Dosya Veri merkezleri 28 OCAK 2013 / 08:23

Kendini tanıyan, kendi formülünü geliştiriyor

Her ölçek ve sektörde şirketin veri merkezi ihtiyacı konusunda kendi önceliklerine uygun bir yapılanmayı hayata geçirmesi, bu yatırımın başarısı adına büyük önem taşıyor. İhtiyaca en uygun kurumsal çözümleri saptamanın da kendine has bir yol haritası var ve küresel bazda bu yapıya yönelik ilgi, gelişen BT yapıları ve ihtiyaçlar ışığında daha da çeşitleniyor. Sürat Teknoloji Satış Müdürü Bilginç Işık’ın da vurguladığı gibi, öncelikle şirketlerdeki karar verici kişi ya da kişilerin, kendi şirketlerini, yaptıkları işin içeriğini ve tüm süreçleri çok iyi bilmesi ve analiz etmesi gerek. Şirketlerin büyüklüklerine ve verilerin değerine bağlı olarak, kurulacak veri merkezinin konumu, başka bir merkeze replikasyon ihtiyacının olup olmadığı, sunucu, yedekleme, güvenlik duvarı ekipmanları, elektrik, soğutma, iklimlendirme altyapıları ve bunların hangilerinin yedekleneceği, personellerin mobil ya da yerleşik çalışma koşulları, şirketin dışarıdan hizmet vermek amacı ile hazırlanan yazılım ve uygulamalara hazır olup olmadığı gibi faktörlerin de göz önüne alınması önemli. İhtiyaca uygun kurumsal çözümleri belirlerken ise, şirketlere kattığı düşük yatırım maliyeti, minimize edilmiş riskler, esneklik, verimlilik ve veri merkezi uzmanlığı dikkate alınmalı. “Günümüzde birçok şirketin bünyelerinde barındırdıkları şubelerdeki ya da diğer lokasyonlardaki ofislerin iş sürekliliğinin sağlanması için yerel veritabanlarının merkezi veritabanında birleştirilmesi ve kaynakların merkezi yönetimi, çözümlerin oluşturulmasındaki belirleyici faktör olarak karşımıza çıkar” eklemesini yapan Işık’a göre, ‘yeşil BT’ kavramı veri merkezlerinin vazgeçilmezi haline geldi. “Enerjinin verimli kullanılması ve karbondioksit salınımının yönetilmesi küresel anlamda büyük önem kazandı” diyen Işık, “Veri merkezlerinin bulut teknolojileri ile bütünleşmesi ve bu merkezlerdeki sunucu, depolama ve masaüstü sanallaştırma çözümleri daha az enerji kullanımı ile daha fazla iş olanağı vaat ediyor. Bu teknolojiler çerçevesinde, yerel şirketler dünya çapında bir vizyona bürünerek, diğer ülkelerdeki insan kaynağına ulaşıyor ve onları istihdam edebiliyor. Uzak lokasyonlardaki kullanıcıların aynı veri merkezi üzerinden aldıkları hizmet, yeni iş fırsatlarının doğmasına da sebep oluyor” detayını paylaştı.

