Yazarlar 27 MAYIS 2013 / 08:13

FATİH Projesi hakkında

Dün tüm internet bloglarında ve teknoloji haber sitelerinde Başbakanın ABD gezisi sırasında yaptığı Silikon Vadisi gezisi yer aldı.
Her gün okuduğum haber sitelerinde ülkemiz ile ilgili bir haber görünce, insan ister istemez heyecanlanıyor, haber / yorumun içeriğini merak ediyor.
18 Mayıs’ta Microsoft CEO’ su Steve Ballmer ile yapılan görüşme ve daha sonrasında da Google ve Apple ziyaretleri, projenin ismine ingilizce olarak “Movement of Enhancing Opportunities and Improving Technology” şeklinde atıfta da bulunularak uzun uzun okuyuculara anlatılmış.
Haberlerin ortak içeriği, ziyaretlerinin amacının önce 10.6 milyon, daha sonra da 2.5 milyon tablet bilgisayarın bu proje için satın alınması öncesinde, teknolojideki son gelişmeleri yerinde görmek olarak belirtilmiş. Türkiye’de yerli üreticiler ile görüşmeler yapıldığını da yine basından takip etmiştik.
2003 yılında bu köşede yazdığım bir yazıda, elektronik kitapların geleceğini tartışırken, elektronlar ile molekülleri karşılaştırmıştım. “Moleküllerle çalışan kağıdın öyle bir büyüsü var ki, bizi sarıp sarmalıyor, saatlerce kitap okumamıza rağmen hiç sıkılmıyor, dış dünyadan tamamen kopup, okuduğumuz kitaba konsantre oluyoruz. Kağıdın başarısı işte burada. Dikkatimizi cezbediyor, saatlerce bizi meşgul ediyor, okurken bizi gerçek dünyadan alıp, başka dünyalara götürüyor. Biz onu okumakla meşgulken, sanki elimizden kaybolup gidiyor.” Demiştim. “Bundan yirmi yıl sonra, çocuğumu okula gönderirken, sırt çantasında taşıyamayacağı kadar ağırlıkta bir sürü kitap koymak zorunda kalacağımı, işin daha da kötüsü, bu kitapları basmak için hala, binlerce ağacı kesmek zorunda kalacağımızı sanmıyorum” diye de eklemiştim.
O günden bugüne geçen sadece 10 yıllık sürede, bu yeni nesil eğitim sistemi ülkemizin tüm okullarının yapısını kökten değiştirecek, kara tahtayı bırakıp tamamen modernize edecek şekilde FATİH Projesi ile ülkemize geldi.
Bir yandan öngörülerimin doğrulanmasına seviniyor, bir yandan da, öğrenci iken aldığım “elektromanyatik alan ve dalga teorisi” dersini hatırlıyorum. 2003 senesinde bir çocuk sahibi değilken, yıl 2013 olduğunda küçük oğlumun elinde bir manyetik alan kaynağının bulunmasının uzun vadeli etkilerini ihtiyatlı bir iyimserlik ile karşılamayı yeğliyorum.
Sağlıcakla kalın.
ETİKETLER : Sayı:923