Yazarlar 20 EKİM 2014 / 09:35

Bilişim Destekli Eğitimde neredeyiz?

Ülkemiz, eğitimi de içine alan yeni bir büyüme modeline geçmek zorunda. Tabii bir de, eğitimde inovasyonu bu büyüme modelinin içine yerleştirebilecek babayiğitler gerekiyor. İyi ve bilimsel eğitim konusu üzerinde kafa patlatmaya ihtiyaç olduğu kesin. Yoksa bu kafa elimizde patlayacak...

K.İhsan Mutlu

ihsan.mutlu@botmas.com.tr

Gençler yani “Sayısal Yerliler” tüm dünyada eitim politikasını oluşturan “Sayısal Göçmenler”e şöyle sesleniyorlar;

* Bize 21. Asrın imkanlarını sağlayın. Çünkü, çok zorlu bir geçiş döneminde büyüyoruz.

* Ayrıca;Tarihte ilk kez, eğitmenlerimizin yetenek ve bilgileriyle sınırlandırılmış değiliz.(Mark Anderson)

* Bugün siz İÇERİK’ e odaklanmış durumdasınız (à test vb.). Fakat çoğumuz için en büyük ihtiyaç, daha iyi bir İÇERİK değil!

* Eğer 21. Asrın gerektirdiği becerileri elde edemezsek/sağlayamazsanız MUTSUZ  olacağımız neredeyse kesin! Çünkü biz “Sayısal Yerlileriz”...

Sayısal yerlileri anlamak açısından – artık herkesin gördüğü ve bildiği- güncel birkaç veriyi iyimser bir yaklaşımla hatırlatmakta yarar var.

  • 10,000 saat video oyunu

  •  250,000 e-posta

  •  10,000 saati mobil telefon başında geçirme

  •  20,000 saat TV

  •  500,000 reklam izleme

  • < 5000 saat kitap okuma

  • Sene başına 2 milyardan fazla telefon zili

  •  Ay başına 2 milyar şarkı + film

  •  Gün başına 3 milyar yazılı mesaj


Ve çağın gereklerine uygun bir eğitimin sağlanması çok büyük bir önem kazanmışken öğretim yönetimi tepetaklak! Çünkü, bu gerekliliğin farkında olan ülkeler, öğretimde altın standartları belirlemek için çalışma yürütürken biz –aşağıda verdiğim ve saygıdeğer bir Üniversitemiz tarafından hazırlanmış olan Fatih projesiyle ilgili tablodan da anlaşılacağı gibi- bilişim destekli öğretmen eğitiminde henüz emekleme durumunda bile değiliz.

Diğer ülkelerde de veliler çocuklarının çok fazla zorlanmasını istemiyor. Ancak, çağdaş eğitmenler “Çocukların bir miktar zorlanması ve hata yapmasına izin verilmesi gerekir; bu şekilde hem daha iyi öğrenir, hem de daha başarılı olurlar” diye düşünürken yurdumuzda bırakın ‘çocukların hata yapmasına’ izin vermeyi kendisine sağlanan imkanları (Fatih Projesi) nasıl kullanacağını anlayamamış öğretmenlerle eğitimde başarı elde edeceğimizi sanıyoruz. Dünya “keşfederek öğrenme”yi sağlama yolunda hızla ilerlerken Fatih Projesi kapsamında her türlü imkanların sağlandığı bazı okullarda internet yok!!

Günümüzde, bilgi paylaşımının iki yönlü olması yanında, tedrisatın belirlenmesi sürecine öğretmenler de katılıyor ve bu çalışmalar gerçek sınıflarda yürütülüyor. Ve bilim insanları çalışmalar ilerledikçe öğretmenleri eğitiyor. Ülkemizde ‘öğretmen eğitim programlarının’ yıllar öncesinin psikolojisine dayandığı düşünülürse son çalışmalardan elde edilen bulguların yeni eğitim programlarına dahil edilmesinin önemi ortaya çıkıyor.