KoçSistem Teknoloji Çözüm ve Hizmetleri Satış Grup Yöneticisi Özlem Kestioğlu’nun da dikkat çektiği gibi, bir şirket, veri merkezi ve hizmet ihtiyaçlarını anlayabilmek için öncelikle hangi uygulamalarının şirket dışında barındırılmasının uygun olduğunu, kullanım amacına hizmet edeceğini ve insan kaynağının uzmanlık seviyesini belirlemeli. “Bunların incelenmesi ve analiz edilmesi sonucunda, ne seviyede bir veri merkezi hizmeti alınması ve hangi ek hizmetlerin dışkaynak kullanımı yoluyla sağlanması gerektiğine karar vermek kendileri için en doğru yöntem olur” diyen Kestioğlu’na göre, ihtiyaca uygun kurumsal çözümlerin saptanmasında önemli adımlar var. Buna göre, müşteri ihtiyaçlarının doğru olarak analiz edilmesi ve belirlenmesinin ardından, müşteri teknik değerlendirme gerçekleştirmeli ve sonrasında, kısa listeye kalan ürünlerin işe etkisini ve yaratacağı değeri de yatırım getirisi oranı çalışmasıyla belirlemeli. “Sadece anlık satın alma maliyetleri değil; diğer tüm kullanım, bakım ve işletme giderleri de hesaba katılarak toplam sahip olma maliyeti ile karar verilmeli” eklemesini yapan Kestioğlu, ayrıca satın alınacak ürünlerin yerel desteği ve oyuncuların küresel pazardaki etkinliğinin, bağımsız raporlar ile incelenerek karar verilebileceğini de hatırlattı. Fujitsu Türkiye ve Balkanlar Genel Müdürü Halit Zaim, kurumların veri merkezlerinin sağladığı avantajlar konusunda giderek daha fazla bilinçlendiğini belirtirken, kurumsal kullanıcıların en önemli beklentilerini ise ‘verimliliği ve kârlılığı artırmalarına yardımcı olacak veri merkezleri’ olarak gösterdi.
Bunun için de veri merkezlerinin güvenli, kolay yönetilebilir, şirketin büyüme hızına paralel şekilde ölçeklenebilir, kullanıcıların bilgi paylaşımını destekleyen, kolaylaştıran sistemler olması gerekiyor. Türkiye’de bu eğilime karşılık, küresel bazda da hızla artan bir ‘bilgi biriktirme eğilimine’ dikkat çeken Zaim ekledi: “Özellikle analiz ve planlama yoluyla değer arttırma konusunda veri analizinin ve depolamanın önemi dünyada fark edilmeye başlandığı için, şirketler veri depolama çözümlerine büyük yatırımlar yapıyorlar.”

Orta ve uzun vadeli ihtiyaçlar gözetilmeli
“Veri merkezi geçişi, bir şirketin işi için alabileceği en önemli kararlardan biridir” saptamasını yapan IBM Küresel Hizmetler, BT Strateji ve Veri Merkezi Hizmetleri Danışmanı Ayça Çay, “Veri Merkezi Stratejisi Geliştirme Hizmetleri, bir şirketin sahip olduğu veri merkezi olanaklarını belirleyip gelecekteki büyüme planlarına yönelik veri merkezi ihtiyaçlarının ne olacağı konusunda ilgili stratejiyi oluşturmaya yardımcı olur” tanımını da vurguladı. Çay ekledi: “Verimlilik ve esneklik kriterlerine göre tasarlanmış ve bu standartlarda işletilen veri merkezlerinin hayata geçmesi için planlamalar yapılıyor.”
Kavi Bilgisayar Veri Merkezleri Sorumlusu Çağatay Aktuğ, pazarı “Sektörde kurumsal yapıda büyük veri merkezleri ve 20-40 sunuculu küçük-orta ölçekli veri merkezlerinin yanı sıra, veri merkezlerinden sunucu kiralayıp bunları son kullanıcılara ulaştıran marjinal başka bir grup bulunmakta” sözleriyle kategorilere ayırdı. Şirketlerin ihtiyaçlarına göre bu yapılardan birini seçtiğini söyleyen Aktuğ’a göre, şirketler bu konuyla ilgili kararları mutlaka veri merkezi tecrübesi olan yöneticileri vasıtası ile vermeli ya da bu konuda tecrübeli daha önce pek çok proje gerçekleştirmiş danışman şirketler ile almalı. Çünkü her bir organizasyon farklı yapılanmayı gerektirir. Aktuğ, küresel pazarı ve bu yapılanma ışığında veri merkezlerinin geleceğine yönelik beklentilerini şöyle anlattı:
“Çok büyük şirketler hariç, ağırlıklı olarak sistem altyapılarının veri merkezleri üzerinde bulunduğunu söylemek yanlış olmaz. Sektörün geleceğine bakıldığında ise veri merkezi piyasasının küçük şirketlere yer olmayacak şekilde evrileceğini düşünüyoruz. Bizim gözümüzden sektörün geleceği; kısa vadede; küçük ve orta ölçekli şirketler ya birleşip daha büyük ve kurumsal bir yapı oluşturacak ya da kaybolacaklar. Orta vadede; büyük ölçekli veri merkezleri daha küçük ölçekli olanları kendi bünyesine dahil edecek. Uzun vadede ise; mega yapılara sahip internet servis sağlayıcılar büyük ölçekli veri merkezlerini kendi bünyelerine dahil ederek veri merkezi tarafında, duopol ya da en fazla 3-4 şirketli bir oligopol piyasası oluşturacaklar.”

