Yazarlar 04 MART 2012 / 18:08

BİT mi diyelim, BT mi diyelim?

Bilişim sözcüğü, 1970’li yılların başlarından bu yana hayatımızda olan bir kelime. Prof. Aydın Köksal hocamızın dilimize kazandırdığı bu kelime, 1990’lı yıllardan itibaren, bilgisayar teknolojilerinin yaygınlaşması ve iletişim teknolojileriyle bütünleşmesi sonucu sokaktaki insanlar tarafından da benimsendi. Bu alana yönelik teknoloji sunan şirketler bilişim teknolojileri sektörü altında kendilerini konumlandırdılar. Açık adında bilişim geçen STK’larımız varlıklarını ve çalışmalarını tüm hızıyla devam ettiriyorlar. Ama hala bilişim şemsiyesini kabullenmeyen bilgi ve iletişimi ayrı tutanların, BİT sektörü demekte ısrar edenlerin olduğunu görüyoruz. Bunun en son örneğini geçtiğimiz hafta yaşadık. “İstanbul Bilgi Toplumu İzleme Grubu, BİT sektörünün savunuculuğunu yapacak” başlıklı haberleri okumuşsunuzdur.
Eğer bilişim sektörünün bekçiliği yapılacaksa, bu sektörün gücü ve etkisi ortaya konacaksa önce kavramlar üzerinde anlaşılmalı, bu konuda çalışma yapan herkes tek bir dil üzerinden konuşmalı. Bir yerde bilişim, başka bir yerde BİT denmemeli. Bu konu bazıları tarafından küçük ve tartışmaya değmez bir ayrıntı olarak görülebilir ama yine de bu konuda bir dil birliği oluşturmak gerektiğine inanıyorum.
ETİKETLER : Gündem Sayı:861
YORUMLAR
Merih Işın 20 MART 2012 / 21:48 0 0
'BİT Dünyası' diye bir Web sitesi yayına geçmiş. Hatta, bir hayli zamandır yayındaymış da farkında değilmişiz. Site, 'BİT'lerle ilgili kesinlikle değil. Teknoloji sitesiymiş hesapta...
Ne düşünüyorsunuz? BİT mücadelesinde en başta danışılacak merci bence. BİT ilacı satsam, sitemin adını 'BİT Dünyası' koyardım.
Merih Işın 06 MART 2012 / 14:59 0 0
"İT muhabirleri derneği Başkanı; BİT muhabirleri derneğinin kurulmasına gerek olmadığını, İT'in sektörü yeterince temsil ettiğine inandıklarını söyledi."

'İT Haber' sitesinde sadece teknoloji haberleri yayınlanıyormuş. Hayvanlarla ilgili basın bültenlerinin kendilerine gönderilmemesini önemle rica ettiler.

Hiç komik değil bence... Geliyor.... Pek yakında!
Merih Işın 06 MART 2012 / 13:55 0 0
'BİT Haber' isimli bir gazetede çalışmak ister misiniz?
Merih Işın 06 MART 2012 / 13:53 0 0
Sevgili Ayhan,
Kavram kargaşasına bir son verebilmek adına, yaklaşık 15 yıldır kendi başıma bir savaş veriyorum. Hızına yetişilmez süratle gelişen teknolojinin yanında maalesef üretimde katkımız olamadığı için de yabancı terimler ve sözcükler dilimizi istila etmiş vaziyette.
Madem ki nüfusumuzun yarısı 25 yaş altı ve madem ki geleceğimizi onlara emanet ettik, bu durumda onları yanlış yönlendireceğimize, yanıltıcı ve yanlış bilgilerle donatacağımıza, kavram kargaşasına bir son vermek gerekiyor diye düşünüyorum. Çok güzel binalar inşaa ediyoruz ama, temeli depreme hiç dayanıklı değil.
Bir şekilde anlaşmayı bırakalım da artık olması gerektiği gibi anlaşalım diyorum.
Konuyu gündeme getirmiş olmandan ve artık bazı yanlışların düzeltilme vakti geldiğini benden başkalarının da farkına varmış olmasından büyük bir sevinç duydum. Sektör adına, tekrar teşekkür ederim.
Saygılarımla.
Merih Işın 06 MART 2012 / 13:40 0 0
Yanlış, yanlış üstüne…

