Yazarlar 22 OCAK 2012 / 14:05

Fatih-3

Bulut (cloud). Kimilerimiz, bu olguya kendini aşırı derecede kaptırdı. Her şeyi buluttan bekler olduk. Projede yapılması düşünülen (en azından edindiğim bilgiler o yönde), tüm öğrenciler, 16 milyonu birden, buluta çıkacak ve bir VPN yapısı içinde (intranet) MEB’in merkezine ulaşacak. Bu merkezdeki bir veritabanından eğer bir akan görüntüyü gerçek zamanlı olarak izleyecekse (video streaming), o öğrenciye 2Mb/s bağlantı gerekecek. Bu nedenle de okullara fiber çekilmesi gündemde. FTTC, FTTB, FTTH derken FTTS (fiber to the school) terimine de ulaşmış olacağız.
Okullara fiber çekelim, her öğrenciye de evrensel iletişim hakkı olarak 2Mb/s hızda internet bağlantısı verelim. Bu iş için gerekirse ek vergi vermeye bile razıyım. Ama bunu FATİH projesinin (ulaşabildiğim bilgilere dayanarak yazıyorum) günümüzdeki yapısı için yapmayalım. Çünkü, sağlanacak bu iletişim olanağı, (filtrelenmiş, denetimli olsa bile) tüm dünyaya açılacak bir bağlantı için değil. Kapalı devre. MEB’in veri tabanına ulaşmak için.
Peki bu veri tabanı ne kadar sık değişiyor? Büyük çoğunluğu eğitim yılı boyunca değişmiyor. O zaman bu durağan bilgiye neden anlık gerçek zamanlı olarak ulaşmayı hedefliyoruz? Bu bilgi rahatlıkla bir CD veya çubuk belleğe kaydedilip posta veya kargo ile bile okullara yollanır, oradaki veritabanına yüklenir. Güncellemeler de trafiğin az olduğu saatlerde düşük hızlarda yapılır, her gün okul veritabanları MEB’deki ile eşlenir. Hattâ İl Eğitim Müdürlükleri’nde, MEB veritabanının aynası (mirror) oluşturulur, okullar MEB’e değil buralara ulaşır, böylece gece bile olsa, mümkün olan en düşük trafik yaratılır.
Gene 50 yıl öncesinden örnek vereceğim. Bir gün “science” hocası, bir TV kapmış, derse getirdi ve kurdu, açtı. Kennedy’nin “10 yılda aya gideceğiz” diye verdiği hedefin ilk basamağı, Atlas füzesinin ilk deneme uçuşunu naklen yayında, ve hocamızın anlatımı ile izledik. Fizik dersinde “yörünge” anlatılır, çoğu öğrencinin ilgisini çekmez, anlayan pek olmaz; ama buna bağlantılı anlatıldığında, doğal sarışın kızlar bile anlamıştı!
ETİKETLER : Sayı:855
YORUMLAR
Ömer Hayyam 25 OCAK 2012 / 02:04 0 0
Merhaba Tahsin Bey;

Yukarıda belirttiğiniz, önerilerinizi, dikkatlice okumuş ve düşünmüş bulunmaktayım.

Bilgi dinamik, müfredat statiktir.Yeni bir bilgiyi, haber yapabilir fakat, eğitilmesi için öğrencinin önüne koyamazsınız.Bunun için belirli bir süre gerekli.Süreç içerisinde bilginin, öğrenciye nasıl aktarılacağı, mantık çerçevesinde nasıl anlatılacağı hesaplanmalıdır.(Filtresiz) Eğer müfredatı dinamik hale getirirseniz, öğrenciyi sadece ezbere devam ettirirsiniz.Çünkü eğitim ayrıntıya inmektir.Gün içinde onlarca teknolojik haberi takip eder, nasıl yapıldığını bilmeyiz.

Her sene başında eklemeler, çıkarmalar yapılabilir.

Okullarda sadece ders işler hale gelindi.Öğretici '' anlatır giderim, dinleyen dinler'' felsefesine erişmiş bulunmaktadır.Halbuki görevi anlatmak değil öğretmektir.Eğitim kalitemiz, öğreticinin, öğretmenin kendinden vereceği ödüne bağlıdır. Okullarda dijital eğitim öğrenime geçiş, demir yollarını geliştirememiş bir ülkenin, asfalt dökmesine benzer.

Yıllarca hayal aleminde ders dinleyen öğrenciler, bu sefer hayallerini, gözle görecekler.Laboratuvarları boş okullarda, öğrenciye görüntü üzerinden, ders anlatmak, bilgi edinmesini sağlamak ne getirecek?

Bence eğitim sistemi ucuz bilgileri gözle görünür, elle dokunur hale getirmeli.Yapılması pahalı, denemesi zor bilgileri izlettirmeli.

Öğrenciler laboratuvarda infrared ısıtıcılar ile Güneş'te ısınıp, güneşi anlamalı, fakat Mars'a gitmeden görüntü üzerinden öğrenmeleri en iyi seçim olacaktır.

Önerinin yapıcı, saygılı olanı geliştirir.Öneri emre dönüşmüşse vay halimize.

Kıdemsiz Mucit
Tahsin Yılmaz 23 OCAK 2012 / 19:22 0 0
Sınırlı düşünüldüğü için tedirginsiniz. Haklısınız da.
Sınırlı tutulamayacak bir gündem içine girildiğini anlatmak lazım. Yani ikinci ve üçüncü paragrafta yazdıklarınızı yok hükmüne atıp yeniden bu yazıyı yazınız derim Ali Bey.
Tashih yazıda aşağıdaki temalara değinebilirsiniz:
- içeriğin dinamik olduğu gerçeğini tam tasvir edebilir. Zira, müfredat statik değil. Gerçekte dinamiktir.
- bu yeni donatım, aslında 'eğitim-öğretimde dijitalleşme' sadedine dahildir. Zira okullarda sadece 'ders işleme işi' üretilmemektedir.

Saygılarımla,

Tahsin Yılmaz
Bilgiişlem Uzmanı ve İşletme Yönetimi Danışmanı