Dosya Veri merkezleri 28 OCAK 2013 / 08:26

Veri merkezinin yol haritasında ‘bulut’ durağı

Veri merkezi günümüzde artık kurumsal bir tercih olmaktan çıktı, ölçek ve sektör ne olursa olsun, bir gereklilik oldu. Bu gerçeğe sırtını dönenler ise orta ve uzun vadede geri dönüşü zor sıkıntılarla karşı karşıya kalma riski taşıyor. Bu konuda üç maymunu oynayan şirketler varoladursun, küresel bazda ise veri merkezi yapılarında yenilikler birbirini izliyor. DorukNet Pazarlama Müdürü Aslı Cem’e göre, günümüzde yeni nesil veri merkezleri, her zaman enerji tasarrufu üzerine gelişim göstermekte. Bununla birlikte, gelişen bulut teknolojileri sayesinde, kaynakların daha verimli kullanılması da mümkün hale geldi. Kavi Bilgisayar Veri Merkezleri Sorumlusu Çağatay Aktuğ’a göre ise, günümüzde tüm organizasyon süreçleri belirli bir teknolojik altyapı üzerinden yürütüldüğü için veri merkezleri kurumlar için kritik bir konumda ve alanlarında uzman profesyonellerden oluşan veri merkezleri, sürekliliği sağlayarak kurumların risklerini asgariye düşürmekte ve bunu daha düşük maliyet ile gerçekleştirmekte.

TE Connectivity Kurumsal Ağlar Sorumlusu Kutlugün Sürmeli de şu yorumu yaptı:
“Kurumlar, veri miktarlarındaki hızlı artışı kontrol etmez ve bunu barındırmakta destek almaz ise çok ciddi bir risk altındalar demektir. Son yıllarda, veri merkezlerinin tasarımında ve projelendirilmesinde öne çıkan en önemli unsur enerji verimliliği. Veri merkezi operasyonları diğer iş süreçleriyle bütünleştirilebilirse, ancak o zaman gerçek maliyet tasarrufu ve verimlilikten bahsedilebilir.”
Fujitsu Türkiye ve Balkanlar Genel Müdürü Halit Zaim’in tabiriyle ‘veri yorumlanması’, rekabet ortamında geri kalmak istemeyen her şirket için artık zorunlu hale geliyor. Hatta gelecek 10 yıl içerisinde elindeki veriyi yorumlayabilen ve kendi hedefleri için kullanabilen şirketler diğer şirketlere karşı çok daha avantajlı konuma gelecekler. “Yeni nesil veri merkezlerinin sağladığı hizmetlerini yüksek çalışabilirlik oranı üzerinden sunmaları bekleniyor” diyen Zaim’e göre, hataları en aza indirgemeleri, bakım operasyonları için sistemlerdeki yedek bileşenler, yedek veri ve besleme altyapıları sayesinde çalışma oranının yüzde 99 civarında tutulması hedefleniyor. Bunlara ek olarak, yeni nesil veri merkezlerinin bulunduğu yerleşkenin enerji, iklimlendirme, yangın ve su baskını koruma ile, elektronik ve fiziki güvenlik altyapılarının da sağlandığına dikkat çeken Zaim, eklemeden geçmedi: “Veri merkezleri, mobilitenin giderek artmasına uyum sağlamak için bulut platformlarına geçiyor. Bu platform sayesinde şirketin çalışanları kendi cihazları üzerinden sanal masaüstlerine bağlanabiliyor, ihtiyaçları olan verilere ulaşabiliyor ve aralarında veri paylaşabiliyor. Ayrıca tüm bunlar uygun maliyetlerle yapılıyor. Gelecekte bulut bilişimin veri merkezlerini şekillendirmeye devam etmesi bekleniyor.”

TurkNet Erişim, Veri Merkezi, Güvenlik ve Ürün Müdürü Erdem Eriş de şunları söyledi:
“Veri merkezi desteği almayan kurumların iş sürekliliklerinin risk altında olduğunu söylemek, yanlış olmaz. Süreklilik söz konusu olduğunda, kuruluşun işi BT kaynaklarına ne kadar bağımlı ise, bu kaynaklara yapılacak yatırıma o derece önem verilmeli. Yeni nesil veri merkezlerinin bileşenleri; enerji verimliliği sağlayan yeni nesil enerji altyapısı ve cihazlar, yüksek bant genişliği ve yedekleme olanaklarına sahip bağlantılar, alan kullanımında verimlilik ve ergonomi, yeni nesil iletişim ihtiyaçlarına yanıt veren yeni nesil kablolama yapıları ve fiziksel ve elektronik güvenlik sistemleri.”