Teknolojinin hızlı gelişmesi, okullarımızda bu konuda yeterli eğitim verilememesi, bu durumu kendi çıkarları doğrultusunda kullanan bazı kesimlerin ortaya çıkmış olması sonucu; haberleşme sektörü başka sektörlerle birlikte anılmakta, geleceğimizi emanet ettiğimiz yetişmekte olan gençlerimizin kafası karıştırılmaktadır. Yapılan yanlışlıklar, neredeyse dönülemez bir noktaya ulaşmıştır.

‘Haberleşme’, ‘Bilişim’ ve ‘İletişim’ 3 ayrı sektördür!

Haberleşme; Haberleşmede, en az iki tarafın olması ve iletişim için cihaz kullanmaları şarttır.
İngilizce ‘commun’ kökü, halkı ifade etmekte ve aralarındaki haberleşmeyi anlatan ‘communication’ sözcüğü ile sektörümüz ifade edilmektedir (CT).
Üniversitelerimizin Elektronik Haberleşme gibi ilgili bölümlerinden mezun olan beyin gücü, telekom sektörünün kurum ve kuruluşlarında çalışmakta, bu birimler Telekomünikasyon Kurumu tarafından denetlenmekte ve düzenlemeleri yapılmaktadır. Tüm bu sistem ise, Telekom Yasaları (EHK-Elektronik Haberleşme Kanunu) uyarınca yürümektedir. Sektör; TÜTED, MOBİSAD, TELKODER, TESİD gibi Sivil Toplum Kuruluşları-STK’lere sahiptir.
Haberleşme teknolojileri denildiğinde; sabit ya da mobil olarak insanların birbirleriyle görüşmesini, konuşmasını ya da veri yollamasını kolaylaştıran teknolojiler akla gelmektedir. Haberleşme sözcüğü ülkemizde; muhabere, telekomünikasyon, telekom gibi sözcüklerle de ifade edilmektedir.

Bilişim ise; İngilizce ‘info’ kökünden türemiş ‘information’dan gelmektedir (IT). 1971 yılında değerli hocamız Aydın Köksal tarafından Türkçe’mize kazandırılmış bir sözcük olup, bu muhteşem sözcük; o günkü şartlar altında bilgisayar, ilgili yan birimler ve aralarındaki iletişimi ifade etmektedir. Bu sektörü oluşturan insan gücü ise, yine üniversitelerimizin ilgili bölümlerinden (Bilgisayar) mezun olan değerli beyin gücü tarafından oluşturulmakta ve ‘Bilişim Suç ve Ceza Yasası’ ile kontrol edilmektedir. Kendi STK’leri (TBV, TBD, TUBİSAD, YASAD vb.) olup, kamuoyunda onlar tarafından temsil edilmektedir. Yılda bir defa hükümet nezninde Şura düzenlemekte ve Şura’ya, haberleşme sektörü kuruluşları ve STK’leri davet dahi edilmemektedir. Bu durum, haberleşme sektörünün de bilişim sektörünün içinde yer aldığını iddia edenlerin çifte standardını açıkça gözler önüne sermektedir.
Bilişim teknolojileri; bilgisayarların daha hızlı, daha verimli, daha bütünleşik hala gelmesi ve birbirleriyle daha kolay anlaşabilmesi, yazıcı, tarayıcı, yönlendirici gibi uç birimlerle sınır tanımaksızın çalışması veya uç birimlerin bilgisayara bile gereksinim duymadan kendi başlarına iş yapabilmesi ve benzeri uygulamaları anlatmaktadır.
Ayrıca, “bilgi” sözcüğü bir kavram olup, kavramların teknolojisi olmaz. Yani, “Bilgi Teknolojileri” değil, “Bilişim Teknolojileri” kullanılmalıdır. “Bilgi Toplumu” doğrudur. Ama, “Bilgi Teknolojisi” yoktur.

