Yazarlar 29 NİSAN 2013 / 08:15

Bilgisayarca düşünmek

Bir bilgisayara istenilen işi yaptırmak (kodlamak) için doğal dilden çok daha basit olan programlama dilleri kullanılır. Yine de bir makineye ne yapacağını, eksiksiz ya da fazlasız ve mutlak biçimde anlatmak çok zordur. Bunun için gerekli becerileri kazanmak yoğun pratik gerektirir. Yetenekli genç programcılar olsa da, çoğu zaman üniversite eğitimi bile az gelir, iş başında öğrenilir.
İşte bu inanç artık yıkılıyor. Bahsettiğim “kızlar kod yazıyor” hatta “zenci kızlar kod yazıyor” gibi özellikle ABD’de yürüyen “herkes kod yazabilir akımı” değil! Çok daha derin ve kapsamlı ilerleyen “bilgisayarca düşünmeyi” (Computational Thinking - CT) 21. Yüzyıl becerileri arasına katmaya çalışan akım.
CT, özünde bir problem çözme yöntemi: problemi öyle parçalara böl ki (soyutlama) parçalar arasındaki ilişkiler seçilebilsin (örüntü yakalama) ve buna göre belli olan değişkenleri işleyip (algoritmalar) problemi çöz (yazılım). Bu işleme esnasında birbirini tetikleyen olayları, kararları etkileyen mantık koşullarını çözümleme, işleri sıraya dizme, bağımsız iş bloklarını paralel çalıştırma, tekrar eden işleri döngüye yerleştirme gibi kavramlar yer alır. Bu kavramlar, günlük hayatı da tekniğe döküp kolaylaştırmada çok faydalı olabilir. Yalnız CT kavramları değil, becerileri de öyle. Örnekler: bir çözümü hayata geçirmek için kısa “tasarla-yap” etapları ile çalışmak böylece yaparken öğrenebilmek; problemi parçalara bölüp modüler biçimde ele almak; bu modüllerde “mevcut çözümleri” kullanıp, asıl emeği yeniliklere harcamak olabilir. Yeni medya okuryazarlığını ele alalım. Blog yazmak küratörlüktür, yani kendi çalışmanı diğerlerinin çalışmalarının üzerine bina edersin. Küratörlük ile intihal arasındaki farkı anlamak için, yeni yazılım üretirken yazılım kütüphanelerinden nasıl hazır kod kullanıldığını düşünülebilir.
Yeniden kullanım, belki de en önemli CT becerisi. Dünya o kadar kalabalıklaştı ki, hemen her problemi birisi bir yerde çözüp yayınlamış olmalı. Tekerleğin keşfi büyük bir olaydı ama tekerleği yeniden keşfetmemek daha büyük bir olay olabilir.
ETİKETLER : Sayı:919