Dosya Veri Yedekleme ve Depolama Özel Dosyası 23 EKİM 2016 / 05:22

Agilis, BT sistemlerinin dönüşümünü hızlandırıyor

Aykut Aydoğdu – AGILIS Teknoloji Çözümleri CEO’su

Günümüzün popüler konularından birisi olan dijital dönüşüm, beraberinde bilişim teknolojilerinin de dönüşümünü getiriyor. Uç nokta sunucu mimarisine dayalı 2. platform uygulamalarından mobil cihazların artışı, bulut uygulamalarına geçiş, iş uygulamalarından beklentinin anlık ve kesintisiz hale gelmesi ile birlikte 3. Platform uygulamalara geçiş hızlandı. Fakat uygulama özelinde sunucu, veri depolama ve hatta ağ bileşenleri barındıran geleneksel veri merkezleri, 3. Platform uygulamaların gereksinimlerine yetersiz kalıyor. Dijital dönüşümün desteklediği 3. Platform uygulamalarına geçiş ile birlikte BT birimleri de bu bağlamda iş süreçlerine dahil olmuş, şirketler için stratejik bir iş ortağı haline geldi. Dijital dönüşüme paralel olarak işletilmesi gereken BT dönüşümü, veri merkezlerinin modernizasyonunu, “on-demand” BT servis ihtiyalarının otomasyonunu ve bunlara paralel olarak tüm BT süreçlerinin ve çalışanlarının dönüşümünü barındırıyor. Agilis, sürekli değişen, gelişen ve bir o kadar karmaşık hale gelen BT sistemlerini Dell – EMC ile geliştirilen iş birliği sayesinde hem modernize edebiliyor hem de daha basit bir hale getirebiliyor. 
Bu dönüşüm sürecinde veri merkezlerinin modernizasyonu kapsamında “all-flash” veri depolama sistemleri, “hyper converged” mimariler, yazılım tanımlı ağ bileşenleri veri depolama sistemleri hatta uçtan uca yazılım tanımlı veri merkezi mimarileri bir süredir kullanılmaya devam ediliyor. Tüm bu modernizasyonun yanı sıra özel, genel veya hibrit bulut sistemlerinin yaygınlaşması da çözümlerin bulut ile birlikte çalışabilirliğini gerektiriyor. 
Yapısal ve yapısal olmayan verilerin büyümesi, yeni teknoloji ile üretilen veri depolama sistemleri daha küçük alanlarda daha yüksek kapasiteler barındırıyor ve daha yüksek performans değerleri sunuyor. Büyük veri, performans ihtiyacı duyan sistemler, modernize edilen veri merkezleri, entegre veri yedekleme ve güvenlik sistemleri gerektiriyor.  
Herhangi bir felaket sonrasında iş-kritik uygulamaların sıfır veri ve zaman kaybı ile geri dönüş sağlamasından, veri büyümesine, yaşlandırmaya kadar farklı ihtiyaçlara farklı çözümlerle cevap verilebiliyor.
Veri yedekleme ihtiyaçları artıyor
İhtiyaca yönelik BT sistemlerinin farklılaşması, şirket içi sistemlerin sanal veya fiziksel kullanımı, hibrit bulut çözümlerinin kullanımı ve hatta direkt bulutta doğan ve yaşayan uygulamaların kullanımı veri yedekleme ihtiyaçlarını beraberinde getiriyor. Günün sonunda her sistem için iki kritik değer olan RTO (Recovery Time Objective) ve RPO (Recovery Point Opjective) hangi veri kaynağının ne şekilde korunacağını adresliyor. Bu iki değer bir felaket anında ne kadar sürede sistemi tekrar çalışır hale getireceğimizi ve geri dönüş durumunda ne kadar eski verinin tolere edilebileceğini belirtiyor. Bu iki verinin uygulama bazlı değerlendirilmesi sonrasında sıfıra yakın durumlarda erişilebilirlik çözümleri, dakikalar durumunda replikasyon (replication) ve snaphot (anlık görüntü) çözümleri, daha yüksek zamanlar düşünüldüğünde de yedekleme ve arşiv çözümleri devreye giriyor. 
Sürekli kullanım ve veri hareketliliği sağlayan erişilebilirlik çözümü, istenilen ana geri dönüş kolaylığı, yerel veya uzak noktaya veri gönderimi sağlayan replikasyon çözümü, ortamın ihtiyacına paralel yedekleme çözümleri, performans ve kapasite sağlayan “all-flash” ve hibrit veri depolama sistemlerinden, yedeklenen veya arşivlenen ikincil verilerin saklanacağı veri depolama sistemlerine kadar katmanlanmış veri depolama çözümleri, yapısal veya yapısal olmayan verilerin belirlenen politikalara göre ikincil veri depolama sistemlerine veya bulut ortamına gönderimini sağlayan arşivleme çözümleri Agilis çözüm portföyünde yer alıyor.
Uç kullanıcı ve hatta küçük işletmelerin kendi içinde barındırdıkları sunucuların yedeklenmesi için bulut yedekleme çözümü ile bulut üzerinde çalışan CRM, Office 365 ve GoogleApps uygulamalarının yedeklenmesini sağlayan çözümlerimiz de bulunuyor.
Ransomware atakları evrimleşerek, uç nokta verilerini şifrelemekten yola çıkarak ortama yayıldığında veri depolama sistemlerini, veri yedekleme sistemlerini keşfeder ve keşfettiği bu veri kaynaklarına erişerek atakta bulunur hale geldi.  Bu nedenle artık veri kaynaklarının güvenlik sistemleri ile daha proaktif olarak korunması ve olası gerçek verinin bir zarara uğraması durumunda ortamdan izole edilmiş bir veri yedekleme sisteminden tüm sistemin geri dönüşünün sağlanması gerekmektedir. Ortamdan iole olarak çalıştırılabilir yedekleme sistemleri çözümlerimiz arasında yer alıyor.
Başta belirttiğimiz gibi tüm bu dönüşüm süreci veri yedekleme sistemlerinin daha hızlı, daha güvenli ve sağlam, daha efektif ve bulut ile entegre olabilmesini gerektiriyor. Yedekleme ortamının çeşitliliğine göre kullanacağımız buluta entegre çözümlerimiz yedeklenen, arşivlenen ikincil verilerin ve hatta gerçek ortamda bulunan birincil verilerin kendi ortamınızdan farklı bir bulut ortamında saklanmasını, barındırılmasını sağlıyor.
Dünya genelinde üç ayrı bölge, 18 ayrı ülkede 250’den fazla çalışanı bulunan firmaların 2.200 BT karar vericisi ile yapılan bir araştırma sonucu veri koruma hakkındaki olgunluğun hala gerektiği noktalarda bulunmadığını gösteriyor. Bu araştırma sonucunda profilin yüzde 89’u eğrinin altında kalmakta ve sahip oldukları yedekleme ve arşivleme çözümleri hakkında güvende hissetmedikleri veya geri dönüş konusunda şüpheli olduklarını belirtiyor. Çin’den Meksika’ya, Hindistan’dan Kanada’ya 18 farklı ülkede durum böyle iken bir çözüm sağlayıcı olarak Türkiye’de de durumun çok farklı olduğunu düşünmüyoruz. Ransomware atakları da bunu bize net bir şekilde göstermektedir. Özellikle küçük ölçekli işletmelerde şifrelenen verisini para karşılığı geri döndüren birçok işletmenin bundan bir ders alıp çözüm üretmediği gibi defalarca aynı durumda kalarak büyük tutarlarda paralar ödediği herkes tarafından konuşulur hale geliyor. Olası felaketler ve ataklar sonrasında oluşacak veri, iş ve para kaybının dahi bu konuda çözüm üretmeye zorlayıcı olmadığı ülkemizde iş alanlarına paralel regulasyonların çıkarılması ve devreye alınması gerekiyor. Veri koruma çözümlerini satın almış ve kullanmakta olan firmalar bu çözümleri efektip kullanma ve yönetme konusunda yetkin IT yöneticileri çalıştırma konusunda da bütçe kısıtlarına takılıyor. Bu noktada yazılımdan donanıma, kurulumdan destek, danışmanlık ve bu ortamların izlenip yönetilmesine kadar tüm ihtiyaçlara karşılık gelebilecek yönetilebilir hizmetlerimiz devreye giriyor. Bu hizmetler aracılığı ile müşterilerimiz yatırım bütçelerini, işletim bütçesi olarak kullanabilir hale gelerek büyük bir avantaj sağlamaktdır. Ayrıca konusunda uzman, güvenilir danışman olarak tüm iş yükünü bize devredebiliyor.  