4G Genel Müdürü Yusuf Gökhan Gülal’ın eleştirisi ise günümüzde hala kısa vadeli ihtiyaçlara göre planlama yapılması ve hedeflenen süreden çok daha kısa bir sürede kurulan sistemin tıkanması. Temel olarak, orta ve uzun vadeli ihtiyaçlara göre sistemin belirlenmesi gerektiğine işaret eden Gülal, dikkat edilmesi gereken hususlara, “Günümüzdeki enerji maliyetleri ve gelecekte Kyoto protokolünden kaynaklanacak olan ek maliyetler hemen ve defaten dikkate alınarak PUE değeri ve TIER seviyesi çok iyi belirlenmeli” hatırlatmasını ekledi. Temel sorunu, bazı alanlarda hala eski nesil ürünlerin Türkiye pazarında bulunması olarak gösteren, bunun da ciddi kalite karmaşası yarattığına dikkat çeken Gülal, eklemeden geçmedi: “Hiçbir markayı temsil etmeyen, özgürce doğru ürünleri önerip müşteri ihtiyaçlarını belirlemede marka baskısına aldırmayan, güvenilir danışmanlardan destek alınması önerilir.”

Artık şirketlerin tüm ihtiyaçlarını bulut uygulamaları ile veri merkezlerinden sağlayabilir hale geldiklerini belirten Limon Hosting Genel Müdürü H. İbrahim Ünyeli’ye ek olarak, uygulamaların ve verilerin yönetileceği ve saklanacağı veri merkezinin altyapısından havalandırmasına kadar birçok noktanın planlanması gerektiğine dikkat çeken Anadolu Bilişim Hizmetleri (ABH) Veri Merkezi Müdürü Yakup Kadri Ünal’a göre ise, bu çalışmaların sürekli olarak yapılması, yenilenmesi ve değişen şartlara uygun ek planlamaların gerçekleştirilmesi önemli. Aksi takdirde, kurumun işleyişi tehlikeye girebilir. Ünal, küresel eğilimleri ise mobil cihaz ve platformlarla, bulut hizmetlerinin yaygınlaşması, büyük veri teknolojilerinin gelişmesi ışığında, şöyle anlattı:

“Veri merkezlerinde ve şirketlerin BT yapılarında değişiklikler yaşanıyor. Bu değişim, bilgilerin daha büyük veri merkezlerinde konsolide olduğu bir eğilimi ön plana taşıyor. Aynı zamanda bilişim dünyasında yeni ortaya çıkan sunucu, depolama, ağ sistemleri ve yazılım gibi çözümlerin yakınsaması eğilimi yeni dönemde pazardaki payını yükseltecek. IDC tahminlerine göre 2016 yılında bu yakınsama yıllık yüzde 54 büyüme oranıyla kurumsal bulut kurulumlarının üçte birine denk gelecek.”