Bir de “Uzaktan Eğitim” konusu var ve ülkemizin coğrafik yapısı ve ekonomisi açısından büyük önem taşıyor. Eğer bu alanda uygun ve verimli altyapıyı oluşturmada daha fazla gecikirsek eğitim maliyetlerindeki artışı engellemek mümkün olmayacak. Binlerce öğretmeni, yüzbinlerce her alandaki talebeyi çağdaş eğitimle buluşturabilmek için altyapısı Geniş Bant internetle güçlendirilmiş kapsamlı ve özgür bir ortamın sağlanması gerekiyor. Uzaktan eğitim konusu üzerine yoğun çalışmalar yapan üniversitelerimiz var ama çalışmalar çok sessiz ve yavaş yürütülüyor. Atama ve terfilerinde bilimsel ölçütü yok edilen üniversitelerimiz çöküyor mu? kaygısı ile bilişim destekli eğitimde nasıl mesafe alabilirler?... Geçenlerde yayımlanan üniversiteler sıralamasına göz atmak yeterli. Bir de Ar-Ge yeteneklerine baktığınızda çıkan tablo içler acısı.

Ülkemiz, eğitimi de içine alan yeni bir büyüme modeline geçmek zorunda. Tabii bir de, eğitimde inovasyonu bu büyüme modelinin içine yerleştirebilecek babayiğitler gerekiyor. İyi ve bilimsel eğitim konusu üzerinde kafa patlatmaya ihtiyaç olduğu kesin. Yoksa bu kafa elimizde patlayacak...

Örneğin; Stanford Eğitim Fakültesi’nden Paulo Bilkstein “Yeni teknolojiler ve yeni veri toplama yöntemleri geliştiriyoruz; öğrencilerin bir ödevi tamamlamaları deneyin yalnızca bir parçası. Aynı anda öğrencinin bakışlarını, cildindeki kimyasal tepkileri ve diğer öğrencilerle iletişimini izliyoruz. Bu yaklaşıma çoklu-değerlendirmeli-öğrenme analitiği adını verdik” şeklinde açıklama yapıyor.

Yukarıda özetlediğim durum tespiti ve dünyadaki çalışmalara eklenebilecek son söz: Eğer bir ülkenin vatandaşları, orta gelir seviyesinden kurtularak çağdaş dünyanın bir üyesi olmak istiyorsa sarılacakları ve talep edecekleri üç şey var; Çağdaş Eğitim, Özgürlük ve Demokrasi.







































































FATİH (FIRSATLARI ARTTIRMA TEKNOLOJİYİ İYİLEŞTİRME HAREKETİ) PROJESİ BİLEŞENLERİNİN ÖĞRETMENLER TARAFINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ



Çok iyi



İyi



Normal



Az



Hiç


Etkileşimli tahta

16,50



29,13



33,98



14,56



5,83


Tablet bilgisayar

4,85



19,42



29,13



18,45



28,16


Doküman kamera

1,94



9,71



12,62



25,24



50,49


Çok fonksiyonlu yazıcı

5,83



16,50



13,59



25,24



38,83


Tablet bilgisayar kullanılan sınıfın yönetimi

2,91



11,65



21,36



28,16



35,92


Etkileşimli tahta kullanılan sınıfın yönetimi

14,56



33,01



27,18



16,50



8,74


Etkileşimli tahtada içerik geliştirme ve düzenleme

9,71



9,71



32,04



20,39



28,16



 

 
ETİKETLER : 992
YORUMLAR
Asuman Buket Kolcu 27 EKİM 2014 / 18:34 0 0
İhsan Bey;
Gençlerimizi her konuda sorgulayan, araştıran, geliştiren vizyon sahibi, öngörüsü derin geleceğe yön verebilen, çağdaş bireyler olarak yetiştirmek için eğitim sistem ve yöntemlerimize daha analitik bir şekilde ele almamız ve bu konuda hiç vakit kaybetmememiz gerektiği kesin. Sizin yazınızda her zamanki gibi çok önemli tespit ve öneriler içeriyor.
Selam ve saygılar
Serkan ÇANKAYA 27 EKİM 2014 / 17:45 0 0
Değerli yazınız için teşekkür ederim.Bilişim destekli eğitim belirttiğiniz gibi hayati önem taşımaktadır,özellikle Uzaktan eğitim konusunun yaygınlaştırılarak birçok okulda daha aktif uygulanması gerekmektedir.Bu konuda İstanbul Üniversitesi ve Sakarya Üniversitesi önemli adımlar attı, diğer üniversitelerinde özellikle teknik üniversitelerin uzaktan eğitim konusunda hayati adımlar atması gerekmektedir.