İletişim sektörü ise, yine üniversitelerimizin İletişim Fakültelerinden mezun olan insan gücü tarafından oluşmaktadır. Bu güç, basın yayın sektöründe, tüm kuruluşların iletişim, halkla ilişkiler bölümlerinde ya da halkla ilişkiler şirketlerinde görev almakta ve Basın Yayın Yasa’larına göre çalışmaktadır. Üst denetleme kurumları ise, RTÜK’dür (Re-Tük okunur). Yine bu sektör de hükümet nezninde yılda bir defa Şura düzenlemekte ve sadece kendi sektör kurum, kuruluş ve STK’leri tarafından temsil edilmektedir.
İletişim; haberleşme sözcüğüne göre çok daha geniş kapsamlı olup, tek taraflı bilgi iletişimini de içermektedir. Gazete, dergi, etkileşimli olmayan TV ya da uzaya gönderilen bir sinyal tek taraflı olup, iletişim örnekleridir. Eğer uzaya gönderilen sinyale yanıt alırsak -İşte o zaman yandık-, bu bir haberleşme örneği olur.
İletişim teknolojileri denince ise akla ilk gelenler; sayısal TV yayıncılığı (HDTV), 3 boyutlu ya da LED ekranlar, sayısal baskı teknolojileri veya şirketlerin son kullanıcı ile iletişimini sağlayan tanıtım düzenlemeleri ve kullanılan teknolojik cihazlar olmaktadır.
Haberleşmenin; iletişim ya da bilişim içinde değerlendirilmesi ise, hayvancılık sektörünün hazır giyim sektörünün içinde veya çelik üreticilerinin otomotiv sektörü içinde değerlendiriliyor olması gibi acayip bir düşüncedir. Her teknolojik ürün bilişim ise; ve tüm sektörlerde de teknoloji kullanıldığına göre, o zaman dünyadaki tek sektör bilişim midir?

Yanlış, yanlış üstüne… Diğer sektörleri bilmem ama; bilerek ya da bilmeyerek, haberleşme sektöründe onyedi yıldır sürekli olarak yapılan ve halen de ısrarla devam etmekte olan yanlışlar, sonunda ‘çıkılmaza' geldi. Haberleşme sektöründe gelişen teknolojilere paralel olarak çokça ve sayısı artan miktarda hatalar yapılıyor.
GSM telefonlara ‘Cep telefonu' diyerek başlatılan hatalar zincirindeki yanlışların sayısı ve nedeni ise, artık açıklanmaz bir hal aldı.