Servis dışı kalma riski
SadeceHosting Genel Müdürü Selçuk Saraç, riskin kurumlara göre değişmekle birlikte, en sık rastlanan sorunların enerji ve iklimlendirme noktasındaki arızalardan dolayı servis dışı kalan sistemlerde görüldüğünü söyledi. Saraç’a göre, bu sıkıntının sonucu ise işgücü ve verim kaybı. Ayrıca verimsiz ve eski teknoloji kullanımı ile kayıp, bu sefer operasyonel maliyetlerde yaşanıyor. Saraç’ın dikkat çektiği bir diğer risk ise ihtiyaç anında fiziksel kaynakların tükenmesi. Veri merkezi alanında son yıllardaki eğilimlerin, öncelikli olarak sanallaştırma teknolojisine geçişle başladığına işaret eden Saraç, “Şu anda sanallaştırma kullanmayan şirket neredeyse bulunmamakta” yorumunu da ekledi.

Radore Hosting Genel Müdürü Zeki Kubilay Akyol’a göre, bu konuya gereken özeni göstermeyen şirketleri bekleyen ilk ve en önemli risk güvenlik ve Akyol bunu hem fiziksel hem de veri güvenliği olarak tanımladı. İkinci riski de teknik altyapı olarak gösteren Akyol, “Veri merkezleri, özellikle kesintisiz hizmet verme şartı sebebiyle altyapılarını teknik olarak mükemmel kurgulamak zorunda. Dolayısıyla enerji, iklimlendirme, kapasite, yedekli - kesintisiz ve yüksek hızda internet erişimi gibi konularda herhangi bir kuruma göre minimum riske sahiptir” dedi. 4G Genel Müdürü Yusuf Gökhan Gülal’a göre de, günümüzde en büyük risk erişim dışı olmak. Bu nedenle veri merkezi yatırımı hayati öneme sahip. Konu ‘öne çıkan eğilimler’ olduğunda ise felaket kurtarma merkezleri ve bunun ışığında iş sürekliliği Gülal’a göre gelecek yıllarda önemini koruyacak. “Son iki yıl içinde yaptığımız sistemlerde soğutma, enerji gibi sistem PUE (power usage effectiveness-güç kullanım etkinliği) hedefleri müşteri tarafından istenmeye başlandı” diyen Gülal, “Ancak henüz genelde oturmuş ve bilinen bir kavram değil. Bu konuda BTK ve EPDK’ya büyük görevler düşmekte. Ayrıca en büyük sorun, bizde standartların sistemlerden sonra gelmesi. Kendi koşullarımıza özgü sistemleri ANSI-TIA standartları ile harmanlayıp bir standart oluşturmalı ve yeteneklerimizi ortaya koymalıyız” eleştirisini yaptı.
“Bilişim sektöründe her zaman en önemli öğe insan kaynağı” diyerek, şirket olarak konuyla ilgili gençlere vizyon katmaya çalışacaklarını söyleyen Treo Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Evren Ballı, ‘yeşil BT’ ve metropellerdeki metrekare birim maliyetlerinin yüksekliği ile konsolidasyon ihtiyacının, yıllardır konuşulan veri merkezi eğilimleri olarak öne çıktığını vurguladı.