Hizmet desteği de kapsamda olmalı
“İhtiyaç planlaması sırasında ‘kullanım planlaması’ ön planda olmalı” diyen SadeceHosting Genel Müdürü Selçuk Saraç, bu başlıkta büyüme hedefinden konsolidasyona bazı sorulara verilen yanıtlar çerçevesinde hareket edilmesinin önemine dikkat çekerken, bunu da verimliliğin ve iş sürekliliğinin izlediğini vurguladı. “Tüm bu çalışmaların paralelinde, alternatif olarak sektördeki veri merkezi işletmecilerinin hazır olarak sundukları servisleri inceleyerek yatırım ve işletme maliyetlerinin karşılaştırılmasını öneriyoruz” diyen Saraç, ihtiyaç belirleme işleminde veri merkezinin ana konusunun; kurumun kullanım eğilimi yönünde olması gerektiğinin altını çizdi. Saraç, küresel eğilimleri ise bu tabloda şöyle anlattı:
“Veri merkezi kullanımında küresel eğilim, bu konuda yatırım planlamak yerine, tüm ihtiyacı tüm sorumluluğu ihtiyaç duyulan SLA kapsamında garanti altına alarak, veri merkezi işletmecilerine devretmek şeklinde ilerlemekte. Bu konuda işin içine ölçek ekonomisi giriyor, ölçek ekonomisi ile veri merkezi işletmecileri çok daha istikrarlı servis yapısını çok daha makul ücretler ile sağlayabilmekte, ihtiyacın 10 kat artması veya yarı kapasiteye düşmesi gibi büyüme-küçülme eylemlerinde anında destek verebilmeleri de şirketlerin asli işlerine odaklanabilmelerini sağlamakta.”

Bu arada, TE Connectivity Kurumsal Ağlar Sorumlusu Kutlugün Sürmeli’nin de dikkat çektiği gibi, ihtiyaçların belirlenmesi aşamasında danışmanlık hizmeti almak, yapılacak yatırımların daha uygun maliyetlerde olmasını sağlamakla beraber, operasyonel süreçlerde kolaylık ve yatırım maliyetlerinin geri kazanılma sürelerinin kısalması hedefini beraberinde getiriyor.

DANIŞMANLIK DESTEĞİ ALMAK GEREK

4S Kurumsal Teknoloji Danışmanı Ökkeş Özdemir’in de dikkat çektiği gibi, veri merkezi yapılarında küresel bazda kabul edilmiş belli standartları izlemekte ve bu standartların gerektirdiği hizmetleri almakta ciddi faydalar var. Bu standartların en önemlisini Uptime Institute tarafından verilen seviyeler, yani ‘Tier’ olarak gösteren Özdemir, “Türkiye’de birçok kuruluş için Tier-3, yüksek devamlılık sağlayan, oldukça iyi bir seviye” bilgisini de verdi.  Özdemir’e göre, veri merkezi konusunda uzmanlaşmış danışman şirketlerden, belirli standartlara uygun danışmanlık alarak, mutlaka mevcut durum analizi ve potansiyel büyüme eğilimleri saptanarak veri merkezi ihtiyaçlarının belirlenmesi gerek.

ŞİRKET SEÇİMİNDE HASSAS ADIMLAR

“Dünya ekonomisi zor günlerden geçerken, 2012 yılı boyunca yüzde 19’luk büyüme gösteren veri merkezi pazarı için 2013 yılında yüzde 40’lık küresel büyüme öngörülüyor” diyen TurkNet Erişim, Veri Merkezi, Güvenlik ve Ürün Müdürü Erdem Eriş, bu büyümeyi arka planda şirketlerin daha BT odaklı hale gelmesi, internet kullanım oranının son 5 yılda yüzde 100 artması, internet sitelerinin sayısının son 15 yılda 12 bin katına çıkması gibi faktörlerle açıkladı. Kurumların veri merkezi hizmetlerini alacağı şirketi seçerken, şirketin bu işe ne kadar yatırım yaptığını, bu sektörde ne kadar zamandır var olduğunu, vizyonunun ne olduğunu öğrenmesi gerektiğini vurgulayan Eriş’e göre, veri merkezi seçiminde dikkat edilmesi gereken başlıca kriterler; altyapı, yedeklik, esneklik, erişilebilirlik ve fiyat/performans göstergesi ile, hizmet sunan şirketin 7/24 ulaşılabilir olması. İhtiyaca uygun çözümlerin saptanması sürecini ise Eriş, “Bulut bilişim, felaket kurtarma gibi yeni nesil teknolojiler hayata geçirilirken, birkaç kritik sistem bir arada çalışacağı için bunların kullanacağı altyapının çok daha özenli seçilmesi, kurulması ve işletilmesi gerek” sözleriyle tanımladı.