Teknolojiyi üretenlerin verdiği isim olan ‘GSM'e cep, ‘NMT'ye araç, ‘DECT'e telsiz telefon dediler. Sonra da “Cebin ne” diye soru sorup; o zamanlar cep telefonu olarak GSM değil de, daha yaygın ve ucuz olan NMT’yi kullanmakta olduğum için benden gelen “Araç” yanıtına akıl sır erdiremediler… İngilizce bildiğini kanıtlamak isteyenlerse; ne yanıt verse bilemeyen Amerikalıya, sizde “pocket phone-cep telefonu” var mı? Sorusunu sordular. Nedense ‘IM’ değil ama Türkçesini tercih edip ‘anlık mesaj’ atabilenler, Kısa Mesaj Servisleri anlamına gelen ‘SMS' kısaltmasını -Türkçede kısaltma olmamasına rağmen-, ‘kısa mesaj' karşılığında kullanıp, yıllarca birbirlerine mesaj yerine servis attılar aynı tenis ya da voleybol sporundaki gibi… Hatalar uzayıp gidiyor.
Piyasada bütün bunlar olurken; yıllarca özellikle yazı dilindeki doğru ve düzgün Türkçe kullanımlarından ötürü övdüğümüz Telekomünikasyon Kurumu da, olayın bir başka boyuttaki kahramanı durumuna geldi. Nedendir bilinmez, yaklaşık üç yıl önce Ulaştırma Bakanlığı ve yakın çevresinde başlayan ‘bir girişim' ile, özellikle Cumhuriyetimizin geleceğini emanet ettiğimiz gençlerimizi, yanlış yönlendirmek ve hatalı bilgilendirmek adına bazı uygulamalar başlatıldı: Uluslararası Telekomünikasyon Birliği-ITU'nun, dünyadaki CT/HT-Haberleşme/Telekom Teknolojileri ve IT/BT-Bilişim Teknolojileri sektörlerinin birbirlerine yakınsaması sonucu, bu iki sektörün birleşerek ICT/BHT-Bilişim ve Haberleşme Sektörünün oluşturulduğunu açıkladı. Üyesi olarak, bizler de hemen benimsedik. Ancak yine nedendir bilinmez; var olan sektörlerin isimlerini de değiştirdiler. ‘bilişim'e bilgi, ‘muhabere, telekom ya da haberleşmeye' de zaten ülkemizdeki mevcut olan bir başka sektörün adını verdik: ‘İletişim’. Yani, ‘ICT/BHT-Bilişim ve Haberleşme Teknolojilerini, ‘BİT-Bilgi ve İletişim Teknolojileri' yapmayı uygun gördüler. İT-İletişim Teknolojileri, BİT-Bilgi İletişim Teknolojileri derken, İT'i, BİT'i düzenleyen ve denetleyen Telekomünikasyon Kurumu'nun adını da, ‘Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu' koydular. Fakat yine ne hikmettir ki; sektörlerimize rahatlıkla İT, BİT diyebilenler, Kurum’larının kısaltmasını da başka bir eksik ve yanlışlık yaparak BTK yaptılar.
Nedir BTK'nin açılımı? Nerede ‘İletişimin' kısaltması? Eksik! Neden? Çünkü o zaman Kurum'un adının, BiTİK veya BTİK olması gerekir.
Peki, BiTİK olmayı kabullenemeyenler nasıl okuyorlar BTK'yi? Be-Te-Ka! Niye? Türkçe'de ‘Ka' harfi yok ki! O harfin adı ne? ‘Ke'. O zaman niye kısaltmanın okunuşu Be-Te-Ke değil?

Ne diyorum, yanlış üstüne yanlış!
Kurum’un adındaki ‘iletişim’ sözcüğü ile, yine aynı Kurum’un ‘İletişim Daire Başkanlığı’ndaki ‘iletişim’ sözcüğü neden ayrı anlamlar ifade ediyor? Yoksa, Kurum bile ‘iletişim’ sözcüğünün hangi anlama geldiğini bilmiyor mu, ya da ne diyeceğini bilemediği zamanlarda ‘iletişim’ sözcüğünü mü kullanıyor? Yani ‘İletişim’ sözcüğünü, bir ‘joker’ gibi istediğimiz sözcüğün yerine kullanabilir miyiz?
Peki iddia edildiği gibi bu Kurum, ‘Bilişim' ve ‘Haberleşme' sektörlerinin üst denetim kurumuysa, o zaman neden Kurum'un adında bu sektörlerin ifade eden isimler geçmiyor?
Yerine; halen varolan ve RTÜK'ün üst denetleme kurumluğunu yaptığı ‘iletişim' sektörünün adının kullanıldığını ve aynı zamanda bir kavram olan, kavram olduğu için de teknolojisinin olmasının mümkün olmadığı ‘bilgi' sözcüğünün neden yer aldığını anlayamadık. ‘İletişim' sektörünün üst denetleme Kurumu RTÜK (Re-TÜK okunur) yerine, bundan sonra BiTİK mi olacak? Bir kavram olan ‘bilgi' sözcüğünün hangi teknolojilerinin düzenleme ve denetlemesi yapılacak? Kavramların teknolojisi olamayacağına göre, ‘bilgi’ kavramının teknolojisinden nasıl söz edeceğiz? Yani bu durumda, yıllardır çıkartılması ivedilikle beklenen yeni EHK-Elektronik Haberleşme Kanunu (E-He-Ke) ile birlikte ‘Telekom/Haberleşme' ve ‘Bilişim' sektörleri yok mu edildi?
Topraklarımızı, yani 1.vatanımızı elde edemeyenleri, 2.vatanımıza; yani dilimize saldıran bu zihniyeti tüm kamuoyuna şikayet ediyor, TDK-Türk Dil Kurumu'nu da vatan savunmasına davet ediyorum. Basın toplantılarıyla, basın bültenleriyle, televizyon programlarıyla, sektörümüz etkinliklerinin tümüne bizzat katılarak yapacakları açıklamalarla, hata yapanlara yollayacakları öneri mektuplarıyla ve olabilecek her türlü önlemi alarak, hata üstüne hata yaparak yapılan hataları düzeltmeye davet ediyorum. Karamanoğlu'nun Türkçe’mizi koruma adına yediyüz küsur sene önce yaptığının yapılmasını bekliyorum.