KoçSistem Teknoloji Çözüm ve Hizmetleri Satış Grup Yöneticisi Özlem Kestioğlu, gerekli uzmanlık seviyesini sağlayamayan bir kurumun karşısına çıkacak olan riskleri; olası veri kaybı, yaşanabilecek iş kesintisi ve acil ek yatırım gerekliliği olarak sıralarken, “Son yıllarda veri merkezi alanında güvenlik, otomasyon ve sürdürülebilirlik öne çıkan eğilimler ve gelişim alanları olarak görüldü. Ayrıca, bulut bilişim, enerji tasarrufu ve felaket kurtarma ile iş sürekliliği de diğer gelişen eğilimler arasında” dedi. Kestioğlu eklemeden geçmedi: “Türkiye’nin coğrafi olarak kritik bir noktada bulunması nedeniyle, 2013 ve sonrasında, bölgesel anlamda veri merkezleri daha da önemli konuma gelecek.”
Anadolu Bilişim Hizmetleri Veri Merkezi Müdürü Yakup Kadri Ünal da şu detayları paylaştı:
“İş sürekliliğini sağlamak; kurumların yaşamlarını sürdürebilmeleri için oluşturmaları gereken bir yönetim süreci. Kritik iş uygulamalarını kendi bünyelerinde barındırmak yerine, profesyonel hizmet veren ve alanında uzman proaktif kadrolar tarafından 7/24 takip edilen sistemlerin barındırıldığı veri merkezlerinden dışkaynak kullanım modeliyle hizmet almayı tercih eden kurumlar, tüm bu riskleri minimumda tutarak yüksek verimlilik sağlar. Veri merkezleri son dönemde ciddi değişim yaşamakta. Tüm BT altyapısının hizmet olarak temin edilebilmesi iş pratiği anlamında kısa vadede zor gözükse de, zamanla tüm dünyada bu yönde oluşan eğilim farklı modellerde karşımıza çıkacak. Veri merkezlerinin verimliliğini artırma yönündeki gelişmeler de gündemde. Yeşil BT kavramı ile gelişen çevreci politikaların uygulanması, enerjide tasarruf eğilimi ve BT kaynaklarının özenli kullanımı sürdürülebilir bir çevre yaratmanın yanı sıra şirketlere maliyet avantajı ile verimlilik de sağlamakta.”

4S Kurumsal Teknoloji Danışmanı Ökkeş Özdemir, en büyük riski veri merkezinden kaynaklanan kesinti problemlerinin yaşanması olarak tanımladı. Özdemir, güncel eğilimlerle ilgili olarak da,”Tier” yapılarına uyumluluğun önemine işaret ederken, “Yine soğutma verimliliği, veri merkezlerinin alt bölümlere ayrılarak soğutma gruplandırması yapılması ve izlenebilir elektrik yapılarının kurulması da son yıllarda popülerliğini artıran konular. Azot bazlı yangın söndürme ve önleme sistemleri de adından sıkça söz ettirmeye başlayacak gibi durmakta” eklemesini yaptı. Eczacıbaşı Bilişim Satış Yöneticisi Şenol Vatansever’in de dikkat çektiği gibi, hizmet alınacak veri merkezinin, ITIL ve COBIT gibi küresel BT yönetim ve süreç standartlarına uygun şekilde işletilmesi önemli. Şirketin ihtiyaçlarına uygun olarak belirlenen koşulları içeren özel hizmet seviyesi sunulması risk yönetimine katkı sağlarken, Vatansever, “Olağanüstü durum senaryolarını destekler şekilde, alternatif lokasyonlarda bulunan yedek sistemlerin devreye girmesi de veri merkezi hizmeti alırken değerlendirilmesi gereken katma değerler arasında” yorumunu yaptı.

Prolink Kıdemli Sistem Mühendisi Serhat Kahraman, veri merkezi desteği alan kurumlar için bile bu desteğin seviyesine göre risk durumu oluşabildiğine dikkat çekerken, her durumda risk seviyesini en aza indirmek için, kurumların kendi veri merkezlerinde veya hizmet aldıkları veri merkezinde;  performans, güvenlik, yedeklilik, yüksek erişilebilirlik ve güvenilirlik seviyelerini yüksek tutmak durumunda olduğuna işaret etti. Kahraman’a göre, son yıllarda veri merkezlerinde öne çıkan eğilimlerden birisi ise ‘openflow’ teknolojisi. ‘Openflow’u; yüksek güvenlikli ağlar oluşturabilme, sanal makina taşınabilirliği ve yeni nesil IP tabanlı mobil ağ uygulamalarına uyumlu olacak yeni ve açık bir standart olarak tanımlayan Kahraman, “Bu teknoloji ile kurumlar üreticilerin geliştirdiği standartlara bağımlı kalmaksızın, kendi uygulama ve protokollerini oluşturabilecekler” dedi.