YÖNETİLEN SERVİSLER PAZARI BÜYÜYOR

Bu yapıda yararlanılması gereken uygulamalar, Treo Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Evren Ballı’nın da dikkat çektiği gibi, şirketin iş koluna, iş birimlerinin ihtiyaçlarına göre değişiklik gösterebilir. Tavsiyesini; ‘sektörde tecrübeli profesyonellerle çalışarak, kendi kurumsal yapıları için en doğru stratejiyi belirleme gerekliliği’ olarak özetleyen Ballı, bunun önemini yurtdışı örneğiyle şöyle açıkladı:
“Küresel olarak baktığımızda, birçok küçük ve orta ölçekli şirket, bu konuda profesyonel hizmet sağlayan şirketlerden dışkaynak hizmeti alıyor. Kurumlar tamamen kendi iş kollarına odaklanıp, bu konuların yönetimini servis bazlı uzman hizmet veren şirketlere bırakıyor. Sadece ABD pazarında ‘yönetilen servisler’ pazarı 1.5 milyar doların üzerinde.”

DOĞRU ÇÖZÜM İÇİN DOĞRU ANALİZ

“Veri merkezi teknik ekibi tecrübeleri doğrultusunda şirket için optimum proje önerisini geliştirir ve sunar” diyen Radore Hosting Genel Müdürü Zeki Kubilay Akyol, eklemeden geçmedi: “Projelendirme hizmeti, veri merkezinin asli görevi olmasa da, sektörün henüz gelişmekte olması ve yüksek bilgi birikimi sahibi insan kaynağının kısıtlı olması sebebiyle bu hizmet veri merkezlerince de sunulmakta.” Bu tabloda, şirketlerin ihtiyaçları ile veri merkezinin sunacağı enerji, iklimlendirme, internet, ağ ve güvenlik gibi altyapı olanakları ve proje esnekliklerinin asgari müşterekte kesişir nitelikte olması Akyol’a göre, önemli bir gereklilik. “Doğru kurumsal çözüm için ihtiyacın doğru analizi bizim için birinci şart” diyen Akyol, küresel gelişim ve Türkiye farkına ise, “Tek fark; kapasite ve talep hacmi ve bu, dünyada, Türkiye’den çok daha yüksek. Biz internet kullanımı konusunda sıradışı bir artış göstersek de, kapasite ve trafik hacmi konusunda halen çok gerilerdeyiz” sözleriyle dikkat çekti.

İHTİYAÇ RAPORLARI YOL GÖSTERİYOR

Şirketlerin veri merkezi yatırımlarını yapmadan önce bu konuda kendi içinde bir ön çalışma yapmasının zorunlu olduğu aşikar. “Bu çalışmada BT departmanlarının hazırlayacağı ihtiyaç raporları ve veri merkezinden aktif olarak yararlanacak kurumlardan veya kullanıcılardan alınacak geri bildirimler önem teşkil ediyor” diyen Prolink Kıdemli Sistem Mühendisi Serhat Kahraman, ayrıca verimli hizmet kullanımı amacıyla, verilerin ve gerek duyulan uygulamaların önem derecesine göre tasnif edilmesi ve veri merkezinde ihtiyaç duyulan farklı hizmet seviyelerinde barındırılması gerektiğini vurguladı. “Günümüzde veri merkezi yatırımı yapılırken çoğunlukla kullanılacak uygulamaların ihtiyaç duyduğu altyapı, veri tipi ve veri miktarı baz alınıyor, fakat kurumlar bunun yanında uygulamalarının gerektirdiği performans ve yedeklilik seviyelerini, iş kritik verilerin güvenliğini hesaba katmak durumundalar” hatırlatmasını yapan Kahraman, “Pek çok veri merkezi hizmet sağlayıcının uzun süredir bulunduğu ülkelerde eğilimler daha çok yeşil enerji kullanımı, coğrafi yedeklilik ve yeni standartların hali hazırdaki yapılara uygulanabilirliği konuları odaklı” bilgisini verdi.

