Yazarlar 26 KASIM 2012 / 14:35

Akıllı kimlik

Her şeyin akıllısı moda ya? Sırada kimliklerimiz var. Sizlerle paylaşmıştım, Bolu’da 220 bin kişiye dağıtılan kimlikler vardı, geliştirilmesinde benim eski elemanlarımdan biri de önde gelen rol almıştı. İhalesi yapılmış, şimdi o kimlikler yaygınlaştırılacak, 3-4 yılda eski (yenisi akıllı olduğuna göre eskisi hödük olmalı) kimliklerin yerini alacakmış.
Bu kimliklerde, biyometrik şifre olarak kimlik sâhibinin parmak izi var. Bu kartları elimize alınca, e-Devlet hizmetlerine “tek kart, tek şifre” mantığı ile erişebilecekmişiz. Seyahat belgesi ve elektronik imza yerine geçecekmiş. Kamu kurumlarının vatandaşa yönelik hizmetlerinde de elektronik iş süreçlerini destekleyerek bürokrasiyi azaltacakmış. Sosyal güvenlik, sağlık, sigorta bankacılık alanlarında kaçağı görece az bir kimlik doğrulama sistemi getirecekmiş.
Kulakları çınlasın, 20 yıl oluyor, Mustafa bey, BT sorumlumuz. Telefon ettim “e-Postam çalışmıyor” dedim. Bana “bir e-Posta ile bildir, bakalım” dedi. “Yahu, sana e-Posta ile bildirebilsem, sorunum ortadan kalkmış olacak” dedim. Bunun gibi, diyelim belgemi kaybettim. Benim kendim olduğumu kanıtlamam oldukça zor. Hangi yetkiliye gitsem, bana kimlik belgemi soracak. Hani “Mühür kimdeyse Süleyman o’dur” diye bir deyişimiz var ya? Mührümü kaybettim mi, “Süleymanlık” da gidecek. Bir belgeye bu kadar çok yetkiyi yüklediniz mi, o belge çok kıymetli, kaybedildiğinde veya kötü niyetli kişilerce ele geçirildiğinde de o derece tehlikeli olur. Peki, günümüzde “özel güvenlik elemanları” bir iç güvenlik kartı karşılığında kimliğimizi alıyorlar, biz de umursamadan veriyoruz ya? Bu yeni kartları da aynı umursamazlıkla verecek miyiz? Tüm banka, tüm devlet ilişkilerinin anahtarı olan kartı, sırf bir iş merkezinin ana kapısından içeri gireceğim diye oradaki güvenlikçiye mi vereceğim? Hem de kendi rızamla. Kartım kullanılarak bir usulsüzlük yapılsa, “rızası vardı” diye beni suça ortak mı sayacaklar?
Bâri, bu kartın bir ikinci, kimlik belirtmekten başka hiçbir yetkisi olmayanını da verseler de bu tür yerlere onu bıraksak!
ETİKETLER : Sayı:897