KARARLARI ETKİLEYEN DETAYLAR

Veri merkezlerinde, DDN Ülke Müdürü Oğuzhan Bayburs’un “gereksinimlerin üçlüsü” olarak nitelendirdiği “fiyat, performans ve TCO - toplam sahip olma maliyeti” kararları etkiliyor. TCO kapsamında veri merkezinde kullanılan sistemlerin en küçük alanda kapladıkları yer de önem taşıyor. “Veri merkezlerinin lokasyonlarının sayısı ve dağıtık, kıtalar arasında küresel oyuncu olabilme yeteneği de kuşkusuz en yenilikçi sistemleri kullanma ihtiyacını doğurur” diyen Bayburs, şöyle devam etti:
“Veri merkezleri müşterilerinin oluşturulacak veri saklama ambarlarında hem NAS hem de Cloud Gateway aracılığı ile erişimi sağlanabilen ideal arşiv depoları eğilimleri vardır. Single Namespace mantığında, veri dağıtımı ve ObjectAssure replikasyonu, ölçeklendirebilirlik ve kolay yönetim arayüzü olan nesne tabanlı bulut kümeleme tasarımı herşeyden önemli.”

EKİPMANLAR DOĞRU KONUMLANDIRILIR

Sürat Teknoloji Satış Müdürü Bilginç Işık, veri merkezlerinin iki ana kullanım için güç kullandıklarını belirtti. İlki var olan ekipmanları çalıştırmak için, ikincisi ise bu ekipmanları soğutmak için. İlk kullanım için geliştirilebilecek yeşil çözüm, daha enerji verimli sunucu ve depolama sistemlerinin geliştirilmesi. Soğutma masraflarının düşürülmesi için de doğal yöntemler kullanılabilir ya da Işık’ın verdiği örnek ışığında, birkaç büyük şirketin kullanımına başladığı gibi atık suları kullanarak soğutma giderleri azaltılabilir. “Daha mütevazi şirketlerde ise, akıllı kapasite planlaması sayesinde veri merkezlerinde güç ve soğutma analizi yapılarak alan içerisindeki spesifik bölgelere göre değerler ölçülür ve sıcaklık tolere değerleri belirlenir” diyen Işık, bu sayede iklimlendirme sistemlerinden optimum değerler alınabileceğini söyledi. “Bunların yanı sıra sensörler ve bilgisayar destekli modelleme ile veri merkezinde sıcak ve soğuk bölgeleri gösteren üç boyutlu bir plan oluşur” diyen Işık, bu model sayesinde ekipmanların en uygun şekilde yerleştirildiğini söyledi.

VERİ MERKEZİNDE İKLİMLENDİRME FARKI

Veri merkezlerinin hızlı ve modüler büyüyebilme, enerji verimliliği ve 7/24 kesintisizlik kriterlerine göre şekillendiğini belirten IBM Küresel Hizmetler, BT Strateji ve Veri Merkezi Hizmetleri Danışmanı Ayça Çay’a göre, ‘büyüdüğün kadar öde’ prensibine dayalı yeni nesil veri merkezlerinin modüler çözümlerinin birincil faydası ilk yatırım ve işletme maliyetlerinin klasik veri merkezi çözümlerine göre düşük olması. Yeni veri merkezlerindeki son teknolojik eğilimlerden birini cihaz başına tüketilen enerjinin izlenmesi olarak gösteren Çay’ın dikkat çektiği gibi, enerjinin izlenebilir olması ve nereye ne kadar enerji harcandığının belirlenebilmesi, enerji verimliliği için ilk ve temel adım. Soğutmayı daha verimli kılmak için kabinlerin sıcak-soğuk koridorlar oluşturacak şekilde yerleştirilmesi ve hatta soğuk koridorların kapatılması işlemleri de önemli kazançlar sağlar.

FELAKET KURTARMA ODAKLILIK

Veri merkezi desteği almayan kurumları bekleyen en önemli risk, Limon Hosting Genel Müdürü H. İbrahim Ünyeli’ye göre, veri güvenliği. Şirketlerin veri güvenliği anlamında bireysel aldıkları önlemlerin sınırlı kalacağı yorumunu yapan Ünyeli, “Veri merkezlerinin sağladığı ortamlarda kesintisiz elektrik, uygun sıcaklık, yangın söndürme ve önleme sistemleri gibi faktörler sunucular için düşünülmüş ve yerine getirilmiştir. Aynı zaman bu sunucular mesai dışı saatlerde bile sistem uzmanları tarafından izlenmektedir” bilgisini verdi. Son yıllarda veri merkezlerinin en önem verdikleri konuyu ‘felaket kurtarma’ uygulamaları olarak gösteren Ünyeli, “Veri merkezleri de artık kendi sistemlerini başka lokasyonlar üzerinde yedekleme ihtiyacı duymakta. Birçok veri merkezi bu konuda altyapısını geliştirmiş durumda” dedi.
ETİKETLER : Sayı:906