nun dikkat çektiği gibi, KOBİ’lerde verinin saklanması, ihtiyaç duyulduğunda da çağrılabilmesi önemli. Başta finans sektörü olmak üzere kurumların standartlara uyumluluk süreçlerinde, sahip oldukları verinin kıymetli evrak olarak kabullenilmesi ve ihtiyaç duyulduğu süre zarfında erişimin olması gerekliliği, iş sürekliliğine verilen önemi artırıyor. Saraçoğlu, konunun ‘güvenlik’ başlığını ise şöyle detaylandırdı:
“Günümüzde kurumsal şirketler iki önemli kavrama göre iş sürekliliğini sağlamakta. Bunlardan ilki, hedeflenen kurtarma noktası (Recovery-Point Objective). Bu çalışmada veriyi çoğaltırken ne kadar geriden kopyaların oluşturulacağı bilinmekte. İkincisi ise, hedeflenen kurtarma zamanı (Recovery-Time Objective). Bu çalışmada ise yaşanan kesinti sonrası yapının ne kadar sürede tekrar çalışır hale geleceğine bakılır. Bu iki kavrama göre verinin yedeklenmesi, verinin çoğaltılması (Aktif-Aktif veya Aktif-Pasif replikasyon) ihtiyaç doğrultusunda kurgulanabilmekte.”
ETİKETLER : Sayı:944