Yazarlar 03 MART 2014 / 08:17

Başarılı KOBİ’lerin sırrı, bilgi teknolojilerinin verimli kullanımı

Günümüzün zorlu rekabet koşullarında ayakta kalabilmek için KOBİ’lerin teknolojinin olanaklarından faydalanması bir zorunluluğa dönüştü. Çoğu KOBİ, bu noktada önemli bir yol ayrımıyla karşı karşıya kalıyor: İşi büyütmek için ana iş koluna yatırım yapmaya devam mı etmeli, yoksa teknolojiye mi yatırım yapmalı?

Günümüzün zorlu rekabet koşulları, kurumları tüketicilerin bitmek tükenmek bilmeyen talepler karşısında daha hızlı, daha verimli olmaya zorluyor. Bu da tüketicilerin ekonomi, çeşit ve bolluk talepleri karşısında sunduğu ürün ve hizmetlerle “tercih edilen” taraf olmak isteyen büyük veya küçük tüm kurumları çevikliğin ve verimliliğin sınırlarını zorlamaya itiyor. Bu durum, ülkemizdeki işletmelerin çok büyük bir bölümünü oluşturan KOBİ’ler için de geçerli.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2011 küçük ve orta büyüklükteki girişim istatistikleri verilerine göre ülkemizde KOBİ’ler toplam girişim sayısının yüzde 99’unu, istihdamın yüzde 78’ini oluşturuyor. Diğer yandan küreselleşmeye doğru giden yenidünya düzeninde, çoğu KOBİ’nin yönetmesi gereken operasyonel süreçlerin ve müşteri-tedarikçi ilişkilerinin giderek karmaşık bir hal aldığı da bir gerçek.
Bugün büyük ya da küçük hiçbir şirkette işlerin kesintiye uğrama lüksü yok. Bu nedenle günümüzün zorlu rekabet koşullarında ayakta kalabilmek için KOBİ’lerin teknolojinin olanaklarından faydalanması bir zorunluluğa dönüştü.
Ancak çoğu KOBİ, bu noktada önemli bir yol ayrımıyla karşı karşıya kalıyor: İşi büyütmek için ana iş koluna yatırım yapmaya devam mı etmeli, yoksa teknolojiye mi yatırım yapılmalı?

Teknolojiyi iyi kullanan KOBİ çok daha avantajlı
IDC’ye göre toplam bilişim pazarı dünya genelinde binde 5 oranında büyüyor. Böyle bir pazarda dinamizmin önemli bir bölümü KOBİ’lerden kaynaklanıyor. Özellikle KOBİ’lere yönelik yazılım pazarındaki büyüme, pazarındaki toplam büyüme hızının 12-13 kat üzerinde gerçekleşiyor.
Bizler de farkındayız ki ülke ekonomimiz için ancak KOBİ’lerimiz ile beraber büyüyebilir ve rekabet edebiliriz. Özellikle KOBİ’lere yönelik yazılım pazarındaki büyüme ise bilişim pazarındaki toplam büyüme hızının 12-13 kat üzerinde gerçekleşiyor. KOBİ’ler bilişim teknolojilerine daha fazla yatırım yaptıkları zaman bilgi merkezli üretim ve yönetime geçiyorlar. Böylece sağlanan performans ve verimlilik artışı, kârlılığı da beraberinde getiriyor.
Geçtiğimiz yıl Boston Consulting Group (BCG) tarafından gerçekleştirilen KOBİ araştırmasının sonuçları da bu görüşümüzü destekler nitelikte. BCG, KOBİ’lerde teknoloji kullanımının büyümeye olan etkisini ölçmek amacıyla Brezilya, Çin, Almanya, ABD ve Hindistan olmak üzere 5 ülkedeki 4 bin KOBİ’yi kapsayan bir saha araştırması gerçekleştirdi. Daha sonra bu araştırmaya Türkiye’nin de içinde olduğu 19 ülkeden toplanan verileri de ekleyerek bir rapor hazırladı.
BCG’nin araştırması, teknolojiyi iyi kullanan KOBİ’lerin iyi kullanmayanlara göre geçen 3 yıl içinde gelirlerde yüzde 15 daha hızlı büyüme ve istihdamda 2 kat artışa imza attıklarını ortaya koyuyor.
Araştırmadan çıkan bir diğer ilginç sonuç da şu: Yalnızca saha araştırmasına konu olan 5 ülkede, teknoloji uyumu düşük olan KOBİ’lerin yüzde 15’ini, uyumu orta düzeyde olan KOBİ’lerin yüzde 30’unu ileri teknoloji uyumuna kaydırabilmenin istihdama katkısı 6 milyon ve gelire katkısı 770 milyar dolar. Bu, masada bırakılmayacak kadar önemli bir fırsat.

