Yazarlar 13 OCAK 2014 / 08:23

Bilişimin önlenemeyen düşüşü

Aralık ayında yayınlanan bir tebliğ, Ekonomi Bakanlığı’nın artık bilişim sektörünü hizmet sektörünün altında görmek istediğini ortaya koyuyor.

9 Aralık 2013 tarihli Resmi Gazete’de kısa bir tebliğ yayınlandı. Bu tebliğ ile İstanbul Elektrik-Elektronik, Makine ve Bilişim İhracatçıları Birliği’nin unvanı “Elektrik-Elektronik ve Hizmet İhracatçıları Birliği” olarak değiştirildi. Birliğin ismi son olarak 20 Aralık 2008 tarihinde değiştirilmiş ve “Bilişim” eklenmişti.
3 maddelik bu tebliğ, Ekonomi Bakanlığı’nın artık bilişim sektörünü hizmet sektörünün altında görmek istediğini ortaya koyuyor.
Haksızda değiller. İMMİB sitesindeki ihracat rakamlarına göre bu birliğin, 2013 yılının ilk 10 ayında, toplam 10,8 milyar ABD Doları tutarındaki ihracatının sadece 103,9 Milyon ABD Doları “Bilgi İşlem Makinaları ve Bunlara Ait Birimler”den oluşuyor. Yani yüzde bir.
1970’lerin başında, değerli Prof.Dr. Aydın Köksal Hocamız, “Bilişim” terimini İngilizce “Informatics” karşılığı olarak önermişti. Aynı şekilde Bilişim Teknolojisi terimi de İngilizce “Information Technology” karşılığı olarak kullanılmaya başlandı. İlerleyen yıllarda bilgi ve iletişim teknolojilerinin yakınsaması nedeniyle yeni oluşan bu endüstriye bilişim endüstrisi denmeye başlandı. İngilizce’de “Information and Communication Technologies (ICT)” olarak geçen endüstri, ülkemizde bilişim endüstrisi olarak kullanılmaya başlandı.
Sektörün sivil toplum kuruluşları ve şirketleri tarafından benimsenen bu yaklaşım, bilişim terimini bir kavram olmaktan öte bir sektöre dönüştürdü.
Ama zaman içinde değişik nedenlerle sektör oyuncuları, bütünleşik bir yapı görmekten ziyade kavramları ayırmayı yeğ tuttular. “Bilişim Teknolojileri ve İletişim” veya “Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT)” gibi yeni terimler kullanılmaya başlandı. Dünyada bütünleşen bilgi teknolojileri, iletişim teknolojileri, yazılım, hizmet ve tüketici elektroniği gibi alanlar biz de ayrı ayrı görülmek istendi.
2000 yılında kurulan ve telekomünikasyon sektörünün üst otorite kurumu olan Telekomünikasyon Kurumu’nun ismi 2008 yılında “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK)” olarak değiştirildi ama kendini sektörün lokomotifi olan iletişim dünyasının dışına bir türlü çıkaramadı. Kurumun İngilizce ismi ise Türkçe’sine benzemeyip “Information and Communications Technologies Authority (ICTA)” olarak yazıldı.
Bu kurumun bağlı olduğu T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ise bilişimden ziyade haberleşmeyi ismine koymayı tercih etti. Ama ilginçtir ki BTK’nın “İletişim” karşılığı olarak kullandığı “Communications” terimi bakanlığın İngilizce isminde kullanılırken, Türkçesinde “Haberleşme” kullanıldı.
Bilişim sektörü sürekli bir “Bilişim Bakanlığı” kurulması hayaliyle yaşadı. Sektörün sorunlarını çözmek üzere çeşitli yapılar oluşturuldu ama hiçbiri arzu edilen itici güç olamadı. Sektör bir bakanlıktan diğerine yuvarlandı durdu.
TÜBİSAD Bilişim Sanayicileri Derneği’ nin 2013 yılında yayınladığı “Atılım İçin Bilişim: Türkiye Ekonomisi için Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörü” raporunda Türkiye’nin geçmiş 50 yılda yüzde 4,5, 2001-2007 yılları arasında yüzde 6,5 büyüdüğü, 2023 hedeflerini yakalayabilmesi için de yıllık yüzde 8,5 büyüme gerçekleştirmesi gerektiği vurgulanarak, bu büyümeyi sağlamak için bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilmesi gerektiği belirtildi.
Raporda ayrıca, Türkiye’de BİTS’in yerinin önemi ile doğru orantılı olmadığı ortaya konuldu.
Atılım senaryosunda tanımlanan büyüme politikasının gerçekleşmesi için sektörün tüm toplum tarafından benimsenen bir politika ile desteklenmesi gerektiğinin altı çizilerek; Türkiye’nin 2023 yılında en büyük 10 ülke arasında yer alması için gereken politika adımları sıralandı.
Bu bağlamda küresel rekabetçi BİTS için hizmet ve yazılım ihracatının desteklenmesi gerektiği vurgulandı.
Sektörün bile kullanmadığını gören Ekonomi Bakanlığı’da herhalde dayanamamış olacak, yılın sonunda aşağıdaki tebliğ ile noktayı koydu.

9 Aralık 2013 PAZARTESİ Resmî Gazete
Sayı: 28846
TEBLİĞ
Ekonomi Bakanlığından:
İSTANBUL ELEKTRİK-ELEKTRONİK, MAKİNE VE BİLİŞİM İHRACATÇILARI BİRLİĞİNİN UNVANININ DEĞİŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ
(TEBLİĞ NO: İHRACAT 2013/7)

Unvan değişikliği
MADDE 1 - (1) İstanbul’da kurulu İstanbul Elektrik-Elektronik, Makine ve Bilişim İhracatçıları Birliğinin unvanı “Elektrik Elektronik ve Hizmet İhracatçıları Birliği” olarak değiştirilmiştir.

Yürürlük
MADDE 2 - (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme
MADDE 3 - (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ekonomi Bakanı yürütür.
ETİKETLER : Sayı:954
YORUMLAR
TurkerCanbazoglu 21 OCAK 2014 / 19:36 0 0
Kanımca Bilişim sektör olarak hiç bir zaman yükselmedi. En azından ben öyle görüyorum. Bilişim pazarını suni olarak yüksek göstermek için de bir ara İletişim Teknolojileri Bilişim içine yerleştirilmeye çalışıldı. Herkesin bunda bir hesabı vardı. Bana göre bilişim donanım ve yazılımdan oluşuyor. Ülkemizde donanım üretimi var mı? Montaj dışında hiç bir şey yok gibi. Yazılımda üretim var mı? Var. Ama ortaya çıkan katma değer çok cılız. Peki iletişim teknolojileri var mı? Var dı. SOnra özelleştirme adı altında birer birer önleri kesildi ve sembolik kurumlar olarak ortada kaldılar. Netaş ve Teletaş'tan bahsediyorum. Şu anda iletişim sektöründe amiral gemisi olarak tek kurum olarak Turkcell'i kabul edebilir miyiz? Turcell dışında birkaç tane daha yerli firma sayabiliriz. Yerli üretim yoksa, ortada sadece pazarlama -satış vardır. Üretim olmaz. Tasarım olmaz. Böyle bir ülkede innovasyon falan da olmaz. Çünkü satış-pzarlama mühendisleri başkalarının ürünlerini satmakla meşguldür. Küreselleşmede birileri üretir , onlar size ürettirmez ve size onların ürünlerini pazarlayıp satmak kalır. Bu ülkenin geleceği bu nedenle karanlıktır.