Yazarlar 03 KASIM 2014 / 09:11

Bilgi Çağı, müzeye girdi

Londra’daki Bilim Müzesi’nde, bilgi ve iletişim teknolojilerinin “son” 200 yılı, olabilecek en esprili macera öyküsü kıvamında segilenmeye başlandı.

Burası, bir müzenin, nasıl bir “müze” olmaması gerektiğini gösteren bir eğitlence ve öğrence merkezidir (infotainment). Hep dinamiktir.

Bilgi Çağı’nı da bu bakışla hazırlıyorlardı. Yapımı 3 yıl süren yeni bölüme müzede yer açmak için, bir bölüm, başka bir yere taşındı: Deniz ulaşımı...gitti.

Deniz ulaşımı’nın başka yere taşınması ve yerini BİT alması anlamlı: Dünyada iletişim biçimiyle ilgili bu...

Telgrafa kadar okyanusları aşan tek iletişim aracı neydi? Gemi! Mesajı gemiyle yollamak, tam bir Cem Yılmaz esprisi gibiydi. Hani, yorgunluktan ölen bir ulak, ulaşacağı yere ulaşır  ve “Bizim kral sizin krala bir mesaj yolladı ama 6 ay önceydi, neydi unuttum” der. Gemiyle yollanan mesaj haftalar, aylar sonra ulaşıyor, mesaja yanıt da yine o kadar gecikiyordu. Ta ki telgrafa kadar.

1800’lerin iki denizaşırı ülkesi ABD ve İngiltere’yi telgrafla okyanus altından bağlama projesi, bir kaç kez “suya” (!) düştü. 2,300 deniz mili (3,500 km) uzunlukta ve muazzam ağırlıktaki kabloyu okyanusun tabanına itinayla yerleştirmek gayet zordu. Son deneme için 500 mürettebatlı, 211 metre uzunluktaki “dünyanın en büyük gemisi” The Great Eastern (Büyük Doğu) kullanıldı. Bu kadar mürettebatı beslemek için için gemiye 120 koyun, 20 domuz, 12 sığır da yüklendi!

Mutlu sona 27 Temmuz 1866’da ulaşıldı. İki ülke, bir kablo üzerinden telgrafla birbirine bağlandı. Böylece, bir mesajı gemiye yüklemeye gerek kalmadı.

İki ülke arasında daha sonra telefon hattı da kuruldu. Uzun kabloya yükselticiler eklenerek, sesin taa öbür uca ulaşması sağlandı. Londra Bilim Müzesi’nde bu konuda bugün bile çok anlamlı ve önemli bir öykü sunuluyor izleyiciye: ABD Yönetimi, 1950’lerdeki komünizm paranoyası nedeniyle, müzik tarihinin en baba bariton sanatçılarından Paul Robeson’a “komünisttir” diye sahneyi yasaklar. Pasaportuna ek koyar. Anglosakson kamu oyunda büyük bir tepki oluşur. Robeson, telefon üzerinden konser vermeye başlar! Okyanus altında hizmete 1950’lerde giren telefon yükselticileri sayesinde Robeson, 1957’de ABD’den Londra’ya bir konser verir- telefonla... Sistem, Londra’da bir salonda kurulur. Millet salona doluşur ve konseri dinler. BBC’nin kaydettiği bu sıradışı tarihi konserin kaydı şimdi bu yeni sergide... (Dip not: Amerikan Anayasa Mahkemesi, ABD Yönetimi’nin yasağını 1958’de kanunsuz bularak iptal etti).

 
ETİKETLER : 994