(Merih Işın-15 Nisan 2011-İstanbul)
Merih Işın 06 MART 2012 / 13:39 0 0
Editör sayfası - MAYIS 2006 Sayı:128

Siz hiç 'BİT' gördünüz mü?

Siz hiç, 'HAMAMBÖCEĞİ' veya 'İT' ya da 'DOMUZ' diye kısaltması yapılan bir sektör ya da kurum veya kuruluş gördünüz mü? Şahsen ben görmedim. Amma velakin, adına 'BİT' denilen bir 'şeyi' geçen ay yine gördüm. Birileri, bir sektöre "BİT" adını takmış. Onlar takmış da, ilgili sektör kuruluşları da kabullenmiş...!?

Bakınız beyler, hanımlar! Bir daha yazmayacağım. Son defa uyarıyorum: Bunun okulu yok! Okullarda öğretilmiyor. Bilen biliyor, bilmeyen de güzel Türkçe'mizin bozulabilmesi için, elinden geleni ardına koymuyor.

İş adamına soruyorsunuz: "Hangi sektörde çalışıyorsunuz?"

Cevap: "Tekstil", "Turizm" veya "Finans" ya da "Enerji" gibi oluyor. Hiç, "BİT" diyenini duydunuz mu? Şaka mı yapıyorsunuz?

"İletişim" sözcüğü çok kapsamlı bir sözcük olup, ifade ettiği anlamda "haberleşme" de yer alır. Üniversitelerimizin iletişim bölümleri vardır ve Basın Yayın ve Halkla İlişkiler şirket ve bölümlerine eleman yetiştirir. Siz hiç İletişim Fakültesinden mezun olup, Alcatel ya da Netaş gibi bir kuruluşun ARGE bölümde çalışabilenine rastladınız mı? İletişimle ilgili şirketler ise, Basın Yayın Kanunları çerçevesinde hareket eder ve RTÜK (Re-Tük okunur. Türkçe'mizde "Rü" harfi mevcut değildir) tarafından denetleme ve düzenlemesi yapılır. Ayrıca, yılda bir defa ilgili kurum ve kuruluşların katılımıyla düzenlenen İletişim Şura'sı gerçekleşir. Sektöre ait sivil toplum kuruluşları mevcuttur. İletişim, tek taraflı olabilir. Yani, birileri bir şekilde sizlere bir şeyler iletebilir.

İyi de söz konusu sektör; "Haberleşme" sektörüdür ki, haberleşme de illa ki iki tarafa ihtiyaç vardır. Haberleşmek için; yani İngilizce'siyle "Communicate" etmek için, bir cihaz kullanmak ve iki uçta da iki tarafın hazır olması gerekir. Olay, etkileşimlidir. Bildiğiniz basılı gazete, dergi ya da televizyon yayını haberleşme değildir. Ya da uzaya bir sinyal yollamak, haberleşmenin bir yolu değildir. "Haberleşme", "komünikasyon" veya askeri deyimle "muhabere" aynı anlamdadır ve iki tarafın birbiriyle iletişim kurması demektir. İngilizce "Communication" sözcüğünü kim "İletişim" olarak Türkçe'ye çevirdiyse, dilini eşek arısı soksun. Haberleşme sektörü için kullanılmakta olan Elektronik Haberleşme Yasası vardır. Denetleme ve düzenleme görevi ise, TK-Telekomünikasyon Kurumu'na verilmiştir. TESİD/TÜTED/MOBİSAD/TELKODER gibi sivil toplum kuruluşları tarafından temsil edilmektedir. Üniversitelerimizde ise, Elektronik Haberleşme Bölümleri vardır. Buralardan mezun olan öğrenciler ise, komünikasyon sektöründe istihdam edilmektedirler.