ŞİRKET, İHTİYAÇLARINI TANIMALI

“Veri merkezi yapısının hazırlanması sürecinde şirketin amacının ne olduğu önemli” diyen Eaton Türkiye Temsilcisi Evrim Düzalan, hangi işlemlerin otomasyona dahil edileceği, sadeleştirileceği veya hızlandırılacağının belirlenmesi gerektiği kanısında. “Bir şirket teknolojiye ne kadar bağlı hale gelirse, onu korumak için yapması gerekenler de aynı oranda artış gösterecektir. Daha iyi güvenlik ve güç kesintilerinden korunma ihtiyaçları gibi…” saptamasını yapan Düzalan, küresel bazda ise son sıkıntılı dönemlere rağmen, veri merkezi ekipmanlarına olan talebin minimum düşüş sergilediğine işaret etti. Düzalan’a göre, sınırlı kalan düşüşün sebebi bulut, büyük veri, mobil veri ve yapılandırılmamış verinin de sürekliliğinin olması. Düzalan, “Veriyle ilgili tüm bu başlangıç ve bitiş noktaları elektriksel korumayı gerektiriyor, özellikle de elektriğin veri merkezlerinin kullanabileceği nitelikte olmadığı ve bazen mevcut olmadığı ülkelerde” yorumunu da ekledi.

DIŞKAYNAK KULLANIMI VE KONSOLİDASYON

“Araştırma şirketi DCDynamics tarafından yapılan araştırmaya göre veri merkezi yatırımlarında Türkiye, 2011-2012 döneminde yüzde 74’lük büyüme ile dünyada ikinci sırada” diyen Atos Dış Kaynak Kullanım Hizmetleri Direktörü Tuğyan Ünsal’ın da dikkat çektiği gibi, verilerdeki artış, veri merkezi yatırımlarına yansımış durumda. Ama tüm bu gelişmelere rağmen, pazar henüz olgunlaşmış değil ve Ünsal’a göre, özellikle standartlara uyum konusunda alınması gereken mesafe var. “Güvenlik ve kurumsal veri mahremiyetiyle ilgili çekinceler de dışkaynak kullanımının önünü kesebiliyor” eklemesini yapan Ünsal, şu detayları paylaştı:
“Veri merkezinde dışkaynak kullanımı, aslında şirketlerin sadece ihtiyacı olan hizmeti almalarını sağlarken, atıl kapasitelerin de önüne geçilmesinde rol oynuyor. Mevcut ekonomik krizin etkileriyle önümüzdeki dönemde, daha çok şirketin büyük veri hizmetlerinde dışkaynak kullanımına yöneleceğini öngörüyoruz. Bu konuda küresel bazda gündemdeki kavramlardan biri konsolidasyon. Küçük ve orta ölçekli veri merkezlerinin, büyük veri merkezlerine konsolide olmasına önümüzdeki dönemde daha sık rastlayacağız. Ayrıca daha az sayıda, ancak metrekare olarak daha büyük veri merkezleri göreceğiz. Buna paralel olarak dış kaynaklı veri merkezi hizmeti daha da yaygınlaşacak. Özellikle daha az gelişmiş pazarlarda bu bağlamdaki yatırımların artması kaçınılmaz.”
ETİKETLER : Sayı:906