Yazarlar 20 MAYIS 2013 / 08:00

Dijital aktivizm kardeşliği

Bu yıl Türkçe’nin de ilk kez katıldığı en kapsamlı uluslararası blog yarışması The Bobs ödülleri sahiplerini buldu (http://thebobs.com/turkish/2013/veee-kazananlar/). Aslında “blog yarışması” demek yanlış olur. The Bobs, blogların yanı sıra internet yayıncılık platformlarının, sosyal medya kişiliklerinin, topluluk projelerinin, inovatif yayınların vb. de yarıştığı, ama odağına “sosyal aktivizm”i yerleştirmiş bir program. “Almanya’nın BBC’si” Deutsche Welle tarafından 9 yıldır düzenleniyor.

Bu yıl, Türkçe’nin de katılmasıyla dilimizi temsilen jüri üyesi olarak ben de davet edildim. 1,5 gün süren jüri oturumundaki tartışmalar, daha doğrusu birbirinden çok farklı kültürlerin dijital aktivizm mevcudiyetleri arasındaki diyalog benim açımdan çok verimliydi. Eminim, Türkçe içerik de bu diyalogdan karlı çıkacaktır. Çünkü böylesi bir etkileşim ve karşılıklı anlayış benzer amaçlara yönelen farklı içeriklerin zenginleşmesini sağlayacaktır. Açıkçası, benim Türkçe dijital aktivizm açısından The Bobs’dan en büyük beklentim de buydu.

Altı ana kategorideki kazananlar arasında giremedik; ama Türkçe yayınlar çoğu kategoride tartışmaların odağındaydı; bir kaç kategoride de birinciliği zorladık. Bunlar arasında “Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü Özel Ödülü” için aday gösterilen Bianet’den bahsetmezsem olmaz (http://www.bianet.org/). Ben, belki de Bianet’in adaylığının çok da adil olmadığını, çünkü en az Sınır Tanımayan Gazeteciler kadar köklü ve etkili bir yayın platformundan, dahası bir iletişim ağından söz ettiğimizi söyledim. Örgüt de aday olarak Bianet’i desteklediğini resmi olarak bildirdi. Ödülü, Togo’da polis şiddetini gözler önüne seren blogcu ve insan hakları aktivisti Fabbi Kousassi kazandı ve bu bence de gayet adil bir seçimdi.

En iyi blog ve en iyi inovasyon ödüllerini Çin projeleri kazandı. En iyi blog ödülünü, 7 milyonu aşkın takipçisi olan, otoritelerin konuşmasını yasaklamasına ağzını bantlayarak “hepinizi seviyorum” yazılı bir t-shirt ile cevap vererek Çinli gençlerin simgesi haline gelen mikroblogcu Li Chengpeng’in bloğu kazandı. En iyi inovasyon dalında ise, Çin’in en büyük sosyal medya platformu olan SinaWeibo.com’un sansürsüz alternatifini sunan FreeWeibo.com aldı ödülü. Fas’ta kadınları tecavüzcüleriyle evlenmeye zorlayan 475 sayılı yasaya karşı başlatılan 475 adlı kampanya “en iyi sosyal aktivizm” ödülünü aldı; ben de benzeri bir yaklaşımın utancı içindeki ülkemiz adına da kutladım kendilerini. “En yaratıcı ve en özgün” blog ödülü, uluslararası Tactical Technology Collective inisiyatifinin, dijital aktivistleri internette arkalarında bıraktıkları izler konusunda uyaran ve bu izleri örtmesini öğreten, mahremiyet ve anonima hakkını pratik bir biçimde savunan Me and My Shadow projesine gitti. Bence her eve lazım. Beni en çok etkileyen proje ise, Bangladeş’te bisikletlerine atlayıp akıllı telefonları, laptoplarıyla köy köy dolaşarak internet erişimi olmayan bölgelerde halkı sağlık, tarım, kalkınma vb. konularında bilgilendiren Infolady’ler oldu. Bu proje de Global Media Forum ödülünü kazandı.

Jüri ödüllerinin yanı sıra, her dilin en iyi blog ve en takip edilesi kişi ödülleri halk oylamasıyla belirlendi. Türkiye’nin en iyi web yayını, Hakkari’den cesur bir kolektif haber sitesi olan, ciddi bir alternatif haber kanalı haline gelen Yüksekova Haber oldu (http://www.yuksekovahaber.com/). Sosyal Medyada en çok takip edilmesi gereken kişi ödülü ise, Twitter’daki yayınlarını hepimizin ilgiyle takip ettiği, Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya bölümü öğretim üyesi İsmail Hakkı Polat’ın oldu (https://twitter.com/ismailhpolat).

Jüri tartışmalarında, katılan 84 projenin her birinden, onların perde arkasında olup bitenlerden, bütün bu ülkelerin dijital aktivistlerinin aslında nasıl da birbirine benzediklerinden, nasıl da benzer fikirler etrafında, internetin sağladığı benzersiz imkanlarla bir araya geldiklerinden, aynı internetin onlara karşı kullanılması konusunda nasıl bilinç geliştirip yeni mücadele yöntemleri keşfetmelerinden, bütün bu öykülerden çok şey öğrendim.

Dünyaya açık olmalı, öğrenecek çok şey var. Ne kadar çok benzeriniz, kardeşiniz olduğunu görünce şaşıracaksınız. Bir adım sonrası da kardeşlerinizle buluşmak ve birlikte bir şeyler inşa etmek olacak...