Dünyada hızla gelişen bilgi (IT-Information Technologies/BT-Bilişim Teknolojileri) ve haberleşme (CT-Communication Technologies/HT-Haberleşme Teknolojileri) teknolojileri sektörleri bir çok konuda iç içe geçmeye başlayınca, iki sektör birleştirilmiş ve ICT/BHT sektörü yaratılmıştır.

Şimdi zaten eğitim noksanı olan vatandaşımıza, hem de Devlet Bakanı ya da diğer büyüklerimiz bu sektörün adı "BİT" derse, nice olur bizim halimiz? Okullarımızda eğitim dili İngilizce olmamalı ama, ciddi İngilizce eğitim verilmeli.

Bu benim aklıma, değerli dostum Nezih Kuleyin'in vaktiyle yazdığı bir yazıyı getirdi. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında ülkemizde yabancı dil olarak Fransız'ca hakim. Hükümetin yetkilileri Fransa'ya bir ziyarete gidiyorlar. "Numarasız" ve "Yüznumaranın" Fransızca yazılışları çok farklı ama telaffuzu aynı. Kaldıkları otelde odalarda tuvalet yok. Her katta bir tane mevcut ve kapı numarasız. Tuvaleti sorduklarında aldıkları cevap: "Numarasız " ama, bizimkiler "Yüznumara" kabul ediyorlar. Ülkeye döndüklerinde de, tuvalete "Yüznumara" demeye başlıyorlar. Yani seksen yıldır yanlış kullanıyoruz ve hala farkında bile değiliz.

Yani şimdi, 80 yıl süreyle de "Haberleşmeye" "İletişim" mi diyelim?

Saygılarımla.
Tahsin Yılmaz 05 MART 2012 / 21:40 0 0
Ayhan,

Kavramlarımızda mutabakat hasıl etmek garip bir tabir oluyor. Kavram, zaten muhtevasında mutabakat olan demek değil midir? Ama dikkat çektiğiniz üzere ve Özgür'ün getirdiği izaha baktığımızda demek ki alanımızda kavram mavram hak getire. Sadece bir tercüme kıymetinde kalmış kelimelerimiz var elimizde. Öyle görünüyor.

Acizane, bu meseleleri soruşturduğum seminerlerimden ikisinin notlarını buradan paylaşmak isterim. Zannederim bir nebze katkısı olacaktır:
1) http://bilgitoplumu.wordpress.com/2011/10/20/377/
2) http://bilgitoplumu.wordpress.com/2011/10/13/bilgiislem-ilmihali-semineri-notlar-iii-bildirisim-bilisim-bilgilesim/

Saygılarımla,

Tahsin
Özgür Uçkan 05 MART 2012 / 16:32 0 0
Açıkçası, bana "bilişim" ve "bilgi ve iletişim teknolojileri" terimleri farklı geliyor. "Bilişim", "informatics" terimini karşılamak için kuruldu, "bilgi ve iletişim teknolojileri"ni değil. Nitekim "bilişim" içerisinde "iletişim" anlamı barındırmıyor.

"Bilişim" bir nebze "bilgi teknolojileri"ni kapsıyor. Ama İngilizcede de "IT" ve "ICT" ayrımı olduğuna göre, biz de sanırım hem "bilgi teknolojileri"ni, hem buna telkomünikasyon ve bağlantılı alanları ekleyen "bilgi ve iletişim teknolojileri"ni kullanmaya devam edip, bunları "BT" ve BİT" olarak kısaltacağız.

Bu arada "bilişim" de kullanılmaya devam edilecek bir süre. Ama "informatics"in başına gelen giderek ender kullanılma durumu, onun da başına gelecek ve "BT ile "BİT" oturacak diye düşünüyorum.