Yazarlar 07 EKİM 2012 / 13:35

Avrupa’nın havası

Komşumuz olan bir üyesi “bir ayağı çukurda” konumuna düşmüş olsa bile; ilişkilerimiz bir zamanlar iktidar partisinin kongrelerinde en başta tutulurken, günümüzde adı bile okunmasa da; ekonomik ve toplumsal olarak örnek alabileceğimiz, etkileneceğimiz insanlar topluluğu AB. AB genelinde (İspanya ve İtalya hariç) hava, çoğunlukla kapalı, 3-5 günde bir yağışlı olur. Sıra dışı durumlar hariç: Londra’da 20 gün yağmur yağmadığına şâhit olmuştum, Hyde Park’ın çimenleri sararmıştı. “AB’nin havası hep bulutludur” desek yanlış olmaz.
AB’nin bu bulutlu havasını örnek alıp, çekip çekiştirip kendi ülkemize getiremeyiz. Ama, bulut bilişim olarak adlandırdığımız, yazılımların ve kullanıcı verilerinin bir kısım merkezlerde tutulduğu, bu merkezlere her an her yerden güvenle erişilebildiği ve oralardaki işlemci gücü ve en güncel yazılımları da kullanabildiğimiz bir uygulamayı çekip çekiştirip ülkemize getirebiliriz. Bulut bilişimin yararları saymakla bitmiyor, AB’lilerin bilişim giderlerinde kişi başına yılda 300 avro dolayında indirim sağlayabileceği de hesaplanıyor. Bir GSM işleticimiz, sizlere bir yıl kadar önce duyurduğum Office 365’i sunmaya başladı bile.
Gel gelelim, dilimizde bir deyiş var “havada bulut, sen bunu unut”. Ben, o “bir merkez”deki bilgilerimin, başkaları tarafından (hacklenerek) ele geçirilemeyeceğinden emin olmalıyım. Günümüzde, böyle bilgileri olanlar (örneğin savunma sanayi şirketleri) bu tür bilgilerini barındırdıkları bilgisayarlarına asla dış bağlantı bile yapmıyorlar. Hele, azıcık da olsa kayıt dışı çalışan bir şirket varsa, tüm bilgilerini maliyenin kolayca (yasal olarak) elde edebileceği şekilde bir veri ambarına depolamaz. Türkiye’nin gerçekleri ortada, bizde hava ancak “parçalı bulutlu” olur.
Bir yol, uzun ve zahmetli olmakla birlikte, yeni kuşağın en gizli (kişiye özel) bilgilerini dahî, sosyal medyayı, Flickr gibi yüksek kapasite isteyen fotoğrafların yüklendiği veri ambarlarını kullanarak depolamaya alıştırılması. Bu yolda emin adımlarla ilerlediğimizi görüyorum.
ETİKETLER : Sayı:891