KOBİ’ler için ideal çözüm: Bulut bilişim
Yenilikçi teknolojiler, KOBİ’lerin rekabet avantajı elde ederek verimlilik ve karlılıklarını artırmaları konusunda önemli bir yer tutuyor. KOBİ’lerin bilişimin artık bir lüks değil, önemli bir ihtiyaç olduğunu anlamaları için çalışıyoruz. Bilgi teknolojilerinden faydalanmayan kurumların sürdürülebilirliklerini sağlamalarının ve rakiplerinin önüne geçmelerinin mümkün olmadığını söylüyoruz. Microsoft olarak her yıl KOBİ’lerin hedeflerini gerçekleştirmelerine yardımcı olacak ürün ve hizmetlere 6,5 milyar doların üzerinde yatırım yapmamızın nedeni bu.
Bulut bilişim, günümüz rekabetçi ortamında KOBİ’lere düşük maliyet, kolay yönetim ve verimlilik sağlıyor. KOBİ’ler, sunucu satın almak, kurmak ve bakımıyla uğraşmak zorunda kalmadan, hizmeti sadece kullandıkları kadar ödeyerek, bilişim hizmetinden yararlanabiliyor. Kullanıma göre ücretlendirilebilmesinin yanı sıra, kurumlara bilgi teknolojileri yatırımlarında esneklik, çok kullanıcılı ortamlarda da paylaşım imkânı kazandırıyor.
Bulut bilişim sayesinde her büyüklükteki kurum, düşük maliyetli felaket kurtarma ve iş sürekliliği çözümlerine sahip olabiliyor. Her yerden bilgiye erişimi sağlıyor. İş sürekliliği çözümüyle kurumların, hatta bireylerin performansını ve verimliliğini artırması konusunda büyük avantajları beraberinde getiriyor.
KOBİ’lerin verimliliğini artırmak için bu yeni eğilimleri onlara doğru anlatmamız ve işlerine yarayacak ürün, hizmet ve çözümler halinde sunmamız şart. KOBİ’lerimiz artık bilişim teknolojilerinin önemi konusunda bir farkındalığa sahip ve bu doğrultuda yatırım planlarını revize ediyorlar. Sadece internet ve bilgisayarın değil, yazılımın önemi konusunda bilinç kazanıyorlar. Bulut bilişimin de önemi anlaşıldıkça çok yakında KOBİ’ler için internet gibi, elektrik gibi vazgeçilmez bir ihtiyaç haline gelecek.
Türkiye’deki KOBİ’lerin teknoloji uyumu adına önümüzde gidilecek daha uzun bir yolumuz var. Ülke ekonomimizin itici gücü KOBİ’lerimizin, Türkiye’nin dünyanın 10 büyük ekonomisi arasına girebilmesi için bilişime odaklanmaları gerektiğine inanıyoruz.
Bu yolda atılacak her adımın arkasında durmaya ve gönülden desteklemeye devam edeceğiz.
ETİKETLER : Sayı:961