Yazarlar 25 MART 2013 / 08:00

Bu kadar teknoloji merakıyla nereye?

Başlıktan anlaşılacağı üzere bu yazımız teknolojinin getirdikleriyle ihtiyaçlarımız arasındaki uçurumu eleştirisel olarak anlatırken en büyük gelişim gösteren telefonlar üzerinden örnekleme yapacağız.
Kimin neye, ne kadar ihtiyacı olduğunu belirleyemeyiz ancak genel hatlara bakıldığında ülkemizde teknolojinin geldiği nokta ile ihtiyaçlarımız arasında eşittir diyeceğimiz bir denklem bulunmamaktadır.
Hayır dediğinizi duyar gibiyim ancak aşağıdaki örneklemelerden sonra siz de ihtiyacımız olmadığına kanaat getireceksiniz.

Ne durumdayız?

Önceki yazılarımızda dünyada teknolojinin temellerinden kabul edilen bilgisayarların hangi boyutlardan gelip nasıl küçüldüğünü ve işlevselliklerinin ne denli arttığını göstermiştik.
Teknolojinin dünyada ne kadar geliştiğinin kanıtı ceplerimizde taşıdığımız telefonlardır. Şu anda bir telefonla neler yapabildiğinizi düşünün ne demek istediğimi anlayacaksınız. Çok uzağa gitmeye gerek yok 1920-1930' larda ülkemizde sadece birkaç kişinin evinde ahizeli, tuşlayarak değil çevirerek numara aramayı sağlayan telefonlar vardı, 1950-60-1970 senesinde bu telefonlar evlerimizde iyice yaygınlaştı ve nihayet 1990'larda Motorola firmasıyla ilk cep telefonu Türkiye'ye geldi, 1994'te Turkcell'in kuruluşu, rekabet piyasası, diğer telefon markalarının gelişi, hat operatörlerinin teknolojik anlamda gelişimi ve sayılarının artması, telefon markalarının en yeni teknolojilerini büyük bir iştahla anlatıp ülke insanımıza bilerek geç sunmalari ve teknolojik açlığımızı biraz daha artırma çabaları, sonuç : Türkiye'de şuanda 65 milyon hat ve 35 milyon cep telefonu olduğu ve muhtemelen bu telefonların yarısının renkli ekran, polifonik ses teknolojisine sahip 2G özellikli telefonlar olduğu tahmin ediliyor.
75 milyon küsür nüfusa sahip olan ülkemizde öncelikli belirlenmesi gereken kimlerin bu teknolojik cihazlara ihtiyacı olduğudur. İstatistiksel olarak bakarsak ülkemizde 0-14 yas arası yaklaşık 20 milyon çocuk vardır. Çocuk diyoruz çünkü 18 yaşından küçük oldukları için devlet açısından sorumlu ve reşit sayılamamaktadırlar. İhtiyacı olan (!) 55 milyon kişide de yaklaşık 35 milyon telefon ( kişi başı 1,5 telefon ) bulunmaktadır.
Bu telefon dağılımına bakarsak doğudan batıya gidildikçe telefonu kullanan kişinin yaşında küçülme görülmektedir. Hatta biraz daha analizi ileri götürürsek - GSM şirketlerinin raporuna göre / 2012 - ülkemizde baz istasyonu bulunmayan 2 binden fazla yerleşim yeri olduğu ve bu yerleşim yerlerindeki insanların toplam nüfusunun yaklaşık 1 milyon kişi olduğu belirtilmiştir. Böylelikle kişi başına düşen telefon miktarı daha da artmış oldu. Bunlara ek her evde en az 1 cep telefonu bulunma oranının %91,9 oldugu da gözlerden kaçmamalı. Bunlar verilebilecek birkaç örnek; peki bu kadar teknolojiye ihtiyacımız var mı?

Nokia 3310, Ericsson A1018 gibi eski, interneti olmayan, çektiğimiz görüntüleri anında share edebileceğimiz sosyal ortamlarla kontak halde olmayan telefonlar varkenki halimizle şuanki halimiz arasında ne değişti acaba?
Haklısınız şuanki telefonlar elimiz ayağımız gibi artık. Bir örnek : kız arkadaşınızla sinemaya gideceksiniz. İşte şuanki telefonların size yardım edebileceği durumlar : Sinema saatini öğrenebilir, hangi filme gideceğinize karar verebilir fragmanını izleyebilir, dışarı çıkmadan hava durumunu öğrenip ona gore giyinebilir, sinema sonrası gideceğiniz restaurantta yiyeceğiniz yemeğin yapılışından önceki yiyenlerin yorumuna kadar herşeyi yapabilirsiniz. Peki 2000'li yıllarda yaşayan insanlar olarak böyle kolaylıklara sahipken 1960'li yıllarda yaşayan insanlar nasıl yaşıyorlardı acaba?
Amacımız teknolojinin geldiği noktanın işgüzarlığını yapmak değil. Ancak bu kadar baş döndüren bir teknolojide ilerlemek için ya bu teknolojileri gerçekten kullanmamız gerekecek ya da onlara sahip olmamız; aksi takdirde tüketim toplumu olmaktan öteye gidemeyeceğiz, şuanda olduğu gibi.

İpucu: Bir tavsiye niteliğinde olacak bu haftaki ipucumuz. Teknolojinin gelişmesi her zaman iyi ve takdir edilesi bir durum ancak tüketim toplumu olduğumuzu anlayabilmek için sokakta biraz dolaşmamız yeterli olacaktır. 13-14 yaşındaki çocukların elindeki son teknoloji cihazlarla yaptıkları, ama aslında o cihazların neler yapabileceği konusu bizim şuanda ne durumda olduğumuzu göstermektedir. Araştırmalar göstermektedir ki tüketen toplumlarda teknolojinin kullanımı maksimum seviyelerde olmaktadır. Üreten, düşünen bir toplum olmak dileğiyle ...