Bulut teknolojileri maliyet avantajı ve kolaylık sağlıyor
Dell EMC Türkiye Satış Direktörü Erkut Göktan 

“Bulut teknolojileri maliyetten erişim kolaylığına, yedekleme rahatlığından mobil bütünleşmeyle sağladığı çeşitli avantajlar nedeniyle kurumsal bilişim dünyasındaki birçok diğer çözümde olduğu gibi veri depolamada da gittikçe daha yaygın olarak kullanılmaya başlandı.
Şirketler bulut bilişime geçiş süreçlerinde yol alırken işleriyle ilgili gerçek zamanlı, kritik önem taşıyan kararlar almak için büyük veri işlemlerinin sağladığı değerlerden yararlanabiliyor. Bu sayede mevcut BT ortamlarının karmaşıklığını azaltmanın yanında, sundukları hizmet düzeyini geliştirecek fırsatlara da sahip olabiliyor. Kurumların depolamak durumunda olduğu veri miktarı, gün geçtikçe, çok hızlı bir ivmeyle artış gösteriyor. 
IDC’nin gerçekleştirdiği Dijital Evren araştırması yıllık veri miktarının 2020’de 130 Exabyte’dan 40,000 Exabyte’a 300 katı oranında artacağını öngörüyor. Üretilecek bu verilerin yaklaşık yüzde 90’ını yapılandırılmamış büyük veri oluşturacak. Bu da veri yedekleme konusunda gelişimin hızlanacağını gösteriyor.”